• Bu konu 6 izleyen ve 11 yanıt içeriyor.
12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25760
    Anonim
    Pasif

    Tevrat ve incil ile ilgili kur’an ayetlerinden yola çıkarak yaptığım kutsal kitap okumalarında vardığım sonuç genel olarak sevindirici boyutta. Ama beni zorlayan ve net bir sonuca varmamı engelleyen birkaç tarihsel olay var. Bunları sorduğum hristiyan arkadaşlardan aldığım cevap; ”evet bu olaylar aynen yaşanmıştır” şeklinde idi. Bense bu olayların aynen yaşanması halinde kutsal kitabın güvenilirliğine gölge düşeceğini düşünüyorum.

    Bu olaylardan biri, Yaratılış kitabının 19. bölümünün 30-38 ayetleri arasında aktarılan Lut ve iki kızının hikayesi.

    Yazarı müslüman olan bir kitapta bu konuyla ilgili farklı ve ikna edici yorumlar yapılmış. Sizlerle de paylaşmak ve düşüncelerinizi almak istedim. Ki, belki benim anlamamı zorlaştıran bu olaylara farklı bakış açıları yakalayabilirim.

    1.”Lut’un dağda sarhoş oluşu ve kızlarının onunla zina yapmaları, şahsi bir olay değildir. Sosyolojik bir kanunun ifadesidir. (Böyleyken, Freud’un direkt olarak bunları psikolojik sapıklık olarak kullanması, fikri bir sapıklıktır.) Şöyle ki:
    Dini tebliğlere aldırmayan ve azgınlığa devam eden medeniyetler yıkılırlar ve bu yıkılmalardan sonraki nesil perişan olur ve dağlarda yaşamaya mecbur kalır. Dini, medeni bütün değerlerden mahrum olurlar; aile arası zinalar olur, yetişen yani nesil ahlaksız, kuralsız dolayısıyla lanetli ve bereketsiz olurlar.”

    2.”Kadınlar ve kızlar, manevi açıdan peygamberlerin kızları ve kızkardeşleridirler (Yar. 19/9, İbrahim’in Sara’ya kardeşim demesi). Fakat maddi yönden peygamberlerin kızları ve kardeşleri değiller ki onların o kızlarla evlenmeleri caiz olmasın…”

    Yani yazar, ”tevrattaki bu hikaye doğrudur ama bu manadadır” diyerek yorum yapmakta, birçok müslümanın sahip olduğu bu tür anlatımlar dolayısıyla tevratın tahrif edilmiş olduğu görüşlerine cevap vermiş olmaktadır.

    Sizlerin bu ayetlere bakışı nasıldır, merak ediyorum.

    #31530
    Anonim
    Pasif

    Lut’un kızlarının işlediği günahın Kutsal Kitap’ta açıklanıyor olması, kitabın insanlarca tahrif edilmediğini gösteren önemli bir delildir.
    Çünkü, bu konu yanlış anlaşılır diyen bir Ferisi tarafından metinden çıkarılabilirdi.

    Alıntı yapılan iki açıklamada övgüyü ve yüceliği insana veriyor.
    Oysa Tanrı insanın kendisiyle yüzleşmesini ve Tanrı’nın kusursuz kutsallığı karşısında alçakgönüllü bir şekilde tövbe etmesini istiyor.

    #31554
    Anonim
    Pasif
    oezjohn;10869 wrote:
    Lut’un kızlarının işlediği günahın Kutsal Kitap’ta açıklanıyor olması, kitabın insanlarca tahrif edilmediğini gösteren önemli bir delildir.
    Çünkü, bu konu yanlış anlaşılır diyen bir Ferisi tarafından metinden çıkarılabilirdi.

    Alıntı yapılan iki açıklamada övgüyü ve yüceliği insana veriyor.
    Oysa Tanrı insanın kendisiyle yüzleşmesini ve Tanrı’nın kusursuz kutsallığı karşısında alçakgönüllü bir şekilde tövbe etmesini istiyor.

    Açıklama için teşekkürler…
    Sorularımı yanlı bulup beni muhatap almak istemeyen ”halleluya” nın ”Lut” başlıklı yazısı siz arkadaşların, bu ayetlere nasıl baktığını daha doyurucu bir şekilde açıklamış. Her şeye rağmen ona da teşekkürler.

