ANASAYFA Forum HRİSTİYAN YAŞAMI VE UYGULAMALARI Mucizeler Görümler Ve İnsan Bedeni Üzerindeki Etkileri

  • Bu konu 5 izleyen ve 5 yanıt içeriyor.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25967
    klaus
    Anahtar yönetici

    Eski ahitde peygamberlerin görümlerini okudukça Tanrının görkemini hayal etmeye çalışıyorum. Tanrının görkemi ne muhteşem olmalı! Görümleri okudukça daha da ilgimi çeken bir nokta oldu. Daha önce fark etmemiştim. Bu görümlerin insanlar üzerindeki etkileri! Yani insan bedeni üzerindeki etkileri ! Bende bir tebessüm yarattı zira çok hoştu. Biz insanoğlunun bedeni Tanrının görkemini kaldıramıyor! Ne muhteşem birşey. Birkaç örnek ayet seçtim ilgimi çeken ve bunu paylaşmak istedim sizlerle. Tablo gerçekten de çarpıcı !

    Şimdi Hezeikel’e bakalım ;

    **Hezeikel:

    1:26 Yüksekte, tahtı andıran nesnede insana benzer biri oturuyordu…

    1: 28 Görünüşü yağmurlu bir gün bulutların arasında oluşan
    gökkuşağına benziyordu. Öyleydi çevresini saran parlaklık.
    RAB’bin görkemini andıran olayın görünüşü böyleydi.
    GÖRÜNCE, YÜZÜSTÜ YERE YIĞILDIM !
    birinin konuştuğunu duydum.

    2: 1 Bana, “Ey insanoğlu, ayağa kalk, seninle konuşacağım” dedi.

    2: 2 O benimle konuşur konuşmaz Ruh içime girdi, beni
    AYAKLARIMIN ÜZERİNDE DURDURDU !
    benimle konuşanı duydum.

    43: 2 İsrail Tanrısı’nın görkeminin doğudan geldiğini gördüm. Sesi gürül gürül akan suların sesi gibiydi. Görkeminden yeryüzü aydınlıkla doldu.

    43: 3 Gördüğüm görüm, Tanrı kenti yok etmeye geldiğinde ve Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm görümlere benziyordu.
    YÜZÜSTÜ YERE DÜŞTÜM !

    44: 4 Adam Kuzey Kapısı yolundan tapınağın önüne getirdi beni. Baktım, RAB’bin görkeminin tapınağı doldurduğunu gördüm.
    YÜZÜSTÜ YERE DÜŞTÜM !

    Şimdi de Daniel ‘e bakalım ;

    **Daniel :

    8: 17 Cebrail durduğum yere yaklaşınca korkudan
    YERE YIĞILDIM !
    Bana, “Ey insanoğlu!” dedi, “Bu görümün sonla ilgili olduğunu anla.”

    8: 18 O benimle konuşurken,
    YÜZÜ KOYUN YERE UZANMIŞ ! derin bir uykuya dalmışım.
    Dokunup BENİ AYAĞA KALDIRDI !

    10: 7 Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama DEHŞETE DÜŞEREK gizlenmek için KAÇTILAR.

    10: 8 Böylece ben yalnız kaldım. Bu büyük görümü seyrederken gücüm tükendi, benzim büsbütün soldu,
    KENDİMİ TOPARLAYAMADIM !

    10: 9 Sonra adamın sesini duyunca
    YÜZÜSTÜ YERE DÜŞÜP ! derin bir uykuya daldım.

    10: 15 O bunları söyleyince, suskun suskun yere baktım.

    10: 16 Derken insanoğluna benzeyen biri dudaklarıma dokundu.
    Ben de ağzımı açıp konuşmaya başladım.
    Karşımda durana, “Ey efendim,bu görüm yüzünden acı çekiyorum, KENDİMİ TOPARLAYAMIYORUM ! ” dedim,

    10: 17 “Ben kulun nasıl seninle konuşayım?
    GÜCÜM TÜKENDİ , SOLUĞUM KESİLDİ ! “

    Şimdi de Musa’ya bakalım :

    **Musa :

    Çıkış 3: 6 Ben babanın Tanrısı, İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakup’un Tanrısı’yım.”
    Musa YÜZÜNÜ KAPADI ! çünkü Tanrı’ya bakmaya korkuyordu.

