ANASAYFA Forum DİNLER, MEZHEPLER, İNANÇLAR… Bilim Bombacı Böceğini Evrim Açıklayabilir mi?

  • Bu konu 7 izleyen ve 28 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 29)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27285
    Anonim
    Pasif

    Sayın arkadaşlar ;

    Türkçe “bombacı böcek” olarak gecen “Stenaptinus insignis”lerin ilginç bir kaç özelliğine değinmek istiyorum.Bu temel özelliklerin nasıl oluşabileceği üzerinde düşünürken bu sistemin tesadüfen meydana gelip gelemeyeceğini de düşünmenizi istiyorum.

    Stenaptinus_insignis_2.jpg

    Bu böceğin karın bölümünün arka ucunda ağzı açık olan bir çift keseciği ve içindeki depoda bulunan asitli bileşik ile hidrojen peroksit bulunmaktadır.

    Bunun yanı sıra suda çözünmüş ezimlerle dolu kimyasal tepkime odası da vardır.Bir odacığı hidrojinin ve diğer odacığında ise hidrojen peroksitten oluşan bir yapıyı düşünün :

    Karıştıkları zaman bu iki kimyasal patlayıcı özelliği gösterirler – ama böceğin içindeki bir mekanizma bu ikisini ayrı tutmakta. Ama düşmanla karşılaştığında, böcek bu kimyasalları kaynama noktasına kadar ısıtır ve içindeki reaksiyon odacığına ateşlenmesi için gönderir ve bir tank başlığı gibi her yöne dönebilen bir noktadan fışkırır .Sonunda düşman zehirlenip ölür.

    Bu kaynatma ,ateşleme ve püskürtme sisteminin nasıl meydana geldiğini merak ediyor musnuz?

    Bu konuda bilim insanları çeşitli araştırmalarda bulunsalar da sistemin nasıl bu seviyeye geldiğini açıklayamamaktadırlar.Daha doğrusu hiç bir parçası bir diğeri olmadan çalışmayacaktır.

    Bir bilgi kaynağı şöyle sormuş :

    1. Hidrojinin mi hidrojen peroksit mi önce gelmiştir? Biri olmadan diğeri işe yaramaz.

    2. Kimyasallar mı, yoksa bağımsız odacıklar mı önce gelmiştir? Biri olmadan diğeri işe yaramaz.

    3. Kimyasallar mı ateşleme sistemi mi önce gelmiştir? Biri olmadan diğeri işe yaramaz.

    Evrim biyologlarının cevaplamakta zorlandığı sorulardan bazıları üzerinde düşünmek dikkate değerdir.

    Saygılarımla

    #36023
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Dilbera-Dersimi,

    Bonbacı Böceği evrimi ile ilgili yaptığın araştırma yazını, ilgiyle okudum.Çok haklısın .

    Evrim biyoloğlarının buna cevap vermesi zor ve buna benzer o kadar çok örnek varki,cevaplanması gereken,cevap yerine genelde suskunluk hüküm sürer.Bilim’in gelip tıkandığı noktada..
    Tanrı varlığı öne çıkar.

    Kutsal Kıtap’ı okuduğumuzda ta en baştan göze çarpan bir gerçek vardır,öne sürdüğü “Büyük Kuram” konusu İki kelime ile özetlenir. bu “Başlangıçta Tanrı” kelimeleridir.(Yaratılış 1.1)
    Bu iki kelime bize aslında her şeyi açıklayan yolun en başını işaret eder.,ve esinleme yolu ile öne sürülen savların sonuçlarına dair tarihsel gerçekler ile başlangıçta öne sürülen anlatımlar birebir uyuşur.

    Tanrı’nın yarattığı düzenle olan ,ilişkisine dair, gerçekler her şeye cevap verir.
    Bizler Teknolojik ve Bilimsel bir çok gerçeği kabul ediyoruz.Ama tüm bunlar sadece tek bir elin ,insanlığa verdiği lütüftür.Bu el Tanrının elidir.

