#27966
Anonim
Pasif

İşte, önce güldüren, sonra da düşündüren bir fıkra daha.. Genç papaz heyecandan vaazedemediğinden, heyecanını nasıl yeneceği konusunda gitmiş büyüğüne, öğretmenine danışmış. Doğrusunu da yapmış… ama aldığı öğüt genç papazı komik, gülünç bir duruma düşürmüş. Aslında gülünç değil de ağlanacak bir duruma düşürmüş desek daha doğru olur. İncil öğretmenlerinin, din önderlerinin insanlara Tanrı Sözü’nü, kurtuluş müjdesini anlatmaları, öğretmeleri, öğrenci yetiştirmeleri gerekmiyor mu? Böyleleri çok büyük bir sorumluluk altındadırlar. İsa Mesih diyor ki:

İncil’i vaazedin, iman edenleri, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adıyla vaftiz edin. Onları öğrencilerim olarak yetiştirin’.

Bu fıkradaki genç papazı yargılamıyoruz, ama onu yetiştiren baş papazın görevi Kutsal Kitap’a uygun bir şekilde Rab’bin emrettiği gibi bir öğrenci yetiştirmekti. Kendisinde olmayanı nasıl verebilir? İsa Mesih’in dediği gibi, ‘Kör köre yol gösterebilir mi? İkisi de çukura düşmezler mi?’ sözleri ne kadar da yerinde! Maalesef günümüzde papazlığı sadece meslek olarak yapanların sayısı oldukça kabarık. Bu da Rabbimiz’in adına övgüden çok leke getiriyor, Şeytan’ın da ekmeğine yağ sürüyor.

Sevgilerimle