ANASAYFA Forum SEKÜLER KONULAR… Çocuk – Bebek Ailenin Gerçek Umudu İçin Öyküler

  • Bu konu 4 izleyen ve 18 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 19)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25137
    Anonim
    Pasif

    Çocuklara okunmak ya da okumayı bilen çocuklarımız için Kutsal Kitap’tan onların anlayabilecekleri düzeyde öyküler ya da anlatımlar yazacağım. Okumayı bilmeyen çocuklarımıza burada yazacaklarımı okursanız; Rab’de sevinirim.

    Tanrı,daha önce olduğu gibi, bugün de bizimle konuşuyor. Kutsal Kitap; Tanrı’nın sözüdür. Tanrımız; bilmemiz gerekenleri peygamberleri aracılığıyla bize iletmiştir.

    Kutsal Kitap’ımızda yazılı olan herşey gerçek ve doğrudur. Tanrı, yalan söylemez. Bize vaat ettikleri değişmez. Kutsal Kitap’ı Tanrı yazdırmıştır. Kutsal Kitap’ın ne söylediğini, her zaman , dinlemeliyiz.

    Tanrı’nın kim olduğunu; bizim kim olduğumuzu ve O’nu nasıl tanıyabileceğimizi ki; Tanrı, Kutsal Kitap’ımızda bize açıklar. Tanrı; bize Kendisi hakkında bilmemiz gerekenleri söylemektedir. Bizim neden yeryüzünde olduğumuzu ve gelecek yaşamda ne olacağımızı anlatır. Bizim için tasarılarından söz eder.Tanrı; bizim için, her an umuttur.Bunu unutmamalıyız.

    Şimdiden bütün inanlılara teşekkür ederim. İnanlı olmayanların da dikkatle okumasını öneririm. Zira; Kutsal Kitap’ta şunlar yazılıdır:

    ” Ben Yahveyim, adım budur. Benim yerime putların yüceltilmesine, putlara şükran sunulmasına razı olmayacağım. “

    “Doğudan ve batıdan olan herkes benden başka Rab olmadığını bilsin. Rab benim ve benden başka Rab yoktur. “

    ” Kutsal, kutsal, kutsaldır, gücü her şeye yeten Rab Tanrı ! “

    ” Dağlar var olmadan, henüz evreni ve dünyayı yaratmadan, öncesizlikten sonsuza dek Tanrı sensin. “

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.hisusa

    #29355
    Anonim
    Pasif
    fırat çölgeçen;6376 wrote:
    Çocuklara okunmak ya da okumayı bilen çocuklarımız için Kutsal Kitap’tan onların anlayabilecekleri düzeyde öyküler ya da anlatımlar yazacağım. Okumayı bilmeyen çocuklarımıza burada yazacaklarımı okursanız; Rab’de sevinirim.

    Tanrı,daha önce olduğu gibi, bugün de bizimle konuşuyor. Kutsal Kitap; Tanrı’nın sözüdür. Tanrımız; bilmemiz gerekenleri peygamberleri aracılığıyla bize iletmiştir.

    Kutsal Kitap’ımızda yazılı olan herşey gerçek ve doğrudur. Tanrı, yalan söylemez. Bize vaat ettikleri değişmez. Kutsal Kitap’ı Tanrı yazdırmıştır. Kutsal Kitap’ın ne söylediğini, her zaman , dinlemeliyiz.

    Tanrı’nın kim olduğunu; bizim kim olduğumuzu ve O’nu nasıl tanıyabileceğimizi ki; Tanrı, Kutsal Kitap’ımızda bize açıklar. Tanrı; bize Kendisi hakkında bilmemiz gerekenleri söylemektedir. Bizim neden yeryüzünde olduğumuzu ve gelecek yaşamda ne olacağımızı anlatır. Bizim için tasarılarından söz eder.Tanrı; bizim için, her an umuttur.Bunu unutmamalıyız.

