• Bu konu 4 izleyen ve 7 yanıt içeriyor.
8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25068
    Anonim
    Pasif

    Aylin’in Tanıklığı

    Babamı Affedemiyordum

    Bağışlamak kimi zaman bazı insanlar için çok zordur. Mesela ben Rabbimi bulmadan önce, marifetmiş gibi ne kadar kinci olduğumla övünen biriydim. Bağışlamak zayıf insanların işiydi ve kişiyi her zaman kullanılabilir yapıyordu. Tek kalemde silerdim karşımdakini. Silmek istediğim insanlardan biri de babamdı. Çünkü ondan nefret ediyordum. İflas etmişti, sahip olduğumuz herşeyi onun aptalca hırsları yüzünden kaybetmiştik. Yetmiyor gibi her gün içki içiyor ve bizi evden kovuyordu. Evden kovmasının nedeni de özellikle geceleri bizi ve kendini öldürmekten korkmasıydı (bunu ilk başlarda söylememişti). O kadar çok çekilmez bir hal almıştı ki hayat, tek istediğim şey onun ölmesiydi. Nefret ediyordum ondan. Hatta bir gün, onun yine çok içtiği bir gün ellerimi kaldırıp şöyle demiştim: ” Varya yukardaki varmısın yokmusun bilmiyorum ama şu bi kaza geçirsin o zaman inanıcam varlığına ”. İki saat sonra babamın kaza haberi gelmişti. Kardeşime söylediğim ilk şey: ‘Eyvah Tanrı varmış!!!!

    ‘Tanrı’nın varlığına ikna olmaya başladığım bu dönem içinde zaten uzun süredir incil okuyordum ve arkadaşlarım yılmadan bana Tanrı sevgisinden bahsediyordu. Uzatmayayım, kalbimi açtım ve İsa Mesih’i Rabbim ve kurtarıcım olarak kabul ettim. Artık her hafta kiliseye gidiyordum ve bu gerçekten bana çok iyi geliyordu. Ama bir gün kilisede dua ederken bir arkadaşım yanıma gelip nefret ve affetmekle ilgili bir sorunum olduğunu hissettiğini söyledi. Evdeki sorunları anlatmamıştım onlara, herşeyi anlattım. Aldığım yanıt hiç hoşuma gitmemişti, babamı affetmem gerektiği söyleniyordu. Sırf bu yüzden bile vazgeçebilirdim İsa Mesih’in yolundan. Ama arkadaşlarım yılmadan dua ettiler benim için.

    Kısa süre sonra artık babam için , onun huzur bulması için ağlaya ağlaya dua eder hale gelmiştim. O kibirden, kinden ve nefretten eser kalmamıştı yüreğimde. Rabbin hayatımdaki ilk mucizesi bu oldu. İkincisi de babamdaki değişiklik oldu. Bir gün bizi yanına çağırıp yaptığı herşeyden dolayı bizden özür diledi. Artık iyi bir baba olacağım söz dedi. Ve tuttu sözünü. Ve üçüncü mucize iflas eden babama hiç ummadığımız bir arkadaşı yardım etti ve babam bataktan kurtuldu. Evet maddi olarak çok şey kaybettik, ama sokakta kalmadık ve en önemlisi ben babamı kazandım. Artık onu çok seviyorum. Ve aramız inanılmaz iyi. Öyle ki çevremizdeki insanlar imrenerek bakıyor bize. Rabbe şükürler olsun ki bizim yüreklerimizi yeniden yoğuruyor sevgisiyle. İşte bu yüzden çok seviyorum ” TANRI SEVGİDİR ” sözünü

    #29244
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Aylin,

    Bu güzel tanıklığın için Rabbe şükürler olsun. Tanrı’yı tanımadan önceki yaşamına ve sonra da iman ettikten sonraki yaşamına bakınca aradaki inanılmaz fark hemen görülüyor.

    Mesih’i tanımadan önceki yaşamın, ailece çektiğin acılar ve haklı olarak babana karşı içinde ölmesini isteyecek kadar büyüyen kin ve nefret… İşte, dünya ve Şeytan bunları veriyor, çaresizlik içinde yok olmamızı seyrederek mahvolmamızı bekliyor. Ama Rab iyidir. O bizi acılar ve sıkıntılarla başbaşa bırakmadı ve bunları görmezlikten gelmedi. Burada Rabbimiz’in merhametini ve eşsiz sevgisinin büyüklüğünü görüyoruz yine.

