• Bu konu 5 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24779
    Anonim
    Pasif

    Gayrimüslim şehitlerimiz

    Sefa KAPLAN

    1243048.jpg

    Onların mezar taşlarında Agop, Artin, Bedros, Jojen, Panayot, Yorgi, Nikola, Konstantin, Mihail, Dimitri gibi pek de alışık olmadığımız isimler yer alıyor. Doğum yılları bir miktar farklı olsa da ölüm tarihleri aynı: 1915. Onlar Çanakkale’da kahramanca savaşan gayrimüslim şehitlerimiz. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayımlanan 6 ciltlik, “Şehitlerimiz” kitabında hepsinin künyelerini bulabilirsiniz. Çanakkale’ye giderseniz de ay-yıldızlı mezar taşlarını…

    HİÇ kuşkusuz en etkileyici olan, Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati’nin, omuz omuza savaştığı Ali Çavuş’a söylediği sözler…

    Çanakkale Savaşı’nın ölüm-kalım günlerinde Yüzbaşı Dimitroyati vurulmuştur. Doktor olduğu için de yarasının ölümcül olduğunu fark etmesi uzun sürmeyecektir. Bunun üzerine, kendisi için çırpınan Ali Çavuş’a dönerek şunları söyler Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati:

    “Bak Ali Çavuş, öldüğümde gávur-mavur deyip başka yere gömmeye kalkarlar. Sakın, beni sizden ayırmalarına müsaade etme.”

    KUTSAL VASİYET

    Ne var ki, bir süre sonra Ali Çavuş da vurulmuş ve hastane çadırına kaldırılmıştır. Yarasını ve çektiği acıyı unutan Ali Çavuş, kucağında can veren komutanının vasiyetini yerine getirebilme telaşına düşmüştür hastane çadırında. Başında duran sıhhıye erine Yüzbaşı Dimitroyati’nin vasiyetini aktaracak, bu vasiyetin komutanlığa mutlaka iletileceği ve gereğinin yerine getirileceği sözünü alınca da huzur içinde son nefesini verecektir.

    Bu çarpıcı ayrıntı, Kemal Demirel’in, “Anafartalar’ın Beş Günü” adlı kitabında anlatılıyor. Yüzbaşı Dimitroyati, Çanakkale’de vatan için can veren gayrimüslim askerlerin ne ilki, ne de sonuncusu. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayımlanan 6 ciltlik “Şehitlerimiz” adlı kitapta, Çanakkale Savaşı sırasında kaybettiğimiz 105 gayrimüslim asker ve subayın künyeleri mevcut.


    1243051.jpg

    YÜZBAŞI SOKRAT

    “Çanakkale, Gelibolu, Kanlısırt, Arıburnu, Kitre, Seddülbahir ve I. Dünya Savaşı’na sahne olan Çanakkale harp sahalarını gezmek ve binlerce isimsiz vatan şehidinin yattığı bu mübarek toprakları ziyaret ederek ruhlarına bir Fatiha okumak her Türk’ün bir vecibesi ve yurt vazifesi olmalıdır. Bu harp sahalarını ziyarette bulunan her yurttaşın Hac’ca gitmiş kadar sevap işleyeceğine imanım vardır.”

    Bu satırlar ise Çanakkale Savaşları sırasında Makineli Bölük Komutanı olan Sokrat İncesu’ya ait.

    Yüzbaşı Sokrat İncesu, savaştan sağ kurtulabilenlerden. 1964 yılında yayımlanan, “Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale-Arıburnu Hatıralarım” isimli kitabında neler yaşadıklarını son derece çarpıcı bir üslupla anlatıyor.

    Bağrımızda yatıyor

    “Gavur-mavur deyip başka yere gömmeye kalkarlar, beni sizden ayırmalarına müsaade etme” diyen ve son arzusuna kavuşan Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati’nin ay-yıldızlı mezarı, Çanakkale Şehitliği’nin restorasyon ekibi tarafından temizlendi ve yeniden boyandı.

    Yılların emeği

    YILLARDIR bütün emeğini Çanakkale Savaşı’na harcayan gazeteci Gürsel Göncü ile emekli asker Şahin Aldoğan tarafından hazırlanan “Siperin Ardı Vatan” adlı kitap, bu konuda yapılmış birkaç orijinal çalışmadan biri olma niteliğini taşıyor. Kitaba yazdığı önsözde, “Toprak demeyip geçtiğimiz yerleri tanımaya çalışıyoruz” diyen Gürsel Göncü, Çanakkale savaş tarihinin hálá yazılmayı beklediğini de özellikle vurguluyor.

