O’nun Sevgisi

  • Bu konu 3 izleyen ve 2 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26317
    Anonim
    Pasif

    Ben karanlığın en ortasında oturuyordum
    Gözlerimde perde vardı, görmüyordum
    Kulaklarım sağırlaşmıştı, duymuyordum
    Ve bir ses işittim, beni sevdiğini söylüyordu
    Hayatım boyunca hissetmediğim bir sevgiydi
    O kadar içten ve derindi ki, ruhumu okşuyordu
    Daha sonra gözlerim açıldı, artık görüyordum
    Gördüğüm güzelliği hiç bir şekilde anlatamam
    Anlatılamaz ve tarif edilemez bir güzellikti bu
    O kadar sevgi ve huzur dolu bakıyordu ki bana
    Bir an utandım ve gözlerimi çevirmeye başladım
    Bana “Utanç duyma, hepsi geride kaldı.” dedi
    Daha sonra “Seni yaşama kavuşturacağım.” dedi
    Yaşama kavuşmam için O’nu takip etmem yeterliydi
    Yüzümde bir tebessüm belirdi ve O’nu takip ettim
    Birlikte bir dağı aşmak için yol almaya başladık
    En başta yolumuz düz ve ağaçlıklar arasındaydı
    Ağaçlarda her çeşit ve renkten meyveler vardı
    Çok mutluydum ve ezgiler söylüyordum sürekli
    Daha sonra bir ağacın altında oturmaya başladık
    Bana oradaki ağaçların meyvelerini anlatıyordu
    Ve o meyvelerin bana ait olduğunu söylüyordu
    Sadece istemem yeterliydi ve O bana verecekti
    Yalnız bazı ağaçların meyveleri benim için zararlıydı
    Açlığımı ve susuzluğumu dindirdi ve yola devam ettik
    Yol boyunca hoş ötüşlü kuşlar bize eşlik ediyordu
    O kadar hoş ötüyorlardı ki, kulaklarımın pasını atıyorlardı
    Bir an durduk ve yüzümdeki mutluluğu izlemeye başladı
    Sonra ellerini başıma koydu ve başımı okşayıp, gülümsedi
    Bende kollarımı açtım ve O’na sımsıkı sarılmaya başladım
    O’na sarılırken büyük bir güçle dolduğumu hissediyordum
    Ve o güç beni her şeyden özgür kılıyor, herşeyi unutturuyordu
    Daha sonra huzur içinde uykuya daldım, sonra uyandım
    Uyandığımda O yanımda yoktu, bende ormanı geziniyordum
    Ve O’nun bana zararlı olduğunu söylediği ağacın önüne geldim
    Ağacın meyvelerinin inanılmaz bir çekiciliği ve güzelliği vardı
    Neden bu güzel meyvelerin bana zararı var diye düşünüyordum
    Bunları düşünürken o ağacın meyvesini kopardım ve yedim
    Daha sonra arkamı döndüğümde O’nu gördüm ve yüzümü çevirdim
    Gözlerinde yaşlarla bana bakıyordu, o an içim o kadar çok sızladı ki,
    Gözlerinin içine bakamıyordum, yanlış yaptığımın farkındaydım
    İnce bir sesle bana seslendi “Neden yüzüme bakmıyorsun?” dedi
    Sesim çıkmıyordu resmen ama yanlış yaptım diyebildim sonunda
    Bana “Sadece senin zarar görmeni istemediğim için yeme dedim.” dedi
    Bana kızmıyordu, sadece bana değer verdiği ve beni sevdiği için üzülüyordu
    Yüzümü O’na çevirdim, özür diledim ve beni bağışlamasını istedim
    Beni bağışladığını söyledi ve yolumuza devam etmeye başladık
    Yol boyunca sessizlik hakimdi ve ben kendimi suçluyordum sürekli
    O’da bunun farkındaydı, daha fazla dayanamadı ve konuşmaya başladı
    “Bu suçlama ayartıcıdan geliyor.” dedi ve “Ben seni bağışladım.” dedi
    Artık düzlükten çıkmıştık, dar ve girintili, çıkıntılı bir yola girdik
    Yolumuz dağa doğru yöneliyordu ve devam ettikçe yukarıya doğru çıkıyorduk
    Yukarıya doğru çıktıkça yolumuz daha dikleşiyor ve zorlaşıyordu
    Yolumuz zorlaştıkça sendeliyor ve korkmaya başlıyordum hafiften
    Ve O bunun farkındaydı, bana döndü “Neden kaygılanıyorsun.” dedi
    Bir anda kaldım öyle, şaşırmıştım açıkçası ve ne diyeceğimi bilemedim