    Şimdiden bütün inanlılara teşekkür ederim. İnanlı olmayanların da dikkatle okumasını öneririm. Zira; Kutsal Kitap’ta şunlar yazılıdır:

    ” Ben Yahveyim, adım budur. Benim yerime putların yüceltilmesine, putlara şükran sunulmasına razı olmayacağım. “

    “Doğudan ve batıdan olan herkes benden başka Rab olmadığını bilsin. Rab benim ve benden başka Rab yoktur. “

    ” Kutsal, kutsal, kutsaldır, gücü her şeye yeten Rab Tanrı ! “

    ” Dağlar var olmadan, henüz evreni ve dünyayı yaratmadan, öncesizlikten sonsuza dek Tanrı sensin. “

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.hisusa

    Bu Kutsal Kitap Öykü tarzında yazılara başlarsan en başta beni sevindirirsin. Çünkü oğullarıma değişik Yaşam Öyküleri anlatmak için fırsat verirsin bana hamdolsun

    #29356
    Anonim
    Pasif

    Rab her zaman sıkıntılarımza yetişiyor ve kimi zaman bazı eksikliklerimizi imanlı kardeşlerimizi kullanarak tamamlıyor. Daha dün, 1. sınıfı henüz bitiren oğluma Kutsal Kitapla ilgili hikayeler nasıl bulurum diye internette araştırma yapmıştım. Bu önemli hizmetinizden dolayı Rab sizi ruhuyla yönlendirsin ve bereketlesin değerli kardeşim. Şimdiden teşekkür ederim. Dualarımdasınız…

    #29357
    Anonim
    Pasif

    Teşekkür ederim sayın mavikilise. Oğullarınızı benim için öpünüz. Rab, bana izin verdiği sürece söylemimi yerine getireceğim. Zira; siz de bilirsiniz ki, çocukların eğitim ve öğretimi çok önemlidir. Onlar küçük görülse de; herşeyi çok çabuk öğrenir ve uygularlar.

    Biz büyüklerden farkı; bu dünyada yeni olmalarıdır. Yoksa beyinsel hücreleri, herşeyi kavrayacak kadar, büyüklerden güçlü olmalarıdır.Zira; bizim yapabileceğimiz gelişmiş olan % 98 lik beyinlerini % 2 gibi az bir oranda geliştirebilmektir. Rab, yardımcımız olsun.

    Rabbin sevgisi ve ışığında kalınız.hisusa

    #29358
    Anonim
    Pasif

    Sayın aylin;ifadeleriniz için teşekkür ederim. Çocuk-bebek bölümü açılmadan önce bunu bazı kardeşlerimle paylaştım. Zira; internet üzerinden bu bölümde çocuklara erişmek zordu.Sağolsun kardeşlerim, bunu kolaylaştırdılar. Yaklaşık dört hafta kadar önce Lütuf yayıncılıktan bir kardeşimden çocuklarla ilgili ( Ben de bu konularla ilgili kitaplar vardı) kitaplar istediğim de o da şaşırdı. Yaklaşık bir kaç gündür bu konuyu açmak istiyordum. Ama; işlerimin yoğun olması nedeniyle fırsat bulamamıştım.

    Sizin de dediğiniz gibi Rab, inanlıları kullanır her zaman. Bu geceye nasip oldu diyeyim!… İlk önce Tanrı’nın kim olduğuyla başlayacağım ( Siz,büyük olarak basit gelebilir ! ) sonra; Kutsal Kitap’ın başlangıcı ve aralarda da Müjde’den öykülerle devam edeceğim.Rab, sağ elini üzerinizden eksik etmesin her an!…

    Rabbin sevgisi ve ışığında kalınız.hisusa

    #29359
    Anonim
    Pasif

    Bir danem nasılsın ? Sana birinden bahsedeceğim, bilir misin? Ha di bakalım, kimdir O ? Hadi söyle bakalım, hiç duydun mu O’nu ? (Çocuğun yanıtı beklenmeli ve vereceği yanıtlar garipsenmemeli; bu arada ona gözüne bakarken el ile şefkat göstermeliyiz. Vücut dili çok önemlidir. Çocuğu okşamak, onun başını ellemek vb. ona güven verir. )

    Tanrı, başlangıçta vardı ve kimse tarafından yaratılmadı. Tanrı’nın yaratılmaya gereksinimi yoktu, zira O, her zaman vardı.

    Tanrı birdir: Sadece, tek gerçek bir Tanrı vardır. O’ndan başkası yoktur. Eşsiz ve yücedir.

    Tanrı sonsuzdur: Her zaman olmuştur. Her zaman aynıdır. Doğmadığı için de hiç yaşlanmaz.

    Tanrı yaşıyor: O, ölmeyecektir. Görüyor, konuşuyor, duyuyor hissediyor .O’nun bilmediği hiçbir şey yoktur.

    Tanrı ruhtur: Vücudu yoktur. Bu sebepten O’nu göremeyiz. Resmi de çizilemez. O, herkesi görür ve her yerdedir.Kimse de Tanrı’dan saklanamaz.