    Ama şu yukardaki açıklamada şöyle bir soru akla geliyor: Tanrı’nın peygamber olarak seçtiği insanların, bu şekilde iğrenç günahlara düşmesi, aynı zamanda Tanrı’nın yüceliğine de gölge düşürmüş olmuyor mu sizce ?

    #31560
    Anonim
    Pasif

    Sayin Abdulkadir bey,

    Haklisiniz bu bolumu okurken, ne kadar kotu bir ensest olay goruyorz degilmi, ancak bu konuda bir iki seye dikkat etmeliyiz

    1- Peygamber degildir,
    Kutsal Kitap`in hic bir yerinde Lut icin PEYGAMBER ifadesi bulunmaz, yani Lut Peygamber degildi,
    Peki Peygamber olmamasi, Lut`un boyle birsey yapmasina izinmi verir HAYIR ASLA, Cunku Lut Peygamber olmasada, Amcasinin yaninda Tanri ile bircok sey ogrenmisti ve yapmamasi gerektigini MUTLAKA bilmesi gerekiyordu, ama o TAM IMAN YERINE AZ IMAN GOSTERMISTIR, (Az imandan kastim, Yanina gelen melekleri misafir etmesi, O Melekleri almak isteyen halka, kendi kizlarini onerecek kadar dindar olmasi ve Tanrinin bu sehirden cikin dediginde cikmasi)

    2- Moavlilarin atasi
    Lut Kizlari ile iliskiye girer ve cocuklari olur, ve o cocuklar bakin ne olmustur.

    Yaratilis 19: 37 Büyük kiz bir erkek çocuk dogurdu, ona Moav* adini verdi. Moav bugünkü Moavlilarin atasidir.

    Peki Bu Moavlilar kimdi, Moavlilar PUTPEREST BIR HALK OLDU, bu konuda yuzlerce Ayet bulunmaktadir, bunlardan beni en tesvik edici olanida,

    Sef.2: 8-9 Israil’in Tanrisi Her Seye Egemen RAB söyle diyor: “Moavlilar’in halkimi nasil asagiladigini, Ammon halkinin onlara nasil hakaret ettigini, Onlari nasil alaya aldigini Topraklarini nasil tehdit ettigini duydum. Varligim hakki için, Moav kesinlikle Sodom gibi, Ammon da Gomora gibi olacak. Otlarla, tuz çukurlariyla dolacak, Sonsuza dek virane kalacak. Mallarini halkimdan geride kalanlar yagmalayacak. Topraklarini ulusumdan sag kalanlar miras alacak.”

    Tipki SODOM GIBI OLACAK, ne icin, Cunku o ciktiklari kent`te kendileri gibi ahlaksizlik yapmisti, ve Moavlilar tarihine bakinca, her zaman Tanri halkina dusman gibi calismistir, Hatta Suleyman Peygamer Moavli KADINLAR YUZUNDEN putlara sunak yapilmasina izin vermistir, Yani Gunahin cocuklari, Gunaha Anne , Babalik yapmislardir..

    Bunlarin Kutsal Kitap`ta neden yer aldigi ifadesine gelince BANA GORE

    1- Eger Kutsal Kitap Degistirilmis olsa, bu ve bunun gibi ayetler mutlaka cikartilirdi, ama bu gibi seyler bile Kutsal Kitap`ta bulunduguna gore, Kutsal Kitap`in hala bakir ve saf oldugunun bir delilidir.

    2- Kutsal Kitapta bu ayetlerin bulunmasi, Tanri`nin bizler icin bir uyarisi olarak DUSUNUYORUM,
    a- Sizler eger sarhosluk pesinde kosarsaniz, kendinizi kaybedersiniz, herturlu ahlaksizliga dusebilirsiniz, dikkat edin
    b- Eger gunahin uzerine bina kurarsaniz (Ensest iliskiden cocuklariniz olursa), ne olursa olsun o bina cokecektir. (Moavlilarin Tanri tarafindan Lanetlendigi gibi)
    c- Bu gibi ayetler bize CELISKI yerine Uyarilari verdigi icin, Kutsal Kitap`a daha siki baglanmali ve Tanri`ya sukretmeliyizdir.

    Rabbin sevgisinde kaliniz

    #31561
    Armagan
    Anahtar yönetici

    Sevgili Abdulkadir dostum,

    Şöyle soruyorsunuz:

    Quote:
    Ama şu yukardaki açıklamada şöyle bir soru akla geliyor: Tanrı’nın peygamber olarak seçtiği insanların, bu şekilde iğrenç günahlara düşmesi, aynı zamanda Tanrı’nın yüceliğine de gölge düşürmüş olmuyor mu sizce ?


