• Dieses Thema hat 2 Teilnehmer und 1 Antwort.
Ansicht von 2 Beiträgen - 1 bis 2 (von insgesamt 2)
  • Autor
    Beiträge
  • #26422
    Anonym
    Inaktiv

    Ey sevgili Mesih inanlısı, Bak Rab sana ne diyor!
    Yazan:Vaiz Yaşar Ölmez


    ‘Dünyada sıkıntınız olacak, ama cesur olun BEN dünyayı yendim’ (Yuhanna 16:33).
    Ve Rab diyor ki: ‘Seçtiklerimi hiç kimse suçlayamaz.’ Yani ezik kafalı fare iblis, seni ve beni suclayamaz. Kendi düşüncelerini, senin ve benim aklımıza, düşüncelerimize yerleştiremez. ‘Bu bitmeyen öldürücü, düşüncelerle tüm yaşamın boyunca yaşayacaksın’ diyemez. Çünkü sen ve BEN zafer kazanmış, Rab İsa Mesih’in çocukları, O’nun bedeninin üyeleriyiz. Rab çocuklarına diyor: ‘Cesur olun, ben dünyayı yendim!’ Rab bizlere zafer sözü verdi, evlatları olarak bu sözle sevinip coşmalıyız, HALLELUYA! Şunu hiç unutmayalım, Rab bizlere korkaklık ruhunu değil, sevgi, esenlik ve düşüncelerimizi şeytanın yalanlarıyla doldurmamak için anlayış uyanıklık ruhunu verdi. Rabbimiz devam ederek şöyle diyor:


    ‘Sevgide korku yoktur. Tersine, sağlam ve yetkin sevgi korkuyu siler atar. Çünkü korku işkencedir. Korkan kişi sevgide yetkin kılınmamıştır’ (1.Yuhanna 4:18).


    Evet sevgililer, sevgide korku yoktur, sağlam ve olgun sevgi korkuyu dışarı atar ve yüreği çöktüren, o pis korku düşüncelerinden temizler. Şunu iyi bil ki, korkuda bitmeyen çok büyük işkence vardır. Rab diyor, korkan kişi sevgide olgunlaşmamıştır. 1. Yuhanna 4:18’de ki bu ayetle şunları demek istiyor: ‘Tanrı sevgidir! İsa Mesih’e iman eden imanlı kişi, Tanrı ile bir bütün olmalıdır. Tanrı ile imanlının arasında birlik ve derin bir sevgi olmalıdır ve o zaman kamil olan sevgi, korkuyu dışarı atacaktır.
    Yuhanna 10:10’da Rab şöyle diyere bizleri çok güzel bir şekilde uyarıyor: ‘Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim!’
    Rabbimiz bu ayette Şer’rin hırsız olduğunu, insanların düşüncelerini korku ile doldurup mahvetmek, sevinçlerini, esenliklerini çalmak ve bunu yaşamları boyunca sürdürmek istediğini, kişiyi kendi düşünceleriyle yönlendirmeye, mahvetmeye çalıştığını ve bunda çok büyük bir rol oynadığını belirtir. İblis, korku veren bu düşüncelerle, imanlının yaşamını zaferli ve bereketli bir şekilde sürdürmesini engeller. Şeytan’ın, İmanlının düşüncelerine en çok fısıldadığı sözler şunlardır: ‘Rab seni sevmiyor, suçlusun, günahların bağışlanmadı, bu yüzden yaşamın berekesiz.Sıkıntılar ardı ardına seni kovalıyor’ diye gece gündüz durmadan kafa şişirir.
    EYY RABBİM’İN ELLERİNİN İŞLERİ OLAN SİZ EVLATLARI, size diyorum: Neden Şer’rin fısıltılarına kulak vererek onun yalanlarını kabul ediyor ve yenik, güçsüz, sevincini kaybetmiş bir iman yaşamı sürdürüyorsunuz? Neden? Diğer taraftan Rabbimiz boru öttürüyor, ama siz bu boru sesini neden yüreğinize alıp O’nunla korkusuz, sevinçli, huzurlu bir yaşam sürmek istemiyorsunuz? Bakın Rab, Kutsal Kitap’ta Yeremya 29: 11-14’te sizlere ne diyor! Lütfen sevgililer, bu sözleri yüreğinize alın ne olur!
    ‘Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum’ diyor Rab. Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar. O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.
    Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız. Kendimi size buldurtacağım’ diyor RAB. ‘Sizi eski gönencinize kavuşturacağım. Sizi sürdüğüm bütün yerlerden ve uluslardan toplayacağım’ diyor Rab. ‘Sizi sürgün ettiğim yerden geri getireceğim.’ (Yeremya 29:11-14).
    İşte Rab Kutsal Kitap’ında sizleri ne kadar çok sevdiğini, hakkınızda çok iyi düşünceleri olduğunu boru öttürerek söylüyor. Rabbimiz’in sizin hakkındaki harika düşüncelerine, huzur veren sözlerine ŞER tamamen karşıdır. Bu yüzden imanlı kişinin yüreğine pis, iğrenç, öldürücü, korku ve kaygı dolu düşüncelerini fısıldar ve onu buna inandırır. Başlar sinsice beynine yerleştirmeye. Kişi bu düşüncelere kendisini kaptırıp, kabul ederse, yavaş yavaş batmaya, güvercinler gibi inlemeye, baskı, sıkıntı ve gözyaşı dökmeye başlar.


