Mesih’in Ölümden Dirilişinin Önemi- Pastör Fikrert Böcek

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25625
    Armagan
    Anahtar yönetici
    Mesih’in Ölümden Dirilişinin Önemi

    “Eğer Mesih’in ölümden dirildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da aranızda bazıları ölüler dirilmez diyor? Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınız da boştur. Bu durumda Tanrı’yla ilgili tanıklığımız da yalan demektir. Çünkü Tanrı’nın, Mesih’i dirilttiğine tanıklık ettik. Ama ölüler gerçekten dirilmezse, Tanrı Mesih’i de diriltmemiştir. Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse imanınız yararsızdır, siz de hâlâ günahlarınızın içindesiniz. Buna göre Mesih’e ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.
    Eğer yalnız bu yaşam için Mesih’e umut bağlamışsak, herkesten çok acınacak durumdayız. Oysa Mesih, ölmüş olanların ilk örneği olarak ölümden dirilmiştir. Ölüm bir insan aracılığıyla geldiğine göre, ölümden diriliş de bir insan aracılığıyla gelir. Herkes nasıl Adem’de ölüyorsa, herkes Mesih’te yaşama kavuşacak. Her biri sırası gelince dirilecek: İlk örnek olarak Mesih, sonra Mesih’in gelişinde Mesih’e ait olanlar.
    Bundan sonra Mesih her yönetimi, her hükümranlığı, her gücü ortadan kaldırıp egemenliği Baba Tanrı’ya teslim ettiği zaman son gelmiş olacak. Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O’nun egemenlik sürmesi gerekir.
    Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür. Çünkü, “Tanrı her şeyi Mesih’in ayakları altına sererek O’na bağımlı kıldı.” “Her şey O’na bağımlı kılındı” sözünün, her şeyi Mesih’e bağımlı kılan Tanrı’yı içermediği açıktır. Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır.
    Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun. Diriliş yoksa, ölüler için vaftiz edilenler ne olacak? Ölüler gerçekten dirilmeyecekse, insanlar neden ölüler için vaftiz ediliyorlar? Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz? Kardeşler, sizinle ilgili olarak Rabbimiz Mesih İsa’da sahip olduğum övüncün hakkı için her gün ölüyorum. Eğer insansal nedenlerle Efes’te canavarlarla dövüştümse, bunun bana yararı ne? Eğer ölüler dirilmeyecekse, “Yiyelim içelim, nasıl olsa yarın öleceğiz.” Aldanmayın, “Kötü arkadaşlıklar iyi huyu bozar.” Uslanıp kendinize gelin, artık günah işlemeyin. Bazılarınız Tanrı’yı hiç tanımıyor. Utanasınız diye söylüyorum bunları.” 1. Korintliler 15:12-34

    image001.jpg

    Mesih’in Ölümden Dirilişinin Önemi
    Fikret Böcek
    2007 Diriliş Kutlaması Vaazı

