• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24764
    klaus
    Anahtar yönetici

    Bu satırları okumaya başlayan sevgili kardeşim, sen her halde cennet denilen yerin var olduğuna inanmaktasın. Hemde cennetin varlığından önce Yüce Tanrı’nın varlığına inanmaktasın.Yok, eğer bunlardan şüphen varsa bu şüphelerini kökten yok etme amacı taşıyan diğer yazılarımı okumanı öneririm.
    Bazıları cennet cehennemde burada, kim gidip gelmiş ki? Gidip gören var mı? diye sorular sormaktalar. Ancak şunu bilmeliyiz ki bilinçli bir yaratıcı varsa cennetin de cehennemin de olması gerekir.
    Nasıl ülkelerin hükümetleri olur,anayasası olur yasaları olur, var olan yasaları çiğneyen vatandaşlar cezalandırıldıkları gibi, ülkeye hizmet edenlerde çeşitli şekilde ödüllendirilir. Bu gerçek her yerde aynıdır ve hiç değişmez, ülkenin yönetimi ne olursa olsun.
    Bu değişmeyen kurala göre cennette cehennemde tüm aydınlığıyla ortaya çıkmaktadır. Bizim amacımız zaten bunu ispatlamaya çalışmak değildir. Yukarıda tesbit ettiğimiz cezalndırılmaya ruhani lisanla ”cehennem” dediğimiz gibi mükafatlandırılmaya da ruhani lisanla ”cennet” demekteyiz.
    Bu konuda dünyada çeşitli yol göstericiler bulunmasına rağmen zaten onların arasında da alabildiğine çelişki vardır. Aynı Tanrı’nın elçisi olduğunu söyleyen bu kişiler arasındaki çelişk insandada şüpheye yol açıyor.
    Ancak bu konuda bizleri ikna ve tatmin edecek tek bir yol ve tek bir otorite vardır ki,O da Yüce Yaratıcının bizzat kendisidir. Cennette bulunan yaratıcı, kendine giden tek,gerçek ve emin yolu gösterebilir. Yeter ki onunla gerçek ilişki kurabilelim.
    O’nun yazılı sözü İncil vasıtasıyla kendisiyle gerçek ilişki kurabiliriz.Pek tabi ki imanımız varsa. Yüce Yaratıcı olan Tanrı kendi sözü olan İncil’de cennete nasıl gidileceğini açıklamıştır.
    Karanlıkta olan kişi üzerindeki lekeleri göremez, bunu gibi ruhsal karanlıkta bulunanlarda günahlarını göremezler. Günahlarının farkında olmayanlar ise ne temizlenmeyi nede cennetin yolunu bilebilirler. İnsan aydınlığa ve ışığa yaklaştıkça lekeler ve kirler belli olur.
    Tanrı’nın değişmez ve kutsal sözü tüm insanların günahlı olduğunu bize bildiriyor.Eğer günahımız yoktur dersek kendi kendimizi aldatırız ve bu da gerçek olmaz. Eğer günah işlemedik dersek bu sefer Tanrı’yı yalancı ederiz. Sadece Tanrı günahsızdır ve kusursuzdur.
    Gühahlarından temizlenmeyi ve kurtulmayı arzulamalısın. Bunu arzu etmen içinde cennetin çok kutsal bir yer olduğuna oraya günahın giremeyeciğine inanmalısın. Diğer yandan günahın karşılığının cehennem olduğunu görmelisin.
    Hasta olduğunu bilemezsen doktora gitmezsin,ancak bazı hastalıklar ise sinsidirler uzun zaman kendini göstemezler.Gizli gizli insanı kemirir, doktora gittiğinde artık yapacak bir şey yoktur. Günahla yaşayan ruhsal bir hasta olduğunu anlamazsan yüce hekim İsa’ya gitmezsin,gerek ruhsal gerek bedensel hastalıklara şifa dağıtan Rab İsa Mesih’le ilişkiye girebilmen için günahlı olduğunu ve ruhsal bir hasta olduğunu bilmelisin. İsa Mesih bu konuda şöyle der; ”Sağlam olanlar değil, ancak hasta olanlar hekime muhtaçtırlar…Ben salihleri değil, ancak günahkarları çağırmaya geldim.” (Matta 9:12-13)
    İsa Mesih şöyle çağrıda bulunuyor; ”İşte kapıda duruyor ve çalıyorum,eğer biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa onun yanına gideceğim… İsa’nın çaldığı kapı senin kalbinin kapısıdır. Kalbine giren İsa Mesih sana sonsuz yaşam olacak ve cennete götüren emin yol olacaktır. Mesih şöyle der; ”Yol, hakikat ve gerçek benim”
    İsa Mesih’in çarmıhta senin günahlarını ve günahlarının cezasını taşıdığına inanmalısın. Yahya Peygamber İsa için şöyle der; ”İşte dünyanın günahını kaldıran Tanrı Kuzusu”
    Cennet Tanrı’dan sunulan bir hediyedir,insan onu İsa Mesih’e iman yoluyla alır. Hiç kimse işlerinin karşılığında cennete gireceğini sanmasın, eğer öyle olsa cennet değerini kaybeder alınıp satılan vaat edilen bir yer halini alır.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.