Re: Ya kutsal kitap, ya kuran (1)
Sevgili Ahmed ve Kitap, Müslüman inananlar olarak Hristiyan inancına olan yaklaşımınız için teşekkür ederiz. Bazıları gibi buraya inancınızı dayatmaya gelmiyorsunuz.
Tanrıtanımazlığa ve küfüre karşı İslam ve Hristiyanlık ne gibi ortak bir strateji uygulayabilir, bu tamamen imkansızdır. Her iki inanç da bunu kendi öğretişleri ve değerleriyle yapacaktır.
Rab İsa Mesih’in izleyicileri olan biz Mesih inanlıları, Mesih’in haçta tüm dünyanın günahlarına kefaret olarak öldüğünü ve iman eden herkesi Tanrı önünde akladığını duyurmaya çağırıldık. Bu nedenle günahların bağışı ve sonsuz yaşam sadece Mesih’in haçta akıttığı kana ve Tanrı’nın lütfuna dayalıdır. Bunun dışında her türlü kişisel çaba, iyiliklerimiz ve dindarlık bizi Tanrı önünde aklamayacaktır. Ölümden görkemle dirilmiş olan ve bugün Baba’nın sağında bizler için şefaat eden Mesih İsa yakında tekrar yeryüzüne gelecek ve Kendisin iman edenleri yanına alarak sonsuz cennetine götürecek, iman etmeyenleri ise şeytan ve yalancı peygamber için hazırlanmış olan ateş gölüne atacaktır.
Bizi Risale-i Nur külliyatının İsa Mesih için dedikleri değil, sadece İsa Mesih’in Kendi Sözleri ilgilendirir. Yaşayan Tanrı İsa Mesih İncil’de Vahiy kitabında şu çarpıcı açıklamalarda bulunmaktadır:
9İsa’ya ait biri olarak sıkıntıda, Tanrısal egemenlikte ve sabırda ortağınız ve kardeşiniz olan ben Yuhanna, Tanrı sözü ve İsa’ya tanıklık uğruna Patmos denilen adada bulunuyordum. 10Rab’bin gününde Ruh’un beni yönetimine almasıyla arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim. 11Ses, «Gördüğünü kitaba yaz ve yedi topluluğa, yani Efes, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfya ve Laodikya’ya gönder» dedi.
12-13Bana sesleneni görmek için arkama döndüm. Döndüğümde yedi altın kandillik ve bunların ortasında, giysileri ayağına kadar uzanan, göğsüne altın kuşak sarınmış, `insanoğluna benzer biri’ni gördüm. 14Başı ve saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri ise alev alev yanan bir ateşti sanki! 15Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Ve sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi. 16Sağ elinde yedi yıldız vardı ve ağzından dışarı iki ağızlı keskin bir kılıç uzanıyordu. Yüzü, tüm gücüyle parlayan güneş gibiydi. 17O’nu gördüğüm zaman, ayaklarının dibine ölü gibi yığıldım. O ise sağ elini üzerime koyup şöyle dedi: «Korkma! İlk ve son ben’im. 18Diri olan ben’im. Ölmüştüm, ama işte sonsuzluklar boyunca diri kalacağım. Ölümün ve ölüler diyarının anahtarları bendedir. 19Bunun için gördüklerini, şimdi olanları ve bundan sonra olacakları yaz…. (İncil-Vahiy 1)
Bölüm 5
1 Tahtın üzerinde oturanın sağ elinde, iki tarafı da yazılmış ve yedi mühürle mühürlenmiş bir tomar gördüm. 2Yüksek sesle, «Tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye kim layıktır?» diye seslenen güçlü bir melek de gördüm. 3Ama ne gökte, ne yeryüzünde, ne de yer altında tomarı açıp içine bakabilecek kimse yoktu. 4O zaman acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açmaya ve içine bakmaya layık kimse bulunamadı.
5Bunun üzerine ihtiyarlardan biri bana, «Ağlama!» dedi. «İşte, Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut’un kökünden Olan galip geldi. Tomarı ve tomarın yedi mührünü O açacak.»
6Dört yaratığın ve ihtiyarların çevrelediği tahtın ortasında boğazlanmış gibi duran bir Kuzu gördüm. Kuzu’nun yedi boynuzu ve yedi gözü vardı. Bunlar, Tanrı’nın bütün dünyaya gönderilmiş yedi ruhudur. 7Kuzu gidip tahtın üzerinde oturanın sağ elinden tomarı aldı. 8Tomarı alınca, dört yaratık ve yirmi dört ihtiyar O’nun önünde yere kapandılar. Her birinin elinde bir çenk ve kutsalların duaları olan buhurla dolu altın taslar vardı. 9-10Yeni bir ezgi söylüyorlardı:
«Tomarı almaya
ve mühürlerini açmaya layıksın!
Çünkü boğazlandın,
ve her oymaktan, her dilden,
her halktan, her ulustan
insanları kendi kanınla
Tanrı’ya satın aldın.
Onları Tanrımızın hizmetinde
bir krallık haline getirdin,
kâhinler yaptın.
Dünya üzerinde egemenlik sürecekler.»
11Sonra tahtın, canlı yaratıkların ve ihtiyarların çevresinde çok sayıda melek gördüm ve seslerini işittim. Sayıları binlerce binler, onbinlerce onbinlerdi. 12Yüksek sesle şöyle diyorlardı:
«Boğazlanmış Kuzu,
gücü, zenginliği, bilgeliği ve kudreti,
saygıyı, yüceliği ve övgüyü
almaya layıktır.»
13Ve gökte, yeryüzünde, yer altında ve denizlerdeki tüm yaratıkların, bunlardaki tüm varlıkların şöyle dediğini işittim:
«Övgü, saygı, yücelik ve güç sonsuzlara dek,
taht üzerinde oturanın ve Kuzu’nun olsun!»
14Dört yaratık, «Amin» dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.
İşte bizim iman ettiğimiz Rab İsa Mesih budur! halleluya O’nun İslamın Hz. İsa’sı ile uzaktan yakından bir ilgisi, benzerliği yoktur! Bu nedenle bu iki inancın bir araya gelip işbirliği yapmaları olanak dışıdır.

