    Ne muhteşem değil mi ? Hayal edebiliyor muyuz ?

    Yüzüstü yere düşmek…derin bir uykuya dalmak…kendini toparlayamamak…konuşamamak…konuşması için ruhun onu kaldırması…acı çekmek !…

    Evet hatta acı çekmek. Bir gün kilisemde bir kardeş, tapınma sırasında Kutsal Ruhun etkisiyle yere yığılmıştı. Genelde kardeşler görümler görürken yüzlerinde tarif edilmez bir mutluluk ve huzur olur. Tanrının kollarında uzun bir süre dinlenmek isterler yerde. Fakat bu kardeş yerde acıyla kıvranıyordu. İki büklümdü ve bacaklarını karnına doğru çekmişti. Sanki anne karnında bir cenin gibi. Müdahele etmek isteyen kardeşleri pastörümüz durdurdu.” Bırakın Tanrının huzurunda kalsın ”dedi. Hafifçe gülümsedi. O neler olduğunu tahmin etmişti galiba.

    Bir kaç gün sonra o kardeşe çekinerek sorduk, o an neler gördüğünü ve hissettiğini. Kardeş şöyle cevap verdi ;
    ” Basamakların yukarısında boş bir taht gördüm ve ben önünde yere uzanmıştım. Tahtın yanında ayakta İsa vardı.
    Melekler her yerdeydi.Yüzü bir ışık gibi parlıyordu göremedim. Görkeminin haşmetiyle o an arkaya doğru savruldum. Kıvranmaya başladım. Evet, doğru kıvrandım çünkü o an günahlarımın ne kadar çok olduğunu hissettim ve utandım ! Utancımdan kıvranıyordum!
    Ama İsa’nın bana sevgi ve şefkatle baktığını da hissediyordum ”

    Kardeşler hepimiz yargı günü yarın olacak gibi hazırlıklı olalım. Sanki bir gelin gibi. Günahlarımızı Rabbimize ve birbirimize itiraf edelim ve tövbe edelim.. Kırdığımız veya affedemediğimiz kardeşlerle konuşup onlarla dua edelim.. Rabbimiz İsa Mesihin tahtı önüne bu şekilde çıkalım. Ne dersiniz ?

    Esenlikle kalın. Rabdeki kızkardeşiniz.

    #32486
    Anonim
    Pasif

    Keşke peygamberler gibi görümler görsem diyorum bazen kendi kendime.. Rabbimizin görkemi, onu büyüklüğü onun ışığı ne kadar muhteşem.. Hayallerimizinde üstünde olduğu kesin.. Rab, sıkıntılarımızda sorunlarımızda ve onun güzelliğini görmek istediğimiz zamanlarda yanımızda olduğunu bize göstersin, bizlere hissettirsin.. Sevgili KAYRAM kardeşim, bu güzel yazıyı bizimle paylaştığın için Rab seni bereketlesin..

    Sevgilerimle..

    #32488
    Anonim
    Pasif

    İsa Mesih’in lütfu ile imana ulaştığına; bu iman ile birlikte artık O’nun koruması ve bereketine nail olduğuna tereddütsüz inanan kişiler, kimi parlak ışıkların ya da bir takım ‘görüm’ lerin beklentisi içinde olmamalıdırlar.

    İman ışığını Mesih, insanın kalbine koyar. Bu ışık içten dışa doğru yayılmak suretiyle İsa Mesih’in lütfu ile başkalarına da fayda sağlar. Eğer kişide bu iman var ise, hâlâ dışardan bir takım ‘ışık’ ve ‘görüm’ beklentisi içinde olması tuhaf bir durumdur.

