#29305
Anonim
Pasif

Dünyasal düşünümüze göre , her şey daima sizin istediğiniz şekilde olsaydı, harika olurdu. Deneyimlerimizden , gerçek hayatta bunun gerçekleşmediğini biliriz. İnanlı olarak, yıllarca hoşlanmadığım ve bana kendimi iyi hissettirmeyen her şeyi ortadan kaldırmak için imanımı kullanmaya çalıştım.Bu durum bana çok büyük bir sıkıntı verdi. Olamayacak ve olmayacak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak her zaman çok sıkıntı verir. Tanrı’yla biraz deneyim kazandıktan sonra, imanımı, yaşamın fırtınaları ve sıkıntılarından sakin ve esenlik dolu bir şekilde geçmek için kullanmam gerektiğini sonunda anlamaya başladım. Başımı her çevirişimde şeytanın esenliğimi çalmasına izin vermeyi bırakmam gerekiyordu.

İsa, Yuhanna 14:27’de, ” Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın ” diyor. Bu ayetleri daha çok okuyup düşündükçe Kutsal Kitap’ın bana, bu sıkıntıları kendi kendime yarattığımı söylemekte olduğunu fark ettim. Buna bir son vermem gerekiyordu. Ayet, ” Kendinizin rahatsız edilip sıkılmasına izin vermeyi bırakın ” diyordu.

İsa, Markos 4:40’da öğrencilerini fırtına sırasında esenliklerini yitirdiklerinden dolayı imansızlıkları yüzünden azarlıyor. İsa esenliğini yitirmemişti. Kayığın arka kısmında uyuyordu. Oysa öğrencileri büyük bir panik içindeydiler, sinirleri de altüst olmuştu.

Ya siz ? Kayığın arkasındaki İsa’yla birlikte esenliğin tadını çıkarıyor olur muydunuz ? Esenliğiniz yoksa, hayatın tadını çıkarmıyorsunuz demektir. ( J. MEYER )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.tanri sevgidir