• Dieses Thema hat 3 Teilnehmer und 3 Antworten.
Ansicht von 4 Beiträgen - 1 bis 4 (von insgesamt 4)
  • Autor
    Beiträge
  • #27228
    Anonym
    Inaktiv

    İyi günler arkadaşlar. ben de sitenize yeni üye oldum. sözde müslümanım, tabii anne baba müslüman olunca sana da müslüman eteketi veriyorlar sana sorulmadan. dünya inançlarına ilgim var. sitenizi ilginç buldum. bana hitap eden öğretişler var. ama İsa Mesih konusunda öyle anlaşılıyor ki epey bi inceleme yapmam gerek. İncilin İsası çok sıradışı biri. İslamın hz. isasından çok farklı. Neden İsa insan günahının affolması için çarmıha gitmeliydi? Kesilen kurbanlar, bizim iyiliklerimiz yeterli olmuyor mu?

    #35934
    Anonym
    Inaktiv

    Siz aç mısınız? Fiziksel açlıktan söz etmiyorum ama hayatınızda daha fazla bir şeyin hasretini çekiyor musunuz? İçinizin derinliklerinde hiçbir zaman tatmin olmaz görünen bir şey var mı? Eğer öyleyse, yol İsa’dır! İsa, “Yaşam ekmeği Ben’im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz” demiştir (Yuhanna 6:35).

    Kafanız karışmış bir halde misiniz? Hayatta bir yol ya da bir amaç bulamıyor gibi misiniz? Kendinizi birisi ışıkları söndürmüş ve elektrik düğmesini bulamıyor gibi mi hissediyorsunuz? Eğer öyleyse, yol İsa’dır! İsa şöyle bildirmiştir: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur” (Yuhanna 8:12).

    Kendinizi hiç hayatın dışına kilitlenmiş gibi hissediyor musunuz? Birçok kapı deneyip de bunların arkalarındaki şeylerin sadece boş ve anlamsız olduğunu mu gördünüz? Tatmin edici bir yaşama giriş yolunu mu arıyorsunuz? Eğer öyleyse, yol İsa’dır! İsa şöyle bildirmiştir: “Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur” (Yuhanna 10:9).

    Başka insanlar sizi her zaman hayal kırıklığına mı uğratıyor? İlişkileriniz şimdiye kadar sığ ve boş mu oldu? Herkes sizden istifade etmeye çalışıyor gibi mi geliyor? Eğer öyleyse, yol İsa’dır. İsa şöyle demiştir: “Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir. Ben iyi çobanım. Baba beni tanıdığı, ben de Baba’yı tanıdığım gibi, benimkiler de beni tanır” (Yuhanna 10:11, 14).

    Bu yaşamdan sonra ne olacağını merak ediyor musunuz? Yaşamınızı sadece çürüyüp paslanan şeyler için yaşamaktan bıktınız mı? Bazen hayatın anlamı olduğundan kuşku duyduğunuz oluyor mu? Öldükten sonra yaşamak istiyor musunuz? Eğer öyleyse, yol İsa’dır! İsa şöyle bildirmiştir: “Diriliş ve yaşam Ben’im. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek” (Yuhanna 11:25-26).

    Yol nedir? Gerçek nedir? Yaşam nedir? İsa şöyle yanıt vermiştir: “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez” (Yuhanna 14:6).

    Hissettiğiniz açlık, ruhsal açlıktır ve sadece İsa tarafından doyurulabilir. Karanlığı kaldırabilecek olan sadece İsa’dır. Tatmin edici bir yaşamın kapısı İsa’dır. Aradığınız arkadaş ve çoban İsa’dır. İsa, hem bu dünyada, hem de öbür dünyada yaşamdır. Kurtuluşun yolu İsa’dır!

    Kendinizi aç hissetmenizin, kendinizi karanlıkta kaybolmuş hissetmenizin, yaşamda anlam bulamamanızın nedeni Tanrı’dan ayrılmış olmanızdır. Kutsal Kitap bize hepimizin günah işlediğimizi ve bu yüzden de Tanrı’dan ayrılmış olduğumuzu söyler (Vaiz 7:20; Romalılar 3:23). Yüreğinizde hissettiğiniz boşluk, hayatınızda eksik olan Tanrı içindir. Bizler Tanrı’yla bir ilişki içinde olmak üzere yaratıldık. Günahımızdan ötürü, bu ilişkiden ayrıldık. Daha da kötüsü, günahımız hem bu, hem de gelecek olan yaşamda olmak üzere bütün sonsuzluk boyunca bizim Tanrı’dan ayrılmamıza neden olacaktır (Romalılar 6:23; Yuhanna 3:36).