    Bilim adamları,kullandıkları modelleri,aldıkları eğitim ve bilimsel yazılardan,senelerce süren çalışmalardan öğrenebiliyor sa..
    ( Ki görüyoruz onca emek’e karşılık,bir yerde sorular cevapsız kalıyor,Senin verdiğin Bonbacı Böceği gibi)

    Tanrı inancına sahip Hrıstıyanlarda ,Tanrı’nın dünya ile nasıl bir etkileşime girdiğine dair soru ve çevapların tümünü ,inandıkları
    Kutsal Kıtap sayesinde okuyarak elde edebiliyor.
    Bu bilim dışı davranıyoruz,yada bilimi reddediyoruz olarak algılmasın (Tanrı insanı yaratırken ona aklı boşuna vermedi.Kullanması ve bundan yararlanması için bahşetti.)

    Tanrı’nın yarattığı evrende, süren faaliyetleri ve evrenin varlığının sürmesini mümkün kılan, eylemlerine dair çok sayıda ,Kutsal Kıtap’ımızda ayetler mevcuttur.
    Örneğin:

    “Tek Rab sensin .Göklerin,göklerini,bütün gök cisimlerini,yeryüzü ve içindeki her şeyi,denizleri ve içlerindeki her şeyi sen yarattın.Hepsine sen can verdin.Bütün gök cisimleri sana tapınır.”
    Nehemya 9:6

    “Bulutlara nem yükler,şimşeğini her yana yayar.” eyüp 37.11
    “Su damlalarını yukarı çeker,bulutlarından yağmur damlatır.”
    Eyüp 36:28

    “Mevsimlerinde çıkarabilirmısın
    takımyıldızlarını.? Büyük ve Küçük Ayı’ya yol
    gösterebilirmisin.?

    Biliyormusun.. göklerin yasalarını:?
    Tanrı’nın Yönetimini yeryüzünde
    Kurabilirmisin.? Eyüp 38:39

    Kimin bulutları sayacak bilgisi var.?Eyüp38:37

    Yağmurun babası varmı?
    Çiğ damlalarını kim Yarattı.
    Buz kimin rahminden çıktı.Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu.
    Sular taş gibi katılaşıp, enginin yüzü dolunca.
    Ülker Yıldızlarını bağlayabilirmisin:?
    Oryon’un bağlarını çözebilirmisin.? Eyup 38:28.31

    Tanrıyı, bulduğumuz yada eriştiğimiz sınırlarda aramak,Eğitimle yada bilimsel bakış acısıyla sınırlıdır,ve Kutsal Kıtap’ta anlatılan anlayıştan çok farklıdır.

    “Ama Tanrı’nın önünde insan nasıl haklı çıkabilir.
    Biri, O’nunla tartışmak isterse,
    Binde ,bir bile O’na yanıt veremez.
    O’nun bilgisi derin,gücü eşsizdir.
    Kim O’na ayak direndi de ayakta kaldı.?
    Güneşe buyruk verir,doğmaz güneş.
    Yıldızları mühürler.
    O’dur tek başına gökleri geren,
    Denizin dalgaları üzerinde yürüyen.
    Büyük Ayı’yı,Oryon’u,Ülker’i Güney Takım yıldızlarını yaratan,
    O’dur.
    Anlamadığımız büyük işler,
    Sayısız şaşılası işler yapan O’dur. Eyüp 9:2.10

    Dünyanın Temellerinin atılması ,yıldızların düzenlenmesi,çöllerin sulanması,buz’un oluşturulması ,yaratma faaliyetlerinin sadece bir kaçıdır.
    Gökyüzünü oluşturup,Yıldızları ve Yıldız Kümelerini düzenleyen TANRI..İnsanlığı sunduğu besin zincirleri ile besleyip(Protein,Vitamin,Karbonhidrat, v.s.) , Doğum ve ölüm döngüsünü sağlayarak ,yarattığı insan oğlunun doğal düzeninin sürekliliğinide sağlamıştır

    “Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan ,yerin ve göğün Rab’bi olan Tanrı,elle yapılmış tapınaklarda oturmaz.Herkese yaşam,soluk ve herşeyi veren kendisi olduğuna göre,bir şeye gereksinmesi varmış gibi O’na insan eliyle hizmet edilmez. “Elçilerin İşleri 17:24.25.

