• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24360
    Anonim
    Pasif

    Cennete Nasil Gidebilirim?
    (Prof. Dr. Ing. Werner Gitt)

    İnsanlar sonsuzlukla ilgili sorular hakkında pek fazla konuşmazlar. Bunu, sonlarını düşünen insanları izlediğimizde bile görebiliriz. 1975 doğumlu Amerikalı sinema oyuncusu Drew Barrymoon çocuk yaşlarda çevirdiği fantezi filmi E.T. de başrolü oynamıştı. 28 yaşına geldiğine şöyle demişti: ‘Eğer kedimden önce ölecek olursam, küllerimi kedime yemek olarak verin. O zaman en azından kedimin bedeninde yaşama devam edebilirim’. İnsanın ÖLÜM’ün ne olduğundan haberinin olmamasi ne denli korkunc bir sey degil mi?

    İsa Mesih dünyada yaşadığı sürece, birçok insan kendisine gelip isteklerde bulunmuştu. Bu isteklerin hepsi hemen hemen dünyasal türden şeylerdi:
    On cüzzamlı sağlıklarına kavuşmak istiyordu(Luka 17:13).
    Kilişkin soru sorarak tuzak kurmak istemişlerdi örler görmek istiyordu(Matta 9:27).
    Bir diğeri miras kavgası yüzünden yardım istemişti( Luka 12:13-14.
    Ferisiler imparatora ödenecek vergiye(Matta 22:7).
    Oysa çok az insan İsa Mesih’e gelip cennete nasıl gidebileceğini öğrenmek istemişti. Zengin bir genç, İsa Mesih’e şu soruyu yönelterek cevap aramıştı:

    ‘Hocam, sonsuz yaşama kavuşmak için neler yapmam gerekiyor?(Luka 18:18).

    Ona, sahip olduklarını satıp İsa’yı izlemesi gerektiği cevabı verilmişti. Ama çok zengin olduğu için bu öğüde uymayarak cennetten vazgeçmişti. Bunun yanında, cenneti aramayan, ama İsa Mesih ile karşılaştıklarında cennete giden yol hakkında bilgilendirilenler de vardı. Onlar bu öneriye kulak verip hemen bu yolu izlemişlerdi. Örneğin Zakkay mutlaka görmek isteyenlerdendi; ama sadece görmekle kalmadı. İsa Mesih kendisini evinde ziyaret ettikten sonra, Zakkay cennete giden yolu bulmuştu. İsa Mesih şöyle demişti o zaman: ‘Bu ev bugün kurtuluşa kavuştu’ (Luka 19:9).

    Cennete Giden Yol Nasıl Bulunur?Şimdiye kadar söylenenlerden sunlari anladik:

    Cennet belirli bir günde bulunur. Tanrı’nın verdiği sonsuz yaşama kavuşmanın günü bugündür.
    – Cennete, yani Tanrı’nın egemenliğine girmenin yolu başarılı ve iyi işlere ( amellere) bağlı değildir.
    Cennete, Tanrı’nın sonsuz yaşantısının egemenliğine (sağladığı sonsuz yaşama) hiçbir hazırlık yapmadan kavuşabilirsin.

    Tanrı’nın cennete ilişkin ifadelerini göz önünde tutarsak, insanın tasarıları ve yaptığı iyi işler sayesinde cennete girebilme düşüncesi tamamiyle yanlıştır. Bir pop şarkıcısı, yıllarca bir sirkte çalıştıktan sonra işinden ayrılan bir palyaço hakkında bir şarkı söylemişti: ‘Mutlaka cennete gidecek, çünkü birçok insanı, güldürerek mutlu kıldı’.

    Gerçekten Bizleri Cennete Götürecek Şey Nedir?

    Bu soruya net bir yanıt vermek isteyen İsa Mesih bir öykü anlattı. İncil’in Luka 14. bölümünde, büyük bir şölen vermek isteyen ve belirli insanlara davetiye gönderen bir insandan söz edilir. (Öyküdeki ziyafet, cenneti; davet eden kişi de Tanrı’yı simgelemektedir). Özür dileyip davete gelemeyeceklerini bildirenlerin verdikleri yanıtlar hayal kırıcıdır! Birincisi şöyle bir neden öne sürer: ‘Bir arsa satın aldım…’ İkincisi, ‘Bir çift öküz aldım..’. Üçüncüsü ise, ‘Yeni evlendim, bu nedenle gelemiyorum ‘ der.
    İsa Mesih öyküyü, şöleni veren ev sahibinin kararıyla bitirir:

    ‘Size şunu söyleyeyim, ilk çağrılan o adamlardan hiçbiri benim soframdaki yemeklerden tatmayacaktır’ (Luka 14:24).

    Bu cümleyle anlaşılıyor ki, insan cenneti kazanabilir de, kaybedebilir de! Buradaki püf nokta, daveti kabul etmek ya da etmemektir. Cennete girmenin bundan daha kolay bir yolu yoktur herhalde. Günün birinde birçok insan ceennete giremeyecekse, bunun nedeni cennete giden yolu bulamamak değil, cennet için edilen daveti reddetmek olacaktır.

