ANASAYFA Forum DUYURU PANOSU, SORU, MESAJ, HABERLER, (NEWSBOARD) Üyelerimizden Sorular Engizisyon İşkencelerine Katılan Papalar

  • Dieses Thema hat 2 Teilnehmer und 1 Antwort.
Ansicht von 2 Beiträgen - 1 bis 2 (von insgesamt 2)
  • Autor
    Beiträge
  • #27275
    Anonym
    Inaktiv

    Bir hristiyan sitesinde bu konuda bir şeyler yazabilir miyim yada yazdıklarım yayınlanır mı bilmiyorum fakat paylaşmak ve sormak istediğim bazı noktalar var.

    Kilise tarihini araştırıyorum.Ve 6 yüzyıl boyunca insanlara zorla katolik inancı benimsetilmiş, benimsemeyenlere işkence edilmiş ve öldürülmüştür.

    Sırf Katolik iman esaslarını reddettiği için insanlar „kafir“ olarak mimlenmiş ve bu uğurda zulum görmüştür. Bu insafsız yargılamalara katılan ve onay veren Papalar hangi gerekçelere göre bu katliamları gercekleştirmişlerdir ?

    Hangi Papalar mesela ?

    Papa IV.Innocent
    Papa IV.Alexander
    Papa IV Urban
    Papa IV Sixtus

    ve devam ediyor.

    İncil’de „Tanrı sevgidir“ diyor. Sevgi tanrısını temsil ettiğini söyleyen papalık sistemi bu katliamları yapıyorsa bu kilise kanla beslenmiş diyceğim.

    Saygılarımla

    #36005
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili kardeşim, Hristiyanlık da insanlık tarihinde belirmiş tüm öğretiler gibi, düşkünlüklerini aşamamış, iktidar hırsı olan kişilerin ellerine düştüğünde saptırılmıştır elbet. Bu şüphesiz bir gerçek. Zaten bu ’saptırılma‘ Hristiyanlar’ı zor yolu ile altedemeyeceğinin farkına varan dünyevi zihniyetin en son taktiği olmuştur. Becermiştir de istediğini bir yere kadar bu zihniyet.

    Ama hepimizin şahit olduğu gibi Hristiyan toplumlarda her zaman ‚gelişme‘ diye bir şey var olmuştur. Bunun temel sebebi saptırmaların bir yerden sonra varlıklarına dayanak bulamayışlarıdır. Kaynak eserlerdeki öğreti o kadar nettir ki, saptırılmalar bir yere kadar dayanabiliyor ancak. İşte bu yüzdendir zaten kaynak eserlerdeki öğretinin ‚pak‘ olmasının önemi.

    Eğer bir kaynak eserde ‚düşmanını sev… eğer sadece dostunu sevebiliyorsan, sevgin bir menfaat alışverişinden başka bir şey değildir‘ diye bir tespit ve öğreti varsa… Sen ne kadar çarpıtsan da, günün birinde bu bunca temiz bir şekilde ifade edilmiş öğreti ile yüzleşmek zorunda kalacaksın. Ve yenik düşeceksin. Gün gelecek çarpıtmalarının aşağılığının ve gülünçlüğünün tiksintisi dayanılmaz olacaktır. Onları terketmek zorunda kalacaksın.

    Bunları düşündüğünde bugünün ‚Batı dünyası’nın çok sesliliğe saygısı olan laik toplumlarının temellerinde hangi öğretinin yattığını da anlarsın, zerre kadar salihliğin olduğunda.

    Herşey kaynakların öğretisine bağlıdır. Kaynaklar şiddetle herhangi bir şeyin halledilemeyeceği konusunda kesinlerse, mesela… başka öğretilerle aradaki fark da kesindir demektir. Bu tür bir öğretiye dayalı tarihi gelişim de ne yaparsa yapsın, hangi yanlış yollara saparsa sapsın, her ne kadar ‚hastalanırsa hastalansın‘, neticede şifasını bulacaktır. Bir işin nasıl sonuçlanacağı, nasıl başladığıyla alakalıdır. Başlangıcı helal bir girişimin neticesi de helal olacaktır, mutlaka… hangi zorluklardan geçerse geçsin.

    Sevgiler…

Ansicht von 2 Beiträgen - 1 bis 2 (von insgesamt 2)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.