• Dieses Thema hat 1 Teilnehmer und 0 Antworten.
Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Autor
    Beiträge
  • #25979
    klaus
    Verwalter

    AMOS

    Ben eski ahiti seviyorum. Çünkü okudukça Tanrımı daha iyi tanıyorum. Hem gazabını hem sonsuz sevgisi ve merhametini görüyorum. Bakın uluslara kızgınlıkla onca şey söyledikten sonra , gene de sonsuz sevgisi ile bir şans daha veriyor, bir umut vaad ediyor.
    Beni Amos çok etkiledi. Ve sizinle paylaşmak istedim.

    Amos; Yahuda kralı Uzziya ve İsrail kralı Yarovam zamanında
    ( M.Ö.793-753 ) zamanında Yahudada oturan koyun yetiştiren bir çifçidir.Yeruşalim’in güneyinde bulunan Tekoa isimli bir kasabada doğar fakat İsrail’e gidip peygamberlik etmeye çağrılır. Amos İsrail ile görümler görmeye başlar. Fakat Tanrı onu kimlere gönderecekti? Ne hakkında vaaz verecekti?

    Bu bölümde Tanrının tüm günahkar uluslara seslendiği ve çağrı yaptığı dikkatimi çekti. Zira başta İsrail olmak üzere uluslar günah içinde yaşıyorlardı. İsrailde ise halkın bir kısmı Tanrıya bir kısmı Baal’a tapmaya devam emekteydi. Peki Tanrıyı kızdıran bu uluslar kimdi ? Aslında Amos 1. ve 2. bölümlerde anlatılır.

    Gazze, Filistin ; Acımasız bir köle ticareti vardı.

    Sur ; aralarındaki dostluk anlaşmasını bozmuştu.

    Edom ; Dostluk anlaşmasını bozmuştu.

    Ammon ; Daha çok toprak almak için iğrenç şeyler yapmıştı.

    Moav ; edom kralının cesedine saygısızlık yapmışlardı.

    Fakat Amos bir çobandır ve kendini hiç bir zaman peygamber olarak nitelendirmez. Şöyle der;

    7: 14 Amos, „Ben ne peygamberdim ne de peygamber oğluydum“ diye karşılık verdi, „Yalnızca sığır yetiştirirdim. Yabanıl incir ağaçlarına bakardım.

    7: 15 RAB beni sürünün ardından aldı, `Git, halkım İsrail ‚e peygamberlik et‘ dedi.

    7: 16 Şimdi kulak ver RAB’bin sözlerine…..

    Amos daha önce peygamber olan kişileri biliyordu. Kimisi bir makam sahibiydi kimisi Leviliydi. Bu yüzden kendisinin seçilmiş olmasını alçakgönüllülükle kabul eder hatta şaşırır. Çünkü kendisi Yahudiyeden geliyordu !

    Peki Amos ne hakkında konuştu ? Adalet ve Doğruluk !
    Halk kendi kafasına göre yaşıyordu. Fakirler eziliyordu. Ama bir yandan da Tanrıya dini törenler yapıyorlardı. Ne ikiyüzlülük değil mi ?

    Şimdi o günkü tabloya tek tek bakalım;

    5: 11 Yoksulu ezdiğiniz,
    Ondan zorla buğday kopardığınız için
    Yaptığınız yontma taş evlerde oturmayacak,
    Diktiğiniz güzel bağların şarabını içmeyeceksiniz.

    5: 12 Çünkü isyanlarınızın çok,
    Günahlarınızın sayısız olduğunu biliyorum,
    Ey doğru kişiye baskı yapan,
    Rüşvet alan,
    Mahkemede mazlumun hakkını yiyenler!

    6: 12 Atlar kaya üzerinde koşar mı?
    Kimse denizde öküzle çift sürer mi?
    Ama siz adaleti zehire,
    Doğruluk meyvesini pelinotuna çevirdiniz

    6: 14 „İşte bu yüzden, ey İsrail halkı,
    Üzerinize bir ulus göndereceğim“
    Diyor Her Şeye Egemen Tanrı RAB,
    „Levo-Hamat’tan Arava Vadisi’ne kadar ezecekler sizi.“

    Sahtekarlara ne demiş ;

    8: 4 Dinleyin bunu, ey yoksulu çiğneyenler,
    Ülkedeki mazlumları yok edenler!