    Bu öyküde anlatılan insanlar bizim için örnek değildirler, çünkü onların hiçbiri yapılan çağrıya ‘evet’ deyip şölene gitmedi. Peki onlar daveti kabul etmediler diye şölen olmayacak mı? Elbette ki olacak! Onların red yanıtlarından sonra, ev sahibi bu defa herkesi davet ediyor. Artık altın harflerle yazılmış davetiyeler göndermiyor. Sadece bir çağrıda bulunuyor: ‘Şölene gel!’ diyor. Bu çağrıya kulak verip daveti kabul eden herkese bir yer verilecek bu şölende. Peki öykü nasıl devam ediyor? Evet, insanlar akın akın şölene gelirler… Bir süre sonra ev sahibi bakar ki, daha boş yerler var! Hizmetçilerine: ‘Dışarıya çıkın ve davet etmeye devam edin’ der.

    İşte Kutsal İncil kitabında geçen bu öyküyü kendi güncel yaşanatımızla karşılaştırmak istiyorum, çünkü öyküde gelinen nokta, bizim bugünkü durumumuzu dile getirmektedir. Cennette halen daha boş yerler var ve Tanrı sana şöyle sesleniyor: ‘Gel ve cennetteki yerini al! Akıllı ol ve sonsuzlukta yerini ayırt! Bu işi bugün yap!’ Cennet akıl almaz güzel bir yer ve bu yeri İsa Mesih büyük bir şölen ile kıyaslıyor. 1.Korintliler 2:9’da şöyle yazılıdır:

    ‘Tanrı’nın kendisini sevenler için hazırladıklarını hiçbir göz görmedi, hiçbir kulak duymadı, hiç bir insan yüreği kavramadı’.

    Bu dünyadaki hiç, ama hiçbir şey cennetin güzelliği ile asla karşılaştırılamaz. O kadar güzel bir yer ki o yer! Cennet paha biçilemeyecek kadar kıymetlidir. Sadece bir tek kişi bize cennetin kapılarını açtı. Bu kişi, İsa Mesih’tir. Cennete girmenin bu kadar kolay olmasını, İsa Mesih’e borçluyuz. Şimdi artık her şey, bizim isteyip istemememize bağlı. Sadece yukarıdaki öyküde geçen üç insan kadar budala olanlar bu daveti kabul etmezler.

    Kurtuluş Sadece İsa Mesih Sayesinde Gerçekleşir

    Elçilerin İşleri 2:21’de çok önemli olan şu ayeti okuyoruz:

    ‘… Rab’be yalvaran herkes kurtulacak’.

    İşte bu ayet hayati önem taşır. Elçi Pavlus Filipi’de bu hapishanedeyken, bir gardiyanla yaptığı konuşmasını şu sözlerle noktalar:

    ‘Rab İsa Mesih’e iman et, sen ve ev halkın da kurtulursunuz’.

    Bu haber kısa, ama etkin ve yaşam değiştiricidir. Aynı akşam gardiyan İsa Mesih’e iman eder.

    İsa Mesih insanı ne gibi bir şeyden kurtarır? Mutlak bilmemiz gereken şey: Sonsuz acılarla dolu cehenneme giden yoldan kurtarır. Cennet ve cehenneme ilişkin Kutsal Kitap insanların sonsuzluklar boyunca orada kalacaklarını yazar.Biri feci,korkutucu, diğeri ise olağanüstü güzel bir yer! Üçüncü bir yer yok. Kimse, öldükten beş dakika sonra, ölümle herşey bitmiştir’ iddiasında bulunamaz. İsa Mesih’in kişiliğinde son karar verilmiştir. Sonsuz yaşam bir tek şahsa bağlıdır: İSA MESİH ve O’nunla olan ilişkimize!

    Polonya’da yaptığ ım bir konuşma gezisi sırasında, orada savaş zamanında kurulan ve Alman İmparatorluğu sırasında birçok insanın ölümünün gerçekleştiği kampı ziyaret ettik. 1942’den 1944’e kadar orada 1,6 milyon insan, başta Yahudiler olmak üzere gaz odalarında öldürülüp daha sonra yakılarak yok edilmişti. Bu yer tarihte, ‘cehennem’ olarak geçmektedir. Bizi her birinin 600 kişilik bir kapasitesi olan gaz odalarını dolaştırırlarken, ben ‘cehennem’ tanımlaması üzerinde düşünmekteydim. İnanılmaz korkunç bir yerdi. Peki ama burası cehennem miydi?

    Evet, biz bir gezi grubu olarak 1944’te korkunç canavarlığın son bulduğu bu gaz odalarını şimdi özgürce görüp dolaşmıştık. Artık burada hiçbir insan işkence görmeyecek ve zehirlenmeyecek, çünkü günümüzde müze haline getirilen bu İmha Kampına ait gaz odalarının işlev gördükleri zaman sınrılıydı. Ama Kutsal Kitap’ta geçen cehennem sonsuzdur.