    Eğer Tanrı’nın ,fiziksel evrenle olan bağı bilimsel yollarla anlaşabilinir olsaydı.,bu durum Tanrı’nın fiziksel evrenin bir parçası olduğu biçiminde yorumlanabilinirdi.
    Tanrı Evdende bir öğe değil, tüm evrenin yaratıcısıdır.

    Hepimizin babası bir değil mi ? Bizi yaratan aynı TANRI değil mi.?
    Malaki 2:10

    “Bizim için bir tek Tanrı Baba vardır.O her şeyin kaynağıdır,bizler O’nun için yaşıyoruz..
    Tek Rab var,O da İSA MESİH’tir.
    Her şey O’nun aracılığıyla yaratıldı.,biz de O’nun aracılığla yaşıyoruz.”
    1 Korıntliler 8:5.6

    Yeri Gögü Yaratan Rab,İnanlı her kardeşimi kutsasın.Amin.

    #36036
    Anonim
    Pasif

    Sayın saba ;

    Okuduğun ve ilgilendiğin için teşekkür ederim.

    Bu konuda ateist bilimadamı R. Dawkins bir deney yapıyor ve olayı çözdüğünü yaptığı deneyle izleyenlere gösteriyor.Aslında yaptığı deneyde bir böceğin nasıl bu temel bileşikleri geliştirdiğini,ısıtma ve püskürtme sistemlerini nasıl ve hangi kedemeyle oluşturduğunu , böceğin arkasındaki iki kimyasal odayı vs .açıklamıyor sadece temel bileşikleri yavaşça birbirine karıştırıp doğal tepkimeyi gözlemliyor.

    İzleyiciler bu bilimsel gösteri sonrası R. Dawkins’i alkışlıyorlar.

    Fakat kimse yukarıda sıraladığımız soruları sormuyor.Dolayısıyla yapılan deney sadece gösteri temelinde yer alıyor. Asitli bileşik ile hidrojen peroksit nereden geldi ?

    Böcek bu tür kimyasalları hangi sırayla oluşturdu ?

    Cevap yok.

    Saygılarımla

    #37183
    Anonim
    Pasif

    Sayın Dilbera Dersimi Richard Dawkins orda bir şov yapmıyor bilim vardığı sonuçlardan mutlu olan bakın işte açıkladık diyen bir alan değildir.Orda Dawkins kademeli olarak nasıl evrimleşebileceğini ve yaratılışçı iddaaların yanlışlığını ispatlıyor.O nerden geldi bu nerden gitti demek evrimin olmadığını kanıtlamıyor.Bilim adamlarının sizi kandırmaya ihtiyaçları yok .Bugün evrim kuramının genetik,biyoloji,paleontoloji,arkeoloji,deniz bilimleri tarafından kabul edildiği bir gerçek.Bu soruların cevaplarını bulmanız sadece bir google araması kadar yakın aslında.Ben işin experti değilim yani biyolog değilim ama evrim hakkında ve bilim adamları hakkında tek bildiğim şey onların bizi kandırmaya çalışmadıklarıdır.

    Ayrıca Richard Dawkins Tanrının asla var olamayacağını söylemez %1 ihtimal verir bu bilimdeki şüphe payının bir örneğidir.Dawkins’in düşünceleri yanlış veya doğru o en azından birşeyleri arıyor ve tek bir düşünceye bağlı kalmıyor keşke bunu sevgili teistler de yapsa.

