• Bu konu 7 izleyen ve 8 yanıt içeriyor.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26686
    klaus
    Anahtar yönetici

    Hristiyanlar rab’bin gelip kendisine iman edenlerin günahları için çarmıha gerildiğini söylüyorlar anladığım kadarıyla bu doğru mu ve günümüz insanlarının günahları içinde bunu yaptı mı?

    #34143
    Anonim
    Pasif

    Evet, doğru anlamışsınız, bizi temiz kılmak için geldi. Günahlarımızı üstüne aldı ve bize verilen cezayı o çekti. Her kim buna iman ederse, Onun günahlarının bedeli ödenmiştir. Bu bağış, Bu Lütuf, Bu sunu tüm insanlar içindir. Benim içinde, 100 yıl sonra doğacak olan insan için de yaptı. Dünyanın sonuna kadar, yargı gününe kadar gelecek tüm insanlar için geçerlidir. Sizin için de..

    #34154
    Anonim
    Pasif

    @tuba 16676 wrote:

    Evet, doğru anlamışsınız, bizi temiz kılmak için geldi. Günahlarımızı üstüne aldı ve bize verilen cezayı o çekti. Her kim buna iman ederse, Onun günahlarının bedeli ödenmiştir. Bu bağış, Bu Lütuf, Bu sunu tüm insanlar içindir. Benim içinde, 100 yıl sonra doğacak olan insan için de yaptı. Dünyanın sonuna kadar, yargı gününe kadar gelecek tüm insanlar için geçerlidir. Sizin için de..

    Öncelikle merhabalar, dediğinizi düşünüyorum ama bir tanrı önce kendine inansın die kul yaratıyor sonra onları temize çıkarmak için kendi yarattıklarından işkence görüyor, onlar tarafından çarmıha geriliyor.Yani kendisine tapınılacak olan bir insan vücuduna girip ellerine ve ayaklarına çivi çakılıyor.Hesap soracak kadar büyük olan hesap sorulacak kadar küçük olan için işkence çekiyor bence Tanrı bu olamaz.

    #34156
    Anonim
    Pasif

    @Kayıtsız Üye 16675 wrote:

    Hristiyanlar rab’bin gelip kendisine iman edenlerin günahları için çarmıha gerildiğini söylüyorlar anladığım kadarıyla bu doğru mu ve günümüz insanlarının günahları içinde bunu yaptı mı?

    Sevgili ziyaretçi kardeşim.