    Sonra bir kayanın üzerinde oturduk, ben ayakkabılarımı çıkardım
    Topuklarımdaki yaraları gördü ve yaralarımı temizlemeye başladı
    O temizlerken yaralarım iyileşmeye ve yok olmaya başlamıştı
    Elleri şifa veriyordu bana ve bütün acılarımı alıp götürüyordu
    Sonra yolumuza devam ettik, yağmur yağmaya başlamıştı
    Yağmur şiddetini arttırıyor ve o sert kayaları kayganlaştırıyordu
    Artık yolumuz daha bir zorlaşmıştı ve çok dik bir yere ulaşmıştık
    O dik kısmı aşmam imkansızdı ki zaten kayalar çok kaygandı
    Ama O yanımdayken imkansız diye bir şeyin olmadığını bilmiyordum
    Tırmanmaya başladım, ellerim kayıyor ve dizlerim kayalara çarpıyordu
    Gerilemeye başlamıştım ve O’ndan uzaklaşıyordum gittikçe
    Sonrasında bir kayaya tutunmaya çalışırken elim kaydı ve
    Aşağıya doğru düşmeye başladım, düşerken kayalara çarpıyordum
    Sonra çok sert bir şekilde yere çakıldım, öldüğümü sanıyordum
    Ama hiç bir şey olmamıştı sadece uzun bir süre baygın kaldım
    Gözümü açtığımda etrafım karanlıktı, önümü zor görüyordum
    Neden beni bıraktın?, Neden yardım etmedin? diye seslenmeye başladım
    Bir anda yanımda belirdi, korkmuştum O’nu aniden görünce
    “Ben seni bırakmadım, sen kendin geriledin ve kaygılandın.” dedi bana
    O an gözyaşları içinde kaldım, kafamı kaldıramıyordum, O’na bakamıyordum
    Bütün hata benimdi, ben O’na güvenmedim ve kendimi tamamen O’na bırakmadım
    Halbuki ben hiç kaygılanmasaydım ve sadece O’nu takip etseydim
    Bu yaşananların hiç birini yaşamayacak, o uçurumdan düşmeyecektim
    Bana “Kaldır başını.” dedi ve gözyaşlarımı silmeye başladı, nasıl olurdu bu?
    Ben bir kere yanlış yapmıştım, O’da beni bağışlamıştı, yakarışımı işitip
    Ve ben yine yanlış yaptım ve O yine beni bağışlayıp, gözyaşlarımı sildi
    Bu inanılmaz ötesi bir şeydi, bana kızmıyor ve hep sevgiyle yaklaşıyordu
    Aslında kendi aklımla düşündüğüm için bunu anlayamıyordum
    Halbuki O’nun sevgisi, şefkati, sabrı çok açık ve net bir şekilde karşımdaydı
    Ben bunları yaşarken kendi içimde bana seslendi nazikçe ve “Beni dinle” dedi
    “Sen daha beni tanımıyorken, ben seni tanıyordum.” dedi ve devam etti
    “Senin her anında ben yanındaydım, senden sadece bir nefes kadar uzaktım.”
    “Sen yaralandığında, ben de yaralandım. Sen ağladığında, bende ağladım.”
    “Sen acı çekerken, o acıları bende çekiyordum ve bir an seni yalnız bırakmadım.”
    “Senden sadece şunu bekledim, beni farketmeni ve sesimi işitmeni.”
    “Çünkü ben sürekli kapında durmuş, kapını çalıyordum ve açmanı bekliyordum.”
    “Bu yol engebeli ve acı dolu bir yol, sürekli zorluklarla karşılaşacaksın.”
    “Fırtınalara, yağmurlara ve depremlere maruz kalacaksın, ama sabırlı olmalısın.”
    “Çünkü ben kaldıramayacağın bir yükü sana vermem ve yanından ayrılmam.”
    “Zaten yükünün büyük bir kısmını ben yüklendim ve taşıdım senin için.”
    “Bu yolun sonundaysa hayal edemeyeceğin kadar güzellikler seni bekliyor.”
    “O yolumuzun başındaki güzel meyvelerin olduğu bahçeden bile daha güzel.”
    “Şimdi kalk ve yolumuza devam edelim, zaman daralıyor artık, az kaldı.”
    Konuşması bittiğinde hayranlık içerisinde O’nun yüzüne bakıyordum
    İşte böyle bir sevgiyle seviyordu beni ve bu sevgiyi O’ndan başka kimse veremez
    Hayatım boyunca böyle bir dosta sahip olmamıştım ve dostluğu O’ndan öğrenmiştim
    Tekrardan yola koyulduk ve hala bu yolda ilerliyoruz