    1 Korintliler 15:12-19 “Eğer Mesih’in ölümden dirildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da aranızda bazıları ölüler dirilmez diyor? Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınız da boştur. Bu durumda Tanrı’yla ilgili tanıklığımız da yalan demektir. Çünkü Tanrı’nın, Mesih’i dirilttiğine tanıklık ettik. Ama ölüler gerçekten dirilmezse, Tanrı Mesih’i de diriltmemiştir. Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse imanınız yararsızdır, siz de hâlâ günahlarınızın içindesiniz. Buna göre Mesih’e ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır. Eğer yalnız bu yaşam için Mesih’e umut bağlamışsak, herkesten çok acınacak durumdayız.”
    Rabbimiz İsa Mesih gerçekten de yaşadı, öldürüldü ve gerçekten de dirildi.
    Bugün O’nun dirilişi milyonlarca insanın yaşamlarını değiştirmeye devam etmektedir.
    O’nun dirilişine kanıt Kilise’nin kendisidir.
    Mesih’in dirilişini birincil dereceden tarihsel kanıtlarla kanıtlayabiliriz ama ben burada ikincil dereceden farklı bir kanıt biçimini anlatmak istiyorum.
    Kilise, Pazar günü, Vaftiz, Rabbin Sofrası ve Değişen yaşamlar
    Kilise: Eğer Mesih dirilmemiş olsaydı, Kilise devam edemezdi.
    Pazar Günü: İlk Hıristiyanlar Yahudilerden oluşuyordu ve Yahudiler’in toplantı günü olan Şabat günü Cumartesiydi.
    Fakat Mesih dirildikten sonra İsa’nın öğrencileri Mesih’in diriliş günü olan Pazar günü toplanmaya başladılar.
    Aslında Mesih’in dirilişini sadece senede bir kez değil, 52 kez kutluyoruz!
    Vaftiz: Hıristiyanlar vaftiz olduklarında suya batırılıp çıkarılırlar.
    Suya batırılmak Mesih’le çarmıha gerilmek, sudan çıkmak ise O’nunla birlikte ölümden dirilmektir.
    Yani, Vaftiz olarak Mesih’in ölümünü ve dirilişini ilan etmiş oluyorsunuz.
    Rabbin Sofrası: Bize Mesih’in çektiği acıları ve çarmıhtaki ölümünü hatırlatır.
    İsa Mesih, insanların günahlarını üzerine yüklenen Tanrı kuzusudur.
    O bizim günah keçimizdir.
    İnsanların günahlarının affı için çarmıhta bizim kurbanımız olmuştur.
    Mesih’in bütün acılarına ve ölümüne rağmen Rabbin Sofrası’na sevinçle yaklaşıyoruz.
    Neden? Çünkü, Mesih ölümden dirilmiştir!!! Sevincimizin sebebi O’dur.
    Değişen Yaşamlar: İlk Hıristiyanlar Mesih’in dirilmiş olduğundan emindiler.
    Yuhanna dışında hepsi Mesih’e olan imanlarından dolayı öldürülmüştü.
    Dirilişten emin olmasaydılar böyle davranamazlardı.
    Hıristiyanlığın ilk 300 yılında da bir çok Hıristiyan zulümlerden geçmişti.
    Diriliş gerçek olmasaydı zulümlere katlanamazlardı.
    Mesih Ölümden Dirildi!!!
    İşte bu yüzden İncil’deki Müjde insanlara ümit veriyor.

    Mesih’in ölümü ve dirilişi imanımızı güçlendiriyor.
    Bir gün bir arkadaşım bana şöyle bir soru sormuştu:
    “Fikret, sence İsa’nın ölümü mü, yoksa dirilişi mi daha önemli?”
    Bu soruya cevap verilemez. Ölüm olmasaydı, diriliş de olamazdı.
    Mesih’in ölümü de dirilişi de tarihsel gerçeklerdir.
    İşte bu tarihsel gerçekler imanımızın gerçek olduğunu gösteriyor.
    Mesih’in öğrencileri üç yıl boyunca O’nunla birlikte yaşamışlardı.
    Fakat imanları Mesih’in ölümden dirilişiyle güçlendirildi.
    İsa’nın ölümü ve dirilişi bizim temel öğretimizdir.
    Pavlus da “İsa’nın ölümü ve dirilişinden başka birşey öğretmedim” diyor.
    Luka 24: 45-48 “Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.
    Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O’nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız.”
    1 Korintliler 15:3-8 “Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. Kefas’a, sonra Onikiler’e göründü. Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler. Bundan sonra Yakup’a, sonra bütün elçilere, son olarak zamansız doğmuş bir çocuğa benzeyen bana da göründü.”
    Elçi Petrus da Kral Davud’un Mezmur 16:10’da Mesih’in dirilişinden bahsettiğini söylüyor.
    Elçiler’in İşleri 2:31-32 “Geleceği görerek Mesih’in ölümden dirilişine ilişkin şunları söyledi: ‘O, ölüler diyarına terk edilmedi, bedeni çürümedi.’ Tanrı, İsa’yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız.”
    Evet kardeşler, yaşamlarımız değişiyor. O’nun dirilişine bizler de tanığız.
    Keşke Mesih’in dirilişine havarilerin inandığı kadar inanabilsek!!!
    O zaman O’nun Kurtuluş Müjdesi’ni anlatmadan duramazdık!
    Mesih’in dirilişi, Kendi iddialarının ve vaadlerinin doğruluğunu kanıtladı.
    Diriliş Hıristiyanlığın temeli ve mührüdür.
    Diriliş olmasaydı Hıristiyanlık da olamazdı.
    Evet, diriliş Hıristiyanın imanının mührüdür. Bu inanç GERÇEKTİR mührüdür.
    Bu mühür şu gerçekleri teyid eder:
    1) Tanrı’nın varlığını, 2) İsa Mesih’in tanrısallığını, 3) Hıristiyanların günahtan aklanmalarını, 4) Hıristiyanların kutsallaşmasını, 5) Sonsuz yaşamımızı, 6) Son yargıyı…

