ANASAYFA Forum KURTULUŞ (SETERYOLOJİ) Tövbe, İman, Bağışlanma Nereye kadar bagişlamaliyiz

  • Bu konu 7 izleyen ve 8 yanıt içeriyor.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25357
    Anonim
    Pasif

    NEREYE KADAR BAGIŞLAMALIYIZ

    Eger bize karşı günah işlenmişse, tek taraflı bir bagışlama sunabiliriz.
    Fakat bu, her durumda bir yükümlülük degildir.
    Burada, yapabilmek ile yapmak arasındaki çok önemli farkı görmekteyiz.

    ‘’Yaşantınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu azarlayın; tövbe ederse bağışlayın.’’ (Luka 17:3)

    Burada günah işleyen kişi kardeşlerden biridir.
    Bu buyrugun, bize karşı günah işleyen herkesi kapsamaması mümkündür.
    Herkese komşumuz gibi davranmalıyız. Ancak herkes kardeşimiz degildir.
    Kardeş kelimesi, Hristiyan olan kişiyi belirtir.
    Hristiyan bir kardeş trafından bize karşı günah işlendiğinde,kesin direktifimiz vardır.
    İlk öncelik, günaha düşen kardeşimizi uyarmaktır, azarlamaktır.
    Bu nedenle tüm günahlara sessizlik içinde katlanmamız buyurulmaz.
    İsa daha sonra, ‘’tövbe ederse bağışlayın’’ diyor.
    Bu şartlı bir cümledir.
    ‘’ Tövbe ederse’’ Bu demek ki, eger bir kardeş tövbe etmezse, ona tek taraflı bir bagışlama yükümlülügü altında degiliz.

    Tanrı nasıl bizleri bağışlanmadan önce tövbe etmemizi istiyorsa, bizlerde aynı şartın saglanmasını kardeşlerimizden bekleyebiliriz.

    Tövbe etmese de o kardeşi elbette bagışlayabiliriz.fakat bu demek degildir ki, tövbekar olmayan kişiyi bağışlamak şarttır.
    Buna karşılık, eger kişi tövbe etmişse, o kişiyi bağışlamak zorundayız.

    Eger biz kardeşlerimize karşı günaha düştüysek, günahımızdan tövbe etmeli ve kardeşlerimizden özür dilemeliyiz.
    Bu davranışımızın karşılıgında bagışlanma beklemeliyiz.
    Eger bagışlanmıyorsak, bizi bağışlamayan kardeşlerimiz, yargıyı üzerlerine almışlardır.
    Rab bizlere ‘’ tövbe ederse bağışlayın’’ demiştir çünkü.

    #29886
    Anonim
    Pasif

    Gerçekten de çok güzel bir yazı olmuş, eline sağlık, büyük zevkle okudum…

    Yalnız bir detay ilgimi çekti.”Kardeş” kelimesi.

    Bahsettiğiniz gibi, günümüzde kardeş kelimesi Hristiyanlar için kullanılmaktadır; ama acaba Mesih İsa bu kelimeyi sadece Hristiyanlar için mi kullanmaktadır?

    Bence değil.Mesih İsa burada ki kardeş kelimesini “tanıdıklarınız” manasında kullanmıştır.Çünkü genel olarak baktığımızda Mesih İsa sadece Hristiyanlara kucak açmaz.Tüm insanlığa hitap eder.Hatta ve hatta vaktini iyilerden (hritiyanlardan) çok kötülere ayırırdı ve doktorun sağlıklı insanlara değil, hasta insanlara gideceğini savunurdu.

    Bu mantıktan yola çıkarsak, düşmanın da bağışlanması gerektiğini düşünürüm hep.Çünkü Rab bütün hatalarımızla ve günahlarımızla bizi sever(Örneğin Mesih İsa çarmıhtayken Rab’den Romalı askerlerin bağışlanmasını istemişti.)