    Tanrı güçlüdür : Cenneti ve dünyayı yarattı. Tanrı’nın yarattığı herşeyi, gözlerimizle göremeyiz.

    Tanrı ışıktır: Işıkta yaşar ve günahlı olanlar, O’na yaklaşamaz.

    Tanrı kutsaldır: O’nda günah ( Çocuğa kötülüğün ne olduğu açıklanarak belirtilebilir ) ve karanlık ( Burada da bir örnekleme yapılabilir )yoktur. Kimsenin günahını da hoş görmez.

    Tanrı gerçektir: Tanrı yalan söylemez ve de bizim de söylememiz gerekir.

    Tanrı adildir: Kötü davrananları ve Kendisine inanmayanları cezalandıracaktır.

    Tanrı sevgidir : Bu dünyada yaşayan; seni, beni ve herkesi çok seviyor. Kendisini tanımanı ve O’nunla arkadaş olmanı istiyor.

    Bunları tatlı dille ve onun anlayacağı şekilde ifade etmeliyiz. Tabi ki; bunların ifadesi her yaş grubu için ayrıdır. Zira; 10 yaşına kadar olan çocuklar soyut ifadeleri kavramakta zorluk çekerler.11 yaşında somuttan soyuta geçerler. Sevgi, akıl , Tanrı vb. sözcükler; onlar için bir şey ifade etmeyebilir. Sadece 11 yaşın altındaki çocukları korkutur. Onun için dikkatli olunması gerekir söylemlerde !… Erken gelişenler için durumlar farklıdır( Hem bedensel, hem de zihinsel olarak. )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.hisusa

    #29402
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Kitap, başlangıçta, Tanrı’nın gökleri ve yeri yarattığını yazar. Herşeyi istediği şekilde yarattı. Tanrı; sadece buyurdu. Buyruğu yerine geldi. Yeryüzü ıssız ve boştu. Her yer karanlık ve su ile kaplıydı.:papatya:

    Tanrı ” Işık olsun ” dedi ve ışık oldu. Işığa “Gündüz , karanlığa ” Gece ” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu. İlk gün oluştu.

    İkini gün; Tanrı, yeri kaplayan suları ayırdı. Suların üzerindeki boşluğu yarattı. Bu kocaman mavi boşluğa ” Gök ” adını verdi.violet

    Üçüncü gün; Tanrı, ” Göğün altındaki sular bir yere biriksin ve kuru toprak görünsün. ” dedi.Böyle de oldu. Tanrı, kuru toprağa “Kara “, sulara ” Deniz ” adını verdi. Tanrı, bunun iyi olduğunu gördü.fish

    Tanrı, ” Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar ve türüne göre tojumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin.” diye buyurdu.:papatya:suda

    Dördüncü gün; Tanrı, güneşi, ayı ve yıldızları yarattı. Güneş, gündüz ve ay da geceleyin parlayacaktı. Onlar takvimlerimizdeki; mevsimleri, günleri ve yılları belirleyecekti. Tanrı, bunu da iyi olduğunu gördü.

    Beşinci gün Tanrı, ” Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçussun ” diye buyurdu. Tanrı, bunu iyi olduğunu gördü.gv

    Tanrı altıncı gün küçük ve büyükbaş hayvanları, böcekleri ve sürüngenleri yarattı. Yeryüzü, gerçekten, güzel görünüyordu. Ama; henüz insan yaratılmamıştı.

    Sevgilerle…

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.hisusa

    #29460
    Anonim
    Pasif

    Altın günün en önemli olgusu neydi acaba ? Bunun yanıtı basit: Tanrı, ilk insan olan Adem’i yarattı.Tanrı, Adem’in vücudunu topraktan yaptı. Sonra ona, yaşam soluğunu üfledi. Böylece ilk insan yaşayan varlık oldu.

    İnsan, hayvanlardan farklıydı.Tanrı, insanı nasıl yarattı: İnsan düşünebilmeli; Tanrı’nın varlığını hissedebilmeli; O’nunla konuşabilmeli ve arkadaşlık edebilmeli.:kucak:Tanrı’ya yakın olmalı; O’na itaat ederek, O’na sevgisini ifade edebilmeli.İnsan, Tanrı’nın çok özel yaratığıydı.

    Tanrı, Adem’i yarattığında çok memnun oldu.Onu özgür ve zeki biri olarak yaratmıştı. İnsan, yeryüzünde, büyük görevi için sorumlu olabilecekti.

