• Bu konu 6 izleyen ve 6 yanıt içeriyor.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25907
    klaus
    Anahtar yönetici

    Merhabalar.

    Uzun zamandır kafamı meşgul eden bir çok soruyla ilgili araştırmalar yapmaya çalışmıştım. Çünkü eskiden bir dönem kafamda çok ciddi yol ayrımları olmuştu.

    Barnabas İncili’ni duymuşsunuzdur muhakkak.Ancak bunu kitap şu an için yalanlanıyor. Barnabas incil’inin 15.yy’da Müslüman olan bir İtalyan tarafından yazıldığı öne sürülüyor.

    Oysaki 325 yılındaki İznik konseyinde, ortada gezinen tüm inciller inceleniyor ve 4 talebe olan “Matta, Markus, Lukas ve Yuhanna” incilleri ortaya konuluyor. Barnabas İncili ise yasaklanıyor. Basımı, Okunması ve dağıtımı.

    Daha Muhammed doğmadan 250 sene evvel yasaklandığını bildiğimiz bir İncil’in nasıl oluyor da 15.yy’da yazıldığı iddia ediliyor anlayabilmiş değilim.

    Kısa bir araştırma yaptığınız zaman, Barnabas incili ile ilgili Hıristiyan dünyasında ciddi tepkilerin olduğu görülüyor. Hatalar aranıyor. Oysaki Türkçeye çevirisi vs… Kitap zaten yasak. Papa, 366 yılında bir nüshasını arşive koyuyor o dönem.

    Barnabas ise, Kıbrıs asıllı bir Yahudidir. Asıl adı Joseph, yani Yusuf’tur. Barnabas ismi de kendisine DOĞRUYA YÖNLENDİREN, İYİYE YÖNELTEN manasında koyulmuştur.

    Hz İsa’nın havarilerinden değil ama isa’nın çok yakınından biridir. Onun öğretilerini, Hıristiyanlığı yaymaya çalıştığı 3 yıl içinde BARNABAS İNCİL’inde toplar.325 yılına kadar İskenderiye kiliselerinde kabul edildi ve okundu bu İncil.

    Barnabas İncili’nin türkçe çevirisini okuduğunuz vakit, BUNU KESİN BİR MÜSLÜMAN YAZMIŞTIR gibi düşünebiliyorsunuz. Çünkü hakikaten öyle şeyler katmışlar ki içine, arami dilinde yazılmış olan orjinalini de saptırmışlar.Ayrıca hitaplar, coğrafi ve tarihi hatalar da bulunuyor çevirisinde. Barnabasın orjinali şu an için ortada yok gözüküyor.

    Kitap’ta;

    Hz İSA’nın evli olduğu, Maria Magdelena ile evlendiği…
    İsa, çarmığtayken magdalalı meryem hamileydi. Bir kız çocuğu oldu ismi SARAH. Daha sonrasında yahudi zulmünden kurtulmak için Fransaya gitti. Çocuğu orda doğurdu.

    İsa’nın soyundan bir çocuk bulunuyor. Torunu vs… Bilinmiyor. Pariste olduğu iddia ediliyor bir alim olduğu.
    Hıristiyan dünyasındaki kimi tarikatlar Barnabas İnciline inanıyorlar.

    Maria Magdelena,
    Kutsal Kase,
    Barnabas İncili.

    Bunların birşekilde yolları çakışıyor.Kutsal Kase olarak aranan kasenin de Magdalalı Meryemin rahmi olarak düşünülüyor. HZ MERYEM değil karışmasın. Maria Magdelana.