    Tanrı’nın peygamber olarak seçtiği insanlar, sizin de cümlede kullandığınız gibi insandırlar ve Kutsal Kitap insanı tabiat itibarıyla ‘günahkar’ olarak adlandırır ve günahlı insan Tanrı’nın yüceliğinden mahrum ve yoksundur. Durum böyle olunca, peygamberlik yapmaya seçilen kişi sadece insanla Tanrı arasında aracılık edecek olan kişidir. Kutsal Tanrı önünde günahlarından döner ve tövbe derse bu kişinin günahları bağışlanır, ancak onun peygamberlik makamını icra etmiş olması onu günahsız ve melek durumuna getirmez. İnsanın işlediği ve şahsen kendisinin bilerek tercih ettiği bir düşüklük Tanrı’nın yüceliğine hiçbir şekilde zarar veremez. Çünkü Tanrı insanı günaha sürüklemez, tersine günaha insan kendi arzuları ve istekleri sonucunda sürüklenir. İşlediği suçun sorumluluğu Tanrıya değil, kesinlikle kendisine aittir.

    Sonuç olarak, Tanrı her zaman kutsal ve adaletlidir ve hep o şekilde kalacaktır. İnsan ise günahlı, düşük ve kayıptır. Aranıp bulunmaya ve kurtarılmaya ihtiyacı olan kayıp bir koyun gibidir.

    #31563
    Anonim
    Pasif
    OrhanAnt;10912 wrote:

    b- Eger gunahin uzerine bina kurarsaniz (Ensest iliskiden cocuklariniz olursa), ne olursa olsun o bina cokecektir. (Moavlilarin Tanri tarafindan Lanetlendigi gibi)

    babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım. (Mısırdan Çıkış 20:5)

    #31562
    Anonim
    Pasif

    Sayın OrhanAnt ve Evangelist, içten ve aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkür ederim. Ama Lut’un peygamberliğini anlamada kafam karıştı doğrusu :) Çünkü Evangelist’in yazdıklarında, sanki, peygamberdi gibi bir anlatım hakim. Yanlış anlamışsam düzeltin lütfen.
    Lut’un kutsal kitaba göre peygamber olmadığını ilk kez duydum ve şaşırdım. Ayetlerde açıkça peygamberliğine işaret olmasa bile, meleklerin gelip ona ve ailesine yardım etmesi, o felaketten Allah’ın onları kurtarması, Lut’un peygamberliğine bir işaret sayılmaz mı acaba?
    Aşağıdaki ayette de, sanki Lut ve soyunun bir ayrıcalığı olduğu gösteriliyor gibi. Bu ayetle sizin Moablar/Ammonlar hakkında verdiğiniz ve vermediğiniz diğer ayetlerin arasını nasıl bulacağız?
    ”Ammonlular’a yaklaştığında onlara düşman gözüyle bakma, onları savaşa kışkırtma. Çünkü mülk edinmen için Ammonlular’ın ülkesinden sana hiçbir toprak parçası vermeyeceğim. O ülkeyi mülk olarak Lut soyuna verdim.” (Yas.Tekr. 2/19)

    Bir de Süleyman’ın peygamber olduğunu belirtmişsiniz. Yahudilerin onu da Davud gibi sadece bir kral olarak kabul ettiklerini biliyorum. Hristiyanların da böyle inandığını düşünüyordum. Sizin ifadenize göre yanılmış oluyorum anlaşılan.

    #31565
    Anonim
    Pasif

    Degerli Abdulkadir Bey, Oncelikle size Moavlilarla ilgili, Kutsal Kitap Arama motorundan MOAVLILAR la ilgili ayetleri kopya yapiyorum, umarim aradaki farki anlamaniza yardimci olur

    Say.22: 3 Israil halki kalabalik oldugundan,
    Moavlilar onlardan korkarak yilgiya düstü.

    Say.24: 17 ‘Onu görüyorum, ama simdilik degil, Ona bakiyorum, ama yakindan degil. Yakup soyundan bir yildiz çikacak, Israil’den bir önder* yükselecek.
    Moavlilar’in alinlarini, Setogullari’nin baslarini ezecek.