    Onlar vatan şehidi

    PEKİ, I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale dahil muhtelif cephelerde Osmanlı ordusu saflarında çarpışıp can veren gayri müslim askerlerimiz şehit olarak kabul edilebilir mi? Prof. Hayrettin Karaman şöyle dedi: “Dini bakımdan şehit diyemeyiz ama yüz yıldan fazla bir süredir literatüre ’vatan şehidi’ kavramı da girmiştir. Bu açıdan baktığımız zaman, Çanakkale’de savaşan gayrı müslim vatandaşlarımız elbette ki vatan şehididir.”

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4102588.asp

    #36034
    Armagan
    Anahtar yönetici

    ilginc bir saptama..

    PEKİ, I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale dahil muhtelif cephelerde Osmanlı ordusu saflarında çarpışıp can veren gayri müslim askerlerimiz şehit olarak kabul edilebilir mi? Prof. Hayrettin Karaman şöyle dedi: “Dini bakımdan şehit diyemeyiz ama yüz yıldan fazla bir süredir literatüre ’vatan şehidi’ kavramı da girmiştir. Bu açıdan baktığımız zaman, Çanakkale’de savaşan gayrı müslim vatandaşlarımız elbette ki vatan şehididir.”

    #36296
    Anonim
    Pasif

    Yani bu durumda bir müslümanın bir hristiyan mezarlığında defnedilmesi ya da bunun tersi bir durum mümkün mü?

    Benim kuzenim vefat etti 3-4 yıl önce. hristiyandı fakat müslüman mezarlığına gömüldü (çünkü ailesi müslümandı ve öyle karar aldılar) bunun bir sakıncası yok mudur?

    sevgiler.

    #36298
    Anonim
    Pasif
    closer;21093 wrote:
    Yani bu durumda bir müslümanın bir hristiyan mezarlığında defnedilmesi ya da bunun tersi bir durum mümkün mü?

    Benim kuzenim vefat etti 3-4 yıl önce. hristiyandı fakat müslüman mezarlığına gömüldü (çünkü ailesi müslümandı ve öyle karar aldılar) bunun bir sakıncası yok mudur? Sevgiler.

    Sevgili Closer,
    Ölmüş birisi için Müslüman ya da Hristiyan mezarlığına gömülmesi bir şeyi değiştirmez. Çünkü bir insan öldükten sonra ruhu bedeninden ayrılır ve bedeni toprağa gömülür. Beden çürüyüp gider, ama ruh sonsuza dek kalır. Ölen her insan Tanrı’nın yargı kürsüsü önüne çıkmak için bekletilmektedir.

    Kuzeninin hristiyan olarak ölmesi ve Müslüman mezarlığına gömülmesi de bir şeyi değiştirmez. Eğer kuzenin gerçekten İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcısı olarak yaşamına almışsa, o zaten emin ellerdedir, kurtulmuştur. İsa Mesih’e iman eden bazı kardeşlerimizin vefat ettikten sonra ailelerinin kararı üzerine mecburen Müslüman mezarlığına defnedilmeleri, bir sorun teşkil etmez. Ama gönlümüz onların Hristiyan mezarlığına gömülmesini ister doğal olarak.

    Önemli olan tek şey, insanın henüz yaşarken Mesih’i Rabbi ve Kurtarıcısı olarak yaşamına alması ve kurtulmasıdır, nereye gömülüp gömülmesi değildir.

    Sevgiler

    #35474
    Anonim
    Pasif

    Ben şunu anlamadım turk hristiyanlar canakkalede şehit düşdü savaşdıgı kişilerde hristiyandı tanrı katında sehit degilde vatan sehidi mı demek istediginiz. Vatan sehidinin maniviyatı nedir peki….

    #37098
    Anonim
    Pasif
    ask;23323 wrote:
    Ben şunu anlamadım turk hristiyanlar canakkalede şehit düşdü savaşdıgı kişilerde hristiyandı tanrı katında sehit degilde vatan sehidi mı demek istediginiz. Vatan sehidinin maniviyatı nedir peki….

    Sevgili Ask,
    Savaşta ölen bir asker vatanı için canını vermiş olabilir, ama bu onun cennete gideceği anlamına gelmez. Hiç kimse kendi kendini böyle boş masallarla avutmasın. Bir kimsenin cennete gitmeye hak kazanabilmesi için tek bir yol vardır. Bu, Rab İsa Mesih’e iman etmesi ve O’nu Rab ve Kurtarıcısı olarak yaşamına almasıyla gerçekleşebilir.

    Sevgilerimle

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.