    Tüm bunları niye yazdım,bu akşam bir tv deki tartışma proğramında,yanlış değilsem 1983 yılında Hakkari ilinde bulunan Barnabas İncili’nin yapılan karbon testlerinde, Milad’tan sonra 48 yılına ait olduğu ve orjinalinin Genelkurmay Başkanlığında saklandığı söylendi…Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    #32080
    Anonim
    Pasif

    Bu konuda ne söylememizi istiyorsunuz? Herseyin YALAN ve PALAVRA oldugunu ve Banabas Incil’i(!!!!) ve Iznik Konsili hakkindaki iddialara verilmis cevaplarimizin Forumda oldugunu ama bunun müslümanlarca ve hristiyan karsitlarinca OKUNMADIGINI söylüyoruz. Cünkü bu islerine gelmez. Hep kendi gerceklerine inanirlar. Karanlikta olduklari icin bir türlü ISIKa gelmek istemezler. Size tavsiyem eger gercekleri bilmek istiyorsaniz biraz gayret edin ve OKUyun. Forumda yeterince bilgi var. Bilmediginizi de burdan sorabilirsiniz.

    Esenlikler dilerim.

    #32081
    Anonim
    Pasif

    Simdi neye dayanarak bu Incilin yalan palavra oldugunu söyleyebiliyorsunuz anlamis degilim.

    Daha bir kac gün önce de Aziz Üstel Gazete kösesinde bu incilden bahsetti. Bu konu hakkinda yazilmis kitaplarda mevcut.

    Isa dan sonra bir cok Incilin yazildigini biliyoruz. Kimlerin yazdiklari bile bilinmemektedir. Böyle bir Incilin olabilecegi mümkündür. Sizin inancinizda bagdasmadigi icin bu Incili inkar edebilirsiniz ama sizin Inkar etmeniz, bu Incilin gercek, orjinal olmadigini ispatlar nitelikte degildir.

    Bence bu konu tarihcilerin arastirmasi gereken bir konudur. Yine Aziz Üstelin kösesinde anlattigina göre Bu Incilin bir kopyasi Israildeymis, ve bu Incili Isaac Rabin in kizi okumus müslüman olmus daha sonrada orjinal 10 emir levhalarinin izini takip ederken gizemli bir sekilde öldürülmüs. Bunlar benim iddialarin degil Gazeteci Aziz Üstel kendisi yazdi. Isterseniz yazinin tamami icin link verebilirim.

    #32082
    Anonim
    Pasif

    Sayın Misafir,

    Öncelikle Formumuza hoşgeldiniz diyorum…

    Dün geceki Tv. Programını dikkatlice izledim. Başka inançlar hakkında yorum yapıldığında önyargılı yaklaşımlar benim için artık sıradan gelmeye başladı. Açıkçası Hristiyanlıkla ilgili bir konuda açıklama yapmadan önce Hristiyanların bu konu hakkında ne düşündüğünü ve neyi savunduğunu öğrenmeden, kanıt göstermeden birşeyler ileri sürmek inandırıcılığı yitiriyor.

    Yıllardır İznik Konseyinde İncil seçimi yapıldığını ileri sürenlerin bu Konseyden çıkan kararların neler olduğuna bakmak hiç mi akıllarına gelmiyor?

    Misafir arkadaşım, eğitim düzeyin her ne olursa olsun, her nerede yaşıyorsan yaşa; herkesin rahatlıkla edinebileceği ve anlayabileceği İznik Konseyinden çıkan kararları incele lütfen! Sanıyorum, Hristiyanların bu konudaki itirazlarına hak vereceksin.

    Üstelik Barnaba İncilinin Türkçe basımı yasak değil. Yaşadığın şehrin kitapçılarından edinebilirsin.

    Hristiyanlığın başlangıcından beri sahte inciller ortaya çıkmıştır. Sadece Barnaba İncili değil; günümüzde birçok sahte inciller bulunmaktadır. Örneğin, Gerçeğin İncili, Yuhanna’nın Apokrifonu, Tomas İncili, Filip İncili gibi…

    Bunların gerçek olup olmadığı ile ilgili önyargısız bir araştırmayı her aklı selim kişi yapabilir. Sende Barnaba İncilinin gerçek İncil olduğunu savunuyorsan lütfen incele.