    Say.25: 1 Israilliler Sittim’de yasarken, erkekleri Moavli kadinlarla zina etmeye basladi.

    Yas.23: 3 “Ammonlu ya da Moavli biri RAB’bin topluluguna girmeyecek. Onlarin soyundan gelenler de onuncu kusaga dek asla RAB’bin topluluguna girmeyecek.

    Hak.3: 28 Onlara, “Beni izleyin” dedi, “RAB düsmanlarinizi, Moavlilar’i elinize teslim etti.” Ehut’u izleyen Israilliler, Moav’a giden Seria geçitlerini tuttular, kimseyi geçirmediler.

    2.Sa.8: 2 Moavlilar’i da bozguna ugratti. Onlari yere yatirip iple ölçtü. Ölçtügü iki sirayi öldürdü, bir bütün sirayi sag birakti. Moavlilar Davut’un haraç ödeyen köleleri oldular.

    1.Kr.11: 1 Kral Süleyman firavunun kizinin yanisira Moavli, Ammonlu, Edomlu, Saydali ve Hititli* birçok yabanci kadin sevdi.

    1.Kr.11: 7 Yerusalim’in dogusundaki tepede
    Moavlilar’in igrenç ilahi Kemos’a ve Ammonlular’in igrenç ilahi Molek’e tapmak için bir yer yaptirdi.

    1.Kr.11: 33 Çünkü Süleyman bana sirt çevirip Saydalilar’in tanriçasi Astoret’e*,
    Moavlilar’in ilahi Kemos’a ve Ammonlular’in ilahi Molek’e* tapti. Kurallarima, ilkelerime uyup gözümde dogru olani yapan babasi Davut gibi yollarimi izlemedi.

    2.Kr.1: 1 Israil Krali Ahav’in ölümünden sonra
    Moavlilar Israil’e karsi ayaklandi.

    Amo.2: 2 “Moavlilar’in cezasini kaldirmayacagim. Çünkü günah üstüne günah islediler


    Lut`un Peygamberligi icin, Sadece Meleklerin ona gelmesi ona Peygamberlik sifati yuklemez, ben bu kelimeyi yazarken LUT ICIN ACIKCA BIR PEYGAMBERLIK IFADESI GECMEMISTIR demek istedim, Tabiki Kutsal Kitapta bircok Peygamber verdir, peygamberlikleri vardir, ancak Daha cok Sayin Haleluya Kardesin LUT baslikli bolumde yazdigi gibi, Lut`un peygamberliginden degil, Rab`bin gozunde iyi biri oldugundan bahseder, Ancak sanirim Esas konu, LUT`UN KIZLARI ILE ILISKISI VE BU ILISKININ KUTSAL KITAPTA yazilmasi olayi idi, ve bende bilgime gore size bu konuda bilgimi aktardim (Ne icin boyle bir olayin kutsal Kitap`ta gecmesi konusunda),

    Ama BANA GORE SADECE MELEKLER konustu diye birine Peygamberlik yuklemek bence tam dogru degildir, Cunku BALAM isimli SAHTE BIR PEYGAMBEREDE Melekler gidip konusmustur, Ama sanirim konumuz bu olmadigi icin kisa geciyorum,

    Suleyman Peygamber konusunda, kismen haklisiniz, Yahudiler onu bir Kral gibi dusunebilir, ancak Suleymanin Tanri esinlemesi ile yazdigi Suleyman Meselleri , Vaiz gibi kitaplarda acikca peygamberlikleri mevcuttur,

    Yinede asil konudan sapmadan dilerseniz, burada sadece LUTUN KIZLARININ ENSEST ILISKISINI bu konuda inceleyip sohbet edelim, gerekirse peygamberlikler icin ayri bir baslik acalim,

    Bu arada bende size tesekkur ederim, sordugunuz sorularla, bilgilerimizi tazelemis,, ve daha fazla arastirmamiza sebep oluyorsunuz.

