• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25559
    Anonim
    Pasif

    SEVGİNİN KÖKÜ : İSA’NIN KANI

    Firavun, Rab’bin getirdiği bütün belâlara rağmen, İsrail halkının Mısır’dan çıkmasına bir türlü izin vermiyordu. Rab, Musa vasıtasıyla, bütün İsrail halkına, ‘Kusursuz, erkek ve bir yaşında bir Kuzu’ almalarını ve onu ayın ondördünde kesip yemelerini buyurdu. Yalnız, bu kusursuz kuzunun kanı ile kapılarının, yan ve üst söveleri işaretlemeleri gerekiyordu. Rab şöyle dedi: “Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan, sizin için belirti olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısırı cezalandırırken, ‘ölüm saçan’ size hiçbir zarar vermeyecektir” (M.Çıkış 12:13).

    O akşam, Ölüm Meleği geldiğinde, kapılarının üzerinde kan olmayan bütün evlerdeki ‘ilk doğanları’ öldürmüş, ama kan olan evlere dokunmamıştı. Mısır halkına ait her evde, ölü vardı. Rab onlara, bu günü ‘Fısıh Bayramı’ olarak kutlamalarını emretti. Fısıh, ‘dokunmadan geçmek’ anlamındadır.
    ………………………………………………………………………..

    İsa Mesih’in havarileri ile yediği son yemek de, Fısıh Yemeği idi. Çünkü bu defa, Rab’bin kendisi, “Kusursuz ve Erkek” bir kuzu olarak, ‘Fısıh Kuzusu’nun yerini alıyordu.

    ***“Fısıh Bayramı’na hazırlık günüydü. Saat 12 sularıydı. Pilatus, Yahudiler’e, “İşte sizin Kralınız!” dedi. Onlar, “Yok et O’nu! Yok et, çarmıha ger” diye bağrıştılar….. Bunun üzerine Pilatus, İsa’yı çarmıha gerilmek üzere, onlara teslim etti” (Yuhanna 19:14-16).

    *** “O, baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen KUZU gibi; kırkıcılarının önünde duran KOYUN gibi, açmadı ağzını” (Yeşaya 53:7).

    *** “Çünkü, Fısıh Kuzumuz Mesih, bizim için kurban edildi” (1.Kor.5:7)
    ……………………………………………………………………………….

    Evet kardeşler; bizler, iman edenler, Tanrı Kuzusu İsa Mesih’in kanıyla mühürlendik. Bizim ebedî Fısıh Kuzumuz O’dur. O’nun kanıyla, bir defaya mahsus ve ebediyen mühürlenmiş bulunuyoruz. Kapı sövelerindeki kan, İsrail oğullarını nasıl korumuşsa, Mesih’in kutsal kanıyla işaretlenmiş Tanrı’nın çocukları çok daha korunacakları kesindir.

    O zaman, karşımızda duran ve Mesih’in ‘Bana Aittir’ dediği, O’nun kutsal kanıyla işaretlenmiş kardeşimizden, nasıl olur da nefret edebiliriz? Veya ona sevgisiz davranabiliriz? Mesih’in kabul ettiğini, biz nasıl reddedebiliriz? Nasıl hunharca eleştirir, suçlayıcı sözler söyleyebiliriz? O beyenmediğimiz kişiyi Rab seçmiş ve işaretlemiş, “Bu, Bana aittir. Onu kanımla satın aldım” dedikten sonra, kime kimi yargılama düşebilir ki?

    Kardeşimi ve kızkardeşimi sevmemin nedeni, üzerindeki KAN’dır. O kan sayesinde, Ölüm Meleği bile dokunamazken, ben hiç dokunamam. O kutsaldır. Rab’be ayrılmıştır. Rab’bindir. Değerlidir. Rab’bi seven, O’na ait olanı da sever.

    Hepimiz Rab’de Biriz. Kardeşiz. Herşeyin Ortak Mirasçılarıyız. Rab Bizi Bereketlesin.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.