    Aslında ilk baktığımızda mantıksız gibi gözüküyor.Bir insan, düşmanınız olacak, sizin kötülüğünüzü isteyecek ve siz hep onu bağışlıyacaksınız.Ama durum pek te bu şekilde değil.Evrensel düşündüğümüz zaman, ki dinler söz konusu olduğunda her zaman evrensel düşünmeliyizdir, ve bütün insanların bu mantığı güderek, birbirlerini bağışladığını varsayarsak, ne savaşlar olurdu nede küskünlükler ve harika bir dünyada yaşayabilirdik.

    #28113
    Anonim
    Pasif
    Quote:
    Tövbe etmese de o kardeşi elbette bagışlayabiliriz.fakat bu demek degildir ki, tövbekar olmayan kişiyi bağışlamak şarttır.
    Buna karşılık, eger kişi tövbe etmişse, o kişiyi bağışlamak zorundayız

    Sevgili Halleluya,
    İsa Mesih, kayıtsız, şartsız herkesi bağışlamamızı istemektedir. İmanda kardeşimiz olan kişiyi bağışlayıp, diğerlerini bağışlamamak Kutsal Kitap’ın öğretişine kesinlikle ters düşer. Mesih inancında bağışlamama gibi bir lüksümüz yok!

    Rabbimiz merhamet ve sevgi Tanrısı’dır. Herkesi bağışlamamızı, herkesi sevmemizi, (düşmanlarımızı dahi) emretmektedir. İsa Mesih, kendisini çarmıha çivileyenleri dahi bağışladı ve şöyle dedi:

    ‘Baba, onları bağışla, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar’.

    Sevgilerimle

    #28112
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Kitap bize su sozu ogutlemektedir.

    Filipililer 2: 5-6 Mesih Isa’daki düsünce sizde de olsun. Mesih, Tanri özüne sahip oldugu halde, Tanri’ya esitligi simsiki sarilacak bir hak saymadi.

    Mesih Herkesi bagisladi ve bizlerede oyle olmasini ogretti, evet cok zor bir konu herkesi affetmek, ama Mesihte Kalmakta zaten DAR KAPIDAN GECME DEGILMIDIR??

    Ancak Haleluya Kardes cok guzel bir konuya deginmis, Tovbe konusu, bende bu yaziyi okuyunca aklima birsey geldi.

    Bizlere karsi hep hatalar olacaktir, kardes veya `arkadaslar` tarafindan, peki bizlerin tavri nasil olmalidir diye dusununce aklima gelen sunlardir,

    Ben Orhan olarak herkesi bagislamak zorundayim, eger bagislamazsam yuregimde acilik kok`u buyuyecektir ve beni rahatsiz edecektir, hepimizin bildigi gibi Tanri ADAM OLDURMEYECEKSIN demistir, ancak adam oldurmek birden yapilan birsey degildir, once yurekte kin beslenir, sonra buyuyerek bizi tamamen o insana karsi bir katil durumuna sokar (Habil ve Kabil`de oyle olmamismidir?)

    Ben orhan olarak herkesi bagislamak zorundayim ve o kisi ile sorunlarimi Tanri`ya birakmak zorundayim,

    Çik.14: 14 RAB sizin için savasacak, siz sakin olun yeter.»

    Ancak bu hatayi bir kardes islerse ve bu cok buyuk bir hata olursa ne yapacagiz? Bu kisiye tavrimiz ne olmalidir? Yine ona AAAA RAB BIZE HERSEYI BAGISLA DIYE OGRETTI, BOSVER mi diyecegiz? Bu konuda cok guzel hazirlanmis olan westminster inanc aciklamasi bize yardimci olacaktir.

    Kilise disiplini, suç işleyen kardeşleri yeniden kazanmak, başkalarının benzer suçları işlemekten caydırmak, bütün bedeni etkisine alabilecek olan o kötü mayayı temizlemek, Mesih’in onurunu ve Müjde’nin kutsal tanıklığını aklamak, Tanrı’nın antlaşmasının ve mühürlerinin kötü kişiler tarafından kirletilerek zedelemesi durumunda Kilisenin üzerine haklı olarak gelebilecek olan Tanrı’nın öfkesine engel olmak için gereklidir.

