• Dieses Thema hat 3 Teilnehmer und 7 Antworten.
Ansicht von 8 Beiträgen - 1 bis 8 (von insgesamt 8)
  • Autor
    Beiträge
  • #27199
    Anonym
    Inaktiv

    Merhabalar?

    1-Araf nedir?

    2-Arafta kimler kalacak?

    3-Arafta kalanlar sonra cennete girecek mi?

    #35860
    Anonym
    Inaktiv
    B_Yılmaz;20154 wrote:
    Merhabalar?

    1-Araf nedir?

    2-Arafta kimler kalacak?

    3-Arafta kalanlar sonra cennete girecek mi?

    Öncelikle Araf diye birsey Kutsal Kitap’ta yoktur.Araf ögretisi Katolik Kilisesi’nin icat ettigi ve inananlarinin kabul ettigi bir ögretidir.Yanlis bir ögretidir.Kutsal Kitab’a ters düsen bir ögretidir.Buna göre günahi olanlar Araf denilen bir yerde toplanacaklar ve bunlarin ruhlari bir atesten gecerek tekrar kurtulabileceklerdir.Orta Cagda Roma Katolik Kilisesi bu yolla cok para toplamislardir.Oraya düsen yakinlari icin dua edip onlarin kurtulusunu temin etmek icin halki adeta soymuslardir.

    Arafta kalanlarin sonradan Cennete gitmesine Katolik ögretisine göre yol acilmistir.Oysaki bu da Kutsal Kitab’in ögretisine uygun degildir.Ibrahim’le Lazar örneginde oldugu gibi: Üstelik, aramiza öyle bir ucurum kondu ki, ne buradan size gelmek isteyenler gelebilir,ne de oradan kimse bize gelebilir.(Luka 16,26) denilerek Cennet ve Cehennem arasinda ara bir yolun olmadigi acikca ortaya konulmustur.

    Sevgiler

    #35861
    Anonym
    Inaktiv

    Bu dünyada Hıristiyan olup herhangi bir günahından tövbe etmemiş olanların son defa mutlaka bir arınmadan geçmesi mantıklı aslında.

    #35862
    Anonym
    Inaktiv
    B_Yılmaz;20160 wrote:
    Bu dünyada Hıristiyan olup herhangi bir günahından tövbe etmemiş olanların son defa mutlaka bir arınmadan geçmesi mantıklı aslında.

    Bu dünyada gercekten hristiyan olupta herhangi bir günahindan tövbe etmemis bir hristiyan YOKTUR.Tanri’miz o kisiye bu firsati vermektedir.Tanri Adami Davut’u düsünün.Davut Bat Seva olayinda günah isledi ve bu günahi ona Natan Peygamber tarafindan gösterildi ve Davut hatasini anlayip tövbe etti.Ve böylece 51.Mezmuru yazdi.Okuyun cok sevdigim bir mezmurdur.

    Sevgiler…

    #35871
    Anonym
    Inaktiv
    B_Yılmaz;20160 wrote:
    Bu dünyada Hıristiyan olup herhangi bir günahından tövbe etmemiş olanların son defa mutlaka bir arınmadan geçmesi mantıklı aslında.

    Sevgili B_Yılmaz,
    Günahlarından tövbe etmemiş bir hristiyan zaten gerçek bir hristiyan değildir, sadece ismen hristiyandır. İsmen hristiyanların, hristiyan olmayan diğer insanlardan hiçbir farkları yoktur. Hepsi günahlıdırlar ve Tanrı’nın yargısıyla karşı karşıyadırlar. Onlar da bu dünyadayken günahlı yollarından dönerek tövbe etmezler ve İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcıları olarak yaşamlarına almazlarsa, yargı gününde Tanrı’nın huzuruna çıktıklarında aklanmayacaklar ve sonsuz cehennem yargısıyla yargılanacaklardır. Öldükten sonra, ne hocaların ve papazların, ruhları için ettikleri dualar, ne de verilen yemekler, onların kurtulmalarını sağlayacaktır.

    Hele Araf, yani cennete gitmeden önce son arınmayla ilgili bir öğreti Kutsal Kitap’ın hiç bir yerinde bulunmamaktadır. Bu tür aldatmacalar, insanı bu dünyadayken tövbe ederek kurtulmaktan alıkoyar ve sonsuz cehenneme gitmesine neden olur. Ölen kişi ya cennete gider, ya da cehenneme. İSA, çarmıhta yanındaki suçluyu affettiğinde ona şöyle demiştir:

    ‚Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın‘ (Luka 23:43).