    Tanrı ile insan birlikteliğini koparan, bu birlikteliği olumsuz kılan, insan doğasında var olan günahtır.
    Günah, Adem’in bir söz dinlemezliği sonucu dünyamıza egemen olmuştur.
    Tanrı ise Kutsal, Kutsal, KUTSAL ‘dır.
    Kutsal olan Tanrı; nasıl olurda o kutsallığından vazgeçerde günahla bir birliktelik içerisine girebilir.
    Nasıl olurda günahı hoşgörebilir ve benimser.
    Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.
    Sonra arzu gebe kalır ve günah doğurur. Günah olgunlaşınca da ölüm getirir.
    Yak.1: 14-15
    Günahın bedeli ölümdür kardeşim.
    Ölüm ise Tanrı dan uzak bir yaşamdır.
    Ama Tanrı bizlerin O’ndan uzak kalmamızı ve O’nsuz bir yaşam içerisinde bulunmamızı istememektedir.
    Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O’nu dünyaya gönderdi, böylece bizi sevdiğini gösterdi.
    Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur.
    1.Yu.4: 9-10
    Tanrı Sevgidir.
    O’nun sevgisi sonsuz bir sevgi olup, karşılıksız sunulan bir sevgidir, saftır, çıkarsızdır.
    Biz günahkarlara sürekli seslenmektedir.
    “Zaman doldu” diyordu, “Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde’ye inanın!” Mar.1: 15
    Bizleri TÖVBEye davet etmekte ve bizleri yüreklendirmektedir.
    Bu davet yaradılıştan beri sürmekte ve bugün içinde devam etmektedir.
    “Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih’in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak Elç.2: 38
    Çağrı kesin ve nettir.
    Tanrı ile barışmanın ve O’nunla bir bütün olmanın tek yolu günahı bilmek ve günahlardan bağışlanabilmek için TÖVBE etmektir.
    “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm. Mat.11: 28
    Tanrı, O’nsuz nasıl bir yaşam içerisinde olduğumuzu çok iyi bilmektedir.
    İbr.13: 8 İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır.
    Doğru yürekle Tanrı’ya yapacağınız bir yakarışla biliniz ki işitileceksiniz.
    Yüreğinizde O’na yaptığınız davet karşılık bulacaktır.
    Tanrı’nın Ruh’u size gelecek ve sizi asla yalnız bırakmayacaktır.
    Yaşamınızın denetimini üstlenecek ve sizinle aynı sofrada yemek yiyecektir.
    Va.3: 20 İşte kapıda durmuş, kapıyı çalıyorum. Biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa,
    onun yanına gireceğim; ben onunla, o da benimle, birlikte yemek yiyeceğiz.
    Çağırın O’nu yüreklerinize.
    Küçücük bir cesaret adımı atın ve O’na, doğru yürekle seslenin.
    Tanrı şöyle dedi: “Seni asla terk etmeyeceğim, Seni asla yüzüstü bırakmayacağım.” İbr.13: 5
    İsa onlara şöyle karşılık verdi: “Tanrı’ya iman edin. Mar.11: 22
    “Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrı’ya iman edin, bana da iman edin. Yu.14: 1

    Rab yüreğinize dokunsun ve size iman edebilme gücü versin kardeşim.

    Sevgiyleee

    #34157
    Anonim
    Pasif
    mtmtkc;16688 wrote:
    Öncelikle merhabalar, dediğinizi düşünüyorum ama bir tanrı önce kendine inansın die kul yaratıyor sonra onları temize çıkarmak için kendi yarattıklarından işkence görüyor, onlar tarafından çarmıha geriliyor.Yani kendisine tapınılacak olan bir insan vücuduna girip ellerine ve ayaklarına çivi çakılıyor.Hesap soracak kadar büyük olan hesap sorulacak kadar küçük olan için işkence çekiyor bence Tanrı bu olamaz.

    Sayin mtmtkc

    Sizin inandığınız Tanrı nasıldır bilemiyorum.Siz Hristiyanların inandığı Tanrı’nın, insanların kurtuluşu için böyle bir plan yaptığını kavrayamıyorsunuz ve kulu yaratan bir Tanrı’nın kul tarafından ellerine ve ayaklarına çivi çakılmasına hayretle bakıyorsunuz.Şimdi biraz düşünün:Dünyada bu kadar ateist var.Ve bir o kadar da günahkar vardır.Bunlar hergün Tanrı’ya sövüyorlar ve yaptıklarıyla Tanrı’yı hiçe sayıyorlar,aşağılıyorlar.Sizin mantığinıza göre gidersek Tanrı’nın bunlara da katlanmaması gerekir ve kendisine yapılanları kabul etmemesi gerekir öyle degil mi?

    Tanrı’nin insan bedeninde dünyaya gelmesi,insanların kurtuluşu için acı çekmesi ve ölmesi aciz bir Tanrı olduğu için değil, insanın ne kadar aciz ve günahkar olduğunu göstermek ve kurtulmaları için tek bir yolun olduğunu göstermek içindi.Umarım siz de bu kurtuluş armağanını kabul edip Gerçek ve Diri Tanrı’ya iman edersiniz.Size tavsiyem Kutsal Kitab edinip okumanız.Cünkü Tanrı’mız kendisini orda açıklamıştır.

    Esenlikler dilerim.


    TANRISEVGIDIR.png

    #34159
    Anonim
    Pasif

    Sevgili mtmtkc,

    Matematikçi mi? Bilmiyorum, ama yardımcı olabilme amacı ile birkaç kelime yazayım dedim.

