#30905
Anonim
Pasif

Sevgili Arkadaşlar,

Aziz olma ve kutsallık konusunda Kutsal Kitabın açıklamalarından anladığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Biliyorsunuz ki Ademin günaha düşüşünden itibaren tüm insan ırkı bu orjinal günahın bozuşmuşluğunu yaşıyor. Günah işleyenler bu kutsallık mertebesine ulaşamazlar.

Tanrını lütfunu almış kişi yeniden doğar ve Kutsal Ruhun yönlendirilişi altına girer. Kutsal Ruh Tanrımız imanlı kişilerdeki bir işi de onları kutsallaşma yolunda donattığıdır. Bu kutsallık tam bir kutsallık olmaz çünkü kişi hala günah işleyebilmektedir. Ama aklandıkları için Baba Tanrı bu kişileri kutsal olarak , değerlendirir. Birer Mesih gibi görür. Bu nedenledir ki Tanrı’nın kendi halkına “kutsallarım” diye seslenir.
Tamamen kutsal olmamız için göğe alınmamız gerekir. Tanrı’nın yanında olabilmek için, Tanrıyla birlikte olabilmenin, Tanrıyı görebilmemiz için kutsal olmamız gerekir. Bu ancak göğe alındığımızda gerçekleşir.
Katolik meshebi Azizlik mertebesini yaşayan kişilere de veriyorsa sanırım bunu onlara sormanız gerekir.

Kutsal Ruh her imanlının yüreğinde, aklında, duygularında kısaca içinde etkindir. Kutsal Ruh her imanlının içinde farklı farklı çalışır. Bizler bir bedenin üyeleriyiz. Kutsal Ruh, göze başka, kulağa başka şekilde dokunur.

Kilisede vaaz eden kişi zaten Tanrı tarafından bu görev için yetkilendirilmiş, donatılmış, atanmış kişidir. Tapınma sırasında da diğer davranışlarında da hatalar yapabiliriz, hepimiz. Bu kutsal Ruhun bizde olmadığınıi, çalışmadığını göstermez. Günah işlemeye açık bir doğamız var. Her imanlı hata yapabilir, yapıyoruz da…

Biliyorsunuz ki Kutsal Kitabın asıl yazarı Tanrıdır. Kutsal Kitap Tanrı’dan bir vahiy değil; Tanrı’nın vahyidir.
Tanrı esin yoluyla, kaleme aldırdığı kişilerin tüm benliklerinde etkin olur “Tanrı eski, zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez atalarımıza seslenmiştir”(İb.1:1). Onların kültürlerine, eğitim seviyelerine, yaşlarına, yaşadıkları duygulara bakmazsızın yazmasını istedikleri şeylerin aktarılmasını gerçekleştirir. Örneğin Davutun, işlediği günahların pişmanlığıyla kaleme aldığı Mezmurlarda onun bu ruh halini görebiliriz.
Bazen dikte ettirir, bazen görüm yoluyla (Daniel, Vahiy gibi) yazarlarda etkin olur ama bir gerçek var ki bunu iyi anlamalıyız; Kutsal Kitap Tanrı Sözüdür, diridir, kişiler üzerinde etkindir (İbraniler 4:12)en üstün oteritedir, gerçektir, hatasızdır.