    İsa Mesih’in olmadığı hiç bir yer, -evrenin tüm güç ve zenginlikleri ile dolu da olsa- zerre kadar değeri yoktur. O’nun olduğu yer ise, cennetle bile değişilmez.

    İsa Mesih’in imanlılarda ne gibi özellikler aradığı çok mühim bir mevzûdur. Eğer kâlp ve dünya huzuru arıyorsak, bu hususa çok dikkat etmemiz gerekiyor.!!!

    “İsa onlarla birlikte yola çıktı. Eve yaklaştığı sırada, yüzbaşı bazı dostlarını yollayıp O’na şu haberi gönderdi.

    “Rab, zahmet etme; ben layık değilim ki, çatımın altına giresin. Nitekim senin yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir. Ben de buyruk altında bir görevliyim, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, `Git’ derim, gider; bir diğerine, `Gel’ derim, gelir; köleme, `Şunu yap’ derim, yapar.”

    Bu sözleri duyan İsa yüzbaşıya hayran kaldı. Ardından gelen kalabalığa dönerek, “Size şunu söyleyeyim” dedi, “İsrail’de bile böyle iman görmedim.” Luka7/6-9

    “..Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir…” Luka 18/14

    “Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur. Size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz. Artık size kul demem. Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez. Size dost dedim. Çünkü Babamdan bütün işittiklerimi size bildirdim.” Yuhanna/12-15

    Işığı başka yerlerde aramayalım. Bir takım görüm ve işâretler peşinde vakit harcamayalım. İman ışığının kaynağı İncildir. Bizler için İncil’den daha parlak ışık mı var ?

    Ve nihayet;

    “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size huzur veririm. Ben yumuşak huylu ve alçakgönüllüyüm. Boyunduruğuma girin ve benden öğrenin, böylece canlarınız huzur bulur. Boyunduruğum kolay taşınır, vereceğim yük de hafiftir.” (Matta 11:28-30) buyruğunu duyup da sevinenlere; efendileri, “Yol, gerçek ve yaşam benim” diyen İsa Mesih, olanlara ne mutlu.!

    Saygılar.

    #32489
    Anonim
    Pasif

    Sevgili A’raf kardeşim,
    Bu konuda size tamamıyla katılıyorum. Only God Can Judge Me kardeşimin içindeki isteği de anlıyorum aslında. Ama Rabbin huzurunda görsek kendimizi, acaba Kayram kardeşin anlattığı gibi ya da daha beter mi kıvranırız Rabbin karşısında diye merak etmiyorum desem yalan olur. Rabbin yüzüne rahatça bakabilmek , O’nun karşısında utanmadan dimdik durabilmek olmalı gayemiz. O’na layıkmıyız değilmiyiz, ne hatalarımız var, zayıflıklarımız nedir? Bunları Rabbin önüne getirip O’ndan güç ve bizleri tamamen yenilemesini dilememiz gerekiyor.
    Ey Tanrı, yokla beni, tanı yüreğimi,
    Sına beni, öğren kaygılarımı.
    Bak, seni gücendiren bir yönüm varmı,
    Öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda

    Mez.139:23-24
    Dua edelim ki Rab O’nu gücendiren yönlerimizi bizlere gösterip, aşmamız için bize güç versin. Bunlardan kurtulduğumuz zaman zaten Rabbin ışığı bizlerin üzerinde parlayacak.
    Esenlikler dilerim.

    #32490
    Anonim
    Pasif
    Â’raf;13010 wrote:
    İsa Mesih’in lütfu ile imana ulaştığına; bu iman ile birlikte artık O’nun koruması ve bereketine nail olduğuna tereddütsüz inanan kişiler, kimi parlak ışıkların ya da bir takım ‘görüm’ lerin beklentisi içinde olmamalıdırlar.

    İman ışığını Mesih, insanın kalbine koyar. Bu ışık içten dışa doğru yayılmak suretiyle İsa Mesih’in lütfu ile başkalarına da fayda sağlar. Eğer kişide bu iman var ise, hâlâ dışardan bir takım ‘ışık’ ve ‘görüm’ beklentisi içinde olması tuhaf bir durumdur.