    Ben de yıllar önce Hristiyanlık inancını araştırmaya koyulduğumda bu Gnostik incillerde neler yazdığını inceledim. Tabi ki tarih ve coğrafya bilimi yönünden hataları tespit etmek benim için oldukça zordu. Gerçeği sahtesinden ayırt edebilmenin en önemli kriterinin bilimsel yaklaşım olduğu yadsınamaz, fakat bunları sıralamamın benim gibi engin tarih ve coğrafya bilgisi olmayanlar için ikna edici tarafı olduğunu düşünmüyorum.

    Yaptığım incelemenin odak noktası tüm Kutsal Kitapta verilen öğretilerle, gerçek diye iddia edilen incillerin öğretilerinin çelişip çelişmediğiydi. Kutsal Kitapta kendisini açıklayan Tanrı’nın doğasının, karakterinin korunup korunmadığıydı. Bahsedilen Mesih, aynı kişilik miydi? Bu incillerde verilen mesajın ve vaatlerin aynı olup olmadığıydı. Bu Gnostik İncilleri Hristiyanların iman ettikleri incillerle yan yana getirildiğinde bir bütünlük sağlayıp sağlamadığıydı.. Ortaya çıkan olumsuzluk Barnaba İncili gibi incillerde miydi, yoksa gerçek diye bilinen incilde miydi? Benim için önemli olan bu kriterlerdi. Sadece bunlar bile sıradan birnin kolaylıkla sonuca gitmesine yeterli olacaktır. Yeter ki önyargılı olmayalım.

    Yukarıda bahsettiğim uyumsuzlukların neler olduğunu öğrenmek istersen ya da tarih ve coğrafya çelişkilerinin ne olduğunu merak edersen bu konuda sana yardımcı olurum. Yeterki sen, akıl süzgeçinden geçirmeden bu konuya önyargılı yaklaşma.

    Sevgi ile kalın!

    #32097
    Anonim
    Pasif
    güvercin;12061 wrote:
    Simdi neye dayanarak bu Incilin yalan palavra oldugunu söyleyebiliyorsunuz anlamis degilim.

    Daha bir kac gün önce de Aziz Üstel Gazete kösesinde bu incilden bahsetti. Bu konu hakkinda yazilmis kitaplarda mevcut.

    Isa dan sonra bir cok Incilin yazildigini biliyoruz. Kimlerin yazdiklari bile bilinmemektedir. Böyle bir Incilin olabilecegi mümkündür. Sizin inancinizda bagdasmadigi icin bu Incili inkar edebilirsiniz ama sizin Inkar etmeniz, bu Incilin gercek, orjinal olmadigini ispatlar nitelikte degildir.

    Bence bu konu tarihcilerin arastirmasi gereken bir konudur. Yine Aziz Üstelin kösesinde anlattigina göre Bu Incilin bir kopyasi Israildeymis, ve bu Incili Isaac Rabin in kizi okumus müslüman olmus daha sonrada orjinal 10 emir levhalarinin izini takip ederken gizemli bir sekilde öldürülmüs. Bunlar benim iddialarin degil Gazeteci Aziz Üstel kendisi yazdi. Isterseniz yazinin tamami icin link verebilirim.

    Sevgili Güvercin

    Barnaba sahte Incil’ini iyi bilenler (tarafsiz olanlar ve müslümanligi yobazlik derecesinde yasamayanlar) bu incilin ne kadar abuk sabuk ve Tarih ve cografya yanlisliklariyla dolu oldugunu bilir.Eger iyi incelenirse bu kitaba ümitle sarilanlar da hüsrana ugrayacaktir.Cünkü bilinenin aksine bu kitap Muhammed’ten cok sonra yazilmis sahte bir incildir.Eger müslümanlar bu incile inaniyorlarsa ve sahte oldugu ispatlanirsa(ki ispatlidir)o zaman kendi güvenirlikleri tehlikeye düsmeyecek mi?

