• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26367
    Anonim
    Pasif

    RAB KESTİ ATTI

    BİR PASTÖRÜN İTİRAFLARI:

    İngilterede bir pastör idi. Rab’bi seviyor, kapı kapı dolaşıp müjdecilik yapıyordu. Fakat birgün düştü. Davud’un günahını işledi. Kadının kocasını bedenen değil belki ama, ruhen öldürmüştü. Çünkü onun çok sevdiği karısı ile yatmıştı. Kendisi de evli idi. Her iki aileye ve da kiliseye keder ve karanlık çökmüştü birden. Kilise de, her iki aile de darmadağın olmuştu. “Bizimki saf bir sevgidir. Bu bir aşktır” diye ne kadar da kendi kendini kandırmaya çalışmışsa da, bizim pastör hiçbir zaman huzur bulamadı. Karısını bırakıp evlenmiş olduğu bu kadından da kısa zamanda boşandı.

    Tabii ki, artık pastörlük falan kalmamıştı. Yüreği kutsal olan herşeyden uzaklaştı. Dua etmiyor, kiliseye gitmiyor, Kelâm’ı okumuyor,tövbe edip sonra da tekrar tekrar aynisini yapıyordu. İçinden, Tanrı’nın öfkesini hisseder ve yok edilmek üzere olduğunu düşünüyordu. Ölse, cehenneme gideceğini bildiği halde, ‘Kadın Sevdasından’ artık vaz geçemiyordu. Değişik kadınlarla çıkmaya devam etti. Birkaç defa ölümcüle yakın kazalar geçirdi. Ölmedi, sıhhatine kavuştu. Kavuşur kavuşmaz da bildiği yoluna devam etti.

    Ben ve daha birçokları, neredeyse 14 yıl onu bu yoldan vaz geçiremedik. Artık bizlerle vakit harcamak istemiyor, görmeye bile tahammül edemiyordu. Birkaç yıl sonra yine karşılaştık. Ben çekine çekine, yanına yaklaştım. Ona soru sormak yerine, kendimden bahsetmeyi uygun buldum. Falanca kiliseye gidiyorum dedim. “Ben de gelebilirmiyim?” deyince, dondum kaldım. Şaşırdım, anlayamadım. “Ne oldu? Nasıl?” diyene kadar, kaba kaba cevabı yapıştırdı: “Rab kesti, attı”. “O iş bitti. Artık yapamıyorum. İstesem de yapamıyorum. Bir anda, nasıl olduysa bütün cinselliğimi kaybettim” dedi. Karşımda yeni biri vardı ve sanki da, 16 yıl kadar evvel bildiğim o kişi geri gelmişti. Rab’be bu yaptığından dolayı öfke değil, adeta şükranla doluydu.

    Bundan sonraki tüm paylaşımlarında ve verdiği vaazlarda, hep aşağıdaki ayetleri kullanırdı:

    “Zina etmeyeceksin dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvet ile bakan her adam, yüreğinde o kadın ile zine etmiş olur. Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir. Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir” (Matta 5:27-30).

    Bu kardeş, bu sözleri Kutsal Kitap’ta hiç okumamış bile olsa, aynisini kendisi yazabilirdi. Yani yukarıdaki Kelâm, onun sözleri olabilirdi. Kardeşler “Günaha karşı verdiğiniz mücadelede, henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz” (İbraniler 12:4).

    Rab bizi aldatıcı günahtan ve dünyadan korusun. Bizi aydınlatsın ve güç versin. Amin

    Sevgi ve Dualarımla.

    #33382
    Anonim
    Pasif

    Günah bataklığına düşen bu pastöre olan tutumu, Tanrımız’ın baba yüreğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Rab bu pastöre ne kadar çok sabretti. Günaha düştü diye ona sırtını dönmedi, canını alarak günahları içerisinde onu cehenneme göndermedi. Kutsal Kitap’taki ‘Kaybolan oğul’ benzetmesindeki gibi, hayırsız oğulun kendisine dönmesini bekledi, her gün onun yolunu gözledi durdu. Tanrı tam on dört yıl bekledi bu pastörü. Onu sürekli kolladı, ölümcül kazalardan tehlikelerden korudu ve sonunda azarlayarak kendisine çekmek zorunda kaldı, ama önemli olan onun ruhunun kurtulmasıydı.

    Ayık ve uyanık olmalıyız. Şeytan, insanı günaha düşürmek için durmadan çalışıyor. Pastör, Şeytan’a uymakla, Tanrı’nın huzurundan uzaklaştığı için en büyük acıları kendisi yaşamış, bir sürü insan mağdur olmuş, aileler parçalanmış, kilise sarsılmış, ve pek çok kişi de tökezlemiştir. Ne kadar acı bir durum!

    Kutsal Kitap’ı okuyarak, dua ederek, imanlılarla Tanrı’yı yüceltip Tanrı’nın önünde durmalıyız, O’nda kalmalıyız. Günaha düştüğümüzde kalkmalıyız, kırık bir yürekle Rab’be yaklaşmalıyız. Olduğumuz gibi, günahlarımızı Rab’bin tanımladığı gibi, suçlu olduğumuzu kabul ederek Rab’be, göksel Babamız’a gelmeliyiz. Kendimizi haklı çıkarmak için mazeretler aramamalıyız. O bizleri kolları açık bir şekilde, affetmek ve kucaklamak için beklemektedir. Yaralarımızı saracak, kirlettiğimiz o giysiyi üzerimizden çıkartıp, bembeyaz doğruluk giysisini giydirecektir.

    Rab’bin sevgisinde kalın

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.