• Dieses Thema hat 1 Teilnehmer und 0 Antworten.
Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Autor
    Beiträge
  • #26989
    Armagan
    Verwalter

    Tanrı, „İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım›› dedi, ‹‹Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne EGEMEN olsun.›“ – Yaratılış 1:26

    İşte bu ayet Tanrı’nın başlangıçtan beri insanlık için (1) AMACINI ve ona verdiği (2) GÜCÜ açıklıyor.

    İnsan günaha düştüğünde dinini kaybetmedi, eğemenliğini kaybetti. Ama egemenliğini kaybetmekle hemen bir din yaratmaya koyuldu. İlk önce incir yapraklarıyla kendini örtmeye çalıştı. Ama aslında bahçeden kavulduğu anda konumunu, yani Krallığını yitirmişti. İnsanın hiçbir zaman dine ihtiyacı yoktu. Sadece Tanrı’nın Bereketine ihtiyacı vardı. Bereketi ve Egemenliğini yitirdiği andan itibaren bu boşluğu kendi yarattığı dinlerle doldurmaya çalıştı.

    Şunu burada açıkça belirtelim. DİN tamamen insan üretimi bir şeydir.

    Bütün dinler şu bağlamda aynıdır: Hepsi güç ve amaç sorularını yanıtlamaya çalışır. Hepsi kişiye hayatını ve koşullarını yönetebilmek için güç vaat eder, ve ölümü ve yaşamı açıklamaya çalışır. Hepsi gerçeğe sahip olduğunu öne sürer. Hepsi diğerlerine olan üstünlüğünü öne sürer. Hepsi diğerleriyle kıyaslama yapar ve rakabete girer. Hepsi diğerlerini inkar ederken kendi doğru inanç sistemlerine bağlılık talep eder. Hepsi ayrımcılıkla motive olur ve genelde toplumun diğer kısımlarını dışlayarak kendine özgü homojen ve kendini izole eden bir yapı içinde hayatta kalmayı arzular ve ancak bu şekilde gelişebilir. Hatta, tüm dinler ayrımcı ve bölücü bir ruh içinde yücelebilir. Dış etkenleri her zaman yapısının bütünlüğüne bir tehdit olarak görür.

    Çağlar boyunca dinler, insanlığı ortak bir güç ve ortak bir amaç bilinci altında birleştireceğine, insanlığın aslında en büyük bölücü ve yıkıcı etkeni olmaya hizmet etmişlerdir.

    Hıristiyanlık ta insanlar tarafından bir din haline getirildiğinde aynı yanlış amaçlara ve güce hizmet eder, ve hatta tarihte ederek insanlığa bir bereket yerine zarar olmuştur.

    Çözüm Tanrı’nın insan için amacının bir din değil bir egemenlik olduğunu anlamaktadır. İsa Mesih bile hizmetine başladığı anda bu egemenliği duyurdu ve bu egemenliği yaymaya başladı. Öğrencilerine Tanrı’nın egemenliğinin içlerinde olduğunu söyledi. Petrus imanlılara „Kralın kahinleri, kutsal ulus“ olarak hitap etti.

    İnsanın ihtiyacı bir din değil Tanrı’nın İçsel Egemenliğidir. Bu bize aradığımız gücü ve amacı sağlayacak tek şeydir.

    Pastör Güçlü Korey Erman

Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.