• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24739
    Anonim
    Pasif

    İSA BANA ŞİFA VERDİ (Tülin Boran)

    Günlerden bir gün bir kaza sonucu boynumu sakatlamıştım. Ön kısmında küçük bir kırık ve arkadaki sinirlerin geçtiği yerde bir ezik oluşmuştu ve buradaki sinirlerin beyin üzerinde yapacağı baskının ciddi tehlikelere neden olacağını söyleyen doktorlar yurtdışında bir boyun protezi ameliyatı olmamı öneriyordu. Ben de düşünüyordum… Bu amaliyatı nasıl atlatacaktım? Çünkü çocuklarımı bırakıp gitmek ve daha doğrusu yurt dışında bir ameliyat için gitmek bana maddi ve manevi açıdan çok büyük bir külfet olacaktı. Bu nedenle gidemezdim. Ama bu protez ameliyatının gerekliliğini İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi yetkilileri söylüyorlardı.

    Başka bir hastaneye ve çeşitli doktorlara göründüm. Hepsi de aşaşğı yukarı bu protez ameliyatını olmanın gerekliliğinde, hemfikirdiler. Nedeni de protez ameliyatı olunca omurilik üzerindeki baskı kalkacak ve beyine giden damarlar ve dolayısıyla beyin rahatlamış olacaktı. Tabii ki ben bunu pratik olarak anlatıyorum tıp dilinde bunu oldukça alışmadığımız ifadelerle anlatıyorlar, kısacası protez ameliyatı gerekliydi, olmazsa durumum tehlikeye giriyordu. Boynuma ameliyat olana kadar takabilmem için servikal bir boyunluk vermişlerdi. Onu bir yıldır gece yatarken çıkarmak suretiyle takıyordum, oldukça sıkıcı bir şeydi bu.

    Annem ayrı bir evde oturuyor, ara sıra ziyaretimize geliyor ve bizde kalıyordu. Eski konuları zaman zaman açsak da değişen bir şey yoktu. İnançsız bir yapıya sahip olan annemin Allah inancı ve kavramı hemen hemen yoktu.

    Bir arkadaşım vardı. Üniversitede öğretim görevlisiydi. İncil’i çok iyi biliyordu ve güçlü bir Mesih İsa inanlısıydı.Benim evime sık sık gelirdi. İncil ve İsa mesih hakkında oldukça güzel sohbetlerimiz olurdu onunla. Nitekim bir gün arkadaşım geldiğinde epeyce oturup İsa Mesih hakkında konuşmuştuk, ben müslüman bir aile geleneğinden geliyordum. Allah’a inanıyordum ama, İsa Mesih’in bir kurtarıcı olabileceğini ve Tanrı’nın onu kurtarıcı olarak göndermiş olabileceğini bir türlü kabul edemiyordum. Ama arkadaşım bana İsa’yı hayatıma kurtarıcı olarak kabul edersem, bütün sorunlarımın hallolacağını ve iyileşebileceğini söylüyordu. O gün için böyle bir şeye inanmam zordu, yapamaz ve inanamazdım, ama bugün kendi üzerimde kanıtlanan gerçeği gözlerimle gördüğüm için ve İsa’nın yaratıcı, kurtarıcı niteliklerini ve Allah’a olan yaklaşımını sağladığı için Rab’be minnettarım, inanıyorum, gerçek bir İsa inanlısıyım. İsa’yı hayatıma çağırıp, “gel ben sana teslimim beni kurtar ben kendi kendime bunu kendi gücümle yapamam. Seni kurtarıcı olarak kabul etmem için, seni istememi, sen bana temin et” demeliydim. Ama inanmadığım için yapamıyordum, ama inanmasam da bunu yapmalı, İsa’yı yardıma çağırmalıydım. İyi ama nasıl olacaktı bu? Arkadaşım oldukça güçlü bir teminat verir gibi söylüyordu. Bu gerçekten olabilirdi.

    Arkadaşım evine gittikten sonra bütün bunları düşündüm. Annem de o gece bizde kalacaktı. Gece oldu, herkes yattı. Uyumak istemiyordum. İsa’yı ve ameliyatı düşünüyordum. Nasıl geçecekti ve hayatım nasıl kurtulacaktı? Evet bunları düşünürken birden İsa’yı hayatıma çağırmaya karar verdim. Evet, evet öyle yapmalıydım.Bunu bir denesem bir şey kaybetmeyecektim. Zaten olan olmuştu. Amaliyat olmazsam ölecek kadar hasta değil miydim? Doktorlar öyle söylemiyorlar mıydı? O halde ne fark edecekti? Zararlı da çıksam, ölüme yaklaşmaktan da kötü olacak değildi ya? Evet İsa’yı şöyle çağırdım:

    ‘İsa gel, sana inanmak istiyorum. Seni hayatıma kabul etmek istiyorum. Bir kurtarıcı gibi kabul etmek istiyorum! Lütfen gel ve beni yönlendir. Çünkü ben kendim, seni kabul etmeyi bilemem, lütfen gel ve bana benim için ne gerekliyse gel ve yap!’