    #31566
    Armagan
    Anahtar yönetici
    abdulKadir;10919 wrote:
    Sayın OrhanAnt ve Evangelist, içten ve aydınlatıcı cevaplarınız için teşekkür ederim. Ama Lut’un peygamberliğini anlamada kafam karıştı doğrusu :) Çünkü Evangelist’in yazdıklarında, sanki, peygamberdi gibi bir anlatım hakim. Yanlış anlamışsam düzeltin lütfen.
    Lut’un kutsal kitaba göre peygamber olmadığını ilk kez duydum ve şaşırdım. Ayetlerde açıkça peygamberliğine işaret olmasa bile, meleklerin gelip ona ve ailesine yardım etmesi, o felaketten Allah’ın onları kurtarması, Lut’un peygamberliğine bir işaret sayılmaz mı acaba?
    Aşağıdaki ayette de, sanki Lut ve soyunun bir ayrıcalığı olduğu gösteriliyor gibi. Bu ayetle sizin Moablar/Ammonlar hakkında verdiğiniz ve vermediğiniz diğer ayetlerin arasını nasıl bulacağız?
    ”Ammonlular’a yaklaştığında onlara düşman gözüyle bakma, onları savaşa kışkırtma. Çünkü mülk edinmen için Ammonlular’ın ülkesinden sana hiçbir toprak parçası vermeyeceğim. O ülkeyi mülk olarak Lut soyuna verdim.” (Yas.Tekr. 2/19)

    Bir de Süleyman’ın peygamber olduğunu belirtmişsiniz. Yahudilerin onu da Davud gibi sadece bir kral olarak kabul ettiklerini biliyorum. Hristiyanların da böyle inandığını düşünüyordum. Sizin ifadenize göre yanılmış oluyorum anlaşılan.

    Sevgili Abdulkadir, ben Lut’un bir peygamber olduğunu söylemedim. Ben sizin önceki yazınızdan alıntı yaparak peygamberlik görevini yerine getirmiş kişilerin de bizden farklı olmadıklarını, onların da diğer bütün insanlar gibi günaha düşebileceklerini vurguladım. Ve günaha düşen bir peygamberin bu düşüşü nedeniyle Tanrı’nın yüceliğine herhangi bir gölge düşmeyeceğini, suçu kim işlediyse suçlunun o kişi olacağını berlirttim.

    Evet, Süleyman bir kral olduğu kadar aynı zamanda bir peygamberdi. Onun Kutsal Kitap’ta kendi adıyla bilinen ‘Süleyman’ın Meselleri (Özdeyişleri)’ni, Vaiz ve Neşideler Neşidesi kitabını yazdığını biliyoruz.

    #31567
    Anonim
    Pasif
    OrhanAnt;10920 wrote:

    1.Kr.11: 7 Yerusalim’in dogusundaki tepede
    Moavlilar’in igrenç ilahi Kemos’a ve Ammonlular’in igrenç ilahi Molek’e tapmak için bir yer yaptirdi.

    1.Kr.11: 33 Çünkü Süleyman bana sirt çevirip Saydalilar’in tanriçasi Astoret’e*, Moavlilar’in ilahi Kemos’a ve Ammonlular’in ilahi Molek’e* tapti. Kurallarima, ilkelerime uyup gözümde dogru olani yapan babasi Davut gibi yollarimi izlemedi.

    Ancak sanirim Esas konu, LUT`UN KIZLARI ILE ILISKISI VE BU ILISKININ KUTSAL KITAPTA yazilmasi olayi idi, ve bende bilgime gore size bu konuda bilgimi aktardim (Ne icin boyle bir olayin kutsal Kitap`ta gecmesi konusunda),

    Ama BANA GORE SADECE MELEKLER konustu diye birine Peygamberlik yuklemek bence tam dogru degildir, Cunku BALAM isimli SAHTE BIR PEYGAMBEREDE Melekler gidip konusmustur, Ama sanirim konumuz bu olmadigi icin kisa geciyorum,

    Suleyman Peygamber konusunda, kismen haklisiniz, Yahudiler onu bir Kral gibi dusunebilir, ancak Suleymanin Tanri esinlemesi ile yazdigi Suleyman Meselleri , Vaiz gibi kitaplarda acikca peygamberlikleri mevcuttur,

    Yinede asil konudan sapmadan dilerseniz, burada sadece LUTUN KIZLARININ ENSEST ILISKISINI bu konuda inceleyip sohbet edelim, gerekirse peygamberlikler icin ayri bir baslik acalim,

    Bu arada bende size tesekkur ederim, sordugunuz sorularla, bilgilerimizi tazelemis,, ve daha fazla arastirmamiza sebep oluyorsunuz.