    Evrimi reddetmeniz benim için önemli değil aslında evrimi ben bile reddetsem bu evrimin var olmadığını göstermiyor sadece benim yanlış düşündüğümü gösteriyor.Bilim adına birşey yapılırken önce kutsal yasalara bakma devrimiz çoktan bitti biz artık kimseyi aforoz etmiyoruz kimseyi sırf dinimize ters diye ”Dünya dönmüyor diyeceksin” sözleriyle tehdit emiyoruz.Biz Galileye karşı olan din adamları değiliz biz Katolik İngiliz olan ve yerçekimini bize tanıtan Newton gibi olmalıyız.Evrimi bilmeden ben bile evrimi eleştirisem bu benim yanlışımdır.Evrim teorisi çürütülseydi eğer biz onu elinde İnci veya Kuran olan bir insanımızdan değil bir bilim insanından duyardık.Bilim hiçbir zaman bizi kandırmadı ve buna ihtiyacı yok.Sevgiler…

    #37185
    Anonim
    Pasif

    Bence ‘Evrim Teorisi’ ateistlerin Kutsal Kelâmı’dır, peygamberi de Darwin’dir. Çok fazla iman ve Tanrı düşmanlığı isteyen bir dindir. Richard Dawkins, “Benim asla kabul edemiyeceğim, Tanrı diye birşeyin, benim cinsel organımla ne yapıp yapamayacağımı bana dikte etmesidir” demiştir. Olayın aslı budur.

    Her meslekten, her düşünceden insanların ancak %1’i Rab Tanrı’ya kulluk etmektedir. Diğerleri ise, İblis’in denetiminde, bedenin ve benliğin arzularını tatmin etme peşindeler. Bu, ‘Bilim Adamları’ için de geçerlidir. Tanrı’ya boyun eğmek istemiyen, bilimsel gerçekleri, kendi arzuları doğrultusunda yorumlayarak, kendi sonuçlarına varıyorlar. Ama Tanrı’sızlığın nedeni, ‘Bilimsel Kanıt’ değil, Richard Dawkins’in söyledikleridir.

    Bir Oxford profesörü olan John Lennox ile yaptığı 3 saatlik bir tartışma programında (Has Science Buried God? – Bilim Tanrı’yı gömdü mü?), ‘Tanrı Düşmanı’ olduğunu gizlemeyen Dawkins, yerlerdeki mop kadar sıfırlandı (Youtube’da görebilirsiniz).

    Ayrıca, Creation Research Institute professörlerinden John Mackay’le de yaptığı bir tartışma var ki orda da Dawkins açık farkla kaybetti (Youtube) Buna benzer daha birçok halk önünde tartışma programları olmuştur (Kent Hovind, Alister McGrath, Peter Atkins vs.) ve hatta bazen ‘Creationists’, kendileri ile tartışacak evrimci professör bulamıyorlar. Bir böyle programda, 160 evrimci, halk ve TV önünde tartışmayı reddetti.

    Hiçbirşeyi izlemiyecekseniz, en azından Prof. John Lennox’u izleyin. “Senin bildiklerinin tümünü ben de biliyorum. Ama senin inandıklarının hiçbirine de inanmıyorum.” demiştir Dawkin’e. Birçok bilim adamı, ateist ve hatta ‘Tanrı Düşmanı’ olarak başladıkları araştırmalarını, İsa Mesih İnanlısı olarak tamamladılar. Hiçbir hakikat, hiçbir bilim, Tanrı’ya ve Kutsal Kelâm’a karşı değildir.

    #37187
    Anonim
    Pasif

    KUTSAL YOL söylediğiniz cümlelerin hepsi yobazlık sadece yobazlık!

    Sevgiler.

    #37188
    Anonim
    Pasif
    meraklı123;23465 wrote:
    KUTSAL YOL söylediğiniz cümlelerin hepsi yobazlık sadece yobazlık!

    Sevgiler.

    Bence bir merakli nickini kullanan kisi yazilanlarin dogrulugunu veya yanlisligini arastirmalidir ve anlayarak elestiri yapmalidir.
    Bu konuda cok da fikir sahibi oldugunu düsünmüyorum sayin merakli!!
    Onun icin bir kardesimin yazdiklarina ezberden yobazlik sadece yobazlik demekle hic de objektif bir elestiri yapmamissiniz.