    Biraz sonra, sessiz,kapkaranlık odada, kapının önünde bir insan gördüm. Beyaz elbiseler içinde uzunca, ince yüzlü, uzun saçlı İsa Mesih’ti bu… Acaba ben şimdi rüya mı görüyordum? Yoksa gerçek miydi bu? Odanın içinde biri vardı ve o da İsa idi. Ama bu rüya olamazdı, uyumuyordum ki… Uyusam hafifçe yatakta doğrulduğunu nasıl bilebilirdim? Hem İsa benimle konuşmaya başlamıştı. Yanaklarımı sevgiyle okşadı ve bana dedi ki; ‘Sen artık iyileştin, ameliyat olmayacaksın ve boyunluk takmayacaksın!..‘ Böyle söyledi ve boynumu da eliyle yanaklarımı sevdiği gibi tuttu ve sonra yavaşça geriye doğru döneceğini zannettim. Ama o benim yanımdaki yatakta yatan ve arkası bana dönük uyuyan büyük kızımın, açılmış olan yorganını üzerine çökerek örttü. Kızım onun bu hareketiyle uyanmadı, O’nu görmedi de. Zaten yüzü duvara dönük uyuyordu, istese de göremezdi.

    Sonra yavaşça kapıya döndü ve süzülürcesine çıkıp gitti… Ben şaşırmıştım, inanamıyordum ve hemen arkasından kalkıp bakmak için gittim ama göremedim. Acaba yanılıyor muydum? Ne olmuştu? Bir an için içeride annemin yatmış olduğunu ve de onun gelip gitmiş olabileceğini, benim de uyumak üzereyken yanlış bir şey görmüş olabileceğimi düşündüm. Gittim salona baktım, orada annem uyuyordu ve derin bir uykuda idi. Kalkmış olamazdı. Öteki odaya baktım, küçük kızım da uyuyordu. Oğlum zaten evde yoktu o gece. Tekrar yatağıma dönüp uyumaya çalıştım. Sabahın olmasını da istiyordum. Düşünüyordum, İsa iki bin yıl önce ölmemiş miydi? Burada gördüğüm rüya değilse nasıl kendi olabilirdi, ama öyleydi işte, görmüştüm.

    Sabahleyin annem mutfakta idi, onun yanına gittim ve gece olanları anlattım. Ama annem böyle bir şeyin olmayacağını söyledi. ‘Sen hayal görmüşsündür, ölmüş birini nasıl görebilirsin,’ dedi. ‘Çok kitap okuyorsun, belki de rüyadır bu,’ diyordu. Böyle bir şeye inanmamam gerektiğini iddia ediyordu. Herkes gibi ameliyat olmazsam asla iyileşemeyeceğimi söylüyordu. Boyunluğumu da hemen takmamı önerdi. Fakat ben ona: İsa bana ‘iyileştin,’ dedi. ‘Boyunluğumu takmayacak ve ameliyat olmayacakmışım,’dedim. Bunun üzerine annem bana yüksek sesle bağırarak:çıldırmışsın! dedi. Bütün gücüyle böyle söylüyordu bana, tam o sırada da büyük kızım yerinden kalktı ve mutfağa ikimizin yanına geldi ve ‘Anneanne, annem doğru söylüyor, İsa var çünkü ben de biliyorum., dün gece bizim odamıza geldi ve benim üzerimi de örttü,’ deyiverdi.

    Annem:Annenin anlattığı şeyi nasıl görebilirsin sen? diye sordu.

    Kızım diyordu ki:Ben görmesem de annemin gördüğünü biliyorum. Üzerimi İsa’nın örttüğünü hissettim, arkam dönük yatsam bile gördüm.

    Evet, kızım doğru söylüyordu. Bir şey görmek için gözleriyle görmesi gerekmiyordu, bu olayı kızım beyninde görmüştü, aynı şeyleri kızım anlatıyordu çünkü. İsa nasıl yaptı bana dediğimde, İsa ‘Yanaklarını sevdi ve sen artık iyileştin ve boyunluk bir daha takmayacaksın, ameliyat olmayacaksın,’ dedi, diyordu. O halde hepsini biliyordu kızım, bu olağanüstü mucizevi bir şeydi, harikaydı. Allah’ın bize lütfu idi. İsa’nın kurtarıcılığı idi aynı zamanda. Üstelik İsa’nın her hangi bir peygamberden çok daha üstün olduğunu gösteriyordu. Çünkü peygamber değil bir Kurtarıcıydı İsa! Bu bir gerçekti. şimdi anlıyordum. İnsanların günah yükünü nasıl da alıp onları aklamak için haç üzerinde acıyla bile ölmeye razı olduğunu. O günden beri bir Mesih inanlısı oldum. şimdi çok iyi bir Hıristiyan olmak ve ona her geçen gün daha çok layık olmak için çalışıyorum. Ameliyat da olmadım, o günden beri bir daha boyunluk takmadım. Evde bir hatıra olarak duruyor. Hiçbir şeyim yok, iyiyim. Keşke bir vesile olsaydı da İsa’yı çok daha erken yıllarda tanısaydım, diye düşünüyorum.

    Annem inançsız biri olarak hayatını sürdürüyor, aramızdaki prblem hala çözülmedi. Kendisi bunu bir türlü ispatlamak istemiyor, çünkü yalancılığı ortaya çıkacak, zaten böyle yapmakla yalancılığını da kabullenmiş oldu. Ama Tanrı’nın benim İsa’ya inanmamda, annem gibi inançsız birini kullanarak ona bana borcunu ödeme fırsatı verdiğini düşünüyorum. İsa’ya her şey için şükrediyorum. Bu olaylar bu şekilde gelişmemiş olsaydı kim bilir, belki de ben bugün ölmüş ya da sakat kalmış olabilirdim. O kadar doktor hep aynı şeyi söylemişti ama işte hiçbir şey olmadı.İsa’ya olan inancım beni kurtarmıştı.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.