    Eğer insanların öldükten sonra kurtulma şansları olmuş olsaydı Mesih’in dünyamıza gelmesine, dünyanın günahlarını kaldırmak için korkunç acılar çekerek çarmıh ölümüne gitmesine gerek kalır mıydı?

    İsa Mesih günahlı insanı kesin bir dille uyararak şöyle söylemektedir:

    ‚Eğer tövbe etmezseniz günahlarınız içinde ölürsünüz!‘

    Sevgilerimle

    #35904
    Anonym
    Inaktiv

    Bu görüşünüze katılmıyorum çünkü insanoğlu hatalı varlıklardır. Hatasız kul olmaz derler. Hatamız günahımız var diye sonsuz cehennemde olacaksak bu Tanrı zalim bir Tanrı durumuna düşmüş olur.

    Birde sizin bu görüşünüzün hatalı olmasının bir nedenide, bir insan bütün günahlarını aklında tutamaz. Bazılarını unutur. Unuttuğu günahlardan tövbe edemez dolayısıyla, çünkü hatırlamıyor. Bu durumda cehennememi gidecek.

    Bence Arafı kabul eden Hıristiyan mezhepleri haklıdır diye düşünüyorum. Hıristiyanlık sadece protestanlıktan ibaret değildir.

    #35898
    Anonym
    Inaktiv
    B_Yılmaz;20206 wrote:
    Bu görüşünüze katılmıyorum çünkü insanoğlu hatalı varlıklardır. Hatasız kul olmaz derler. Hatamız günahımız var diye sonsuz cehennemde olacaksak bu Tanrı zalim bir Tanrı durumuna düşmüş olur.

    Birde sizin bu görüşünüzün hatalı olmasının bir nedenide, bir insan bütün günahlarını aklında tutamaz. Bazılarını unutur. Unuttuğu günahlardan tövbe edemez dolayısıyla, çünkü hatırlamıyor. Bu durumda cehennememi gidecek.

    Bence Arafı kabul eden Hıristiyan mezhepleri haklıdır diye düşünüyorum. Hıristiyanlık sadece protestanlıktan ibaret değildir.


    Sevgili B_Yilmaz
    Hem arastiriyorum diyorsunuz hem de daha yolun basindayken bencelerle yorum yapiyorsunuz. Kutsal Kitab’i iyice okuyup anlamadan, hristiyanliktaki mezheplerin ögrtetilerini dogru dürüst okuyup tartmadan ve Kutsal Kitap’la karsilastirmadan hristiyanlik protestanliktan ibaret degildir(!!) deyip kestirip atmak arastirmaci kimligine yakismayan bir davranistir.Daha günah olayini bile kavramamissiniz..Hristiyanlikta insanlarin isledigi günahlarla sevaplar tartiya konmayacaktir.Islam’da ögretildigi gibi sevaplar agir basarsa kisi kurtulacaktir ögretisi bizde yoktur.Bir kisi tövbe edip Tari’ya tüm yüregiyle bagislanma dilerse o kisinin hatirladigi ve hatirlamadigi tüm günahlari silinir.Kisi yasadigi sürece Tanri’ya tüm günahlarini bagislatma imkanina sahiptir.Tanri’da o kisiyi eger tüm yüregiyle pismanlik duyup kendisine yönelmisse affetmeye hazirdir.Bakiniz Petrus Isa Mesih’e gelip „kardesim bana karsi kac kez günah islerse bagislamaliyim 7 kez mi?“dediginde Isa Mesih’in cevabi 7 kez degil 7o kere 7 kez derim sana diyerek bagislamanin sınırlı olmayacagını göstermis oldu.Onun icin bu dünyada firsatlarimiz cokca varken günahlarimizi insanlar ve Tanri önünde bagışlatmayıp Araf’a(!!) bırakmak Tanrı’nın istediği bir davranış şekli değildir.
    Size esenlik olsun sayin B_Yilmaz

    #35909
    Anonym
    Inaktiv
    Quote:
    Bu görüşünüze katılmıyorum çünkü insanoğlu hatalı varlıklardır. Hatasız kul olmaz derler. Hatamız günahımız var diye sonsuz cehennemde olacaksak bu Tanrı zalim bir Tanrı durumuna düşmüş olur.

