• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26773
    Anonim
    Pasif

    Rab’de kardeşim Sevgili Kemal abim.
    Esenlik sen ve kuzuların ile olsun.Bir süre yazmama kararı almıştım.
    Kendimi dinlemek açısından,fakat bugün senin yüregime ferahlık
    veren paylaşımını okudum, kısada olsa birkaş satır yazma kararı verdim.
    Popun penceresinde bazı paylaşımlar geri çekildi.Önce kırılır gibi oldum.
    Çünkü aynı gün ben çok uzun ve belkide tehlikeli bir yazı yazdım,fakat site kararı ile yayınlanmadı,bence bu da Rab’bin bir planıydı.
    Açıkcası paylaşımım bazı odaklara düello (Rab’bin işinde) gibiydi.
    Hamdolsun Rab bizlere oturup mangalda kül bırakmayanlarla, gerçek Rab adamlarını ayırt etme armağanını verdi.
    Rab’den dua’m senin gibi önderleri bir an önce ortaya çıkarsın.En azından seçilmiş olmayanlarda el arı düşman körü, utanırlar da Rab’bin işini yaparlar.
    Daha önce ki bir paylaşımımda yazmıştım yaranmak için Şirinleri oynayacaksın.Sevgili Kemal abim Şirinleri ve üç maymunu.
    Sert yazılar yazmaya son veriyorum.Site yönetimindeki kardeşlerimin üzüldüklerini hissediyorum,onları zor durumda bırakmak istemiyorum.
    YazarG efendiye adres ver geleyim ya da gel yok dediğin rezaleti gözlerinle gör dedim.Olmadı yazım çıkmadı var bunda da bir hayır.

    Kilise ve önderler için son fıkra gibi yazım:: Artık gülermisiniz oturup ağlarmısınız siz karar verin.

    İki aile bir kiliseye gittik,önder on yıldır Türkiye’deymiş.
    Liste çıkartıp bir şekilde kiliseden uzaklaşmış aileleri, bekar kardeşleri gezmeye başladık.Hamdolsun ateş yanmaya başladı ve hatırladığım kadarı ile gittiğimizde bir tane erkek kardeşimizin olduğu Rab evi,en son bir dua kampında çektirdiğimiz resimde hep beraber kırk dokuz kişi olmuştuk (Çocuklar hariç).Kilise yetmeyince önderle konuştuk yandaki büyük dükkanıda tutalım dedi.
    Daha sonra iki önder bizlere hiç bir şey açıklamadan ayrılmaya karar verdiler.Aşırı ilgisizlik ve önderin hiç bir Türk’e paylaşım izni vermemesi
    Çünkü kendisi Türkçe ancak % 50 konuşabiliyordu.
    Sonuçta benliğin işleri başladı ve kilise cemaat olarak bitti.
    Toplantı talep ettik.
    Dedik aramızda Rab’de yetişmiş kardeşler var ara sırada olsa bırak konuşsunlar, paylaşsınlar.

    Biz bunu söyledik vay siz misiniz bunu söyleyen,yan taraftan
    Pastörün eşi öyle bir hışımla bağırıp azarladı ki bizi…!
    Siz bu işi kolaymı sanıyorsunuz.Siz Türkler iman ediyor ve on yıl sonra
    paylaşım ve hizmet görevi istiyorsunuz, diye bizi azarlamaya kalktı.

    Ben yine çenemi tutamadım dedim ki:
    İyi de sizin de meyvelerinizi gördük,biz buraya geldiğimizde Harap köy
    gibiydi.

    Bayan bana tek bir söz söyledi.

    “SİZ KİMSİNİZ BEN VE EŞİM LEVİLİLERE AİT OLAN, KAHİNLER
    SOYUNDANIZ”

    Ben koptum ve kardeşlerim şokta çekik gözlü ve levili.

    Kıssadan hisse.
    Site yöneticisi kardeşler söz artık cıs yazılar yok.
    Ağzıma acı biber sürdüm.
    Esenlikle

    #34510
    Anonim
    Pasif

    Mutaf kardeşimiz bu yazısında çok önemli bir noktaya da işaret etmiş oluyor… Türkiye’de Hristiyanlık olacaksa yerlilerden ve Türkçe dilli olmalı. Bir milliyetçilik gayesi güdülerek değil… Tanrı’nın her kulunun mesajı derinden anlayabilmesi, mesajın kendisine kendi biricikliği perspektifinden hitab edebilmesi ve Ruh’ul Kudüs’ün kendi yerel özerkliğinin verilerine bürünebilmesi için.

    Hristiyanlık’ta milli, ırki veya sınıfsal ayırım yoktur. Havari Paulus Hristiyanlar arasında Yunan’ın, İbrani’nin, sünnetlinin sünnetsizin, barbarın, İskit’in, kölenin ve hürün olmadığını ama herşeyde ve herkeste Mesih’in yaşadığını söyler (Koliseumlular’a 3:11 – En büyük kozmopolitlik numunesi şahsiyetlerden biri kendisi zaten… İbrani ama Yunanca’sı var, Roma vatandaşı da üstelik).

    Bu çok önemli ve çok da üzerinde durulması gereken bir konu. Hatırlarım bir seferinde, bir Ortodokslar toplantısında Ruslar’ı Yunanlılar’ın Hristiyan yaptıkları türünden bir şeyler söylenmişmiş. Ruslar’ın patriğiydi galiba, bu iddiaya karşı ‘bizi azizlerimiz Hristiyan yapmıştır, başka kimse değil’ demişmiş. Doğrudur da. Daha eskilerin bir yardımı olabilir elbette (olması da gerekir) ama Hristiyan olmak neticede insan ile Tanrı arasındaki çok şahsi bir olaydır. Ve herkes de kendi şahsi hayat verileri içersinden Tanrı’yı tanır. Milletler de öyledir…

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.