#31489
Anonim
Pasif

Ben, hiçbir zaman bir ateist olmadığım halde, bir konuda sizinle hem fikiriz. O’da bu bahsedilen şeyleri anlayamamamın, benim zeka düzeyimle alakalı olmaması. Çünkü sizlerde birer imanlı olarak, benim söylediklerimi, tam olarak anlayamıyorsunuz. Benim düşündüğüm gibi düşünemezsiniz, bunu yapamazsınız, imanınız buna engeldir. Ama ben bunları hür bir şekilde düşünüyorum, “Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak” gerçekler bazen insanları özgürleştirmek yerine maalesef, köleleştirir. Bahsettiğimiz gerçekler acaba imanlı arkadaşlarımı özgürleştirdi mi? Yoksa hürriyetlerini kısıtladımı?

“Birbirinizi sevmek, düşmanını affetmek, yalan söylememek, yardımsever olmak, bunların olduğu inanç sistemleri, eğer doğru inanç anlamına geliyorsa, Budizm gibi mistik dinler, Hristiyanlık tan daha önce, eski antlaşmada:

Lanet olsun RAB’bin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun! yeremya 48/10
Yeremya 50,27 Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.

Hezekiel 9/6 ‹‹Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün. Yalnız alınlarında işaret olanlara dokunmayın. İşe tapınağımdan başlayın.›› Onlar da tapınağın önünde duran İsrail ileri gelenlerinden işe başladılar.7 Onlara, ‹‹Tapınağı kirletin, avlularını cesetlerle doldurun. Haydi başlayın!›› dedi. Bunun üzerine onlar gidip kenttekileri öldürmeye başladılar. 8 Onlar halkı öldürürken ben tek başıma kaldım. Yüzüstü yere kapanıp, ‹‹Ah, ey Egemen RAB! Öfkeni Yeruşalim üzerine boşaltırken, geri kalan bütün İsrailliler’i de mi yok edeceksin?›› diye haykırdım. 9 ‹‹İsrail ve Yahuda halkının günahı pek büyük›› diye karşılık verdi, ‹‹Ülke kan, kent haksızlık dolu. Onlar, ‹RAB ülkeyi bıraktı, RAB görmüyor› diyorlar. 10 Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››
(bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama, bu kadar yeterli)

Dendiği zamanlarda, Budizm gibi mistik dinler, bağlılarına çevreye, doğaya, hayvanlara ve tabi insanlara saygılı olmalarını telkin etmişlerdi.
İnanan insanların mütevazi, bağışlayıcı, yardım sever olmaları güzel bir şey. Benim gibi kötü niyetli insanlar olduğu gibi, anlattığınız gibi inanan insanların olması da çok güzel. Takdir-i Şayan, Şayan-ı Şükran bir durum.

Aslında ben, böyle uzun uzadıya, tartışma edalı yazılar yazmayı, sevmeyen birisiyim, ama yanlış anlamalara meydan vermemek için, yazmak zorunda kaldım ve yazdıkça görüyorum ki, konu dağılıyor. Benim ilk yazı yazdığım nokta Fırat Çölgeçen beye hitaben “Peki bunlar neyi değiştirir” di. Müsadenizle ben yine bu soru üzerine yazılmasını istiyorum. Bu sorunun sorulduğu yazı, imanın kendi içerisindeki kademeleri ni ortaya koyuyordu. Ben buraya, imansızlıkla ilgili yazı yazmadım, var olan bir konuya açılım yapmaktı, amacım.

Umarım bu yazım forumda yayınlanmaya layık görülür ve iptal edilmez. Selam olsun Tanrı adamlarına…