    Bu düşünceyle; Tanrı, Aden bahçesine her türlü meyve veren ağaçları dikti. Adem’i de onları yetiştirmesi ve bakması için; oraya koydu.

    Adem’in ilk görevi; bütün evcil ve yabanıl hayvanlara ve gökteki kuşlara isim vermekti. Bu görev; Adem’in hayvanlar üzerindeki üstünlüğünü ve onların yöneticisi olduğunu kanıtlamak içindi. Tanrı; Adem’in bu işinden memnun kaldı.:papatya:fishviolet

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !jesus…

    #29533
    Anonim
    Pasif

    :ikili:Tanrı, Adem’in yalnız kalmasını istemedi. İlk kadını yarattı. Tanrı, kadının Adem’e eş olmasını istedi. Ona yardım etmesi için yarattı.

    Tanrı, evliliğin kurucusudur. Tanrı, Adem ve Havva’yı kutsadı. Onların verimli olmalarını ve yeryüzünde, çoğalmalarını istedi. Çocuk yapmalarını söyledi. Yeryüzünde; efendi olmalarını ve hayvanları yönetmelerini söyledi.

    Yaptığı işlerden sonra; Tanrı, yedinci gün dinlendi. Bu, insanlar için kutsal gün olacaktı.rabbe hamdolsun

    Adem ve Havva; Aden bahçesinde mutluydular. Herşeye sahiptiler. Kötülüğü bilmiyorlardı.

    Tanrı; bahçenin orta yerine bir ağaç dikmişti. Adı, ” Yaşam Ağacı ” ydı.Bu ağacından yiyen hiç ölmeyecekti. Bir ağaç da vardı. Adı; ” Kötülüğü ve iyiliği bilme ağacı “ydı. Bu ağacın meyvesini yedikleri takdirde; Tanrı, Adem ve Havva’ya öleceklerini söyledi.

    Tanrı; onların iyiliklerini istiyordu. Kötülük, Tanrı’dan gelmez. Kötülük; iblis denilen şeytandan gelir. Şeytan; Tanrı’nın yetkisine ve kendisine karşı gelerek kötülüğü seçmiş bir yaratıktır. Şeytan; Tanrı’nın düşmanıdır. Bütün insanların da düşmanıdır. Şeytan; Adem ve Havva’ya zarar verecek kötü tasarıların peşindeydi. Halbuki; Tanrı Adem ve Havva’yı seviyordu. Onlar için güzel tasarıları vardı.:papatya:

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !suda violet

    #29565
    Anonim
    Pasif

    Şeytan; bir gün yılan biçiminde Havva’nın yanına geldi. Aden bahçesinde, herşey güzeldi. Yılan bile çok güzel görünüyordu. Şeytan; kendi tasarısı için yılanı kullandı.

    Şeytan; Havva’ya kurnazca sordu: ” Tanrı gerçekten ‘ bahçenin her ağacından yemeyeceksiniz ‘ dedi mi ? ” Havva da : ” Her ağacın meyvesinden yiyebiliriz ama bahçenin ortasındaki ağaçla ilgili olarak Tanrı şöyle dedi : ‘ Bu ağaçtan yemeyeceksiniz ve ona dokunmayacaksınız,saksi yoksa ölürsünüz ‘ ” diye karşılık verdi. Şeytan, ” Kesinlikle ölmezsiniz. Çünkü Tanrı biliyor ki, bu ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız ” dedi.

    Havva, şeytanın sözlerine kandı. Tanrı’nın sözünden kuşkulanmaya başladı.Meyveyi alıp yarısını yedi. Yarısını da Adem’e verdi. O da yedi.

    Adem ve Havva; o anda günah işlediklerini anladılar. Tanrı; onlara herşeyi vermişti.
    Sadece onlardan bir tek şey yapmamalarını istemişti. Fakat; onlar, Tanrı’nın sözünü dinlemediler.Böylece; Tanrı’ya karşı itaatsiz oldular. Kutsal Kitap’ta, bütün itaatsizliklere GÜNAH denir.

    Adem ve Havva; meyveyi yediklerinde çıplak olduklarını farkettiler. Utandılar. Çıplaklıklarını örtmek için; incir yapraklarından giysi yaptılar. Yüreklerine korku dolmuştu. Tanrı’nın kendilerini görmemesi için ağaçlar arasına saklanmışlardı. O’nunla karşılaşmaktan korkuyorlardı.

    Tanrı, ” Adem neredesin ? ” diye seslendi.