    Sayın OrhanAnt, teşekkürünüzden ve samimi itirafınızdan dolayı ben de size teşekkür ederim. İnsanın ilk kez yargılanmadığını hissetmesi güzel bir duygu…

    Dediğiniz gibi ana konuda kalmak gerekli. Ana konunun dallanıp budaklanması ve bir süre sonra unutulup gitmesi benimde hoşlanmadığım bir durumdur. Ama görüyorsunuz ki cümle aralarında yeni şeyler çıkıyor ve sıcağı sıcağına sormak-cevaplamak gerekiyor. Konu ancak ondan sonra tam anlamıyla anlaşılmış oluyor. Hz. Süleyman’a kadar konuştuklarımız aslında ana konuya ait hususlardı ve tam anlamıyla anlaşıldı diyebilirim. Tekrar teşekkürler.

    Peygamberlik konusu da dahil sorulacak birkaç konu daha var ve yeni konu olarak açmak niyetindeydim. Ama ”halleluya” arkadaşın tepkisinden sonra diğer arkadaşların ne düşünüp düşünmediklerini görmek istedim. Kendisine yazdığım özel mesajda da belirttiğim gibi, eğer kendisi gibi düşünen ve yargılayan arkadaşlar olmadığı takdirde buna benzer konuları açmak isterim. Fakat şu konuda yaptığınız açıklamalar, beraberinde birkaç soruyu da cevaplamış oldu kendiliğinden.

    Sayın evangelist, peygamberlik ve günah konusunda yazdıklarınız benim Lut’un peygamberliğiyle ilgili sorumun üzerine geldiğinden ufak bir yanlış anlaşılma oldu sanırım. Mesele anlaşıldı, sağolun.

    Evangelist;10921 wrote:
    Evet, Süleyman bir kral olduğu kadar aynı zamanda bir peygamberdi. Onun Kutsal Kitap’ta kendi adıyla bilinen ‘Süleyman’ın Meselleri (Özdeyişleri)’ni, Vaiz ve Neşideler Neşidesi kitabını yazdığını biliyoruz.

    Affınıza sığınarak ana konudan uzaklaşarak sizin son cümleleriniz üzerine son bir soru daha sormak istiyorum. Yukarda OrhanAnt bey’in alıntıladığı iki ayette ve devamında Süleyman’ın basit bir günah değil Allah’a ortak koşma günahı işlediği ve bu şekilde imansız olarak öldüğü sonucu çıkıyor. (yanılıyorsam düzeltin). Bu durumla, Süleymanın duası üzerine kendisine yeryüzünde hiçkimseye nasip olmayacak hikmet ve iktidar verilmesini, kutsal kitapta ona ait önemli bölümlerin yer almasını nasıl açıklayabiliriz?

    #31568
    Anonim
    Pasif
    abdulKadir;10922 wrote:
    Affınıza sığınarak ana konudan uzaklaşarak sizin son cümleleriniz üzerine son bir soru daha sormak istiyorum. Yukarda OrhanAnt bey’in alıntıladığı iki ayette ve devamında Süleyman’ın basit bir günah değil Allah’a ortak koşma günahı işlediği ve bu şekilde imansız olarak öldüğü sonucu çıkıyor. (yanılıyorsam düzeltin). Bu durumla, Süleymanın duası üzerine kendisine yeryüzünde hiçkimseye nasip olmayacak hikmet ve iktidar verilmesini, kutsal kitapta ona ait önemli bölümlerin yer almasını nasıl açıklayabiliriz?

    Kral Süleyman’ın imansız olarak öldüğüne dair açık bir ayet yoktur. Tanrı’ya karşı günah işlemiştir, ama sonradan Tanrı’yla arasındaki bu günahtan dolayi pişmanlık duyup günahından döndüğünü düşünüyorum. Çarmıhtaki haydut da ilk önceleri İsa Mesih’e hakaret edip küfretmişti, ama sonradan hatasını anlayıp İsa Mesih’ten merhamet dilemiştir ve bunun sonucunda cenneti kazanmıştır.

    #31687
    Anonim
    Pasif

    Romalılar 3:23 ve 5:12’yi okuduğumuzda (Mesih İsa dışında) günahtan özgür bir insanın dünyaya gelmediğini görüyoruz.
    Peygamberler de buna dahildir.
    Kutsallık ve lekesizlik Tanrımıza özgüdür. İnsanlarda kusursuzluk aramak putperestliktir. Falanca peygamber “masum” idi diyen de aynı hatayı yapar…

12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.