    Ayrıca tanıklığında affetmenin ne denli önemli olduğunu, onu affettikten sonra yaşadığın bereketlerden anlayabiliyoruz.

    Rab seni bol bol bereketlesin ve kendi yüceliği için kullanmaya devam etsin.

    Sevgilerimle

    #33806
    Anonim
    Pasif

    Ah Aylin kardeş, ben de senin gibiydim amcamı ve teyzemi ölünceye kadar affetmeyeceğimi sanırdım .O yücelerin yücesi RAB her şeye kadirdir. Önce korkunç bir acı verdi ,bundan kurtulmak için yalvardığımda da bana yardım etti ve onlarla barışıp sırtımdaki o korkunç yükü attım. Simdi bir kuş gibiyim. Hamdlar olsun RAB’be O’ndan başkası bu mucizeyi yapamaz.

    #36006
    Anonim
    Pasif

    Ben babama karşı bir nefret besliyorum.Onu yıllarca hiç affetmedim hala da görüşmek ve adını duymak istemediğim tek insandır.

    İleride affeder miyim bilmiyorum ama zor.İsa affedin diyor,başkalarını yargılamayın.Biliyorum ama…

    saygılarımla

    #36002
    Anonim
    Pasif
    Dilbera-Dersimi;20515 wrote:
    Ben babama karşı bir nefret besliyorum.Onu yıllarca hiç affetmedim hala da görüşmek ve adını duymak istemediğim tek insandır. İleride affeder miyim bilmiyorum ama zor.İsa affedin diyor,başkalarını yargılamayın.Biliyorum ama…

    Saygılarımla

    Sevgili Dilbera Dersimi,
    Babanıza karşı bu kadar kin ve nefret beslemeniz için belki haklı nedenleriniz vardır, ama bu size affetmeme, bağışlamama hakkını vermez aslında. Tabii siz bağışlayıp bağışlamama konusunda özgürsünüz.. İncil’de Luka 6:37′deİsa Mesih bağışlama konusunda şöyle der:

    ‘Başkalarını yargılamayın, siz de yargılanmazsınız. Suçlu çıkarmayın siz de suçlu çıkarılmazsınız. Başkasını bağışlayın, siz de bağışlanırsınız’.
    .
    Demek ki bağışlamazsak, bizler de bağışlanmayacağız. Tanrı tarafından bağışlanmamanın ne denli korkunç olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Bağışlananlar Tanrı’yı yüz yüze göreceklerdir, ama bağışlamayanlar Tanrı’nın huzuruna giremeyeceklerdir.

    Kendisine kötülük ederek hayatını zehreden, yaşamlarnı karartan kişilerden öc almak ve onları bağışlamamak insan için doğal görünür. Ama aslında öyle değildir. Bir kimse başka birine karşı hınç, öfke ve nefret doluysa, bu kişinin hem ruhsal, hem bedensel hem de zihinsel sağlığı tehdit altındadır. Bağışlayamamanın kalp ve sinir hastalıklarına neden olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

    Sevgili Dilbera dersimi kardeşimiz, eğer bağışlamakta güçlük çekiyorsanız bu sorununuzu Rab’be götürün, size güc vermesi için O’ndan yardım isteyin. Bunu kendi gücünüzle yapamazsınız, Tanrı’nın yardımına ihtiyacınız vardır. Sizin yapmanız gereken tek şey bağışlamak için kararlı olmak.. Bağışlamak bir süreçtir, birden olmayabilir. Siz bir adım attığınız zaman Tanrı ikinci adımı atacak, size gereken gücü ve cesareti verecek ve özgür kılacaktır.

    Sevgilerimle

    #36009
    Anonim
    Pasif

    Quote:
    ‘Sevgili Dilbera dersimi kardeşimiz, eğer bağışlamakta güçlük çekiyorsanız bu sorununuzu Rab’be götürün, size güc vermesi için O’ndan yardım isteyin. Bunu kendi gücünüzle yapamazsınız, Tanrı’nın yardımına ihtiyacınız vardır. Sizin yapmanız gereken tek şey bağışlamak için kararlı olmak.. Bağışlamak bir süreçtir, birden olmayabilir. Siz bir adım attığınız zaman Tanrı ikinci adımı atacak, size gereken gücü ve cesareti verecek ve özgür kılacaktır.’