    Sevgililer uyanın lütfen, size yalvarıyorum. Tatlı hayatınızı zehirleyen Şer’ri kovma ve alt etme gücünü ve yetkisini RAB sizlere çoktan verdi. Ayrıca size vermiş olduğu bu gücü ve yetkiyi kullanmanız için sizleri uyardı. İncil’de Filipililer 4:8’de şöyle okuyoruz:
    ‘Sonuç olarak kardeşlerim, gerçek, saygıdeğer, doğru, pak, sevimli, hayranlık uyandıran, erdemli ve övülmeye değer ne varsa, onu düşünün’ (Filipililer 4:8).
    Burada, düşüncelerinizin, fikirlerinizin nasıl korunması gerektiği söyleniyor. Sizler, gerçek, hakikat, saygıdeğer, doğru olanı yapmak, pak, temiz, sevimli, hayranlık uyandıran, olgun ve övülmeye değer ne varsa onları düşünün diye Rabbimiz boru öttürüyor. Rabbimiz yine Yuhanna 10:10’da, ‘Ben, insanlar yaşama, hem de bol yaşama sahip olsunlar diye geldim’ diyor.
    Ben insanlar acı içinde, moral bozukluğu ile yaşasınlar diye geldim’ demiyor İsa Mesih. Ne diyor? ‘Cesur olun, Ben dünyayı yendim’ diyor. Konumuza örneklerle devam edelim:
    Kral Davut şöyle diyor: ‘Rab Çobanımdır, benim eksiğim olmaz!’ (Mezmur 23:1).


    Yine Kral Davut diyor: ‘Desteğinle akıncılara saldırır, seninle surları aşarım Tanrım!’ (Mezmur 18:29).
    Rab diyor: ‘Güçsüz olan, güçlüyüm’ desin’ (Yoel 3:10).
    Davut diyor: ‘Bütün suçlarımı bağışlayan, tüm hastalıklarımı iyi eden Rab’dir!’ (Mezmur 103:3).
    Siz sevgililer, iyi düşünün! Kime kulak veriyorsunuz? Rab hiçbir zaman korku ve kötü düşünceler vermez, kimseyi aşağılamaz, kimseyi hor görmez, kimsenin moralini bozmaz. Rab yapıcıdır, kırıcı değil! Rab ezilmiş kamışı kırmaz, tüten fitili söndürmez. Bu, Tanrı’nın güzel karakteridir. Tanrı’nın gerçek, mükemmel, eşsiz karakterini görüp, O’nda yaşamalısınız ve O’nu tatmalısınız. ‘Tadın ve görün Rab ne iyidir; ne mutludur O’na sığınan adama’ diyor Kutsal Kitap.


    Sizi yaratan Tanrı’ya ve O’nun tatlı sözlerine mi, yoksa sizleri korku, kaygı ve acı ile dolduran Şer’re mi kulak vereceksiniz? Çook iyi düşünün! Korkaklık ruhunu aldığın sürece, Rab’bin tadını alamazsın. Rab’bin tadını tadamayınca, Rab’bi iyice tanıyamazsın. Tanımadığın Tanrı’yla da dost olamazsın, iyi bir iletişim kuramazsın. Rab’bin sizler için ne kadar iyi düşünceleri varsa, sizler de Rab’bin hakkında her şey O’nun düzeniyle işler’ diye iyi düşünün. Yaratıcınız bu görkemli dünyayı sizin için yarattı. Denizin kenarına kumu sınır olarak koyduğu için deniz kumu geçemiyor. Bu durumdan da tek olan Tanrı’nın sizlere dost olduğunu anlamadınız mı? Sizleri fısıltısıyla kışkırtan, düşüncelerinizle oynayan şer neyi yarattı söyler misiniz? Bütün marifeti insanları kendi kendilerinin elleriyle helaka sürüklemektir. Şunu iyi bilin ki, kaygı ve korku içinde yaşayan kişiler düşünce ve fikirleriyle bu hain ŞER’re kapı açarak, o hainin tohum ekmesine izin vermişlerdir. Şer bu tohumu yüreğe eker, kaygılarıyla onu sular ve büyütür. İnsanın yaşamını zehirler, ruhsal olarak ayakta duracak dermanı kalmaz. İman hayatı yavaş yavaş kaybolur gider. Zaten Şer’rin tek amacı budur, gece gündüz demeden bunun için çalışır, tüm arzusu budur.
    Fakat bu taraftan İsa Mesih diyor ki: ‘Baba beni gönderdi ki, seçtiklerime salah ağaçları, yani doğruluk ağaçları, Rabbin izzet bulsun diye diktiği denilsin.’