    Tanrı tabii ki güçlüdür. Herşeye gücü yeter. Böyle olduğu halde, O da bazı şeyleri yapamaz. Ne gibi mi? Örneğin:
    Günah işleyemez
    Adaletsiz davranamaz
    Sevgi dışında davranamaz

    Böyle yaparsa, bu sefer, yargılayacağı kişiler ve şeytanlar O’na, “Sen bizden betersin. Sevgisizsin, adaletsizsin, günahkârsın. Güçlüsün diye, keyfî davranır, hak ve hukuk gözetmezsin. Hitlerden farkın yoktur. İğrençsin. Kestiğin kestik, biçtiğin biçtiktir. Senden nefret ediyoruz ve cehenneme atsan bile, bu iddiamızdan vaz geçmiyeceğiz” demiyecek mi?

    Kardeşim, Tanrı, böyle bir Tanrı olsa, birinci birinci O’na bu sözleri, ben söylerdim. Ve evet; cehenneme atsa bile, böyle söylerdim. Ona kesinlikle tapmazdım. Çünkü böyle bir karakter, Rab’bimiz Mesih’in karakteri değil, Şeytan’ın karakteridir.

    Rab dediğimiz İsa Mesih, niye öldü? Bunun sebeplerini anlatmak, günler sürer. Ama çok önemli bir noktaya açıklık getirmek istiyorum.

    Bazı antlaşmalar bağlayıcıdır. İki tarafı da ölümüne bağlar. Asla bozulamaz. Vaz geçilemez. Bugün bile bazı şirketler arası ve uluslararası antlaşmalar böyledir. Hatta evlilik antlaşması da öyledir. Bu antlaşmayı kimse bozamaz. Ne kadının ve ne de erkeğin isteği üzerine, bu antlaşma bozulabilir. Hatta her ikisi de hemfikir olsalar bile bozamazlar. Evlilik antlaşması, ölümünedir. Ülke yasalarına göre ‘yasal’ olabilirbelki, ama Tanrı Yasa’sına göre, asla. Romalıların 7. Bölümü de bunu anlatır. Okuyabilirsiniz. Zina ve ölüm dışında, eşi boşamak olanaksızdır. Ama ancak birinin eşi ölürse, işte o zaman, yaşayan eş, bu antlaşmadan serbest kılınır. Yasa da onu serbest kılar ve sebestliğini onaylar.

    Tanrı’nın insanlarla yapmış olduğu Birinci Antlaşma da (Eski Ahit dediğimiz), ebedî bir antlaşmadır. Kan ile mühürlendi. Asla bozulamaz. Ne Tanrı bozabilir, ne insan. Yasaya karşı gelen, cezasını mutlaka çekecektir. Bunu bozabilen, kan ile mühürlenmiş bu antlaşmayı iptal edebilen, ne yeryüzünde, ne gök yüzünde hiçbir güç yoktur. Yasa’nın şartları, mutlaka yerine getirilmelidir. “Günah işleyen ölecektir”. Hiçbir kurtuluşumuz yokken ve ölmemiz gerekirken; bizimle antlaşmayı yapmış olan diğer şahıs ölüyor. Çarmıhta can veriyor ve bizi, bu şekilde, Yasa’nın bağlayıcılığından kurtarıyor. Biz, hayatta kalan eş veya antlaşmanın bir taraftarı olarak, o Yasa’dan serbest kılındık. Bu yüzden İsa, bizim yerimize ve bizim için öldü diyoruz. Sonsuz sevgi budur. Zayıflık değil, sevginin gücünü gösterir. “Kötülüğü iyilikle yenin” diyen Tanrı, bize bunun nasıl yapılacağını gösterdi. Yüreğimizdeki kötülüğü, sevgisiyle yendi. Ona şükrederiz.