    1.Kor. 5; 1.Tim. 1:20; 1.Kor. 11:27-sona kadar; Yahuda 23

    Burada gordugumuz gibi, KISI GUNAHINDAN VAZGECMEZSE, KISI GUNAHINDAN TOVBE ETMEZSE o kisiye disiplin uygulanabilir. O kisi Kiliseden uzaklastirilabilir, ancak burada dikkat etmemiz gerek konu, Bu kisiyi kendimize zarar verdigi icin, Bana zarar verecegi icin degil, Tanri`nin Kutsal ve Temiz bedenini Temiz kalmasini saglamak amaci ile olmalidir, eger kendi benligimizden bir insani kiliseden uzaklastirirsak veya disiplin verirsek o zaman Kendimizi Tanri yerine koymus oluruz, Zaten Kilise disiplini o kisiyi tamamen unutmak, tamamen silip atmak degildir, o kisi ile Kilise ihtiyarlari bir kardes olarak ilgilenmeli, onu kazanmak icin , tovbe etmesi icin emek sarfetmelidir, buda gosteriyorki Bizler her gunahi bagislayabiliriz, ama Kilise olarak TOVBE ETMEYEN birini bagislamak zorunda degiliz, gorevimiz o kisiyi tovbe etmeye sevketmektir, Bu konuya yine cok guzel bir ornegi Pavlusun kendi sozlerinden biliyoruz,

    1. Korintliler 5`te cok ama cok buyuk bir gunah isleyeni kiliseden atilmasini emreden Pavlus, daha sonra 2. Korintliler de bu kisiler icin sunu soyler..

    2.Ko.2: 5-11 Eger biri bir baskasini kederlendirdiyse, beni degil abartmadan söyleyeyim bir dereceye kadar hepinizi kederlendirmis olur. Böyle birine çogunlugun verdigi bu ceza yeterlidir. Asiri kedere bogulmasin diye o kisiyi daha fazla cezalandirmayip bagislamali ve teselli etmelisiniz. Bunun için ona duydugunuz sevgiyi yenilemenizi rica ederim. Sizi sinamak ve her durumda söz dinleyenler olup olmadiginizi anlamak için yazdim size. Kimi bagislarsaniz, ben de onu bagislarim. Eger bir seyi bagisladimsa, bunu sizin için Mesih’in önünde bagisladim. Öyle ki, Seytan’in oyununa gelmeyelim. Çünkü onun düzenlerini bilmez degiliz.

    Sonuc olarak benim anladigima gore,
    Ben orhan olarak Herkesi bagislamak, herkesi kazanmak zorundayimdir, GUNAH ISLEYEN DAVUTUN DEDIGI GIBI TANRI`YA KARSI GUNAH islemistir, benim gorevim Butun haklarimi birakip onu bagislamaktir,
    Ancak Kilise Pastor`u orhan olarak Rab`bin bedenini temiz tutmak ve gunahta olan birini kurtarmak icin ONU KILISEDE TUTMADAN (BIR NEVI BAGISLAMADAN) Kutsal Kitap buyruklarini uygulamak, ANCAK O KARDESLE DISARIDA GORUSUP kazanmaya calismaktir diye dusunuyorum.

    #30121
    Anonim
    Pasif

    BAĞIŞLAYAMAYAN İNSAN

    Size bir hikaye anlatacagım.
    Okuyun ve hayal etmeye çalışın lütfen.