    Şimdi diriliş gerçeğinin mühürlediği konulara bakalım:

    1. Diriliş Tanrı’nın Varlığının Mührüdür
    Diriliş öğretisi başka hangi öğretileri destekliyor?
    Tanrı vardır. Kutsal Kitap’ın Tanrısı tek Tanrıdır.
    Mesih’i mezarda bırakmayan Tanrıdır bu Tanrı.
    Nasıralı İsa’nın ölümden dirilmiş olması Tanrı’nın varlığını kesinleştirir.
    Ölümden dirilmeseydi, “Tanrı’nın olmadığı” sonucuna varabilirdik.
    Ama Rabbimiz İsa Mesih DİRİLDİ… Tanrı Vardır!!!
    İsa hayattayken öğrencilerine “İnsanoğlu ölecek ve üçüncü gün dirilecek” diyordu
    “Size Yunus’un işaretinden başka işaret verilmeyecek” diyordu.
    Yunus üç gün balığın karnında kaldı… Mesih de üç gün mezarda kaldı…
    Mesih’i mezardan çıkaran ve O’nu dirilten gerçek Tanrıdır.
    Tüm Eski Antlaşma gibiYunus kitabı da Mesih’e işaret etmek için yazılmıştır.

    2. Diriliş Mesih’in Tanrısallığının Mührüdür
    İsa Mesih’in dirilişi O’nun Tanrı olduğunu kanıtlar.
    “Ben ve Baba biriz” diyor İsa.
    Babasının kendisini ölümden dirilteceğini iddia ediyordu.
    Eğer diriliş gerçekse, Mesih’in yeryüzündeki iddialarının hepsi gerçektir.
    Evet, Mesih dirildi ve ölümü yendi… Bu tarihsel ve ruhsal bir gerçektir.
    Diriliş Mesih’in Tanrısallığının mührüdür.
    Romalılar 1:2-4 “Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih’le ilgili bu Müjde’yi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden açısından Davut’un soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle Tanrı’nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.”
    Pavlus, ayrıntıya girmeden Mesih’in ölümden dirilişiyle Tanrı olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
    Pavlus ayrıntılı bir şekilde yazacak olsaydı herhalde şöyle bir şey derdi:
    “1) İsa Tanrı’nın Oğlu olduğunu iddia etti. Tanrı’nın Babası olduğunu söyledi. Yeryüzüne Babasından geldiğini ve tekrar Babasına döneceğini söyledi. “ Beni gönderen Baba’yı görmüştür” dedi. İşte bu sözler İsa’nın Tanrısallık iddialarıdır. Bu iddialardan dolayı Yahudiler İsa Mesih’i öldürdüler. 2) Bu iddialar ya doğruydu ya da sahteydi, 3) Bu iddialar sahteyse İsa Tanrı’yı aşağılamış olur, 4) Eğer tanrı’yı aşağılamışsa, Tanrı’nın böyle bir kişiyi ölümden dirilterek onurlandırması söz konusu bile olamaz, 5) Fakat Tanrı İsa Mesih’i ölümden dirilterek onurlandırdı ve iddialarını doğruladı, 6) İşte bu nedenle İsa Mesih Tanrı’nın Oğludur…. Tanrı’nın ta Kendisidir.”