    Herşeyi, Yasaya göre yaptı. Rüşvet yiyen bir polis veya yargıç gibi davranmadı. “Boşverin Yasa’yı” demedi. Yasa’ya olan saygısının bedeli, kendi ölümüydü. Çünkü Yasa, tatmin edilmeliydi. Edilmese, Tanrı da ‘Günahkâr’ olurdu. Bunun dışında hiçbir kurtuluş yoktur. “Daha dikkatli davranır, daha az günah işlersem, belki kurtulurum” düşüncesi de Şeytan’dandır. İsa, bizi kurtarmak için canını sunan, Tanrı Kuzusudur.

    Umarım bir nebze olsun yardımcı olabilmişimdir. Ve umarım sorularınızı, hakikaten bilmek için soruyorsunuzdur. Saldırmak için değil.
    Rab sizi Aydınlatsın.

    #34165
    Anonim
    Pasif

    @Kemal Başaran 16696 wrote:

    Sevgili mtmtkc,

    Matematikçi mi? Bilmiyorum, ama yardımcı olabilme amacı ile birkaç kelime yazayım dedim.

    Tanrı tabii ki güçlüdür. Herşeye gücü yeter. Böyle olduğu halde, O da bazı şeyleri yapamaz. Ne gibi mi? Örneğin:
    Günah işleyemez
    Adaletsiz davranamaz
    Sevgi dışında davranamaz

    Böyle yaparsa, bu sefer, yargılayacağı kişiler ve şeytanlar O’na, “Sen bizden betersin. Sevgisizsin, adaletsizsin, günahkârsın. Güçlüsün diye, keyfî davranır, hak ve hukuk gözetmezsin. Hitlerden farkın yoktur. İğrençsin. Kestiğin kestik, biçtiğin biçtiktir. Senden nefret ediyoruz ve cehenneme atsan bile, bu iddiamızdan vaz geçmiyeceğiz” demiyecek mi?

    Kardeşim, Tanrı, böyle bir Tanrı olsa, birinci birinci O’na bu sözleri, ben söylerdim. Ve evet; cehenneme atsa bile, böyle söylerdim. Ona kesinlikle tapmazdım. Çünkü böyle bir karakter, Rab’bimiz Mesih’in karakteri değil, Şeytan’ın karakteridir.

    Rab dediğimiz İsa Mesih, niye öldü? Bunun sebeplerini anlatmak, günler sürer. Ama çok önemli bir noktaya açıklık getirmek istiyorum.

    Bazı antlaşmalar bağlayıcıdır. İki tarafı da ölümüne bağlar. Asla bozulamaz. Vaz geçilemez. Bugün bile bazı şirketler arası ve uluslararası antlaşmalar böyledir. Hatta evlilik antlaşması da öyledir. Bu antlaşmayı kimse bozamaz. Ne kadının ve ne de erkeğin isteği üzerine, bu antlaşma bozulabilir. Hatta her ikisi de hemfikir olsalar bile bozamazlar. Evlilik antlaşması, ölümünedir. Ülke yasalarına göre ‘yasal’ olabilirbelki, ama Tanrı Yasa’sına göre, asla. Romalıların 7. Bölümü de bunu anlatır. Okuyabilirsiniz. Zina ve ölüm dışında, eşi boşamak olanaksızdır. Ama ancak birinin eşi ölürse, işte o zaman, yaşayan eş, bu antlaşmadan serbest kılınır. Yasa da onu serbest kılar ve sebestliğini onaylar.

