Yürek Katiligi

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25232
    Anonim
    Pasif

    YÜREK KATILIGI

    İbraniler Mektubu 3:8 ve 13

    3:8 Eğer bugün O’nun sesini işitirseniz,
    atalarınızın başkaldırdığı,
    çölde O’nu sınadığı günkü gibi
    yüreklerinizi nasırlaştırmayın.

    3:13 ”Gün bugündür” denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. Öyle ki, hiçbirinizin yüreği günahın aldatmasıyla nasırlaşmasın.

    *Meriva’da, o gün çölde, Massa’da olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın, (Mezmurlar 95:8 )

    NEDEN BU YÜREK KATILIĞI ?

    Tanri-insan iliskilerinin soğuması, buzullaşması, kemikleşmesi yani sertleşmesidir.

    Bir örnek vermek gerekirse eger
    Fosilleri ele anabiliriz.
    Biliriz ki fosiller, birzamanlar yaşayan diri canlılardı.
    Yaşayan, nefes alan, üreyen, meyveler veren canlılardı.
    Ama şimdi ölü ve ruhsuz canlılardır.
    Üretken degillerdir, yaşama hiçbir katkıları yoktur.
    Tek başlarınadır.
    Oldukları yerde dururlar.
    Özlerini yitirmişlerdir.
    Çevre koşullarıyla uyum içersine girer ve yok olurlar.
    Bir kaya ile bütünleşirler ve orada sert bir şekilde kalırlar.
    Artık bir kaya gibidirler,tüm elementleri kayayla özdeşleşmiştir.

    İtaaatkar olmayan insan yüreklerinin de, fosillerden bir farkı yoktur.

    Kendi egemenliklerini kurarlar
    Benlikleriyle özdeşleşmişlerdir
    Gerçegin ardında degildirler
    Ruhtan yoksundurlar.
    Özünü yitirmişlerdir.
    Yaşayan bir fosildirler
    Bu yaşam Tanrını istedigi bir yaşam degildir.

    Tanrı bizlerden ne istemektedir pekii
    Dogru bir yürek sadece
    Bizlerden fosilleşmiş olan bu yüreklerimizi kırmamızı beklemektedir.
    Yeniden onunla yaşam bulmamızı istemektedir.
    Tanrı yaşamımıza paydaş olmak ister
    Ona danışmamızı
    Onunla konuşmamızı
    Ona güvenmemizi
    Ondan beklememizi
    Onunla kolkola yürümemizi
    Onunla uyumamızı ve uyanmamızı
    Onun boyundurugunda olmamızı ister
    Bizlerin yok olmasını istemez

    İnsan yüreği ne zaman Tanrıyı denerse, sınarsa
    Tanriya uzak bir hayat sürdürürse
    Tanrıyı gücendirir ve üzer.
    Bütünlügü bozmuş olur.
    Kendisini tanrılaştırır.
    Kendi egemenligini yaşamaya başlar.
    Bireyselleşir ve ruhtan yoksun bir yaşama adım atar
    Yüregini katılaştırır, sertleştirir.
    Benligini ön plana çıkarır.

    Yinede bilir Tanrının varlıgını
    Ben nasılsa iman ettim ve kurtuldum der
    Adım göklerde yazılı nasılsa, güvendeyim
    Dünyaya birdahamı gelecegim sanki diyebilir.
    Kendi egemenligini kurar.
    Dünyasal yaşamaya devam eder

    Bilmeliyiz ki
    Bizler iman ederek kurtulduk.
    Artık insan degiliz bizler
    Tanrının yeni yaratıklarıyız.
    Yaratık, tarifi olmayan canlı, isimsiz canlı anlamına gelir.
    Benzersiziz diger tüm insanlardan.
    Yeni yaratık olabilmemiz için se
    Benliklerimizi kırmamız,
    Tanrının egemenligini kabullenmemiz
    Onun boyundurugunu taşıyor olmamız gereklidir
    Yani bir ruha sahibiz artık
    Yeniden dogabilmemiz gerekmektedir.
    Bir danışmamınız vardır
    Dogru yüreklerle ona gitmeli
    Ona teslim olabilmeliyiz

    Mısırdan bereketli topraklara 40 yılda gidildigini biliriz
    Aslında o yol 6 günlük bir yoldu
    Rab Tanrı insanların yüreklerindeki o fosilleşmeyi kırmak için, insanları o kadar süre denemelerden geçirmiştir.
    Onlara sürgün yaşamı yaşatmıştır.
    Ama israil halkı benliklerini kıramamış
    Taşlaşmış olan o yüreklerini yok edememiş
    Benliklerinden vazgeçmemiş ve
    Ölümü kabullenmişlerdir.

    Yürek katılıgı kötüdür kardeşler
    Bizleri yaşayan ve diri olan gerçek tanrıdan uzaklaştırır.

    Yaşamlarımızda Rab’bin egemenligi sürsün. amin[/size]

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.