• Dieses Thema hat 2 Teilnehmer und 2 Antworten.
Ansicht von 3 Beiträgen - 1 bis 3 (von insgesamt 3)
  • Autor
    Beiträge
  • #27277
    Anonym
    Inaktiv

    Dün akşam izlediğim bir haberi sizinle paylaşmak istiyorum.
    Habere göre ABD’nin California eyaletinde anlam verilemeyen bir şey olmuş. Sebepsiz bir şekilde ölen balıkların haberiydi bu. Binlerce balık bir gemi limanı olan King Harbour’a sürüklenmiş ölü bir şekilde. Bu haberi duyunca aklıma ilk gelen şey Incil’in Vahiy bölümü oldu. Okuyanlar bilir, Incil’in Vahiy bölümünde, son günlerde denizdeki yaşayan varlıkların öleceği bildiriliyor.

    “İkinci melek borazanını çaldı. Alev alev yanan, dağ gibi büyük bir kütle denize atıldı. Denizin üçte biri kana dönüştü. Denizdeki canlı yaratıkların üçte biri öldü ve gemilerin üçte biri yok oldu. Üçüncü melek borazanını çaldı. Gökten, meşale gibi yanan büyük bir yıldız ırmakların üçte biri üzerine ve su pınarlarının üzerine düştü.” (Vahiy 8:8-10)

    Sadece ABD değil, son zamanlarda bazı kıyılarda bulunan ölü yunuslar bu konu’nun ciddi olduğunun göstergesidir. Bence bu belirtiler Rabbin gelişinin yakın olduğunun belirtisidir.
    Rab Isa şöyle demişti: “İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yapraklarını sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız. Aynı şekilde, bütün bunların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, İnsanoğlu yakındır, kapıdadır.” (Matta 24:32-33)

    Sevgiler.

    #36008
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Togrul, yazdıkların Rab yolunda azimli birinin yazdıkları besbelli. Ama iyisi mi bizler bu tür tarih içi olayları kıyamet öncesi son günlermiş falan şeklinde yorumlamayalım. Bakarsın değildir… fesat düşüncelilerin alay konusu oluruz. Bu iki bin yıl boyu olagelmiş bir durumdur.

    Düşün bir kere… sadece şu Yirminci Yüzyıl’ın içersinde ne kadar uç durumlar yaşandı. Birinci ve ikinci dünya savaşları. Milyonlarca insan katledildi. Diri diri gaz hücrelerinde binlerce öldürülenler oldu. Kolaylıkla ‚Kıyamet‘ olarak nitelendirilebilecek nice koşullar yaşandı. Ama ‚Kıyamet’in koptuğu olmadı yine de.

    M.s. bin yılı arifesinde nelere şahit olmuştur yeryüzü… kıyamet kopacak diye varını yoğunu fukaraya dağıtıp sonra geri almaya çalışanların rezaleti türünden şeyler yaşanmıştır, tarih kitaplarının anlattığına göre.

    Her nesil kendini ‚özel‘ olarak nitelendirmeyi ister… ’son günler’in, ‚kıyamet’in nesli olmayı ister. Ama bunun ardında da bir bencillik yatar elbet.

    Bizler şunu düşünelim en iyisi: cennet, cehennem olmasa, kıyametin kopacağı, inanlıların semalara alınacağı falan olmasa… biz yine İsa Mesih’in müridi kalır mıyız? Bu insanı kendiyle çok derin bir yüzleşmeye davet eden bir soru… üzerinde çok düşünülmesi gerekir.

    Rus’ların yakın tarihlerinin (18.-19. yüzyıl) çok tanınan bir azizleri vardır… Sarof’lu aziz Serafim… ‚Rab İsa Mesih cehennemde yaşıyor olsa, ben de gider, orda, beraberinde kalırım‘ dermiş. Cennet Mesih’in mevcudiyetinde yaşayıştır ve şu burdaki maddi hayattan başlar, çünkü.

    ‚Kıyamet‘ zaman mekan dahilinde vuku bulacak bir olay değildir. ‚Kıyamet‘ ve Mesih’in ikinci, nihai, ebedi ihtişamında belirişi, zaman ve mekanı sona erdirecek bir olaydır. Ama bu olayı akıl salt kendiliğinden idrak edemez. Zira akıl sayısallık ve dolayısıyla da zaman mekan birimlerine dayalı olarak çalışır. Halbuki ‚Semalar Saltanatı izlemeyle gelmez‘ (Luka 17.20), İsa Mesih efendimizin dediği gibi. ‚İzleme‘ sayısallığı önkoşar, zaman mekana ait tasavvurlar üretir. Ama ‚O Gün‘ sayısallığın ötesinin, Ebediyet’in belireceği gündür. Ondandır ki salt akılla anlaşılamaz. Anlaşılması için köksel günah sayesinde gömülmüş manevi duyunun yüzeye çıkması gerekir.

    Rab’bın hepimizde bu ‚gömülmüş‘ duyuyu yüzeye çıkarması temennisiyle…

    #36013
    Anonym
    Inaktiv

    yes- Kesinlikle haklısın Viran dede abi.

    Günümüzde bir çok tarikat sekt, kendilerini bu „son günler alametleri“ ile özel yapmaya çalışıyorlar..dikkat etmek gerek.

    Ama ben sadece düşüncemi siz kardeşlerle paylaşmak istedim. Yani „kesinlikle son gün alametidir“ demek istemedim. O yüzden „bence“ dedim.

    Ne olursa olsun,ne zaman olursa olsun, Rabbin gelişini dört gözle bekliyeceğiz.

    Sevgiler.

Ansicht von 3 Beiträgen - 1 bis 3 (von insgesamt 3)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.