    8: 5 Diyorsunuz ki,
    „Yeni Ay Töreni geçse de tahılımızı satsak,
    Şabat Günü geçse de buğdayımızı satışa çıkarsak.
    Ölçeği küçültüp fiyatı yükseltsek,
    Hileli tartı kullanıp

    8: 6 Yoksulları gümüş,
    Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak.
    Buğday yerine süprüntüsünü satsak.“

    8: 7 Yakup soyunun gurur duyduğu RAB kendi başı üstüne ant içti:
    „Onların yaptıklarının hiçbirini asla unutmayacağım.

    Korkunç değil mi ? Tanrı günlük yaşantımızda olan bitenler için ne düşünüyor sizce ?

    Şimdi de lüks içinde yaşayanlara ne demiş bakalım ;

    6: 4 Ey sizler, fildişi süslü yataklara uzananlar,
    Sedirlere serilenler,
    Seçme kuzular, besili buzağılar yiyenler,

    6: 5 Çenk eşliğinde türkü söyleyenler,
    Davut gibi beste yapanlar,

    6: 6 Tas tas şarap içenler,
    Yağların en güzelini sürünenler,
    Yusuf’un yıkımına kederlenmeyenler!

    6: 7 Bu yüzden şimdi bunlar
    Sürgüne gideceklerin başını çekecekler;
    Sona erecek sedire serilenlerin cümbüşü.

    Dini kendilerine araç eden insanlara da bir çift lafı var ;

    4: 4 „Beytel’e gelip günah işleyin,
    Gilgal’a gelip daha da günah işleyin!
    Her sabah kurbanlarınızı,
    Üç günde bir de ondalıklarınızı getirin.

    4: 5 Şükran sunusu olarak mayalı ekmek yakın,
    Gönülden verdiğiniz sunuları açıklayıp duyurun!
    Çünkü bundan hoşlanıyorsunuz, ey İsrailliler.“
    Egemen RAB böyle diyor.

    Tanrı insanlara hüküm gelmesin diye nasıl da çabalıyor?
    Bu yüzden Amosu kullanıyor ama Amos Tanrının mesajını verdikçe gene de tövbe etmiyorlar. Amos’u okurken görüceksiniz Tanrı sürekli aynı cümleyi söylüyor;
    “ YİNE DE BANA DÖNMEDİNİZ ! “ ( 4: 6, 8, 9, 10, 11 )

    Bu sözleri duymak tabi ki halkın hoşuna gitmiyor !
    Amos red ediliyor dışlanıyor ne yazık ki ;

    7: 12 Bunun üzerine Amatsya Amos’a, „Çek git, ey bilici!“ dedi,
    „Yahuda’ya kaç. Ekmeğini orada kazan. Orada peygamberlik et.

    7: 13 Bir daha Beytel’de peygamberlik etme. Çünkü burası kralın
    kutsal yeri, krallık tapınağıdır.“

    Amos bize görümlerini anlatır. 8. bölümde “ Bir Sepet Meyve “
    ve 7:7 de “ Çekül “ gördüğünü söyler. Rabbin çekülle israil hakını ölçtüğünü görür! Çok etkileyici gerçekten.

    Başta dediğim gibi , Tanrı gene de son bir şans veriyor. Halkını sürgünden getirip vaad edilen topraklara yerleştireceğini söylüyor. Tanrı asla verdiği sözden dönmez.

    9: 14 Sürgün halkım İsrail’i geri getireceğim,
    Yıkık kentleri onarıp orada yaşayacaklar,
    Bağlar dikip şarabını içecekler,
    Bahçeler yapıp meyvesini yiyecekler.

    9: 15 Onları topraklarına dikeceğim,
    Bir daha sökülmeyecekler
    Kendilerine verdiğim topraktan.“
    Tanrınız RAB böyle diyor.

    Ne güzel bir Tanrımız var değil mi? Tanrıda her zaman umudumuz var yeter ki onun evlatları olarak son güne kadar kalalım ve kalabilelim.

    Tanrının doğruluğu ve adaletinde kalmamız dileğiyle…

    Esenlikle kalın..

Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.