    Birde sizin bu görüşünüzün hatalı olmasının bir nedenide, bir insan bütün günahlarını aklında tutamaz. Bazılarını unutur. Unuttuğu günahlardan tövbe edemez dolayısıyla, çünkü hatırlamıyor. Bu durumda cehennememi gidecek.

    Bence Arafı kabul eden Hıristiyan mezhepleri haklıdır diye düşünüyorum. Hıristiyanlık sadece protestanlıktan ibaret değildir.

    Sevgili Yılmaz kardeşim,
    İsa Mesih’i yaşamımıza Rab ve Kurtarıcı olarak aldıktan ve tövbe ettikten sonra kurtuluyoruz, adımız Yaşam Kitabı’na yazılıyor. Ama bu, bizim yüzde yüz melek gibi olacağımız anlamına gelmiyor. Tabii ki bizler zayıflıkları olan birer insanız. Hiç birimiz günahsız değiliz, ama İsa Mesih bizim geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki günahlarımızın bedelini çarmıhta kanını akıtarak ödemiştir. O zaman günah işlemeye devam mı edelim? HAYIR! Ama ayartılıp günaha düştüğümüzde Tanrı’nın önünde tekrar tekrar tövbe etmeli, O’ndan af dilemeliyiz. Pişmanlık duymak ve tövbe etmek çok önemlidir.

    Bedendeki anne ve babaları düşünün! Örneğin benim çocuğum itaatsizlik ederek beni üzdüğünde, yani günah işlediğinde ve gerçekten pişmanlık duyarak bana gelip özür dilediğinde onu bağışlarım, kucaklar bağrıma basarım. Sevginin özü olan Tanrı bizleri bedensel anne ve babalarımızın sevdiğinden cok daha fazla sevmektedir. O bizleri cehennemde yakıp acı çektirmek istemez kesinlikle. Sürekli günahımızı farkeder etmez tövbe ederek günahlarımızdan dönmeli, İsa Mesih’in çarmıhta dökmüş olduğu o kutsal kanıyla bizleri temizlemesini istemeliyiz.

    Iman etmeden önceki günahlarımızı aklımızda tutamamış olabiliriz, ama tövbe edince Rabbimiz tüm günahlarımızı bir daha anmamak üzere affeder. İman yaşamımızda günaha düşer düşmez tövbe edersek sorun olmaz. Bazı günahlarımızı hemen hatırlayamıyabiliriz, fakat Kutsal Ruh bize zamanı gelince herşeyi hatırlatır. Günahlarımızı bizlere göstermesi için Kutsal Ruh’a dua edip sorarsak, o bize her şeyi hatırlatacaktır.

    Quote:
    Bence Arafı kabul eden Hıristiyan mezhepleri haklıdır diye düşünüyorum. Hıristiyanlık sadece protestanlıktan ibaret değildir.

    Mezhepleri, dinleri Tanrı yaratmamıştır. Kutsal Kitap’ta bulunmayan bir öğretiş benim için geçersizdir, anlamsızdır, Tanrı’dan değildir. Tanrı’nın Sözleri’nden çıkarmak ya da O’na başka şeyler eklemek Tanrı’nın nefret ettiği ve lanetlediği bir şeydir. A’raf öğretişi de Kutsal Kitap’ta olmayan öğretidir. İsa Mesih bizleri bu konuda çok açık bir şekilde uyarmaktadır:

    ‚Bu kıtaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Her kim bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu Kitap’ta yazılı belaları ona katacaktır. Her kim bu Peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal Kent’ten ona düşen payı çıkaracaktır‘ (Esinleme 22:18-19).

    İnsan, Rab’bin bu uyarısını gözardı ederse, sonuçlarına çok acı bir şekilde katlanmak zorunda kalacaktır. Tanrı, söylediği sözün her zaman arkasındadır, dediğini yapar. Ama itaatli olur söz dinlersek, yine aynı Tanrı, bizlere vaat ettiği bereketleri üzerimize dökmek için sözünü tutar.

    Sevgili B_Yılmaz, sana önerim, Kutsal Kitap’ı dua ederek araştırmandır. Yüreğini Rab’be aç, O’nu yaşamına çağır, Sözleri’ni ve gerçeklerini sana açıklması için samimi bir şekilde O’na sor! O sana gerçeklerini açıklamakta gecikmeyecektir.

    Sevgilerimle

Ansicht von 8 Beiträgen - 1 bis 8 (von insgesamt 8)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.