    Bu sorun nasıl çözülebilir? Yol İsa’dır! İsa bizim günahımızı Kendi üzerine almıştır (2 Korintliler 5:21). İsa bizim hak ettiğimiz cezayı Kendi üzerine alarak bizim yerimize ölmüştür (Romalılar 5:8). Üç gün sonra, İsa ölümden dirilerek günah ve ölüm üzerindeki zaferini kanıtlamıştır (Romalılar 6:4-5). İsa bunu neden mi yapmıştır? İsa bu soruyu Kendisi yanıtlamıştır: “Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur” (Yuhanna 15:13). İsa, bizim yaşayabilmemiz için ölmüştür. Eğer biz, İsa’nın ölümünün bizim günahlarımızın bedeli olduğuna güvenerek, İsa’ya iman edersek, bütün günahlarımız bağışlanır ve temizlenir. Bundan sonra ruhsal açlığımız ortadan kalkar. Işıklar yanar. Tatmin edici bir hayata erişebiliriz. Gerçek en iyi arkadaşımızı ve iyi çobanımızı tanırız. Öldükten sonra yaşama, İsa’yla geçecek sonsuzluk için cennette diriltilmiş bir yaşama sahip olacağımızı biliriz!

    “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:16).

    #35936
    Anonym
    Inaktiv

    Kutsal Yasa, „Göze göz, dişe diş ve cana can“ diyor. Yasa adildir ve tatmin olmalıdır. Yasa tatmin edilmezse, yapılan işler ve verilen aflar da adil değildir. Bir yargıcın, suç işlemiş kendi evlâdını affetmesi gibi olur ki; Yüce Tanrı bunu asla yapmaz, yapamaz. Yoksa O’nun da Şeytan’dan pek farkı olmaz.

    Yasa tatmin edilmeli demiştik. Ben de herkes gibi günah işledim ve Ebedî Ölüme (cehenneme) mahkum edildim. Bir adamın ineğini öldürmüş olsam, onun yerine başka bir inek verecektim. Yasa bunu emrediyor. Onun yerine bir keçi veya bir tavuk veremezdim. Eşit olmalı. Zararı karşılamalı.

    İşte bu yüzden de, insan canı için, insan canı gerekiyor. Kuzuların, koçların kanı insanları affetiremiyor. Sadece geçici olarak, günahları örtüyor. Ama affettiremiyor. Öyle olsa, zenginler (Sakıp Sabancı, Vehbi Koç gibileri) her gün istediği günahı işler; gün sonunda ise yüzlerce kurban keser, bu iş kapanır, biterdi. Tanrı bunu kabul edemez. Tevrattaki kurbanlar, gelecekte olacağın bir gölgesi idi. Bilhassa Tanrı’nın İbrahim’e (oğlunu kurban etmek üzereyken) „Dur ey İbrahim! İnsanoğlunun günahlarını alacak olan kuzuyu Tanrı’nın kendisi tedarik edecek“ anlamında söylediği sözler, İsa Mesih’e işaret ediyordu.

    Sorun şurda idi: ‚İnsan canı için, insan canı‘ ise Yasa; benim için kim ölebilirdi? Bu herhangi bir insan olamazdı. Günahkâr biri olamazdı. Çünkü onlar da zaten kendi günahları için öleceklerdi. Peki, günahsız birini nerede bulabilirdim? Çünkü Kutsal Kitap’ta Rab „Herkes günah işledi“ diyor. „Doğru olan tek kişi bile yok“ diyor. O zaman benim için kim ölecekti? Bana bu kurtuluşu kim sağlayabilirdi? İşte bu yüzden Rab, beden aldı. İnsan gibi oldu, aramızda yaşadı ve hiç günah işlemeyip, ‚İnsanların günahları için kurban edilmeye‘ yani ‚Yasa’yı tatmin etmeye‘ layık görüldü. ‚Cana can‘ tatmin olduktan sonradır ki, O’na inanan herkesin günahları affedilebiliniyor. Bunun haricinde Tanrı, başka hiçbir ‚Kurtuluş Planı‘ sunmamıştır. Ta baştan beri vaad edilen tek kurtuluş planı budur.

    Rab seni bereketlesin ve aydınlatsın. Rab’bi aramakla en doğru şeyi yapıyorsun kardeşim. Foruma da, aramıza da hoş geldin.

    #35938
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili arkadaşlar, fırsat buldukça foruma gelmek ve degerli yazılarınızı okumak istiyorum. Okumayı, öğrenmeyi çok seviyorum. insan öğrenmek için okumalı ve bilmediklerini tarafsız olarak araştırmalıdır diyorum.

    İnsanın kendi çabasıyla veya kurban sunularıyla günahlarının aflıgına kavuşup kavuşmaması konusunda yaptıgınız açıklama aklıma çok yattı. Evet, eger kurbanlarla bagışlansaydık o zaman zenginler sıradan fakir insanlar karşısında daha şanslı ve ayrıcalıklı olurlardı. Bu durumda Tanrının adaleti nerede diye sorardık. Tanrı insanlar arasında hiçbir ayrım yapmaz ve yapmamalıdır.

    sevgiyle kalın

Ansicht von 4 Beiträgen - 1 bis 4 (von insgesamt 4)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.