Re: Doğuştan Müslüman çocuk yoktur! – RADİKAL

#34635
Anonim
Pasif

@Viran dede 17558 wrote:

Sevgili Aria bu dediğini yazmakla ilginç ve aynı zamanda komik de olan bir noktaya parmak değdirmişsin… ‘Doğru olduğundan inanıyorum’ değil de ‘inandığımdan dolayı doğrudur’ şeklindeki bilinç düğümlenmesine… :-) İnsanlar çoğu kez Tanrı’ya taptıklarını sanıp ‘ben’lerine taparlar aslında. Tabi, bu sadece İslami ortama özgü bir sorun değildir. İnsanoğlu’nun genel bir sorunudur. Biz Hristiyanlar’ın ‘temel günah’ dediğimiz sorunla bağdaşık bir şey: kendini Evren’in merkezi noktası olarak görmek. Yani… sadece Tanrı’ya ait olabilecek bir vasfı kendi ‘ben’ine atfetmek.

Bu söz konusu ‘devriliş’, ‘alt üst’ olma durumu, hiç bir zaman kendisine karşı aşikar bir şekilde işlemez. Her zaman bir mazeretin ardına saklanıp işler. Özellikle de içersinde en ‘güvenlice’ saklanabildiği dindarlık mazeretinin ardında. Dindarlarda bunca sık görülen ‘ekşilik’, ‘kuralcılık’, ‘yargılayıcılık’, ‘otoriterlik’ bundandır hep. Gerçek Tanrı insanında güleryüzlülük, kalptenlik, affedicilik ve babacanlık olur. Sözün kısası, sevgi olur. Ruh’ul Kudüs’ün dış tezahürleri bunlardır.

Merhum Neyzen Tevfik’in softalar için söylediği bir söz vardır, çok hikmetlidir… ‘bunlar hep ya maraz ya da garez’ derdi softalıklar için.

İslamiyet’in bu konulardaki orjinalitesi, üstten bir de öyle olmadın mı madden de, vücuden de, tehdit edilmeni meşru sayması (bu Hristiyanlık’ta da olmuştur, tarihin bazı süreçlerinde, ama Hristiyanlığın kaynak eserlerinde var olan bir şey değildir). Yani insanı madden de, vücuden de, tehlikeye sokması. Bunun nedeni ise İslamiyet’in sadece insanın varlıksal sorununa çözüm teşkil edecek manevi bir hayat görüşü olarak değil ama, aynı zamanda, bir siyasi düzen, bir devlet yönetiş ideolojisi olarak da belirmiş olması.

… … …

Dikkat etmişsinizdir… Hristiyanlık hakkında fikir edinmek isteyenlere hep Matta İncil’ini okumalarını salık veririm. Öteki İnciller’in okunmasını istemediğimden değil elbet. Ama… bu ‘Tanrı’ diye bir şey duydu mu iki sayfayı bile okumaya üşenen, bunca önyargılı bugünün insanının bir tad almasına en kısa yol olduğundan bu tavsiyem. Hatta… artık ‘Matta 5-7 başlıkları okuyun hiç olmazsa’ demeye başlamayı bile düşündüğüm olmuştur:-)

Sevgili Aria şuracıkta gelenekleri bin seneden fazladır Hristiyan olan ülkelerde bile Yeni Ahit’in bir kitabını bile okumuş olanlar şaşılacak kadar azdır. Üstelik Hristiyanlığın hayat algılayışının anlaşılmasına bir tek İncil’in bile okunmasının yeterli olmasına rağmen. O kadar mucizevi bir İllahi sadelikle yazılmışlardır nitekim. Kaldı ki İslamiyet’in hayat görüşünü anlayabilmek için Kuran’ın, Hadisler’in ve Peygamber’in biyografisinin tümünü iyice okumuş olmak gerekir. Fıkıhçıların öğretinin çelişkili olan kısımlarına yorumlarının okunması, ‘nesih’ (yani tarihen sonradan gelmiş ayetlerin öncekileri geçersiz kılması) tezlerinin anlaşılması ise cabası… Nasıl bilsin dinindekileri bir Müslüman… Kolay mı?

Tanrı’dan hepimize zihin açıklığı bahşetmesi dileğiyle… Tüm insanlara…

Sevgili virandede,önceki mesajımda komik bir noktaya değindiğimi yazmışsınız.Size küçük de olsa tebessüm ettirebildiysem ne mutlu.O halde bir komik haber daha vermek istiyorum.Önceki mesajlarımda eğer okuma şansınız olduysa eşimle Hrıstiyanlık hakkında konuştuğumu ve katı tepkiler aldığımı yazmıştım.Bu gün yine konuştuk ve Kur’anı okurken hiç bir şey hissetmediğimi bomboş olduğumu vs.yineledim.O da boş durmuyor tabii.beni hak yola çevirmeye uğraşıyor bunun içinde fakülteden ilahiyatçı bir doçent bulmuş benim için bir görüşme ayarlıyormuş.Elim mahkum gidicem ben oraya da…çok bilgilenmem lazım çoookk.Sıkı bir kapışma beni bekliyor…Lütfen dua edin benim için,eşim için,doğru yola birlikte ulaşmamız için…teşekkürler…