    Rüzgar kardeşimizin bu önerdiği tutum, en doğru tutum. Affetmek zorla, nefsin kendi çabalarıyla olabilecek bir şey değildir. Affı kalpte Rab doğurtur. Ve sadece kendiliğinden öyle bir şeyi başaramayacağının farkına varıp, mütevazice Rab’be sığınmış bir kalpte olur öyle bir mucize.

    Hiç zorlama kendini kardeşim… bunu kendi çabanla başaramayacağının farkına varmaya başladığın an… kendiliğinden seni terkedip gidecektir yavaş yavaş. Bir yaranın kapanışının sürecine benzer bir süreçle. İnsanda kendi aczinin farkındalığı Rab’bın müdahelesinin başlangıç noktasıdır. Ama aczi kabullenmek derin bir tevazuyu gerektiren bir şey. Tevekelli değil, tüm maneviyat tarihinde tevazu dillerden düşmeyen bir meziyet olmuştur hep. : – )

    #36010
    Anonim
    Pasif

    Öneriniz için teşekkür ederim. Uzun süre önce adını evde anmayı yasakladım diyebilirim.Uzun tartışmalardan sonra bir daha ondan bahsetmedik.Yaptığı kötülükleri -varsa- tanrıya havale ediyorum.

    Yinede ilginiz için teşekkür ederim.

    Bir şey sormak istiyorum aslında.Birey yaptığı kötülükler ve adaletsiz davranışlarından ötürü tanrı tarafından bağışlanabilir mi? Bağışlanması yaptığı kötülükleri yanına kar bırakmaz mı ?Hesabını verecek midir mesela ?

    Saygılarımla

    #36007
    Anonim
    Pasif
    Dilbera-Dersimi;20521 wrote:
    Öneriniz için teşekkür ederim. Uzun süre önce adını evde anmayı yasakladım diyebilirim.Uzun tartışmalardan sonra bir daha ondan bahsetmedik.Yaptığı kötülükleri -varsa- tanrıya havale ediyorum. Yinede ilginiz için teşekkür ederim.

    Sevgili Dilbera Dersimi,
    Babanızın adını anmak bile size o kadar acı vermişse, demek ki ruhsal olarak çok derinden yaralanmışsınız. Sizin yaralarınızı iyileştirecek bir doktora ihtiyacınız var ve bu kişi Rab İsa Mesih’tir. Size Mesih’ten başka hiç kimse şifa veremez ve hiç kimse yardım edemez.

    Şifa bulabilmeniz için babanızı bağışlamayı seçerek bir adım atın. Bağışlamak bir karardır. Diyeceksiniz ki, ben bağışlayamıyorum, ama bağışlamak istiyorum. Siz kararlı olursanız Rab bağışlama gücünü verecektir. Bağışlamak karşımızdaki insanın suçlarını saymamaktır, ondan davacı olmamaktır, hesap sormamaktır, bağışlamak demek o kişinin kötülüğünü istememektir.

    Quote:
    Bir şey sormak istiyorum aslında.Birey yaptığı kötülükler ve adaletsiz davranışlarından ötürü tanrı tarafından bağışlanabilir mi? Bağışlanması yaptığı kötülükleri yanına kar bırakmaz mı ?Hesabını verecek midir mesela ?

    Tanrı adildir, herkese adaletle davranır. Hiç bir kimsenin yaptığı kötülükler yanına kar kalmayacak. Herkes yaptıklarının karşılığını alacaktır. Ama kişi günahını farkedip pişmanlık duyarsa, hem kendisine kötülük ettiği kişiden, hem de Tanrı’dan af dilerse Tanrı onu affeder. Ama bu dünyada yine bir bedel öder. Tanrı onu terbiye eder, azarlar. Bazen bu azarlama ve terbiye çok ağır olabilir. Rab İsa Mesih, İncil’de Matta 5:43-48′de şöyle diyor:

    ‘Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için hayır dua edin. Öyle ki, göklerdeki Babanız’ın oğulları olasınız. Çünkü, güneşini hem kötülerin, hem de iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır.

    Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu? Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun!’

    Sevgilerimle

8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.