Re: Dişlaniyorum, acil duaaaa!!!
Dışlanınca Sevinin
Sevgili Doğa kardeşim,
Yaşadıklarını çok iyi biliyor ve senin için dua ediyoruz. Rabbimiz seni teselli etmek için mutlaka bir yol gösterecektir.
Bu genelde hepimizin başına gelen bir şey olduğu için, konuya İncil’in ne dediğini de bilmekte yarar var diye düşündüm ve sizlerle beraber aşağıdaki ayetlere bakmak istedim:
Matta 5:10-12
Bu ayetlerde Rabbimiz İsa Mesih Tanrı çocuğunun nasıl biri olması gerektiğini açıklıyor. Bir hristiyan nasıl birisidir? Bir hristiyan, ruhsal anlamda yoksul, inleyen, kendi günahına ağlayan, alçakgönüllü bir öğrenci, Tanrı’ya acıkmış, kendisine saldıranlara acıyan, yaşamında Tanrı’nın çalıştığını gören, sorunları Tanrının gösterdiği yolda çözmeye kararlı olan ve barış için çalışan birisidir. Dünyanın bu tür insanları Kabul edeceğini, alkışlayacağını, sırtını sıvazlayacağını sanırsınız genellikle.. Ama hayır..Hiç de öyle olmuyor. Çoğu zaman dışlanıyorlar ve reddediliyorlar. İsa Mesih bizlere dünyanın göstereceği tepkiyle ilgili olarak şu vaadde bulundu:
‘Dışlanacaksınız!’
İsa Mesih’in yüzüne tükürdülerse sana omuz vurmuşlar veya seni reddetmişler, çok mu?
Matta 5:10-12 “Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Göklerin Egemenliği onlarındır.11«Bana olan bağlılığınızdan ötürü insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! 12Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşamış olan peygamberlere de böyle zulmettiler.
Matta 5:10-13 ayetlere baktığımız zaman Tanrının imanlının reddedilişiyle ilgili olarak üç şey söylediğini görürüz.
Dışlanma imanlının başına gelebilecek ihtimallerden biri değidir; tersine, inanlya vaad edilmiş kesin bir sonuçtur.
İnsanlar başkalarına çok çeşitli nedenlerle baskıda bulunurlar, onları reddederler. Karakterleri bozuktur, saldırgandırlar, her zaman ezecek birilerini ararlar, kendilerini doğru ve haklı gördükleri için, kendileri gibi düşünmeyen veya inanmayan kişilere hayatı zindan ederler. Ama İsa Mesih burada bundan söz etmiyor. İsa Mesih, inanlılara yapılan zulüm için iki neden sıralıyor: doğruluk ve Mesih İsa’yı izliyor olmamız.
Dünya iyi insanları, soylu ve cesur insanları onurlandırıyor. Ama Tanrıya inanıp O’nu yüceltmek için O’nun adını anarak bir şeyler söylediğiniz zaman her şey bir anda değişiveriyor. Günümüzün kötülüklerinden, haksızlıklardan, kaybolan insani değerlerden, içki ve uyuşturucudan, sokaklardaki fahişelikten ve pornodan bahsedersenız size dinleyen cıkar. Ama bunların önüne İsa Mesih’in adını koyduğunuz anda, kurtuluşun İsa Mesih’te olduğunu ve Ona iman etmeyenlerin sonsuz yargıyla yargılanacaklarını söylediğiniz anda, şeytan bundan rahatsız oluduğu için, hemen adamlarına emrederek size saldırıya geçer ve sonuçta şu ya da bu şekilde zulüm görürsünüz. İşte İsa Mesih’in burada sözünü ettiği şey budur.
Yuhanna 15:18-25’te geçen ‘nefret’ sözcüğüne dikkatinizi çekmek isterim. Nefret sözcüğü bu ayetlerde kaç defa kullanılmış, bir okuyun.
18«Dünya sizden nefret ederse, sizden önce benden nefret etmiş olduğunu bilin. 19Dünyadan olsaydınız, dünya kendisine ait olanı severdi. Ne var ki, dünyanın değilsiniz; ben sizi dünyadan seçtim. Bunun için dünya sizden nefret ediyor. 20Size söylediğim sözü hatırlayın: `Köle, efendisinden üstün değildir.’ Bana zulmettilerse, size de zulmedecekler. Benim sözüme uydularsa, sizinkine de uyacaklar. 21Bütün bunları size benim adımdan ötürü yapacaklar. Çünkü beni göndereni tanımıyorlar. 22Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur. 23Benden nefret eden, Babamdan da nefret eder. 24Başka hiç kimsenin yapmadığı işleri onların arasında yapmamış olsaydım, günahları olmazdı. Şimdiyse yaptıklarımı gördükleri halde hem benden hem de Babamdan nefret ettiler. 25Bu, yasalarında yazılı, `Hiçbir neden yokken benden nefret ettiler’ sözü yerine gelsin diye oldu.
İşte, dünyanın bize göstereceği tepki budur.
Eğer zulüm bizlere vaad edildiyse neden bunu daha fazlasıyla yasamıyoruz? Elçilerin İşleri kitabında zulüm, Mesih’in kilisesi için hayatın bir parçasıdır. Eğer insanlar bizim hristiyan olduğumuzu bilmezlerse başımız pek derde girmez. İnsanların onayını kazanmak için Mesihe olan inancımızdan taviz veriyorsak, bu durum bizim iman hayatımızı tehlikeye sokabilir. Ancak inanlılar birçok alanda zulüm yaşıyorlar. Hristiyan inancı birçok ülkede yasaktır ve hristiyanlar zulüm görmektedirler. Batı ülkelerinde bile, ismen hristiyan diye bilinen toplumlarda bile inanlılar, liberal ve inançsız gruplar tarafından dışlanmakta ve sesleri kesilmek istenmektedir.
Dışlanma birçok şekilde olabilir
Luka 6:22 ve Matta 5:11 hristiyanlar olarak tecrübe ettiğimiz altı farklı dışlanmadan söz eder:
1İnsanoğlu’na olan bağlılığınızdan ötürü 2insanlar sizden nefret ettikleri, 3sizi toplum dışı edip 4aşağıladıkları ve 5adınızı kötüleyip 6sizi reddettikleri zaman size ne mutlu!
«1Bana olan bağlılığınızdan ötürü 2insanlar size sövüp 3zulmettikleri, 4yalan yere size karşı her türlü 5kötü sözü söyledikleri zaman 6ne mutlu size! .
Yaşadığımız zulümlerin bazıları çok ağır ve ağrı verici olabilir. Yuhanna dışında diğer bütün elçiler zulüm görerek yaşamlarını yitirdiler.
Roma imparatorluğu Hristiyanlardan kurtulmak için onları diri diri yakma yoluna dahi gitmiştir. İlk dönemdeki hristiyanlar inançları uğruna inanılmaz zulüm ve işkence gördüler. Reformasyon öncesi ve sonrası dönemlerde Anabaptistler suya atılarak boğuldular, İngilteredeki Puritanlar diridiri yakıldılar, komunizm ve İslam da Hristiyanlara tarih içerisinde inanılmaz zulümler ve işkencelerde bulundu. Bunlar bugün de hala devam ediyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok – daha geçen yılın Nisan ayında Malatya’nın göbeğinde gözü dönmüş caniler üç Mesih inanlısı kardeşimizi koyun keser gibi diri diri bıçakla boğazlarını keserek öldürdüler. İsa’yı izlemenin pahası bazen kan dökmek de olabiliyor. Her ne pahasına olursa olsun Mesih’e olan sadakatimizi sürdürecek miyiz?

















