Re: Tapınma – Her Şeyin Başlangıcı

#33537
Anonim
Pasif

Ruh ve Gerçek

Dengesiz olup Ruh’a çok ağırlık vermek ve gerçeği gözardı etmek mümkündür. Güney Amerika’da birçok Pentikost kilisesinin Ruh’u harika bir şekilde vurguladığını, ama gerçeğe (Tanrı’nın Sözü) ilişkin yetersiz bilgileri nedeniyle, (sık sık) öğreti açısından zayıf kaldıklarını gördük.

Aynı şekilde gerçeğe ağırlık vererek Ruh’u zayıf bir şekilde deneyimlemek de mümkündür. Birçok kilisede imanlıların gerçekle dolu olduklarını, Tanrı’nın Sözü’nü vurguladıklarını, ama Ruh’taki özgürlükten yoksun olduklarını gördük. Genellikle bu kiliselerde gerçek, ayinler ve törenler içinde kaybolmaya yüz tutmuş, Tanrı’nın Ruhu’nun bu kısıtlamalar içerisinde işlev görmesi neredeyse olanaksız hale gelmiştir. Pavlus’un dediği gibi; ‘Yazılı yasa öldürür, Ruh ise yaşatır’ (2.Korintliler 3:6).

Rabbimiz İsa Mesih, kendisini ve sevgisini anlayabilecek güce sahip olmamız için Kutsal Ruhu’nu üzerimize dökmüştür (Efesliler 3:18). Kutsal Ruh, yaşam suları gibi üzerimize dökülerek bizimle buluşmaktadır. Ne var ki Ruh’un bizdeki işleyişi etkin ve doyurucu olsa bile, gerçek olmaksızın bu deneyimler kolaylıkla bozularak kaybolacaktır. Tanrı’nın bizleri sıkıntılarımız içerisinde sevgi ve merhametle kucaklamasını yanlış algılayabiliriz. Bunun bizim içimizdeki yanlışları doğruladığını, hatta bunların Tanrı’nın isteği olduğunu bile düşünebiliriz. Ruhlarımız, Tanrı’nın Ruhu’yla buluştuğunda, anlayışımız da Tanrı’nın düşüncesiyle uyuşmalıdır. Yoksa, desteksiz bir ilişkiye sahip oluruz.

Bu yüzden İsa, ‘Ruh’ta ve gerçekte’ dedi (Yuhanna 4:24). Ruh’la Ruh’un ilişkisi, gerçek olmaksızın çölde akan kenarsız ırmaklar gibidir – kısırdır! Biri olmadan, diğeri olmaz ve ortaya gerçek bir beraberlik çıkmaz. Hem Ruh hem de gerçek birlikte olduğunda ortalık alevlenir ve bereketlenir.