#31578
Anonim
Pasif

Eternal;10931 wrote:
Şunu bilmelisiniz ki; Musa’nın yasası aslında Tanrı’nın standartlarını ortaya koyar ve bu standartlar çok yüksektir, hemde hiç bir insanın ulaşamayacağı kadar. Bu sebepla Tanrı Eski Ahit’te şu mesajı verir: “Bakın benim standartlarım bunlar,görüyorsunuz ki hiç bir insan yasayı yerine getirerek kurtulma gücüne sahip değil,ama sizi ben kurtaracağım lütufla!”


Madem konuyu “din değiştirmek kişisel tercihtir” den alıp buraya kadar getirdik, şu soruları sormama ve bunlar etrafında sesli düşünmeme izin verin.

Peki Tanrı’nın lütfu kimler için geçerlidir?
İman edenler için diyeceksiniz.
İmanlı insanlarla imansız insanlar arasındaki fark nedir o halde?
Siz deyin İsa mesih/Tanrı gibi yaşamak, ben diyeyim peygamberler gibi yaşamaya, onların gösterdiği yolda yürümeye çalışmak.
Peki onlar nasıl yaşadı?
Yine kurallara, prensiplere ve kanunlara göre, yani yasaya göre, değil mi?
Tavuk mu yumurtadan çıktı yumurta mı tavuktan? Tabi ki herikisi de: Hem yumurta tavuktan çıkar, hem tavuk (civciv olarak) yumurtadan çıkar.

Yasasız lütuf işe yarar mı?
Ya da lütuf olmadan yasayla kurtulabilir miyiz?

İncil’in hiçbir yerinde ”Tanrı’nın standartlarına uymanıza gerek yok, sadece benim RABBliğimi kabul edin, kurtuldunuz” denmediğine göre, Lütfu ön plana çıkartıp bu şekilde vaazlar vermek, yasanın önemini arka plana itmiyor mu?

Hiçbir hristiyan ”beni on emir bağlamaz” demediğine göre, bilakis onlara uygun bir hayat sürmeye çaba sarfettiğine göre, hatta yeni anlaşmayla beraber daha da hassas emirlere boyun eğdiğine göre neden, yasayı ikinci plana atarmış izlenimi verecek söylemlere yer veriyoruz ki?

Yasasız lütuf ta, lütufsuz yasa da kurtuluş için eksiktir. Tek kanatla uçmaya çalışmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de. Ama hernedense bu bilgimiz yazıya dökülürken, biri diğerinin önüne geçiyor.

İşte bu yanlış aktarımdan dolayı olsa gerektir ki; hristiyanlar yahudi ve müslümanları sadece yasanın/şeriatin emirlerine göre yaşayarak kurtulacaklarını sanmakla, müslüman ve yahudiler de hristiyanları sadece iman edivermekle kurtulacaklarını sanmakla itham ediyorlar.

Ve ne yazık ki bu itham, birbirimizi dinlemezsek kıyamete kadar da sürecek.

Halbuki, herkes yasa ile lütfun, iman ile amelin etle tırnak gibi birbirinin ayrılmaz parçaları olduğunu çok iyi biliyor.