    Mesih’in öğrencileri O’nun Tanrısallığını kanıtlamak için Pentekost gününde yaptıkları açıklamalarda O’nun dirilişini kanıt olarak göstermişlerdir.
    3. Diriliş Aklanmamızın Mührüdür
    Mesih’in dirilişi aklanmamızın temelidir.
    O’na iman eden herkes günahlarından aklanacak.
    Pavlus dirilişin sebebini şöyle anlatıyor:
    Romalılar 4:23-25 “Aklanmış sayıldı” sözü, yalnız onun için değil, aklanmış sayılacak olan bizler -Rabbimiz İsa’yı ölümden dirilten Tanrı’ya iman eden bizler- için de yazıldı. İsa suçlarımız için ölüme teslim edildi ve aklanmamız için diriltildi.”
    İsa neden diriltildi?? Aklanmamız için diriltildi.
    İsa günahlarımızı üzerine alacağını söylemişti.
    Matta 20:28 “Nitekim İnsanoğlu, hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi.”
    Evet, kendisi Tanrı olan İsa Mesih bizlere hizmet etti.
    Canını birçokları uğruna çarmıhta fidye olarak sundu.
    Peki, bu kefaretin, bu fidyenin kabul edilip edilmediğini nereden bileceğiz?
    Kurbanlık kuzunun lekesiz olması gerekiyordu.
    Tanrı, Mesih’in bu kurbanlık sunusunu kabul etti mi?
    Üç gün boyunca bu soru cevapsız kaldı…
    Ölümünden üç gün sonra, Tanrı İsa’nın ölü bedenine elini uzatıp O’nu diriltmiştir.
    Mezar taşını kaldırıp O’nun dirilişini ilan etmiştir.
    O DİRİLDİ!!! … İşte ümidimiz budur…. O gerçekten de dirildi…
    O’nun dirilişi fidyemizin, kurbanımızın kabul edilmiş olduğu anlamına geliyor.
    İşte bu nedenle, Mesih günahlarımızdan aklanmamız için ölümden diriltildi.
    R. A. Torrey adında bir ilahiyatçı bir kitabında şöyle diyor:
    “İsa öldüğünde, benim temsilcim olarak öldü, ve ben de O’nunla birlikte öldüm. İsa dirildiğinde de benim temsilcim olarak dirildi, ve ben de O’nunla birlikte dirildim. Göğe alındığında ve tüm görkemiyle Baba’nın sağında yerini aldığında benim temsilcim olarak göğe yükseldi ve ben de O’nunla birlikte göğe yükselmiş oldum. İşte bugün göklerde Mesih’te olarak Tanrı’nın yanında oturtuldum. Mesih’in çarmıhına bakıyorum ve günahlarımın tamamen bağışlanmış olduğunu biliyorum. Açık duran mezar taşına ve dirilip göğe alınmış olan Rabbime bakıyorum, ve kesinlikle biliyorum ki, Mesih’in kurban sunusu, kefareti kabul edilmiştir. Geçmişteki günahlarım ne kadar çok olursa olsun, ne tür günah işlemiş olursam olayım hiçbir günahım kalmadı. Mesih bütün günahlarımı üzerine aldı.” (The Bible and Its Christ, sayfa 107-108).