    Tanri’nin varligini kabul etmeyen hicbir EVRIMI kabul etmiyorum ve bunu cöp tenekesine yolluyorum.

    Varligi kanitlanmamis sadece teorilerlerde kalmis bazi varsayimlari insanlara GERCEKmis gibi yutturmalara karsiyim.Bazi imanli bilim adamlari da karsidirlar.

    Isteyen istedigine inanmakta özgürdür.Ama TANRI’siz bir hayat bos bir hayattir.Sonu ölümle biten aci bir hayattir.

    Sevgiler

    #37189
    Anonim
    Pasif

    Ben anlatamıyorum galiba Evrim sadece bir teori değildir evrimin var olduğu artık bir olgu gibi kabul edilmektedir teori olan onun nasıl gerçekleştiğidir ve buna Modern Evrim Sentezi denir.Birkez olsun önyargıyla biiime yaklaşmayın.Ayrıca kendiniz söylediniz imanlı bilim adamlar karşı çünkü sizin gibi düşünüyorlar.Yani Kutsal Kitapta yazmıyorsa,uymuyorsa yanlıştır diyorlar.Böyle bilim yapılmaz.

    Katolik kilisesi evrimi kabul etti ve İncil’deki hikayelerin ders vermek için sembolik olarak yazıldığını belirtti.Demek ki hem Tanrı’ya hem Evrim’e inanılabiliyormuş.Gerçi evrimi reddetmek /teoriyi değil evrimi varlığını) yerçekimini reddetmek gibi olsa da sizin görüşünüzdür.Bence yine de yavaş yavaş fikrinizi değiştirmeye başlayın bilim Kutsallara bağlı kalan 7000 yıl önce Dünya yaratıldı diyen görüşleri hiç önemsemedi beni veya sizi önemseyeceğini sanmıyorum.Sevgiler.

    #37180
    Anonim
    Pasif

    Sayın Meraklı123,

    Biz de anlatamıyoruz galiba. ‘Evrim Teorisini’ değiştirilemez ‘Kutsal Kelâm’ olarak kabul eden sensin. Bizleri suçladığın şeyi, sen yapıyorsun. “Bakın bir kere” diyorsun; “Evrim teorisi bir gerçektir” diyorsun. “Ha şimdi bu noktanın kabulünden sonra, gelin tartışalım” diyorsun. Bu çok yanlış bir bilgelik. Lütfen, azacık olsun İngilizce biliyorsan, veya İngilizce bilen birini biliyorsan, bu aşağıdaki videoyu, onunla izle. Richard Dawkins ile John Lennox (dünyanın en saygın üniversitelerinden Oxford profesörü). Lennox onu yerden yere vurdu. Senin kahramanın rezil kepaze oldu ve bir kere daha ‘Debate’ (tartışma) yapmayacağını açıkladı. Kim kafasını kuma gömmüş? Biz mi? Sen mi?

    http://vimeo.com/9545016

    Tevratı, Zebur’u, İncil’i bir tarafa bıraksan bile; sadece arkeolojik incelemelerdeki kanıtlar, tüm canlıların bir anda var olduğunu ispatlıyor. ‘Evrim mi?’ yoksa ‘Tanrı yarattı mı?’ düşüncelerinin ispatı çok kolay. Evrim doğru ise, bugünkü okullarda öğretilen, ansiklopedilerde ve bilim magazinlerde yer alan saçmalıkların, belgesi olması gerekiyor. O belge nedir? Stratalar. Yer katmanları. En alt tabaka, 500 milyon yıl önce, sonra 300 milyon, sonra 60 milyon vs. ve bu tabakaların en altında, basit hayat (mikro-organizmalar, amibalar vs), daha üstteki katmanda daha komplex gelişmiş yaşam türleri, bir sonrakinde daha daha de gelişmişler, tüylüler, memeliler vs. Resmin bu olması lazım, eğer evrim teorisi doğru ise. Ama Hıristiyan bilim adamları “Hodri-meydan” diyor. “Bana dünyada, bir tek yerde bunu gösteremezsiniz” diyor. Yani sözde ‘Bilim’ kitapları, çocukken okuduğumuz ansiklopediler, çizilmiş resimler, hepsi hepsi yalan. Dünyada bunu kanıtlayan bir tek yer bulunmamıştır.