    Tanrı’nın insanlarla yapmış olduğu Birinci Antlaşma da (Eski Ahit dediğimiz), ebedî bir antlaşmadır. Kan ile mühürlendi. Asla bozulamaz. Ne Tanrı bozabilir, ne insan. Yasaya karşı gelen, cezasını mutlaka çekecektir. Bunu bozabilen, kan ile mühürlenmiş bu antlaşmayı iptal edebilen, ne yeryüzünde, ne gök yüzünde hiçbir güç yoktur. Yasa’nın şartları, mutlaka yerine getirilmelidir. “Günah işleyen ölecektir”. Hiçbir kurtuluşumuz yokken ve ölmemiz gerekirken; bizimle antlaşmayı yapmış olan diğer şahıs ölüyor. Çarmıhta can veriyor ve bizi, bu şekilde, Yasa’nın bağlayıcılığından kurtarıyor. Biz, hayatta kalan eş veya antlaşmanın bir taraftarı olarak, o Yasa’dan serbest kılındık. Bu yüzden İsa, bizim yerimize ve bizim için öldü diyoruz. Sonsuz sevgi budur. Zayıflık değil, sevginin gücünü gösterir. “Kötülüğü iyilikle yenin” diyen Tanrı, bize bunun nasıl yapılacağını gösterdi. Yüreğimizdeki kötülüğü, sevgisiyle yendi. Ona şükrederiz.

    Herşeyi, Yasaya göre yaptı. Rüşvet yiyen bir polis veya yargıç gibi davranmadı. “Boşverin Yasa’yı” demedi. Yasa’ya olan saygısının bedeli, kendi ölümüydü. Çünkü Yasa, tatmin edilmeliydi. Edilmese, Tanrı da ‘Günahkâr’ olurdu. Bunun dışında hiçbir kurtuluş yoktur. “Daha dikkatli davranır, daha az günah işlersem, belki kurtulurum” düşüncesi de Şeytan’dandır. İsa, bizi kurtarmak için canını sunan, Tanrı Kuzusudur.

    Umarım bir nebze olsun yardımcı olabilmişimdir. Ve umarım sorularınızı, hakikaten bilmek için soruyorsunuzdur. Saldırmak için değil.
    Rab sizi Aydınlatsın.

    Sayın Kemal Başaran

    Öncelikle soruma yanıt verdiğiniz için teşekkürler.Şundan emin olun ki benim niyetim sizin son cümlenizdeki gibidir.Sorularım saldırmak için değil, aklımdaki sorularda sizin nasıl inandığınız ve bu inanç hakkında bilgi sahibi olmak içindir.Bu yüzden İncil ayetlerinden daha çok sizin düşündüklerinizi istesem ayıp etmiş olmam kanaatindeyim.Bu arada doğru bildiniz ben matematikçiyim :)

    Sayın Kemal Başaran

    Tanrı dan hesap sorabilecek bir kudretin olmadığını biliyoruz.O yüzden Tanrı ‘günah işleyemez’ değil ‘günah işlemez’, ‘adaletsiz davranamaz’ değil ‘adaletsiz davranmaz’, ‘sevgi dışında davranamaz’ değil ‘sevgi dışında davranmaz’ olması daha olağan değil midir?Sizin söyleminiz Tanrı nın kudretini sınırlamıyor mu?Ve Tanrı tüm bunları sorgulananlar ve şeytanların karşısında mahcup düşmemek için yapmıyorsa bu onun iki yüzlü olduğunu göstermez mi(Yaratan bundan uzaktır tabi ki de)

    Eski Ahid dediğiniz ebedi bir antlaşma ile Tanrı nın gücü sınırlandırılmıyor mu?Çünkü Tanrı bunu bozamaz diyorsunuz.O zaman insanlar Tanrı üzerinde hakimiyet kurmuş olmuyorlar mı?.Antlaşmayı bozan insan olduğu için bunun bedelini insanların ödemesi gerekirken Tanrı bunu bizim için yaptı diyorsunuz.Peki antlaşmayı Tanrı bozsaydı onun çekmesi gereken ceza ne olacaktı?Ona bu cezayı kim çektirecekti?