    4. Diriliş Kutsallaşmamızın Mührüdür
    Mesih’in dirilişi, Tanrı’yı hoşnut ederek yaşayabileceğimizin kanıtıdır.
    İnsan ölçülerine göre iyilik yapabiliriz.
    Ama yaptığımız en iyi şeyler bile Tanrı’nın gözünde günahlıdır.
    İnsan ne kadar iyi şey yaparsa yapsın, yaptığı işlerin özünde günah vardır.
    İnsan günahlıdır, doğası bozuk ve çürüktür.
    İnsan günaha karşı kendi gücüyle zafer kazanamaz.
    İnsan iyilik yapmaktan acizdir.
    Ama, eğer İsa yaşıyorsa, dirilmişse,…
    İşte o zaman, O’nun bize vermiş olduğu doğrulukla yaşayabiliriz.
    Bu doğruluk bizim değil, O’nun doğruluğudur.
    İşte, ancak o zaman gerçek kutsallık mümkündür.
    O’nun doğruluğuyla kutsal yaşamlar sürebiliriz.
    Efesliler 1:18-20 “O’nun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrı’nın, Mesih’i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken O’nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir.”
    Pavlus ayrıca Romalılar 6:4-5’te şöyle diyor:
    Romalılar 6:4-5 “Baba’nın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük. Eğer O’nunkine benzer bir ölümde O’nunla birleştiysek, O’nunkine benzer bir dirilişte de O’nunla birleşeceğiz.”
    Zayıf ve aciz bir durumda olabiliriz.
    Denenmelere karşı koyacak gücümüz de olmayabilir…
    Fakat Mesih güçlüdür, O aciz değildir.
    O’nun gücüyle güçlüyüz, zaferliyiz.
    Tutunacağımız tek dal O’dur. Rehberimiz O’dur.
    R.A. Torrey adındaki ilahiyatçı şöyle bir olay anlatıyor:
    “Dört kişi buzullarla kaplı bir dağa tırmanıyorlarmış. İki rehberle birlikte iki de turist varmış yanlarında. Önde bir rehber, rehberin arkasında bir turist, turistin arkasında ikinci rehber ve ikinci rehberin arkasında da ikinci turist birbirlerine uzun bir iple bağlı bir şekilde tepeye doğru tırmanıyorlarmış. Çok zor ve buzlu bir uçurumdan tırmanırlarken en aşağıdaki turistin ayağı kaymış ve düşmeye başlamış. Bu düşüşün etkisiyle ikinci rehber de düşmüş ve önündeki turiste bağlı olan ip bu turisti de düşürüp yuvarlamaya başlamış. Artık uçurumda sallanmaya başlamışlar. Fakat önde giden rehber bu düşmeleri görünce buz kazmasını buza saplamış ve ayağını da dengede tutmuş. Bunun üzerine ilk düşen turistin düşüşü durmuş, ikinci rehber dengesini sağlamış ve onun önündeki turist de ayağa kalkabilmiş. Böylece güvenlik içerisinde yollarına devam etmişler.”
    İşte, aslında bu yaşamda da durum böyledir.
    İlk Adem’in ayağı kaydı ve düştü.
    Bu düşüş ondan sonraki bütün nesilleri ardından sürükledi…
    Adem’den dolayı her insan günahlı sayıldı.
    Fakat son Adem olan İsa Mesih düşmedi…
    O’na bağlı olanlar da dimdik ayakta duruyorlar.
    Kurtuluşumuz kesin güvenceye alınmıştır.