    Eğer, ‘Tanrı Yarattı’ doğru ise, bütün yaşam türleri, en basitinden en karmaşasına kadar, her zaman birlikte bulunmalıdır. Ama işte bütün kalıntılar, bunun doğru olduğunu ispatlamaktadır. Ama “Arıyoruz, bulacağız” diyor yüreği Tanrı’dan uzak olan bilim adamları. Yaşamın her türünün ayni anda var olmuşluğunun ispatı, yer çekimi kadar kolay ve yaygın iken; işlerine gelmediğini hala “ispatını bulamadık diye, ‘Tanrı Yarattı’yı da kabul edecek değiliz” diyorlar. Ve Evrim Teorisi ‘delik-deşik’, hep ‘Missing-Link’lerle dolu. Geyik ile Zürafa arasındaki missing-link’i daha arıyorlar. Birgün bulacaklarmış diye, kitaplarımızda hakikatmiş gibi gösteriyorlar.

    Dawkins bir bilim adamı mı? Ama Lennox da öyle. Dawkins’in tüm bildiklerini biliyor ama imanını (ateist evrimci) paylaşmıyor. “Sorun bilimin hakikatlerinde değil, senin ateist ve Tanrı düşmanı gözlüklerinde” diyor Dawkinse.

    Amerika’daki Creation Research İnstitute’un (Yaratılış Araştırma Enstitüsü) 1300’den fazla, en az 2 üniversite diplomalı, professör bilim adamı üyeleri vardır. Bu adamlar karşılarında tartışacak kimseyi bulamıyorlar. Hiçbiri de, Evrim Teorisine inanmıyor. Bunu gülünç ve çaresizlik ve de saf-kan Tanrı düşmanlığı olarak görüyorlar. Kim kafasını kuma gömüyor sayın meraklı? Kim aldatılıyor?

    Dünyanın yaşı konusunda yapılan sahteliklerden mi bahsetsem, Karbon, Nitrojen Dating ile yapılan sonsuz sayıdaki tarihleme hatalarından mı? Arizonadaki Dinazor ve insan ayak izlerinin birlikte var oluşundan mı, yoksa Eyüp’ün kitabında bahsedilen dinazorlardan mı?(hani insanlardan çok önce yok olmuşlardı?)

    “Evrim Teorisi hakikattir” veya “Bilim kanıtlamıştır” demek çok, çook , çoook yanlıştır. Neredeyse bütün saygın bilim adamları, tarih boyunca Hıristiyanlar olmuşlardır. Hıristiyan inancı, hakiki bilimin hep yanında olmuştur. Bazı Papa’ların cehaleti yüzünden yaptıkları, İncil’i bağlamaz. Hiçbir ‘Hakikî Bilim’ de Kutsal Kitap’a karşı olmamıştır.

    Saygılar.

    #37190
    Anonim
    Pasif

    Birinin bir zamanlar dediği gibi: “Ben hiçbir zaman bir matbaanın patladığını ve bunun sonucunda sözlüklerin ortaya çıktığını görmedim.” Evrim teorisi de bunun gibidir. Yani bir tesadüfe olan imandır, akıl işi değildir.

    Katolik kilisesine gelince, onlar hakkında pek yorum yapmayacağım. Yani Kur’anı öpüp başına koyan bir adam Hristiyan lideri olarak kabul ediliyorsa (bir kaç yıl bundan önce Papa Kur’anı öpüp başına koymuştu, resmi bile var), o “kilisenin” doğru olduğunu da kabul etmek çok zor bence.

