Re: Sizin için ölüyorum..!

#34770
Anonim
Pasif

Evet… bu dünyevi zihne bir skandal gibi görünen şeydir Hristiyanlık’ta müjde edilen… Şiddete şiddetle karşılık vermenin şiddeti besleyen, varlığın iliklerine sinmiş kısır döngüsüne son vermek üzere insanlık tarihinin en büyük adaletsizliğine kurban Giden’in fedakarlığı herkesin günahlarını silmeye yeter de artar bile. Yeter ki insan bu fedakarlığın anlamını idrak etsin, kalbinin sertliği çatlasın, kendisine bulunulan bu korkunç lütfe minnet hissetsin.

Samimi bir minnetkarlıktır insanı kurtaracak, Semalar Saltanatı vatandaşlığına nail kılacak olan. Kendi becerileri değil (zaten gülünçler neticede hepsi… nefsin kendisine olan methiye düzme pislikleri hep). O minnettarlığı hissedeceği hayat anına kadar insanın tüm işlemiş olduğu suçların hesabı sırf o minettarlıktan dolayı silinecek ‘kar misali aklanacaktır’.

Tabi bu tür bir minnettarlık hisseden insanın gönlü o kadar hassaslaşmıştır ki öyle bir insandan artık gaddarlığın zuhur etmesine imkan yoktur. Hristiyanlık budur işte… bu tür bir gönül hassasiyetindeki merhamet taşan yaşam.

Cehenneme yol bir minnetduymazlıktan düzülür. İnsani zaaflar ve düşkünlüklerden değil. Zaaflar ve düşkünlüklerin samimi farkındalığı ve bu farkındalıktan dolayı Tanrı’ya sığınılması kurtarıcıdır hatta. Yeter ki ‘nasıl olsa Tanrı bahşedicidir kendimi günaha salsam da sorun olmaz’ türünde bir sinsilik olmasın. Tanrı herşeyi görendir çünkü.

Eski Hristiyan zahitlerinin bir deyişi vardı… ‘ayartıların rahatsız edişini eksik et insandan, bir tek kişi bile Cennet yüzü göremez’ diye. Zaaf ve düşkünlüklerin farkındalığıdır insanı Tanrı’ya teslim ettiren, yoksa sadece kendini beğenmişlik ve kibrinden bile cehennemlik olur.

Samimi bir şükrandan kemale erer insan sadece. Becerilerinden değil. Ama o öyle derin bir şükrandır ki… Tanrı’nın bizzat kendisini yeryüzüne indirtir, kulun en basit gündelik hayat alışverişlerini bile yönetmesine yol açar… Bu varlığın en büyük mucizesidir ve işte… bu Hristiyanlık’tır.