    Peki neden müslümanlar kulaktan dolma bu sahte incile inanmakta ve güvenmektedir? Cünkü sözde o incilde muhammedin gelecegi müjdeleniyor.Oysaki günümüzde gercek olan ve hristiyanlarin elinde bulunan Tanri Söz’ü olan Incil’de muhammedin “M” si gecmemekte aksine sahte peygamberlerin geleceginden bahsedilmektedir.Onun icin ben kendi sahsima barnabas sahte incilinin varligindan memnunum.Cünkü cok kisilerin maskesini ve niyetini ortaya cikariyor.Gecmis ola!!

    Simdi gelelim Aziz Üstel adli gazeteciye!! Bir gazetecinin haber yapmasive bir konu hakkinda yorum yapmasi mi bir seyin gercek olmasinin ölcütü??Üstelik siz yazinizda bence,mis mis seklinde hikaye anlatiyorsunuz.Yazdiklarinizin hicbiri dogru degildir.Tipkil Astronot Neil Armstrong ve kaptan Kusto’nun müslüman olmadiklari gibi..müslüman dünyasinda onlarin müslüman olduguna dair bir dedikodu yapilmisti ve buna inanan ve suan bile yiginla insan var.Ne var ki bu iki insan bu haberleri yalanlayinca gercek bir tokat gibi yüzlerine carpti ama hala kabullenmek istemiyorlar.Evet yenilen güresci gürese doymazmis misali:)))

    Neyse ben gercekten arastirmak ve gercekten gercegi bilmek isteyen her insana barnabas sahte incilini okumalarini isterim.Sonra’da gercek incili okusunlar ve aradaki farki görsünler.Tabi görmek isterlerse…

    Esenlikler dilerim.

    #33083
    Anonim
    Pasif

    @Misafir 12050 wrote:

    Merhabalar.

    Uzun zamandır kafamı meşgul eden bir çok soruyla ilgili araştırmalar yapmaya çalışmıştım. Çünkü eskiden bir dönem kafamda çok ciddi yol ayrımları olmuştu.

    Barnabas İncili’ni duymuşsunuzdur muhakkak.Ancak bunu kitap şu an için yalanlanıyor. Barnabas incil’inin 15.yy’da Müslüman olan bir İtalyan tarafından yazıldığı öne sürülüyor.

    Oysaki 325 yılındaki İznik konseyinde, ortada gezinen tüm inciller inceleniyor ve 4 talebe olan “Matta, Markus, Lukas ve Yuhanna” incilleri ortaya konuluyor. Barnabas İncili ise yasaklanıyor. Basımı, Okunması ve dağıtımı.

    Daha Muhammed doğmadan 250 sene evvel yasaklandığını bildiğimiz bir İncil’in nasıl oluyor da 15.yy’da yazıldığı iddia ediliyor anlayabilmiş değilim.

    Kısa bir araştırma yaptığınız zaman, Barnabas incili ile ilgili Hıristiyan dünyasında ciddi tepkilerin olduğu görülüyor. Hatalar aranıyor. Oysaki Türkçeye çevirisi vs… Kitap zaten yasak. Papa, 366 yılında bir nüshasını arşive koyuyor o dönem.

    Barnabas ise, Kıbrıs asıllı bir Yahudidir. Asıl adı Joseph, yani Yusuf’tur. Barnabas ismi de kendisine DOĞRUYA YÖNLENDİREN, İYİYE YÖNELTEN manasında koyulmuştur.

    Hz İsa’nın havarilerinden değil ama isa’nın çok yakınından biridir. Onun öğretilerini, Hıristiyanlığı yaymaya çalıştığı 3 yıl içinde BARNABAS İNCİL’inde toplar.325 yılına kadar İskenderiye kiliselerinde kabul edildi ve okundu bu İncil.