    İsa Mesih’in olmadığı hiç bir yer, -evrenin tüm güç ve zenginlikleri ile dolu da olsa- zerre kadar değeri yoktur. O’nun olduğu yer ise, cennetle bile değişilmez.

    İsa Mesih’in imanlılarda ne gibi özellikler aradığı çok mühim bir mevzûdur. Eğer kâlp ve dünya huzuru arıyorsak, bu hususa çok dikkat etmemiz gerekiyor.!!!

    “İsa onlarla birlikte yola çıktı. Eve yaklaştığı sırada, yüzbaşı bazı dostlarını yollayıp O’na şu haberi gönderdi.

    “Rab, zahmet etme; ben layık değilim ki, çatımın altına giresin. Nitekim senin yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir. Ben de buyruk altında bir görevliyim, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, `Git’ derim, gider; bir diğerine, `Gel’ derim, gelir; köleme, `Şunu yap’ derim, yapar.”

    Bu sözleri duyan İsa yüzbaşıya hayran kaldı. Ardından gelen kalabalığa dönerek, “Size şunu söyleyeyim” dedi, “İsrail’de bile böyle iman görmedim.” Luka7/6-9

    “..Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir…” Luka 18/14

    “Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur. Size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz. Artık size kul demem. Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez. Size dost dedim. Çünkü Babamdan bütün işittiklerimi size bildirdim.” Yuhanna/12-15

    Işığı başka yerlerde aramayalım. Bir takım görüm ve işâretler peşinde vakit harcamayalım. İman ışığının kaynağı İncildir. Bizler için İncil’den daha parlak ışık mı var ?

    Ve nihayet;

    “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size huzur veririm. Ben yumuşak huylu ve alçakgönüllüyüm. Boyunduruğuma girin ve benden öğrenin, böylece canlarınız huzur bulur. Boyunduruğum kolay taşınır, vereceğim yük de hafiftir.” (Matta 11:28-30) buyruğunu duyup da sevinenlere; efendileri, “Yol, gerçek ve yaşam benim” diyen İsa Mesih, olanlara ne mutlu.!

    Saygılar.

    Degerli kardesim Araf

    Koyunlarim sesimi isitir ve ardimca gelirler diyen Isa Mesih’e sükürler olsun ki sizi de kayip koyunlardayken simdi kendi agilina cagirmis ve bolca bereketlemis.Rab’be sükrediyorum ki ettigimiz dualar bosa cikmamis,Rab’be hamdolsun.

    Herzaman tesvik edici ve lütufla dolu Incil referansli yazilarinizi özlem ve sevincle bekliyoruz.

    Rab her daim yüreginizde olsun ve sonuna kadar dayanmaniz ve göklerdeki ödülünüzü almaniz icin size güc versin.

    Saygi ve sevgilerimle.


    TANRISEVGIDIR.png

    #32494
    Anonim
    Pasif

    Sn.kores;

    Teveccühünüz için müteşekkirim. Bu güzel düşüncelerinizi hakettiğimi düşünmüyor; yürümeyi yeni öğrenen bebeğin cesarete duyduğu ihitiyaç olarak algılıyor ve teşvikleriniz için şükrânlarımı arz ediyorum.

    Ben henüz yolun başındayım. Hristiyan teolojisi anlamında kendime yetecek düzeyde bilgiye sahip değilim. Fırsat buldukça gerek forumdan ve gerekse diğer bazı Hristiyan sitelerin bilgi arşivleinden faydalanarak eksiklerimi gidermeye çalışıyorum.

    Aslında bu konumda birisi olarak yanlışa düşme ihitmâlimin fazlalığından dolayı, pek sık yazmamam gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple de iyice emin olmadan kanaat bildirmiyorum. Bununla beraber; yazdıklarımda yanlış ve hatâlar olduğunda, yapacağınız uyarılardan gocunmayacağımı, bilâkis memnun olacağımı bilmenizi isterim.

    Saygılar.

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.