• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25235
    Anonim
    Pasif

    BEBEK OLUP SÜT İÇİN

    (1.Petrus 2:2) Yeni doğmuş bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı sözünü özleyin ki, bununla beslenip büyüyerek kurtuluşa erişesiniz.

    Kimse bebek gibi görülmek istemez.
    Hatta küçük çocuklar bile olduklarından daha büyük olduklarında ısrar ederler.
    Bununla birlikte Tanrı’nın yanındaki yerimizi gerçekten anlarsak Petrus’un bize bebek gibi olmayı neden tavsiye ettiğini kolayca görebiliriz.

    Bu karşılaştırmadaki önemli nokta bebeklerin ihtiyaç duydukları süte olan kuvvetli arzularıdır.
    Süt bebeklere güven ve huzur vermektedir. Onu çok istemektedirler.
    Anne ve babaların bebeğin ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar çabuk karşılama istekleri bu yüzdendir.
    Çünkü biliyorlar ki, aç bir bebek sütünü alana kadar ağlamayı bırakmayacaktır.
    Sütümüzü içtikçe büyüyecek, artık sıvı gıda yerine katı gıdalara erişebilecegizdir.

    Petrus, Tanrı Sözü’ne olan arzumuzun, bebeğin süte karşı olan doymak bilmez arzusu gibi olması gerektiğini anlatıyor.
    Tanrı Sözü’nde iyice doyana kadar tadmalıyız.
    Arzu edeceğimiz söz katıksızdır, saftır.
    Eğer Tanrı’nın katıksız Sözü’nün zevkini tadarsak daha fazlasını isteyeceğiz
    Buradaki “katıksız” kelimesi Tanrı Sözü’nün sulandırılmamış, başka bir şeyle karıştırılmamış olduğunu anlatmaktadır.

    Şöyle düşünelim eğer bir bebeğin sütüne acı ya da biberli bir yiyecek katarsan, büyük ihtimalle onu sevmeyecektir.
    Aynı şekilde Tanrı Sözü insanın fikirleriyle ya da felsefesiyle karıştırılmamıştır.
    İnsanların dünya hakkındaki düşündükleri ya da nasıl işlemesi gerektiği hakkında bize bahseden bir kitap değildir.
    Tanrı Sözü bize Tanrı’nın Kral olduğunu ve Krallığının ruhsal olduğunu anlatmaktadır.
    “beden” ile karışmamıştır. (Yuhanna 3:6)

    Bu süte olan arzumuzun amacı;
    Onu içmemiz ve böylece kurtuluş yönünde büyümemiz içindir.
    Mesih’e ilk inandığımızda başladığımız yaşamda
    Her anımızda günahtan uzaklaşarak günahı öldürüyor
    Dogrulukta ise gittikçe büyüyoruz.
    İman yaşamımız birden bire degişmemektedir.
    Aksine zamana ve sürece ihtiyaç vardır, bu degişim için.
    Büyümek yemekle saglanır, beslenebilmemiz gerekmektedir.
    Yiyeceğimiz Tanrı Sözü’ndedir. Sözü anlayarak büyürüz.
    Büyüdükçe Rab’bin egemenligini arzularız.
    Onun boyundurugunu taşırız.
    Katı ve sert gıdalar almaya başlarız.
    Söz’ü anlamakta büyümezsek iman ve itaatte de büyüyemiyeceğiz
    Tanrı’nın amacı bizi gittikçe Oğlu’na benzetmektir.
    O’nın kutsallıgına erişebilmemiz içindir.
    Bu yüzden Tanrı’nın isteği bu katıksız sütten hergün ve düzenli olarak içmemizdir.
    Petrus’a göre gerçekten “Rabbin şevkatini tatmamız”, Tanrı Sözü’ne olan kuvvetli arzumuzu yarattı.
    Aç bir insan yemeğin tadına baktığı zaman daha çok yemek yemeyi isteyecektir.
    Tanrı Sözü’ne olan arzumuz kuvvetli olduğu zaman bizi düzenli bir şekilde Sözü’nden “içmeye” ve “yemeye” götürecektir.
    Tadına baktığımız bu Söz Rabb’in şevkatiyle tatlandırılmıştır.
    Rab’bin Sözü’nden beslendiğimiz sürece O’nun şefkatinden ve lütfundan daha fazla nasipleniriz.
    Büyümek için ihtiyacımız olan şey kesinlikle budur
    O’nun Oğlu gibi düşünüp hareket edebilmemiz için her adımda Tanrı’nın lütfuna ihtiyacımız vardır.
    Bu lütuf Tanrı Sözü aracılığıyla verilir
    Bakın burada tam bir daire çizdik
    Eğer Tanrı’nın şevkatinden tattıysak daha fazlasını arzularız.
    O’nun katıksız sütünü daha fazla arzularsak ondan daha derinden içeriz.
    O’ndan içtikçe Oğlu’nun görünümüne daha fazla dönüştürüleceğiz ve O’nun şefkatine daha fazla susayacağız.
    Tanrı’nın çocuğu bebeğin sütünü arzuladığı gibi Tanrı Söz’ünü arzulayacaktır.

    Susuzluğunuzu kaybettiğinizde mutlaka ama mutlaka Tanrı’ya bu arzuyu size geri vermesi için dua edin.

    Çünkü O’nun isteği budur.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.