    5. Diriliş Sonsuz Yaşamın Mührüdür
    Ölüm yaşamın sonu değildir!
    Mesih’in dirilişi bunun kanıtıdır.
    Mesih’e iman edenler için Mesih ölümü yenmiştir.
    İsa öğrencilerine Yuhanna 14:3’te şöyle diyor:
    Yuhanna 14:3 “Gider ve size yer hazırlarsam, siz de benim bulunduğum yerde olasınız diye yine gelip sizi yanıma alacağım.”
    Evet, İsa burada öğrencilerine ümit veriyor.
    Onların da dirileceğini söylüyor.
    Aynı şekilde Pavlus 1. Selanikliler 4:14’te şöyle diyor:
    1. Selanikliler 4:14 “İsa’nın ölüp dirildiğine inanıyoruz. Aynı şekilde Tanrı, İsa’ya bağlı olarak gözlerini yaşama kapamış olanları da O’nunla birlikte geri getirecektir.”
    Eğer İsa ölümden dirildiyse, Hıristiyanlar da ölümden dirilecektir.
    O’nun ölümüne ortak olduk. (vaftizle)
    Aynı şekilde O’nun dirilişine de ortağız.
    Evet, sonsuz yaşama sahibiz.
    Nasıralı İsa’nın dirilmiş olması bunu kanıtlar.
    Yeryüzünde Mesih’ten başka ümit olmamıştır.
    Tek çare, tek kurtuluş O’dur.
    Karanlıkta parlayan IŞIK O’dur.
    Yuhanna 14:19 “… Ben yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.”

    6. Diriliş Son Yargının Mührüdür
    Mesih’in dirilişi son yargı gününün olacağının kanıtıdır.
    Pavlus Ares Tepesi’nde Atinalılara şu uyarıyı veriyor:
    Elçiler’in İşleri 17:31 “Çünkü dünyayı, atadığı Kişi aracılığıyla adaletle yargılayacağı günü saptamıştır. Bu Kişi’yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir.”
    Pavlus son yargı gününden bahsediyor.
    Mesih İsa da bu yargı gününün kesin olduğunu söylemişti.
    Tanrı’nın Mesih’i ölümden diriltmiş olmasının da bunun kanıtıdır.
    Yargı günü geliyor. Tanrı oyun oynamayacak!
    O’nun çarmıhını reddedenler yargılanacak.
    Herkes ölümün “SON” olduğuna inanıyor.
    Yahudiler ve Romalılar da Mesih’i öldürdükten sonra “İsa öldü, artık onu izleyenler de dağılır” diye düşündüler.
    Artık İsa ölmüştü… Mesih’i izleyenlerin sonu gelmişti.
    Fakat Yahudilerin hiç beklemedikleri bir şey oldu!!
    Mesih İsa ölümden dirildi!!!
    Ölüm İsa Mesih’in sonu olmadı.
    Çünkü İsa Mesih yaşamdır… yaşam kaynağıdır…
    TANRI ÇARMIHTA ZAFER KAZANDI!!!!
    Ve İsa Mesih’in dirilişiyle bu zaferi onayladı (mühürledi)…
    İbraniler 9:26-28 “Öyle olsaydı, dünyanın kuruluşundan beri Mesih’in tekrar tekrar acı çekmesi gerekirdi. Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır. Bir kez ölmek, sonra da yargılanmak nasıl insanların kaderiyse, Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir.”

    Mesih’in dirilişi:
    1. Tanrı’nın Varlığını onaylar.
    2. Mesih’in Tanrısallığını onaylar.
    3. Günahlarımızdan aklanmış olduğumuzu onaylar.
    4. Kutsallaşmamızı onaylar.
    5. Sonsuz Yaşamımızı onaylar.
    6. Son Yargı gününün olacağını onaylar.

    Evet, DİRİLİŞ Hıristiyanlığın temelidir.
    Kilisenin VAROLMA sebebi Mesih’in dirilişidir.
    İmanımızın en büyük teşviği Mesih’in ölümden dirilişidir.
    Bizler de ölümden yaşama geçtik.

    Yuhanna 11:25-26 “İsa ona, “Diriliş ve yaşam Ben’im” dedi. “Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?”

    Buna iman ediyor musunuz???

    (Örnek ver): Yılanın başı ezilmiştir. Zafer O’nundur.

    Amin, Amin! Gel, ya Rab İsa! Rab İsa’nın lütfu kutsallarla birlikte olsun! Amin.

    Pastör Fikret Böcek, Izmir Protestan Kilisesi
    http://www.izmirprotestan.org/paskalyavaaz.htm

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.