    Lennox, Craig ve diğer Hristiyan felsefeciler ve bilimle yakında ilişkili kişiler, evrim teorisinin ne kadar yanlış olduğunu göstermişlerdir. Dawkins gibi kişiler (bu yargı değildir, eleştiridir), Tanrı’dan nefret eden kişilerdir. Konuşmalarından bile bu yansıyor. Bence evrimle değil, gerçeklere bakarak, Tanrı’nın yarattığı mükemmel şeylere bakarak O’nu yüceltmemiz gerek.

    Sevgiler.

    #37191
    Anonim
    Pasif

    Söyleyecek birşey kalmadı dünyanın yaşı konusunda şüpheleri olan bir inançlıya hiçbirşey anlatamazsınız.Dawkins’in inanmadığı Tanrı’dan nefret ettiğine inananlara peki öyledir dersiniz ancak inanmadığı şeyden nefret ediyormuş Dawkins ,çok ilginç.

    Siz bana evrimi reddeden hakemlerle hazırlanmış ünlü bir bilim dergisinden bir haber getirin. Nature gibi bir dergi olsun.Üzgünüm bilim adamları her zaman dinin baskısı altında oldular.Dawkins Tanrı’ya düşmanım derken bu baskıyı yapanları kastetmiştir.Bugün evrimi reddeden bir tane saygın üniversite bulamazsınız.Dünyanın yaşını 7000 veya 6000 yıl olduğunu savunuyorsun KUTSAL YOL, ne diyebilirim ki konuşan yılanın Havva’yı kandırması kadar çok mantıklı bir olayı savunmuyoruz işinde saygı görmüş Dawkins’i savunuyoruz.biz çok önyargılıyız gerçekten.En iyisi konuşan yılanlara inanmaya devam edelim ve kulaklaramızı tıkıyalım.Sevgiler.

    #37192
    Anonim
    Pasif

    Çok haklısın sayın meraklı. Senin burda söylediğinin aynisini Lennox, Dawkins’e söyledi: “Nasıl olur da, ‘yoktur’ dediğin bu Tanrı’dan, bu kadar çok nefret ediyorsun?” dedi. Dawkins bunu da yanıtlayamadı. Lennox, Dawkins’den daha az meşhur değildir.

    Dinî baskılardan bahsediyorsunuz. Bunun tam tersi doğrudur. ‘Evrim Teorisi’ne onay vermiyen hiçbir bilim adamı, dünyanın en tanınmış derneklerine, organizasyonlarına ve enstitülerine üye olamıyorlar. Bu bilim adamlarının dışlanması, üniversitelere sokulmaması, kitaplarının, keşiflerinin, öneri ve teorilerinin yayınlanaması; her alandaki diğer bütün Hıristiyanlara çektirilen cefalardan farklı değildir. Nice doktor ve profesörler, sırf evrim teorini destekleyici hiçbir veri göremedikleri için dışlanmış, işsiz ve aşsız bırakılmıştır. Tabii siz bunları okumuyorsunuz. Evet, 21. yüzyılda da Hıristiyanlar, aslanlara atılıyor.

    Dünyanın yaşı ile ilgili tartışmaları da izlemiyorsunuz galiba. ‘Young Earth’ (genç dünya) inancı konusunda, dünyanın ‘çok ani’ soğuduğunu, milyonlarca yıl almadığını, verileri ile ispatlanmıştır. Bu konuda, daha sonra bazı videolar paylaşacağım.

    İblis’in, ‘konuşan yılan’ konusu, ‘ruhsal iletişim’in ne olduğunu bilmeyen birilerine izah etmek çok zordur. Ne de bir çiçeğin veya bir kelebeğin güzelliğini, öten bir kuşun ruha verdiği huzur ve tatlılığı ‘Bilimsel Olarak’ ispatlayabilirsin. Bazı insanlar, tamamen materialistik bir dünyada,bu değerlerden yoksun yaşıyorlar.

