#31114
Anonim
Pasif

Belli bir düzene ayak uydurmak
İnsan vücudu, yapısı, iç varlığı ancak Tanrı’nın sağladığı düzen içinde sağlık ve esenlik içindedir. Düzenli gıda almak, düzenli dinlenmek, düzenli spor, düzenli çalışmak bütün bunlar insanın ruhu ve bedeninin büyük ölçüde sağlıklı olmasına temel nedendir.
Bunu birçoğumuz biliyoruz değil mi?
O zaman neden yaşamın farkındalığını da, yaşadığımızı fark etmeyi de, bir düzen içine koymuyoruz?
Neden 365 günün çok küçük bölümünde Tanrı’nın yaşam armağanının o muhteşem sunularını çok kısa olarak hissediyoruz da büyük bir bölümünde hep stresi, koşturmayı, acı ve üzüntüleri, yükleri hissediyoruz, algılıyoruz, yaşıyoruz.
Elbette her durumun kendince bir açıklaması, bir özrü vardır. Ama sakın ha bütün bunların nedeni “RAB’de daima sevinin” sözlerini pek de kale almadığımızdan olmasın?
Ya yaşam armağanını anlayamamanın, hissedememenin temelinde kendi sorumluluğumuz varsa? Ne yazık ki bir çok zaman gerçekten de bunun en büyük sorumlusu biz oluyoruz.
O zaman ne yapacağız?
O zaman yaşamın dakikalarına, tablolarına bütün dikkatimizi vermeye gayret edeceğiz. Yaşamın o sürekli akıp giden anlarına sahip olduğumuz en büyük Tanrısal lütuf armağanı olarak Tanrı’nın Ruh’unu ve kurtarışındaki sevinci hatırlayarak sarılacağız.
Her anı hissederek yaşamaya gayret edeceğiz.
Bakın vücudunuz nasıl da esenlik içinde ve sessizce bir düzene köle olma acısıyla değil ama büyük bir rahatlık içinde işliyor.
O zaman biz de yaşamı algılayarak yaşamamız gereken yaşam düzenini kendimize bir düzen edineceğiz. Neden Tanrı’nın sunusu 365 günü hep yük olarak algılayalım, neden 365 günlük lütuf armağanını 365 hediye paketi olarak değerlendirip açmayalım.
Elbette Polyanacılık oynayacak değiliz.
Elbette sorunlarımız olacak, elbette bazı şeyler hiç bitip tükenmeyecek.
Fakat her ne olursa olsun yaşam bize verilen çok değerli bir sunu, bir armağansa neden bu armağanı yerli yerinde ve tadında kullanmayalım?.
Neden Tanrı’nın sunusu 365 gün kendi yükleri ile gelirken, bizim için hep yük olarak değerlendirilmesi yerine Tanrı’nın “bol yaşam” armağanı çerçevesinde algılanmasın..
O zaman on beş dakika ile başlayacağımız bu farkındalık denemesine, bir de sürekli ve bir düzen içinde bunu uygulamayı eklersek bazı şeylerin değişeceği kesin değil midir?
Bir denemeye ne dersiniz?
(devam edecek).