    #33228
    Anonim
    Pasif

    Sevgili The Beatitudes, Rab seni bolca bereketlesin. Öyle güzel yaşmışsın ki, Mesih’i o denli güzel çizmişsin ki…

    Karanlıklarda, günah bataklığındayken bizleri çıkardı o bataklıktan. Üzerimizdeki çamurları, pislikleri yıkadı, temizledi. Sonra bizlere bembeyaz bir doğruluk kaftanı giydirdi. Zaman zaman bu bembeyaz elbisemizi günahla kirlettik, lekeledik, O’nu üzdük. O’na koşunca bizi hemen bağışladı, bağrına bastı sıkı sıkı. Beyaz kaftanımızı her kirletip O’na gittiğimizde bizi hiç geri çevirmedi, hiç kızmadı. Her zaman affetti.

    Zor zamanlarımızda hep bizimleydi. Bazen yapayalnız olduğumuzu düşündük ve çok korktuk, düştük , yaralandık. Ama O gelip yaralarımızı sardı, iyileştirdi. O bizi hiç ama hiç bir zaman bırakmadı, terketmedi. Bizi hep sevdi.

    Böyle sevgi dolu merhametli bir Rabbimiz var ki! O’nun sevgisi, öylesine büyük ki… O herkesi çook sevdi, tüm insanları sevdi ayırım yapmaksızın. Öyle büyük bir sevgiydi ki O’nun sevgisi. Uğrumuza canını verecek kadar büyük.

    Sevgili misafir, sen de bu yüce Kurtarıcı’yı tanımak ve O’nun sana karşılıksız olarak sunmuş olduğu sonsuz yaşam armağanını almak istemez misin? O’nu çağır yaşamına, kendisini sana açıklamasını iste. O seni en kısa zamanda yanıtlayacak ve kendisini sana gösterecektir.

    Sevgilerle vbmenu_register(“postmenu_14477”, true);

    #33230
    klaus
    Anahtar yönetici

    Sevgili beatitudes, yazını okurken yüreğim titredi, ağladım. Meğer ne çok susamışım Rabbime. Ahh Rab çabuk gel ! Lütfen !
    Rab, senin sevgine ihtiyacımız var. Senin gibi sevmeyi öğrenmek ..Senin baktığın gibi bakmak.. Sende olmak.. Sende büyümek istiyoruz. Rab, bizler sana ne verebiliriz ki ? Senin bize verdiklerini.

    Rabbim, sen çoğal ben azalayım..
    Senden daha çok olsun, benden daha az..

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.