    #37193
    Anonim
    Pasif

    Şu video, seçebileceğim yüzlercenin arasından sadece bir tanesi. Çok ilginçtir, sadece birkaç yıl önce meydana gelen volkanik patlamalar neticesinde oluşan kayaların bile yaşının yüzbinlerce, hatta milyonlarca yıl önce oluştuğunu gösterdi bugün bu ‘güvenilir’ denilen değişik tarih hesaplama yöntemleri. (Not: Dinazorlar hakkındaki bilgi de sizi şaşırtabilir).

    http://www.youtube.com/watch?v=vFABRB5h0Cc&feature=relmfu

    #37194
    Anonim
    Pasif

    KUTSAL YOL senin videondaki itirazlar üzerien bir video var hem de Türkçe altyazılı.

    http://www.youtube.com/watch?v=j_jRyhDNpts

    Bir kere tarihleme yöntemi yanlış olsa dahi milyonlarca yıl gidiyor yani 7000 yıl olması imkansız.Old Earth Creationlar bu konuda haklılar.

    #37195
    Anonim
    Pasif

    Sevgili meraklı. Burda söylediğin de aynen daha önce bazı ateist bilim adamları tarafından söylendi. Yani, “Tarihleme metodları tamamen yanlış olsa bile, en olumlu yönden bakıldığında bile, dünyanın yaşı 6000’den fazladır”. Yani: “Ben tamamen haklı olmayabilirim, ama sen de değilsin” gibisinden. Ama bunu kabul etmekle, evrim teorisi yok oluyor, çünkü 100,000 sene evrime yetmez. Bilim adamları, tek bir hücrenin tamamen kazara oluşmasının olasılığını 10 üzeri 203’de 1 olarak veriyor. Yani 10x10x10….(203 defa). Bu çok korkunç bir rakamdır. Yine ateist bilim adamlarına göre, dünya 4.6 milyar sene önce oluşmaya başladı (yaşam değil, dünya). Milyarın sadece 9 sıfırı vardır. Halbuki olasılık rakamında 203 tane sıfır vardır. Bu ne demektir biliyor musun. Ben 4.6 milyar sene yaşasam ve her gün 24 saat kumar oynasam, her oyunu kazanacağıma inanmaktır. Bunun doğru olabileceğine, hatta 4.6 milyar sene değil de 4.6 saat bile olabileceğine kimse inanmıyor. Bir maymuna, bir daktilo verip, 4.6 milyar yıl tuşlarına vurdurursan, kazara “İnce Memet” romanı çıkar mı? Bir maymuna değil de 4.6 milyar maymuna, 4.6 milyar yıl bunu yaptırsan bile, bu imkansızdır.

    Senin videodaki adamın söylediklerine durup tek tek cevap yazmaya başladım ama vaz geçtim. Çok çoook uzun olacak ve sen dahil, kimse okumayacak. Ama aşağıdaki video, herşeye cevap veriyor zaten. Adamın grafik çiziyor yer katmanları ile ilgili ama her zaman olduğu gibi “Nerede?” sorusuna cevap veremiyor. Dünyada öyle bir yer yoktur. Benim aşağıdaki videoda da aynen öyle diyor. “Tek bir yer gösteremiyorlar” diyor. 10 bin yaşındaki ağacı da farkındaysan hemen geçiştirdi. Biz de ağaç halkalarını biliyoruz. Ama nerede bu 10 bin yaşındaki ağaç? Niye söylemiyor? En yaşlı ağaç, Amerika’da bulundu ve 5600 yaşındadır. Videoyu Türkçeye çeviremediğim için özür dilerim. Ben de 19 yaşında, kendini beğenmiş genç ve gururlu, sınıf birincisi bir ateist iken, “Evrim teorisi yanlıştır. Tanrı’ya düşmanlıktan doğmuştur” diyen bir İngiliz pastöre, kendimi tutamayıp, herkesin önünde kahkahalarla gülmüş, onu adeta ‘gaz kafalılıkla’ suçlamıştım. Halbuki o, Tanrı’ya sevgi ve imanından dolayı, tüm dünyayı karşısına almıştı. Şimdi o adam vefat etti. Tanrı beni affetsin. Bu yüzden sizi de anlıyorum sayın meraklı.

    http://www.youtube.com/watch?v=l1msS71xL00

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 29)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.