#30670
Anonim
Pasif

Sevgili Kores ben bir önceki mesajımda Pavlus hakkındaki düşüncelerimi apaçık bir şekilde dile getirdim… Bir daha bu düşünceleri yazarsam, iş “hayır sen haksızsın”, “hayır ben hakılıyım”a dönecek ve bir tartışma başlıyacak. Böyle bir şeyin, hele ki artık bu dakikadan sonra, olmasını istemiyorum.

Ama şunu da belirteyim, ben bir çok konuda Pavlus’a direk hak vermişimdir. Bir çok konuda da Pavlus’u savunmuşumdur. Diğer elçilerden, mantıksal açıdan oldukça farklı yazmasına rağmen, bazı konularda Hristiyanlığın özünü Pavlus’un yansıttığını düşünmüşümdür ve örneğin her daim “kadınlar dua ederken başını örtmelidir”, “kendini dine adamış olan insanlar evlenmemelidir” dedimişimdir. Peki savunmuş olduğum bu düşünceler Pavlus’un düşünceleri değil miydi? Bu söylemlerimin hepsine Fırat Abi de tanıktır aslında.

Tabi bazı konularda (hatta bir çok konuda) Pavlus’u haklı bulmam ayrı bir şeydir, Hristiyanlık tarihini ve diğer elçilere aykırı beyanlarını değerlendirip, Pavlus’un bazı cümlelerinin kişisel tavsiye olabilir demem çok farklı bir şeydir.

Bir diğer sorunuza gelince… Hayatımın büyük bir evresinde, şuanda da olduğu gibi, Mesih İsa’ya ve Kutsal Kitaba inandım, öğretilerini sevdim ve onları savundum.

Sayın burç, bir kere daha burada değinmek isterim ki; çift taraflı yazanlar için yaptığım yorum, sizinle ilgili değildi.

Fırat Abi, belki yazdıklarınızı ben yanlış değerlendirip yorum yaptım; belki de siz benim yazdıklarımı yanlış algılayıp o tarz bir yorum yaptınız… İnanın ki bunların benim için hiç bir önemi yok… Sonuçta, her ne kadar Pavlus’a bakış açılarımız farklı olsa da, sizinde, benim de tek bir amacımız var: Tanrı’yı yüceltmek. Gerisi benim için dünyevi şeylerdir. Sizin gerçekten yürekten Tanrı’ya bağlı oldunuzu biliyorum. Bunun için sizi çok seviyorum ve bir hatam olmuşsa da içtenlikle özür dilerim…