    Mezmurlar 103:1-5’te şöyle okuyoruz:
    RAB`be övgüler sun, ey gönlüm! O`nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!
    RAB`be övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma!
    Bütün suçlarını bağışlayan, Bütün hastalıklarını iyileştiren,
    Canını ölüm çukurundan kurtaran, Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,

    Yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran O`dur, Bu nedenle gençliğin kartalınki gibi tazelenir’.

    Görüyoruz ki Rabbimiz İsa Mesih, insanı kötü düşüncelerle korkuya boğmuyor. Fakat nedense insanlar, bu sadık Dost’tan daha fazla düşman olan Şer’rin sözünü dinliyorlar. Şaşılacak şey şu ki, Şer’rin ürkütücü, korku veren fısıltıları, Rabbimizin sevgi dolu binlerce konuşmasından daha çok iş görüyor. Bilimsel açıklamalara göre, korku ve kaygı hem bedensel, hem de ruhsal olmak üzere pek çok hastalığa kapı açıyormuş. Eee, bunu bilen Şer, Rab’bin evlatlarına en büyük acıları , huzursuzlukları sinsice vermeye çalıyor. Rab’bin tüm isteği, evlatlarının kötü olan Şer’den korunmasıdır. Nasıralı İsa Mesih ismi ile Şer’ri kovmaları, geri püskürtmeleridir. Ödlek Şer, İsa Mesih’in ismini duyduğu zaman tir tir titremeye başlar ve hemen kaçar. Rab’bin kutsal ismi ile bu Şer’ri derhal kovmalıyız. Bu yetkiyi İsa Mesih her iman edene verdi, yetkimizi kullanmamızı emretmektedir. Rab’bin vermiş olduğu bu silahı, her zaman düşman olan Şeytan’a karşı kullanmalıyız.

    Sevgililer, şunu asla unutmayın! Sözü dinlemekle ve itaat etmekle iman güçlenir. İmanımız, elimizde bulunan lambamızın yağıdır. Lambamıza çok dikkat etmeliyiz ki, dibi çatlamasın, yağ da bu çatlaktan akıp bitmesin. İblis’in, düşüncelerimizi yönlendirmesine kesinlikle izin vermeyelim. Her konuda Rab’den aldığımız öğütle, sarsılmadan Rab’de kalalım.

    Rab’bin elinin işleri olan sevgili evlatları, bu güçle güçlenelim ve sevinçle coşalım. Bakın, bu güç bu yetki herkese verilmedi. Bu eşsiz armağanı sımsıkı tutalım. Sizler, yeri ve göğü yaratan Tanrı’nın ev halkısınız. Göklerde olan Babanız’a yaraşır bir şekilde alçakgönüllü, merhametli, cesur ve itaatli evlatlar olmaya özen gösterin. Çünkü Rab sizler için çok güzel şeyler hazırladı. Sonsuz Yaşam armağanına hiçbir bedel ödemeden sahip oldunuz. Baba Tanrı, İşaya 43:10-13’te şöyle diyor:
    ‘Tanıklarım sizlersiniz diyor RAB, “Seçtiğim kullar sizsiniz. Öyle ki beni tanıyıp bana güvenesiniz, Benim O olduğumu anlayasınız. Benden önce bir tanrı olmadı, Benden sonra da olmayacak.

    Ben, yalnız ben RAB`bim, Benden başka kurtarıcı yoktur.

    Ben bildirdim, ben kurtardım, ben duyurdum, Aranızdaki yabancı ilahlar değil. Tanıklarım sizsiniz” diyor RAB, “Tanrı benim.
    Gün gün olalı ben O`yum. Elimden kimse kurtaramaz. Ben yaparım, kim engel olabilir?”


    Ey Yakup soyu, seni yaratan, Ey İsrail, sana biçim veren RAB şimdi şöyle diyor: “Korkma, çünkü seni kurtardım, Seni adınla çağırdım, sen benimsin.

    Suların içinden geçerken seninle olacağım, Irmakların içinden geçerken su boyunu aşmayacak. Ateşin içinde yürürken yanmayacaksın, Alevler seni yakmayacak’ (İşaya 43:1).
    Rab devam ederk diyor: ‚Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.

    Kuzeye, `Ver, güneye, `Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir diyeceğim.
    ‚Yüceliğim için yaratıp biçim verdiğim, Adımla çağrılan herkesi, Evet, oluşturduğum herkesi getirin diyeceğim’ (İşaya 43:5-7).
    Bu sözler, sizleri çok çok seven Tanrı’nın ağzından çıkan sözlerdir. Ona göre kime kulak vereceğinize kendiniz karar verin. Rab’bin selameti üzreinizde olsun.
    Rabbim hepinizi kutsal Kanı’nda saklasın; hikmeti, bilgisi ve vahiy Ruhu her zaman size ve ailenize rehber olsun. Amin.


    Rab’de kardeşiniz
    Vaiz Yaşar Ölmez



    #35056
    Anonym
    Inaktiv

    Paylaşım için teşekkürler.. gerçekten çok güzel…

Ansicht von 2 Beiträgen - 1 bis 2 (von insgesamt 2)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.