ANASAYFA Forum KURTULUŞ (SETERYOLOJİ) Aklanma, Salih Kılınma AKLANMA SALİH KILINMA

  • Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23921
    klaus
    Anahtar yönetici

    Aklanma:

    Tanrı Tarafından Kabul Edilmemizi Sağladı

    Aklanma, Tanrı’nın suçlu durumdaki günahkar kişiyi doğru saydığı, yasanın adil gereklerini yerine getiren yüce bir eylemdir.

    Aklanma Mahkumiyeti Kaldırır

    Aklanma, mahkumiyetin zıttıdır. Bizler günahımız yüzünden Tanrı tarafından yargılandık (Yuhanna 3:1820). Eğer O’nun yargı kürsüsünden önce var olsaydık, Tanrı bizleri suçlu bulacaktı ve bunun sonucunda cehenneme mahkum edecekti. Bu karar, doğru ve yasaya uygun bir karar olacaktı. Aklanmada, Tanrı yargısı bizleri davadan beraat ettirir. Masum olduğumuzu söylemez, çünkü masum değiliz; ama beraat ederiz. Mahkum edilmeyiz, fakat kutsal Tanrı için kabul edilebilir olarak tanımlanırız. Düşüncemizde suçumuzu ve asıl hak ettiğimiz yer olan cehennemi taşırız; bu Tanrı’nın sevgisinin ve lütfunun en büyük ispatı olmalıdır.

    Tanrı bunu nasıl yapabilir? Eğer suçluysak, nasıl bağışlanmış olduğumuzu söyleyebilir? Tanrı yasasının dışına çıkar mı? O günahımıza karşı gözünü kapar mı? Günah hakkında yargı üzerine yaptığı tüm açıklamaları unutur mu? Bunların hiçbirisini yapmaz. O hala kutsal olan Tanrı’dır ve günahı göz ardı edemez. Eğer Tanrı bizleri aklayacaksa, bunu kendi kutsallığından ve adaletinden ödün vermeden yapmalıdır. Tanrı’nın bunu nasıl yaptığı, bizlere Romalılar 3:2126’da anlatılmaktadır. Bu bölüm, Tanrı’nın “bunu, adil kalmak ve İsa'ya iman edeni aklamak için” yaptığını söyleyen kelimelerle sona ermektedir.

    Bize Doğruluk Verir

    Aklanma sadece mahkumiyeti kaldırmaz, aynı zamanda bizlere doğruluk verir; bu doğruluk Tanrı’nın artık bizimle olan ilişkisinin temelini oluşturur. Doğruluk, Romalılar 3:21’in de söylediği gibi “yasadan bağımsızlık”tır; yani Tanrı’nın yasasını yerine getirmek için bir şey yapmamız gerekmediğidir. Bu, Tanrı’nın bizlere vermiş olduğu bir şeydir; Tanrı’dan gelen doğruluktur. Aslında, Mesih’in doğruluğudur. Tanrı bizleri günahsız olan Oğlu’nun doğruluğu ile değerlendirir. Bu, şaşırtıcı bir gerçektir ve Hıristiyan Müjdesinin kalbidir.

    Bizim kendi doğruluğumuz, Tanrı’nın gözünde kirli paçavralar gibidir (Yeşaya 64:6). Eğer Tanrı tarafından kabul edileceksek, bundan daha iyisine ihtiyacımız vardır. Filipililer 3:9’da Pavlus’un “iman sonucu Tanrı'dan gelen doğruluğa” kavuşmak isteyen bir Hıristiyan olmaktan hoşnut olması anlatılır. Yeşaya da yaşadığı aynı sevinci “RAB'de büyük sevinç bulacağım, Tanrım'la yüreğim coşacak. Çünkü çelenkle süslenmiş güvey gibi, takılarını kuşanmış gelin gibi, bana kurtuluş giysisini giydirdi, beni doğruluk kaftanıyla örttü” diyerek ifade etmektedir (Yeşaya 61:10).

    Aklanma Nasıl Gerçekleşir?

    Romalılar 3, bizlere aklanmanın nasıl gerçekleştiğine dair yanıt verir:

    · Bizlere iman yolu ile gelir (ayet 22)

    · Tanrı’nın lütfunun bir ürünüdür (ayet 24)

    · Mesih’in bizler için yaptıklarının bir sonucudur

    O, bizleri kurtarandır (ayet 24)

    O, kanıyla günahlarımızı bağışlatandır (günah sunusu) (ayet 25).

    Oğlu’nu bizim yerimize ölmek üzere göndermekle, Tanrı adaletini ispatlamıştır. Günahlarımız gözden kaçırılmadı. Onlarla, Tanrı’nın her zaman uğraşılması gerektiğini söylediği gibi uğraşıldı. Günahlarımız cezalandırıldı, fakat İsa’nın üzerine yüklenmiş oldukları için ve de onların sorumluluğunu üstlendiği için; bizim cezamızı O çekti. İsa’nın eylemi üzerine, Tanrı suçlu bulunan günahkar insanları akladı. O, Yasa’ya uygun bir şekilde hareket etti; çünkü günahlarımız, O’nun Yasası’nın gerektirdiği şekilde cezalandırıldı.

    Günahlarımız İsa’ya yüklendi, Tanrı İsa’ya aslında bizlere davranması gerektiği biçimde davrandı – İsa ölüme terk edildi ve bizim yerimize öldü. İsa’nın doğruluğu bize yüklendi, bu sayede Tanrı artık bizlere İsa’ya davrandığı gibi davranmaktadır – Bizler Tanrı’nın çocukları olduk ve bizleri Tanrı kurtarılmış halkı olarak sahiplendi.