    Barnabas İncili’nin türkçe çevirisini okuduğunuz vakit, BUNU KESİN BİR MÜSLÜMAN YAZMIŞTIR gibi düşünebiliyorsunuz. Çünkü hakikaten öyle şeyler katmışlar ki içine, arami dilinde yazılmış olan orjinalini de saptırmışlar.Ayrıca hitaplar, coğrafi ve tarihi hatalar da bulunuyor çevirisinde. Barnabasın orjinali şu an için ortada yok gözüküyor.

    Kitap’ta;

    Hz İSA’nın evli olduğu, Maria Magdelena ile evlendiği…
    İsa, çarmığtayken magdalalı meryem hamileydi. Bir kız çocuğu oldu ismi SARAH. Daha sonrasında yahudi zulmünden kurtulmak için Fransaya gitti. Çocuğu orda doğurdu.

    İsa’nın soyundan bir çocuk bulunuyor. Torunu vs… Bilinmiyor. Pariste olduğu iddia ediliyor bir alim olduğu.
    Hıristiyan dünyasındaki kimi tarikatlar Barnabas İnciline inanıyorlar.

    Maria Magdelena,
    Kutsal Kase,
    Barnabas İncili.

    Bunların birşekilde yolları çakışıyor.Kutsal Kase olarak aranan kasenin de Magdalalı Meryemin rahmi olarak düşünülüyor. HZ MERYEM değil karışmasın. Maria Magdelana.

    Tüm bunları niye yazdım,bu akşam bir tv deki tartışma proğramında,yanlış değilsem 1983 yılında Hakkari ilinde bulunan Barnabas İncili’nin yapılan karbon testlerinde, Milad’tan sonra 48 yılına ait olduğu ve orjinalinin Genelkurmay Başkanlığında saklandığı söylendi…Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    Barnabas’ ın mezarı kıbrısta mağusa yakınlarındadır. Ve şimdi orada bir kilise (St. Barnabas Kilisesi) bulunmaktadır. Tarihçilerin dedikleri şudur. Mezarı bulunduğunda Barnabasın mezarında bedenin yanında bir rulo bulunmuştur. Bunu araştırdıklarında ise bu ruloda yazılanların matta incili olduğu anlaşılmıştır. Şimdi soruyorum size. Eğer barnabas kendi adını taşıyan bahsettiğiniz incili yazmış olsaydı
    1) Neden mezarında matta incili vardı (Barnabas i.s 65 vaya sonrası öldüğünü sanıyorum). Matta incili bu kadar erken zamanda yazılmıştır. Matta İsa’nın havarilerindendi. 3 yıl Mesihle yaşayanlardadı, birebir gören biriydi. Vergi görevlisi bir memurdu. Bu nedenle güvenilirdir.
    2) Eğer Barnabas incilini Barnabas yazsaydı kopyaları çok fazla olurdu, bir tane değil. Kıbrıs ta özellikle bir tane de olsa bulunurdu. Hem mezarında kendi inciliyle gömülmesi daha mantıklı değil mi. Ama ne kıbrısta, ne mezarında, ne ortadoğuda, ne de anadoluda bir barnabas incili yok. Hayret!…

    Kısacası Mantıklı olmakta da yarar var. Madem bu inciliin Barnabas tarafında yazıldığı söyleniyor müslümanlarca, baksınlar bakalım Barnabas’ın yaşadığı gittiği yerlerde bir tane bile bu incilden var mı, bulunmuş mu. Bunu bırakın daha da önemlisi öldüğünde Matta’nın yazığı incille gömülüyor. Matta yazılmış en eski incildir. Güvenilirdir. Onu okuyun en azından Barnabas incilini savunanlar.

    Neden mi?