    Müzenin girişinde, duvara kazılarak yapılmış ve İsa Mesih’in çarmıha gerilişinin betimlendiği bir resim gözüme ilişti. Buraya hapsedilmiş bir kişi tüm umudunu bir çiviyle duvara kazımıştı anlaşılan. Bu sanatçı da gaz odalarının birinde ölmüştü, fakat yaşamını Kurtarıcısı’nın İsa Mesih olduğu bilinciyle kaybetmişti. Evet, son derece korkunç bir yerde bir yerde ölmüştü, ama cennet kapılarını ardına kadar ona açmıştı. İsa Mesih’in, örneğin Matta 7:13, Matta 5:29-30, Matta 18:8’deki ayetlerde uyardığı cehennemden, oraya vardıktan sonra kaçıp kurtulmak olanaksızdır. İşte bu gerçek cehennem, sonsuzluklar boyunca açık olacağı için bir müze gibi de ziyaret edilemez.

    Cennet de sonsuz. İşte Tanrı’nın bizi götürmek istediği yer burasıdır. Cennetin davetini kabul edin. Rabbin ismini çağırın ve cennetinde kendinize de bir yer ayırtın.Bir konferans sonu, konuşmayı dinleyen bir bayan, tedirgin bir şekilde: ‘Cennette yer ayırtılabilir mi? Bu, seyahat acentası mı?’ diye sordu.

    ‘Evet, yer ayırtılmazsa, oraya ulaşılamaz. Antalya’ya gitmek istiyorsanız, geçerli bir bilete ihtiyacınız olacak’ diye yanıtladım.

    Bayan; ‘Ama böyle bir biletin bedeli var, öyle değil mi?’ diye devam edince şöyle yanıt verdim: ‘Evet, cennete götüren biletin bedelinin ödenmesi gerekli. Ama öyle pahallı ki, hiçbirimiz bunun bedelini ödeyemeyiz. Günahlarımız bunu engelliyor. Tanrı, cennetinde günaha göz yumamaz. Dünyadaki yaşantısından sonra gelecekteki sonsuzluğu Tanrı’yla beraber cennette geçirmek isteyen kişinin, ilk önce suçlarından arınması, azat olması gereklidir. Bu da ancak günahsız bir kişinin etkinliğiyle olur. Bu kişi, İsa Mesih’tir. Bu bedeli ancal O ödeyebilir, çünkü çarmıhta bu bedeli canını vererek ve kutsal kanını akıtarak ödemiştir.

    Cennete Girebilmek İçin Ne Yapmalıyız?

    Tanrı hepimizi kurtuluşa davet ediyor. Kutsal Kitap’ta pek çok ayette Tanrı’nın bu davetine kulak vermemiz salık veriliyor.

    – Dar kapıdan girin’ (Luka 13:24).

    -Tövbe edin, çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı’(Matta 4:17).

    – ‘Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol çok enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur. Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır’(Matta 7.13-14).

    – ‘Sonsuz yaşama sarıl, bunun için çağrıldın’(1.Timoteos 6.12).

    – ‘Rab İsa’ya iman et, sen ve ev halkın da kurtulursunuz’(Elçilerin İşleri 16:31).

    Bu ayetlerin hepsi bizleri uyandırmak ve bu işin ciddiyetini kavramak için yeterlidir. Sonsuz mekanınız olan cenneti belirleyen bu daveti kabul ettiğinizi şu sözlerle dile getirebilirsiniz:

    ‘Rab İsa Mesih, ben de günün birinde senin cennetinde, senin yanında olmak istiyorum. Günahlarım yüzünden asıl gitmem gereken yer olan cehennemden beni kurtar. Senin için çok değerli olduğum ve beni sevdiğin için suçumun bedelini çarmıhta ölerek ödedin. Yaşamım boyunca işlemiş olduğum tüm günahları sen biliyorsun. Yüreğimin her kıpırtısını sen bilir ve hissedersin. Senin önünde açık kitap gibiyim. Bu şekilde senin cennetine giremem. Günahlarım için pişmanlık duyuyorum, lütfen beni bağışla. Haç üzerinde dökmüş olduğun o kutsal kanınla beni temizle ve yıka. Yaşamıma gir ve beni yenile. Senin gözünde doğru olmayan herşeyi senin önüne getirmeme yardım et. Beni bereketle. Kutsal Kitap’ı okurken bana neler söylemek istediğini anlayabilmeme yardım et! Bana uysal ve itaatli bir yürek ver ki seni hoşnut edebileyim. Şu andan itibaren benim Rabbim sen ol! Bundan sonra seni izlemek istiyorum, yaşantımın her alanında geçmem gereken yolları göster bana. Beni duyduğun ve sonsuzluklar boyunca seninle birlikte cennetinde olacağım için teşekkür ederim, AMİN

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.