• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26327
    Anonim
    Pasif

    GENÇ BİR YAHUDİ’NİN İMAN ÖYKÜSÜ:

    Televizyonda kendisi anlatıyordu. Ortodoks bir aileden gelmişti. Aile çok ama çok dindardı. Mesih’i ve Hristiyan’lığı hor görüyorlardı. Genç adamın babası, bir sinagog (havra) yaptırmış ve bir diğerini de yönetiyordu. Kendisi de çok ateşli, bağnaz bir Yahudi olarak yetişmişti.

    Fakat küçüklüğünden beri çok merak ettiği, ama asla yanıt bulamadığı bir soru vardı içinde. Vaad edilen bu Mesih nerdeydi? Binlerce yıl geçtiği halde, niye halâ ortalarda yoktu? Bu kadar ileri tarihli bir vaadin kıymeti var mıydı? Asırlardır sürgünde ve kendi yurtlarında esaretten, diğer uluslara kölelikten bir türlü kurtulamadıkları gibi, 2000 yıl da, evsiz yurtsuz, dünyayı göçebe gibi dolaşmış, gittikleri her yerde nefret edilmiş ve cefa çekmişlerdi. Bunlar olurken Mesih neredeydi? Niye halâ gelmedi? Niye bu kadar uzak? Kaç bin yıl daha beklemek gerekiyordu?

    Bir gün Kutsal Kitap’ta, Zekeriya Peygamberin yazdıklarını okuyordu. “Ey Siyon kızı, sevinçle coş! Sevinç çığlıkları at, ey Yerüşalim kızı! İşte Kral’ın! O adil kurtarıcı ve alçak gönüllüdür. Eşeğe, evet sıpaya, eşek yavrusuna binmiş, sana geliyor” (Zekeriya 9:9). Bu ayeti sanki da ilk defa okumuştu. Bütün ruhu birden aydınlandı. Coştu, havalara sekti. Sevinç çığlıkları attı. Büyük bir neşe içerisinde, babasına koşarak: “Bak baba dedi. Mesih, o beklenen Kral, İsa’dır. Bu olay olmuş bitmiştir. Biz ise halâ Mesih’I bekliyoruz. 21. Yüzyılda, kim bir sıpa üzerinde Yerüşalim’e girecek. Nasıl bir kral, bu kadar modern araçlar varken, bir eşek kullanarak Yerüşalime girecek? Belli ki bu olay, olup bitmiştir. Yıllar önce gerçekleşmiştir. Olayın zamanı, ‘eşek, sıpa zamanında’ gerçekleşmiştir. Ama artık ‘eşek, sıpa zamanı’ geçmiştir. O zaman, 2000 yıl evvel, İsa Mesih zamanlarıydı.

    Hevesi kursağında kaldı. Evden kovuldu. Evlâtlıktan reddedildi. Daha önce epey tartıştığı bir Hristiyanı arayıp, evine ziyarete gitti. Zekeriya’yı okurken oluşan düşüncelerini ve sonraki olayları ona anlattı. “İncil’de bununla ilgili birşey var mı?” diye sordu. Hristiyan arkadaşı ise, hiçbirşey söylemeden incili açtı ve okumaya başladı: “Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsa’nın Yeruşalim’e gelmekte olduğunu duydu. Hurma dalları alarak, O’nu karşılamaya çıktılar. ‘Hosana! Rab’bin adıyla gelene, İsrail’in Kralı’na övgüler olsun!’ diye bağırıyorlardı. İsa, bir sıpa bulup üzerine bindi. Yazılmış olduğu gibi: “Korkma Ey Siyon kızı! İşte Kral’ın sıpaya binmiş geliyor” (Yuhanna 12:12-15).

    Orada hemencecik diz çöktü ve Rab’bi, kurtarıcı Mesih olarak, gözyaşları içerisinde yüreğine davet etti. Daha sonra da, arkadaşının yardımı ile, Mesih’le ilgili tüm ayetlerin, İsa’dan başka kimseye, uzaktan bile olsa, uymadığını ve uymayacağını ve uygulanamayacağını anladı. Artık İsa’nın, beklenen Mesih olduğuna hiçbir şüphesi kalmamıştı.

    Ailesini kaybetmişti. Ama karşısında onu sevgi ile kucaklayan yepyeni bir Mesih ailesi bulmuştu.
    Rab Okuyanları bereketlesinç
    Sevgi ve Dualarımla.

    #33530
    Anonim
    Pasif

    Doğrusu bereket aldım. Dilerim böyle gençler uyanır da dinin insanı kurtaramayacağını anlayip MESIH’E gelirler. Duygularımı yazmam mümkün degil. RAB işini güzel bir şekilde her zaman görür.RAB’BE övgüler olsun.

    Amin

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.