    Teşekkürler

    #34167
    Anonim
    Pasif

    Sayın mtmtkc,

    Bunları anlamak zor değil ki. Acizlikle de hiçbir ilgisi yok. Sevecen Tanrı’dan, Şeytanca birşey yapmasını istediğinde, O bunu yapamaz. Gücü yetmez değil. Değişmez karakterine aykırı davranamaz. İnsanlar bile, yavrularına bir konuda söz verdiklerinde, kendi kendilerini bağlarlar. “Yahu, ufacık bir çocuk bana ne yapacak sözümü tutmazsam?” düşüncesi, iyi bir yürekten gelmez. Adil bir davranış, kendi kendini bağlar. Hem de başkalarının bağlayışından daha da güçlü bir şekilde. “Söz verdim, mutlaka yapacağım” düşüncesi adil ve haysiyetlidir. Ama biz insanlar, bencilliğe o kadar çok alışmışız ki, artık ‘doğru, güzel ve kutsal’ı bile ayırt edemiyoruz.

    “Sen anneni öldüremezsin” denildiğinde, “gücün yetmez” anlamında değil de, “Onurlu, sevgi dolu ve adil bir insan; kendisi ölür de bunu annesine yapmaz” anlamındadır. O insan, kendi güzel karakteri ile, kendi kendini bağlamıştır. Hem de hiçbir kimsenin bağlayamıyacağı bir şekilde.

    “Antlaşmayı ya Tanrı bozmuş olsaydı, O’nu kim cezalandırırdı?” diyorsunuz. Yahu mtmtkc, Tanrı bunu yapar mı? Bu nasıl düşünce? İnsan Antlaşmaya sadık kalacak, ama Tanrı kalmayacak. Tanrı bir nokta kadar bile günah işleyemez. Bu yüzden de Hristiyanlıktaki Tanrı anlayışı farklıdır. Senin düşündüğün Tanrı’yı, her ne kadar da güçlü olsa, “Ben güçlüyüm, kimse bana hesap soramaz” dese de, ben sevemem. Ona tapamam. Senin düşündüğün Tanrı, Şeytan’dan farksızdır bence. Çünkü Şeytan, her istediğini yapmak ister ve güç kullanır. Ama bunu yaparken de, ‘adil değilmiş, haksız davranmış’ gibi şeylerle hiç uğraşmaz. Her şeye gücü yeten Tanrı’nın ise, ‘Hem adil ve hem de ayni zamanda sevecan olmaya’ gücü yetmelidir. Bize dayattığı kuralları, kendisinin bozması doğru mudur? O kurallar, zaten O’nun karakterinden doğmuştur.

    Biraz daha derin düşünmeye çalış sayın mtmtkc. Tanrı haksızlık yapabilir mi? Hiç yaptı mı sence? Yapmadıysa, O’na ne engel oldu? İleride yapabilir mi?

    Rab Sizi Aydınlatsın.

    #34168
    Anonim
    Pasif

    Matematikçi abi, yazını okudum,ben 92 doğumluyum. Senin soruna da şaşırdim gerçekten. Evreni bir sözü ile yaratan Tanrımız ne söz verdi de yerine gelmedi, yolundan sapan asilik edip baş kaldıran hep insanlar oldu.

    Gökyüzüne bak, her sabah, güneşe bak ihtişamı tüm görkemi ve kurduğu düzen devam ediyor, bir gün aksamadı, verdigi her sözü gerçekleştirdi. Burda adil olmayan ve hep ihanet eden, sözünü tutmayan insan oldu.

    Kemal abi gene, mükemmel yazmışsın, senin gibi bir önderim olsaydı keşke, bu arada bu sitede çok degerli kişiler var burada Rabbimiz Mesih İsa’nın bereketi var. Bir kaç arkadaşıma tavsiye ettim onlarında çok beğenmişler.

    Matematikçi abi, bizim Tanrımız adildir ve tapınılacak tek Tanrıdır. Bak Mezmurlar’da şöyle diyor..

    Ama Tanrı kötüye şöyle diyor;
    “Kurallarımı ezbere okumaya
    Yada anlaşmamı ağzına almaya
    ne hakkım var ?
    Çünkü yola getirilmekten nefret ediyor,
    Sözlerimi arkana atıyorsun.
    Mezmurlar 50:16.17

    Rab,bimiz Mesih İsa nın lütfü seninle olsun.

9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.