    Adem, ” Rab, sesini duydum ve korktum, bu nedenle saklandım. ” dedi.

    Sonra Tanrı; ” Sana meyvesinden yeme diye buyurduğum ağaçtan mı yedin ? ” diye sordu. Adem, ” Benimle olması için bana verdiğin kadın, meyveyi bana verdi, ben de yedim. ” diye suçlayıcı bir şekilde tepkide bulundu.

    Tanrı; Havva’ya, ” Bu yaptığın nedir ? ” diye sordu. Havva , ” Yılan beni kandırdı, ben de yedim. ” diye karşılık verdi.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !tanri sevgidir :elsalla: :cicekli:

    #29599
    Anonim
    Pasif

    Adem ve Havva; Tanrı’nın buyruğunu dinlemediler. Tanrı isa- kutsaldır ve günaha kesinlikle göz yummaz. Onları; Aden bahçesinden kovdu. Bahçenin kapısına, kutsallığını korumak için elinde alevli kılıç bulunan melek koydu.

    Günahtan dolayı Adem ve Havva ve de onların soyundan gelecek olanlar yaşamlarını zorlukla kazanacaklardı. Ölümsüz olacaklardı; ama, günahlarından dolayı fiziksel ölüme mahkum edildiler. Adem ve Havva’nın yiyecek bulabilmesi için, çok çalışması gerekiyordu.Havva, çocuk doğururken acı çekmesi gerekiyordu.

    Tanrı; Adem ve Havva’ya sevgisini yine de gösterdi.Hayvan derisinden giysiler yaparak; onları giydirdi.Ama; en önemlisi, Aden bahçesinde Tanrı’nın yargılaması sürerken, insanoğlunun geleceğine ilişkin bir umut ışığı verildi. Tanrı; bizim günahlarımız için ölecek ve şeytanı yenecek bir Kurtarıcının geleceğini; böylece bağışlanacağımızı ve de tekrar Tanrı’nın ailesine dönebileceğimizi gösterdi.

    Kutsal Kitap, şunu diyor: ” Kan dökülmeksizin bağışlama olmaz. ” iman ettim Günahlarımız için ölecek Kurtarıcının gelişine kadar geçen zaman içerisinde , günahların bağışı için tek yol kusursuz bir hayvanın kurban edilmesiydi. Ne var ki, hayvan ” kanının dökülmesi ” gerçekten günahı silemezdi. Tanrı; bunu, yalnızca günahlarımız için, kusursuz kurban olarak Kurtarıcı İsa Mesih’ten dolayı kabul etti.

    Kutsal Kitap şöyle yazar:

    ” Çünkü günahın ücreti ölümdür. “
    ” Günah bir insan yoluyla, ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi. “

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle ! tanri sevgidir rabbe hamdolsun

    #29600
    Anonim
    Pasif

    yurtdisinda yasamaktayim burada bebekler ve cocuklar icin anlayabilecekleri turde inciller var ,cizgi karakterli ve kisa keske turkiyedede turkcee cocuklarin anlayabilecegi turkce kaynaklar olsa:isa:–amin:isa::isa::isa:

    #29601
    Anonim
    Pasif

    Sayın oklahoma 28; bulunduğunuz yerdeki kadar çok olmasa da, Türkiye’de de var kaynaklar. Çocuklar için; İncil’den öyküler, kitaplar, hatta boyama kitapları…. Az daha unutuyordum; Matta- Yuhanna Müjdesi’nin resimli kitapları bile var. Ama; onlara ulaşmayı bilmek gerekiyor.

    Bir şey daha var sayın oklahoma28: Örneğin elimde ; 510 sayfalık 1984 de aldığım ” The Children’s BIBLE ” ve 1977 ‘de aldığım 721 sayfalık ” New Testament ” var ki; resimli ve çocuklar için. Bunları türkçeye kazandırmak hayli meblağı çok olan bir şey. Çeviri bana ait olsa bile ( Bu konuda paraya gerek yok. )basılıp kitap haline gelmesi kişisel boyutlarımı aşıyor.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !hisusa tanri sevgidir

    #29120
    Anonim
    Pasif

    Adem ve Havva’nın Kayin ve Habil adında iki oğlu vardı.Kayin, tarlada çalışıyordu.Habil, koyunlara bakıyordu.İkisi de; günahlıydı. Günahı; doğalarından miras almışlardı. Kötü düşünceleri vardı ve kötü şeyler yapıyorlardı.