    Müslümanların iddia ettiği gibi iznik konseyinden sonra ortaya çıkmamıştır. Barnabasın mezarında bulunması da gösteriyor ki (mezarda bulunan matta inciliyle şimdi okuduğumuz matta incili aynıdır) İ.S 70 yılından önce yazılmıştır. Mezarda bulunması tartışmasız kanıttır. Ne de tahrif edilmiştir. Tahrif edenler yine müslümanlara göre romalı hristiyanlardı, havarileri değil. Ama görüyoruz ki romalılarda ne matta incilini ne de luka, yuhanna, markos incilini tahrif etmiştir. Yazılan hiçbir şeyi değiştirmemişlerdir.
    İznik konseyinde bu incillerde anlatılan mesih karakterine ve gerçeklere aykırı bazı felsefeleri barındıran öğretiler reddedilmiştir ama yazılı bir kaynak üzerinde tahrife gidilmemiştir, sapkın öğretileri barındıran kitağlar bile. Bu nedenle bazı gnostik inciller bugüne kadar gelmiştir. Bu incillere bakarsanız bizim kabul ettiğimiz 4 incille de bağdaşmadığını göreceksiniz. Ama hristiyanlar gidip de o incilleri yok etmemişler. Yani her şey gün gibi ortadadır. Mazeretler geçersizdir.

    #34494
    Anonim
    Pasif

    Asil Onemli Mesele Bazi Muslumanlar “BIZ BARNABAYI KABUL EDERIZ ALLAHIN GONDERDIGI INCIL ODUR” Derler

    Eger Bir Barnaba inciili kabul edilecek ise buna en cok karsi durmasi gerekenlerin muslumanlar oldugunu ileri surmem agir bir iddiami olur acaba ,,, Eger Evet diyen var ise hemen bunun sebebini yazalim:)

    Sozde Barnaba Incili , Sozde Ayet 96. Dua bitince kâhin yüksek bir sesle dedi: «Dur îsa, çünkü, milletimizi sakinleştirmek için senin kim olduğunu bilmemiz gerekiyor.»
    İsa karşılık verdi: «Ben, Davud soyundan Meryem oğlu îsa, ölümlü ve Allah’tan korkan bir insanım ve şan, şeref ve azametin Allah’a verilmesine çalışıyorum.»
    Kâhin cevap verdi: «Musa’nın kitabında, Allah’ın ne dilediğini bize ilân edecek ve dünyaya Allah’ın rahmetini getirecek olan Mesih’i Allah’ın bize herhalde göndereceği yazılıdır. Bu bakımdan, senden rica ediyorum, bize gerçeği söyle, sen beklediğimiz Allah’ın Mesihi misin?»

    İsa cevap verdi: «Allah’ın böyle va’d ettiği doğrudur. Fakat ben kuşkusuz o değilim, çünkü o benden önce yaratılmıştır ve benden sonra gelecektir.»

    Sozde Ayet 97 MUHAMMED O’nun kutlu adıdır.»:)))

    Simdi Sozde Barnaba incilinin Sozde Ayetine Gore Mesih Muhammet imis :) Peki Kurana bakalim Muhammed bu konuda ne yazmis…

    ALIIMRAN45. Melekler demislerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime’yi müjdeliyor. Adi Meryem oglu Isa’dir. Mesîh’tir; dünyada da, ahirette de itibarli ve Allah’in kendisine yakin kildiklarindandir.

    NISA 171. Ey ehl-i kitap! Dininizde asiri gitmeyin ve Allah hakkinda, gerçekten baskasini söylemeyin. Meryem oglu Isa Mesîh, ancak Allah’in resûlüdür

    Allah allahhhh Bak kuranda diyor MESIH =ISA dir. :))) Kuranmi Yalanci ,,, Yoksa sozde Barnaba incilimi ,,, Buyurun , Muslumanlar Kuranin yalan soyledigini soyleyebilrse Barnabayi beraber kabul edelim:)))

    Ne Kudüs Ne De Nasıra Deniz Kıyısında Değildir:

    Barnaba’nın bizi hayrette düşüren ilk hatası, Nasıra ve Kudüs şehirlerinin bir göl ya da deniz kıyısında bulunduğunu sanmasıdır. Hz. İsa’nın büyüdüğü Nasıra kenti, en yakın göl olan Celile Gölü’nden 600 metre kadar yüksekte ve 25 kilometre kadar uzakta bulunmaktadır ve ulaşım imkanlarının günümüze göre daha kısıtılığı olduğu antik çağda böylesi bir mesafe ciddi bir uzaklıktı. Kudüs ise 811 metre yükseklikte ve en yakın göl olan Lut Gölü’nden 23 kilometre kadar uzaktaydı. Bütün bunlara rağmen Barnaba İncilinin 20. bölümüne şu ifadeler yer alır, “İsa Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra’ya doğru yola çıktı… Nasıra kentine gelince denizciler, İsa ne yaptıysa hepsini yaydılar.” Dahası var, 151. bölüme göre Hz. İsa’nın bindiği gemi Nasıra “limanından” (!) çıkıp uzaklaşır. Bu gemi yolculuğu nerede son buluyormuş biliyor musunuz? Kudüs’te! Bölüm 152’de şunları okuyoruz, “İsa Kudüs’e gelip de…” Anlaşılan, Barnaba’ya göre Nasıra’dan Kudüs’e gemiyle gidilebilmektedir! Böylesi bir ifade, “Ankara’dan vapura binip Adana’ya gittim” demekten farksızdır!

    İsa’nın Zamanında Filistin’de Şeker Yoktu:

    Barnaba’nın 119. bölümünde İsa’nın şekerden söz ettiği yazılıdır. Oysa şeker Akdeniz yöresine ancak İ.S. 7. yüzyılda, Müslüman Araplar sayesinde girmiştir. Şeker sanayini Araplar İranlılardan, İranlılar ise İ.S. 6. yüzyılda Hintlilerden öğrenmişlerdi. Avrupalılar ise şekeri Müslüman Araplardan öğrendiler. Şeker 1. yüzyıl Filistin yöresinde yoktu. Hz. İsa’nın şekerden söz etmesi, otomobilden söz etmesi gibi bir durum olurdu. Böylece Barnaba İncilinde şekerden söz edilmesi yazarın sahtekârlığını açığa vurmaktadır.

    Para Birimleri ile ilgili Çelişkiler:

    Barnaba’nın 54. bölümünde 60 “minuti”ye bölünen bir altın dinardan söz ediliyor. Oysa Hz. İsa’nın zamanında Roma İmparatorluğu’nda dinar, altından değil gümüşten yapılırdı. Her Roma dinarı 16 “as”a, her “as” da 4 “kuadrans”a eşitti. “Minuti” diye bir para birimi yoktu. “Minuti” denilen para birimi yüzyıllar sonra ortaya çıkmış ve Roma İmparatorluğu’nda değil, İspanya’da kullanılmış bir para birimidir. Barnaba İncilinin yazarı 1. yüzyılda Filistin’de var olmayan bir paradan söz etmekte ve uydurma kitabında para birimi olarak bunu kullanmaktadır. Alınan tüm tedbirlere rağmen, her sahte eser kendini ele verir. Barnaba İncili de bu konuda bir istisna değildir.

    Yargılama Usulü Ortaçağa Özgüdür:

    Barnaba İncilinin 121. bölümünde anlatılan mahkeme işlemi ancak yüzyıllar sonra ortaçağda kullanılan usuldür. Sanık, yargıç tarafından sorguya çekilirken noter onun tanıklığını özetleyip kaydeder. Hz. İsa’nın yaşadığı 1. yüzyılda böyle bir kayıt usulü yoktu.

    O Dönemde Ahşap Fıçı Yoktu:

    Barnaba İncilinin 152. bölümünde “ahşap fıçılar” dan bahsediliyor, ancak 1. yüzyılda şarabı korumak ve saklamak için ahşap fıçı kullanması hiç bilinmeyen bir yöntemdi. O dönemde yaşayan insanlar bu işlem için deriden tulumlar kullanırlardı (Bkz. İncil: Matta 9:17).

    Bu incili Kabul edebilen muslumanlar el kaldirsin:)))

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.