    Dikkate Değer Bir Alıntı…

    “Bu, doğru kılındığımız anlamına gelmez, tersine Tanrı bizleri doğru olarak dikkate alır ve doğru olacağımızı bildirir. Birçok insana bu çoğunlukla güç gelir. Bilinçli olarak günah işledikleri için, aklanmış bir konumda olamayacaklarını söylerler; fakat bunu söyleyen insanlar, aklanma ile ilgili bu harika ve önemli öğretiyi anlamadıklarını hemen gösterirler. Aslında aklanma bizlerde bir değişiklik yaratmaz; aklanma, Tanrı’nın bizlerle ilgili olarak yaptığı bir bildiridir. Ne yaptığımız ile ilgili bir sonuç değildir, tersine bizim için yapılmış bir şeyin sonucudur. Bizler sadece Tanrı’nın bizleri doğru olarak dikkate aldığı ve doğru olacağımızı bildirdiği düşüncesi ile doğru kılınmış oluruz.”

    D. M. LloydJones

    Bunları Düşünün

    Eğer kurtuluş bizlere bağlı olmayıp Mesih’e iman ile gelen lütuftan kaynaklanıyorsa, Hıristiyan olarak nasıl yaşadığımız önemli midir? Hiç sorun yaratmayacakmış gibi günah işlemeye devam edebilir miyiz? Cevap vermeden önce, Romalılar 3:18’i okuyun.

    Ek Okuma

    #36763
    Anonim
    Pasif

    Baslangıctan bu yana bedenimize islemis gunah tohumuyla asırlar boyunca insanlar Tanrı’ya itaatsizlik edip gunahın kolesi oldular. Tanrı’yı unutup seytanın pesinden kostular. İkiyuzluluk edip hem Tanrı’ya hem Şeytan’a taptılar. Ama Tanrı buna izin vermeyip onları gunah çukurundan kurtarmak, kendisiyle barıstırmak ve sonsuz yasam armaganını vermek icin biricik oğlunu verdi (Yuhanna 3:16).

    Tüm bunlar gunahın ne oldugu bilinsin ve Tanrı’nın degeri anlasılsın diye oldu. Cunku Tanrı dogdugumuzdan bugune bize tanıtılandan cok farklı, bizi cezalandırmak icin fırsat kollayan, bizi yargılamak icin bekleyen bir Tanrı degil! O bize sonsuz sevgi vermek, dunyada oldugumuz surece iyi isler yapmamız icin bizicesaretlendirmek, varlıgımızın, bedenimizin, ruhumuzun ne kadar değerli oldugunu bize gostermek icin bekliyor.

    ‘Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih’le birlikte çarmıha gerildiğini biliriz’ (Romalılar 6:6).

    Tanrı’yla barışmadan,Tanrı’nın gercekte kim oldugunu bilmeden, benliğimizle yaptıgımız isler ve gunahlara bakın…Bize dogru olarak ogretilen ama Tanrı’nın isteginden cok uzak işler.Tüm bunları görebilmenin tek yolu Tanrı’nın bize verdigi aklı kullanarak gerceğin ruhuna sahip olmak.

    Ayette dedigi gibi,Tanrı’yla barışmak ve gunahlı ruhu oldurebılmek icin Mesih’in bizim gunahlarımız ugruna carmıhta öldügüne ve 3. gun dirildigine iman etmek gerekiyor. İstediginiz kadar ansiklopedi okuyun, yıllarca arastırma yapıp kendinizi ikna etmeye calısın, imkansız olacaktır. Siz sadece agzınızla ve aklınızla degil, yureginizle arayın bulacaksınız ve eski yaradılışınızın, yani benliginizin, gunaha kölelik eden ruhunuzun Mesih’le birlikte çarmıha gerildigine emin olacaksınız.

    İste o zaman : Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı cocukları olma hakkını veriyor Rabbimiz İsa Mesih (Yuhanna 1:12)
    .
    Bu armagan bizim yaptıgımız iyi islerden dolayı bize verilmis degil, imanımız sonucu aklanmamızdır. Tanrı’nın Ruhuna sahip oldugumuzda şunu diyecegiz:

    ‘Mesih’le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda eden Tanrı Oğlu’na imanla sürdürüyorum’ (Galatyalılar 2:20).

    Bedende sürdurdüğümüz yaşamı Rabbimiz ve kurtarıcımız İsa Mesih’e imanla surdurebilmemiz ve kutsal Ruhun yönetiminde yaptıgımız iyi işlerle imanımızı guçlendirebilmemiz ve aldıgımız armagana yakışır bir yaşam surebilmemiz demek, goklerde kendimize bol bol hazineler biriktirmemiz ve Tanrı’nın bizden hosnut olması demektir.

    ‘Sizi cagıran Tanrı kutsal olduguna gore siz de her davranısınızla kutsal olun’(1. petrus 15).

    Bu nedenle Rabbimizin sabrını kurtuluş fırsatı sayın. O gün gelene dek, Tanrı’yı tanımaya, Onun sesini duymaya ve kutsal olmaya gayret edin.

    Nitekim soyle yazılmıstır: ‘KUTSAL OLUN CUNKU BEN KUTSALIM(1.petrus 16).

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.