Re: Barnabas İncili
Asil Onemli Mesele Bazi Muslumanlar “BIZ BARNABAYI KABUL EDERIZ ALLAHIN GONDERDIGI INCIL ODUR” Derler
Eger Bir Barnaba inciili kabul edilecek ise buna en cok karsi durmasi gerekenlerin muslumanlar oldugunu ileri surmem agir bir iddiami olur acaba ,,, Eger Evet diyen var ise hemen bunun sebebini yazalim:)
Sozde Barnaba Incili , Sozde Ayet 96. Dua bitince kâhin yüksek bir sesle dedi: «Dur îsa, çünkü, milletimizi sakinleştirmek için senin kim olduğunu bilmemiz gerekiyor.»
İsa karşılık verdi: «Ben, Davud soyundan Meryem oğlu îsa, ölümlü ve Allah’tan korkan bir insanım ve şan, şeref ve azametin Allah’a verilmesine çalışıyorum.»
Kâhin cevap verdi: «Musa’nın kitabında, Allah’ın ne dilediğini bize ilân edecek ve dünyaya Allah’ın rahmetini getirecek olan Mesih’i Allah’ın bize herhalde göndereceği yazılıdır. Bu bakımdan, senden rica ediyorum, bize gerçeği söyle, sen beklediğimiz Allah’ın Mesihi misin?»
İsa cevap verdi: «Allah’ın böyle va’d ettiği doğrudur. Fakat ben kuşkusuz o değilim, çünkü o benden önce yaratılmıştır ve benden sonra gelecektir.»
Sozde Ayet 97 MUHAMMED O’nun kutlu adıdır.»:)))
Simdi Sozde Barnaba incilinin Sozde Ayetine Gore Mesih Muhammet imis :) Peki Kurana bakalim Muhammed bu konuda ne yazmis…
ALIIMRAN45. Melekler demislerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime’yi müjdeliyor. Adi Meryem oglu Isa’dir. Mesîh’tir; dünyada da, ahirette de itibarli ve Allah’in kendisine yakin kildiklarindandir.
NISA 171. Ey ehl-i kitap! Dininizde asiri gitmeyin ve Allah hakkinda, gerçekten baskasini söylemeyin. Meryem oglu Isa Mesîh, ancak Allah’in resûlüdür
Allah allahhhh Bak kuranda diyor MESIH =ISA dir. :))) Kuranmi Yalanci ,,, Yoksa sozde Barnaba incilimi ,,, Buyurun , Muslumanlar Kuranin yalan soyledigini soyleyebilrse Barnabayi beraber kabul edelim:)))
Ne Kudüs Ne De Nasıra Deniz Kıyısında Değildir:
Barnaba’nın bizi hayrette düşüren ilk hatası, Nasıra ve Kudüs şehirlerinin bir göl ya da deniz kıyısında bulunduğunu sanmasıdır. Hz. İsa’nın büyüdüğü Nasıra kenti, en yakın göl olan Celile Gölü’nden 600 metre kadar yüksekte ve 25 kilometre kadar uzakta bulunmaktadır ve ulaşım imkanlarının günümüze göre daha kısıtılığı olduğu antik çağda böylesi bir mesafe ciddi bir uzaklıktı. Kudüs ise 811 metre yükseklikte ve en yakın göl olan Lut Gölü’nden 23 kilometre kadar uzaktaydı. Bütün bunlara rağmen Barnaba İncilinin 20. bölümüne şu ifadeler yer alır, “İsa Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra’ya doğru yola çıktı… Nasıra kentine gelince denizciler, İsa ne yaptıysa hepsini yaydılar.” Dahası var, 151. bölüme göre Hz. İsa’nın bindiği gemi Nasıra “limanından” (!) çıkıp uzaklaşır. Bu gemi yolculuğu nerede son buluyormuş biliyor musunuz? Kudüs’te! Bölüm 152’de şunları okuyoruz, “İsa Kudüs’e gelip de…” Anlaşılan, Barnaba’ya göre Nasıra’dan Kudüs’e gemiyle gidilebilmektedir! Böylesi bir ifade, “Ankara’dan vapura binip Adana’ya gittim” demekten farksızdır!
İsa’nın Zamanında Filistin’de Şeker Yoktu:
Barnaba’nın 119. bölümünde İsa’nın şekerden söz ettiği yazılıdır. Oysa şeker Akdeniz yöresine ancak İ.S. 7. yüzyılda, Müslüman Araplar sayesinde girmiştir. Şeker sanayini Araplar İranlılardan, İranlılar ise İ.S. 6. yüzyılda Hintlilerden öğrenmişlerdi. Avrupalılar ise şekeri Müslüman Araplardan öğrendiler. Şeker 1. yüzyıl Filistin yöresinde yoktu. Hz. İsa’nın şekerden söz etmesi, otomobilden söz etmesi gibi bir durum olurdu. Böylece Barnaba İncilinde şekerden söz edilmesi yazarın sahtekârlığını açığa vurmaktadır.
Para Birimleri ile ilgili Çelişkiler:
Barnaba’nın 54. bölümünde 60 “minuti”ye bölünen bir altın dinardan söz ediliyor. Oysa Hz. İsa’nın zamanında Roma İmparatorluğu’nda dinar, altından değil gümüşten yapılırdı. Her Roma dinarı 16 “as”a, her “as” da 4 “kuadrans”a eşitti. “Minuti” diye bir para birimi yoktu. “Minuti” denilen para birimi yüzyıllar sonra ortaya çıkmış ve Roma İmparatorluğu’nda değil, İspanya’da kullanılmış bir para birimidir. Barnaba İncilinin yazarı 1. yüzyılda Filistin’de var olmayan bir paradan söz etmekte ve uydurma kitabında para birimi olarak bunu kullanmaktadır. Alınan tüm tedbirlere rağmen, her sahte eser kendini ele verir. Barnaba İncili de bu konuda bir istisna değildir.
Yargılama Usulü Ortaçağa Özgüdür:
Barnaba İncilinin 121. bölümünde anlatılan mahkeme işlemi ancak yüzyıllar sonra ortaçağda kullanılan usuldür. Sanık, yargıç tarafından sorguya çekilirken noter onun tanıklığını özetleyip kaydeder. Hz. İsa’nın yaşadığı 1. yüzyılda böyle bir kayıt usulü yoktu.
O Dönemde Ahşap Fıçı Yoktu:
Barnaba İncilinin 152. bölümünde “ahşap fıçılar” dan bahsediliyor, ancak 1. yüzyılda şarabı korumak ve saklamak için ahşap fıçı kullanması hiç bilinmeyen bir yöntemdi. O dönemde yaşayan insanlar bu işlem için deriden tulumlar kullanırlardı (Bkz. İncil: Matta 9:17).
Bu incili Kabul edebilen muslumanlar el kaldirsin:)))

















