#30912
Anonim
Pasif
abdulKadir;9796 wrote:
Yüzyılımızın bu önemli gelişmesini tarafsız olarak forum izleyiclerine aktardığınız için teşekkürler.
Peki, İngiltere’de bu gelişmeler olurken, 600 yy. şeriatle yönetilmiş bu toprakların garip insanlarının şeriatten korkmasını neyle açıklayabiliriz???
Mantıklı bira açıklaması olan var mı?
Hristiyan türkler olarak sizlerin de şeriate yani yasaya aşina olduğunuzu biliyorum. Dinsiz ve ateist olanlar müstesna, kendilerini bir dine mensup olarak gören insanların şeriatten korkmalarını veya şeriati istememelerini sizler anlayabiliyor musunuz???

600 yıl şeriat vardı; ama acaba Osmanlı ne kadar Müslümandı ve dolayısıyla bu şeriatı ne kadar uyguluyordu? Bence ilk başta bunlara bakmak gerek…

Benim düşünceme göre, o günün dünyasında devletler üzerinde dinin rolü çok büyüktü ve o günün şartlarında Osmanlı’nın da bir din seçmesi gerekiyordu, oda İslamı seçti.

Ama bu dinin günlük yaşama olan yansımalarına bakın… Örneğin padişahlar. Kaçı gerçek Müslümandı? Kuran-ı Kerim Müslüman kimseyi öldürme derken Fatih Sultan Mehmet gitti kardeşini öldürdü ve bunu yasallaştırdı. Bir iki padişah hariç hepsi şarap içerdi. Udlu kanunlu alemler yaparlardı…

Dolayısıyla imparatorluğun başı bu şekilde olunca aynı orantıda halka da şeriatı yansıtıyorlardı.

Yani bugünkü İran’da olan şeriat Osmanlı da hiç bir zaman olmamıştı.

Dolayısıyla Osmanlı zamanında bütün dinlere mensup insanlar gönül rahatlıyla yaşayabiliyorlardı ve bir huzur vardı.

Bu gerçekliklerin yanın da şeriata da karşı bir insan değilim. Sonuçta şeriat demek, dini kurallara göre yaşamak ve yargışanmak demektir. Biz bile burada birbirimizi yargılarken “Kutsal Kitap’ın dışına çıktın”, “Kutsal Kitap’a uygun davrandın” tarzında terimler kullanıyoruz ki bu da bir şeriattır.

Ama yarın öbür gün, İran’daki şeriat bu ülkeye gelirse acaba diğer dinlere mensup olan insanlar da rahat ve huzurlu bir şekilde davranabilecekler mi? Bence davranamıyacaklar…

O yüzden Osmanlı’daki şeriatla, gelecek olan şeriatı bir tutamayız.

Şöyle bir gerçeklik de var. Ülke olarak İslam’a gönül veren insanlara gerçekten çok çektirdik. En basit örneği, türban sorunu… Türbanlı diye üniversitelere almadık… Sırf bu inattan ötürü bir çok beyni kaybettik… Bu yaklaşımlara karşı bu kesimde (haklı olarak) bir tepki var… Yarın öbür gün şeriat geldiği zaman bir hesaplaşma başlıyacak ve ben eminim ki bu kesim yüzünden İran’da ki baskıdan çok daha ağır bir baskı uygulanacak.

İşte tüm bunlar birleşince ben şeriata karşıyım :)

Çözüm nedir? Ülkeye demokrasi ve özgürlük getirmektir. İslam’a gönül vermiş insanlar dışlanmamalıdır, kimse giyim tarzından dolayı eleştirilmemelidir ve herkes dilediği gibi giyinip, dilediği yere dilediği kıyafetle gidebilmelidir.