    Sebebini bilemedigimiz bir neden den dolayı,
    Birini bağışlayamadığınızı farzedin.
    Yaşantınızdan bu bağışlamadığınız kişiyi anında çıkarıp atabilirmisiniz.
    O kişi sizin yaşantınızın bir parçası olur.
    Her anınızda onu düşünür ve onunla yaşarsınız.
    Unutamaz ve sürekli onda kalırsınız.
    Kısaca….
    Onu bir KELEPÇE ile bileğinize kelepçelersiniz.
    O kelepçe sizin ondan uzaklaşmanıza engeldir.
    İlk günlerde el ele gezebilirsiniz belkide,
    Daha sonra bağışlayamadıgınız kişi,
    Sizin gitmeniz gereken yöne gitmeyecektir.
    Sıkılacaktır sizinle birliktelikten.
    Kelepçeyi zorlayacaktır.
    Çekiştirecektir ve sizi yoracaktır.
    Bu arada kendiside yorulacaktır elbet.
    Ama sizin yapmanız gereken işleriniz olacaktır.
    Dinlenemezsiniz.
    O ise yorgundur artık
    Emeklemeye başlamıştır.
    Sizin hızınızı kesmektedir
    O kelepçe yüzünden.
    Onu zorlarsınız sürekli,
    Kelepçeyi çıkarmaya çalışırsınız ama mümkün olmaz.
    An gelir, artık o bağışlayamadığınız kişiyi,
    yerde sürüyerek yanınızda taşımak zorunda kalırsınız.
    Yorgunluktan omuzlarınız artık eski yerinde degildir.
    Beliniz kamburlaşmaya başlar.
    Daha sonraları ise artık o kişi yerden sürünmekten ölmüş olur
    Onu sırtınıza alırsınız.
    Bir hammal misali.
    Birkaç gün sonra bir kokudur sarar ortalığı.
    Başka yerde aramayın sebebini,
    Sırtınızdaki bağışlayamadığınız o kişiden gelmekte
    Daha kurtlanacak o, çürüyecek
    O anları düşünün.
    Düşünün derim düşünün
    Bağışlayın derim,
    O kelepçeyi bileginizden çıkarıp atın.
    Bağışlayın.
    Özgür olun ve
    Rab’deki özgürlük ve esenliğin tadını çıkarın.
    AMİN

    #30589
    Anonim
    Pasif

    Cok güzel bir yazi sevgili halleluya kardes.
    Rab bizlere bu kelepcelerden kurtulmamiz icin güc versin.Bizler Rab’bin kölesi ve O’nun güzel kokusu olmaya özen gösterelim.Sirtimizdaki o pis koku hem bize hemde etrafimizdaki insanlar icin cekilmez bir kokudur.

    Bir kimse Mesih’teyse,yeni yaratiktir;eski seyler gecmis,hersey yeni olmustur.2.korintliler 5,17

    #29457
    klaus
    Anahtar yönetici

    sevgili halleluya , yazınızı okurken ağlamamak için yutkundum. Bende bazen bağışlamakda zorluk çekiyorum. Bu konuda bazen zayıf düşüyorum.
    Bu yazı bana çok teşvik verdi teşekkür ederim.

    Rabbim seni bereketlesin. Esenlikle kal.

    #30626
    Anonim
    Pasif

    Yazınızı okudum gözlerim doldu inanın maalesef ama maalesef ben BAĞIŞLAYAMIYORUM …..

    #31148
    Anonim
    Pasif
    mavros;9336 wrote:
    Yazınızı okudum gözlerim doldu inanın maalesef ama maalesef ben BAĞIŞLAYAMIYORUM …..

    Sevgili Mavros,
    İsa Mesih’e iman edip etmediğinizi bilmiyorum. Eğer İsa Mesih inanlısıysanız ve de bağışlayamıyorsanız, bunun için Rab’den güç isteyebilirsiniz. Çünkü bazı şeyleri biz kendi gücümüzle, kendi çabalarımızla yapamayız. Belki birisi ya da birileri sizi çok incitmiş, ruhunuz yaralanmış ve bu yara size acı veriyor. Sizi anlıyorum, çünkü hemen hemen herkes birileri tarafından haksızlığa uğramış, ruhu ve duyguları incinmiş ve acı çekmiştir. Affedememek, bu durumda yaşamaya devam etmek kimseye yarar sağlamaz, tam aksine zarar verir. Ruhsal olarak zayıflatır, fiziksel ve zihinsel olarak etkiler, daha da önemlisi Tanrı tarafından bağışlanmaz, dualarına yanıt almaz. Bağışlamak için kararlı olmak gerekir. Kararlı olup affetmeyi seçersek Rab bu konuda bize yardım edecektir kesinlikle.

    Sevgili Mavros, kararlı olup affetmeyi seçin! O zaman daha bereketli bir ruhsal yaşamınız olacak. İsa Mesih’ de sizi bağışlayacak ve dualarınıza yanıt verecektir.

    Sevgilerimle




9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.