    Kayin ve Habil,bir gün, Tanrı’ya kurban sunmak için sunak yaptılar.Habil,sürüsünün ilk doğan hayvanlarından en iyilerini seçti.Onları kesip; Rab’be sundu.Kutsal Kitap:kitap: da şöyle yazar:” Rab Habil’i ve onun sunusunu kabul etti “

    Habil, sahip olduğunun en iyisini Tanrı’yatanri sevgidir vermişti.Kutsal Kitap’ta; Habil,doğru kişi olarak adlandırılmıştır.

    Kayin; Tanrı’ya kendi yöntemiyle gelip, yine kendi istediğini sunmak istedi.Tarlasının meyve ve sebzelerinden getirdi.Onları sunakta yaktı.Ama; Tanrı, onun sunusunu kabul etmedi. Çünkü doğru bir seçim değildi.Kayın, buna çok kızdı ve suratını astı.

    Tanrı; Kayin’e ” Niçin kızgınsın ? Yüzün niçin asık ? ” diye sordu. Ona günah işlememesi için dikkatli olmasını söyledi. Ama; o,bu uyarıya kulak asmadı.Kayin, Habil’i daha çok kıskanmaya başladı. Bir gün,o kadar öfkelendi ki, Habil’i öldürdü.

    Tanrı, yine Kayin’e seslendi: ” Kardeşin Habil nerede ? “ diye sordu. Kayin,” Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben ? ” diye yanıtladı. Oysa Tanrı, Kayin’in ne yaptığını görmüştü. Bu, bir CİNAYET’ti.

    Tanrı, Kayin’i cezalandırdı. TANRI,kutsal ve adil olduğu için; hiçbir günahı cezasız bırakmaz. Cinayet, yalnız insana karşı değil;insanı kendi görkemi için yaratan Tanrı’ya karşı da işlenmiş çok kötü bir suçtur.

    Rabbin sevgsi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    ” En yücelerde Tanrı’ya yücelik olsun, yeryüzünde O’nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun ! ” violet tanri sevgidir hisusa

    #29742
    Anonim
    Pasif

    Kayin ve Habil’den sonra birçok çocuk doğdu. Yeryüzünde; binlerce insan yaşıyordu.Ama ; Tanrı’yı reddetmişlerdi. İnsanlar kötü yollarda yaşıyorlardı. Karışıklılık ve felaket vardı.

    Tanrı; insanı yarattığına pişman olmuştu. İnsalar, asidiler. Birbirlerine çok zarar veriyordu. Birbirlerini öldürüyorlardı. Yüreklerini katılaştırmışlardı. Vicdan azabı çekmiyorlardı. Tövbe etmeye hiç niyetli görünmüyorlardı.Bunlar; Tanrı’nın kutsal ve adil yapısını zedeliyordu. Kötülüklerin yargılanması ve cezalandırılması gerekiyordu. Bundan dolayı; Tanrı, yeryüzünde bütün canlıların yok olması için sel göndermeye karar verdi.

    Herşeye rağmen; Tanrı’nın sevdiği bir adam vardı. Adı, Nuh’tu. Nuh; Tanrı’yı seviyordu ve O’nun gözünde doğru olanı yapmaya çalışıyordu. Kötülük yapanların arasına girmiyor ve yapılan kötülüklere katılmıyordu.

    Birgün Tanrı, Nuh ile konuştu. Tasarısını onunla paylaştı. Tanrı, ölçülerini verdiği bir gemiyi, Nuh’a yapmasını söyledi. Bu gemi;Nuh, karısı ve 3 oğlu ile onların eşleri için sığınak olacaktı. Ayrıca; bütün hayvan türlerinden erkek ve dişi olacaktı.Nuh’un, Tanrı’nın yeryüzündeki insanları yargılaması bitinceye dek ; sağ kalabilmelerine yetecek kadar yiyeceği gemiye depolaması gerekiyordu.

    Nuh, Tanrı’nın sözünü dinledi.Oğullarının yardımıyla; Tanrı’nın istediği biçimde büyük bir gemi yapmaya başladı.

    İnsanlar; Nuh’a ve oğullarına kim bilir nasıl gülmüşlerdi ? Gemi için su yoktu ! Her yer kupkuruydu.Tanrı’nın yargılamasına ilişkin uyarıyı hiç kimse dikkate almadı.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    ” Başkasını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın, siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız. ” ( Luka 6:37 ) violet :papatya: rabbe hamdolsun

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 19)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.