Re: Diyarbakir’da Hıristiyan öğrenciye ‘şahadet’ dayağı iddiası
Hoşbuldum :)
Diğer toplumları hatta diğer bölgelerdeki insanları bilmiyorum ama ben şöyle eğitildim;
– İslam en doğru dindir
– Türk askeri en güçlü askerdir
– Osmanlı Devleti çok görkemliydi, hiç yanlışı yoktu.
– Atatürk bizi kurtardı ve hiç yanlışı yoktu.
– Türkler Müslümandır
– Türkiye’nin %99’u müslümandır.
Bunlar doğrudur ya da yanlıştır. Bunun karar vericisi ben değilim. Ama bunları sorgulayamadım belli bir yaşa kadar. Birçokları 50 yaşına gelmesine rağmen hala sorgulamıyor.
Mesela diyoruz din dersleri şöyle olmalıdır, böyle olmalıdır. Şuan herhangi bir iktidar gelse din dersi kitabında İsa’nın Rab ve Tanrı’nın Oğlu olduğunu yazsa neler olur? Halkın büyük tepkisi ile karşılanır ve iktidara ciddi oranda oy kaybettirir. Bir kesim çıkar Türkler Hristiyanlaştırılıyor, ülke elden gidiyor, Amerika işgal edecek tarzı söylemler yöneltirler.
Ama en azından bakın onlar böyle inanıyorlar, şu sebeplerden dolyı, Eski Antlaşma bunları doğruluyor vs.. tarzı açıklama yapsalar. Din derslerimden hatırladığım kadarı ile “İsa peygambere incil verilmiştir” tarzı bilgiler veriliyordu. Sonra bu kitap papazlar tarafından değiştirildi, doğru olanları ortadan kaldırıldı tarzında toplumda da egemen olan düşünce ile öğretiliyordu.
Ben İncili ve İsa’yı araştırmaya başladığımda ilk fark ettiğim o oldu. Öyle bir kitap hiç inmemiş ki dedim kendime. (Yani anlatılanlar gibi gökten indirilen veya direkt İsa’ya yazdırılan bir kitap gibi). Tanrı’nın oğlu olur mu hiç, Allah ilişkiye mi girdi Meryem ile deniyordu (din kitabında değil de din hocamız diyordu) sonra bu kavramın beşeri bir ilişki olmadığını öğrendim. Ruhsal anlamda bir Oğul.
Hep denir, misyonerler insanları kandırıyorlar, onları zayıf yönlerini kullanarak kendi saflarına alıyorlar, beyinlerini yıkıyorlar. Ne alaka? Asıl siz yanlış bilgilendiriyorsunuz. Beni siz kandırmaya çalışıyorsunuz olmayan şeylerle.
Kutsal kitap ve kuran arasınaki benzerlikleri de “değişmemiş kısımlar birbirine uyuyor” diye açıklıyorlardı. Sakın kuran kopya çekmiş olmasın kutsal kitaptan? Ben bunları ateistken düşündüm. 1-2 kilise toplantısına katıldım. Katılma sebebim de insaları izlemekti. “Abi para veriyorlar”, “Yurtdışına çıkarıyorlar ondan hristiyan oluyorlar” gibi sözlere inanmadığım için gittim. Gerçekten de umduğum gibi buldum. İnsanlar gerçekten inanıyorlardı.
Nasıl annem, babam islamiyete göre yaşıyor ve inanıyorlarsa onlar da inanıyorlardı. 2 Din arasındaki farkları burada benim yazmam biraz abes kaçar, çünkü çok yeniyim :) Ama sanki biraz farklı gibi gözüken ama aslında çok derin ayrımlar bunlar.
İncil’in ilk 4 bölümünü okuduğumda gerçekten İsa’nın mesajına hayran kaldım. İman etmedim ama ruhani bir lider gibi onun dediklerine uymaya çalıştım. Ama bu çok farklıydı. Ödüllendirilmek için değil, onun dediklerine uymak için yaptım bunları. Tomurcuk memeli huri beklentisi ile değil.
Henüz hala oturup “Seni rabbim ve kurtarıcım olarak hayatıma davet ediyorum Rabbim” demedim. Çünkü zamanında iyi bir müslüman değildim. Ama söz konusu İsa ve mesajı olunca ya onun istediği gibi biri olurum, iyi bir hristiyan olurum ya da hiç olmam diyorum. Daha çok okuyorum, içimdeki sesi dinliyorum. Bu sebeple hep erteliyorum.
Zannediyorum her imanlı da hemen incil okuyup peşinden iman etmiş değildir. Belki bu doğal bir süreçtir.
Yazdıklarım tamamen kendi görüşlerim. Yanlış bir şey söylediysem kusuruma bakmayın. Söyledim ya yeniyim :)
esenlikler

















