• Bu konu 1 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24970
    Anonim
    Pasif

    ” Terbiye Edilmek Uğruna Acılara Katlanmalısınız “

    Yeni Antlaşma acıdan söz ettiğinde, bu acı genellikle kişinin inancı nedeniyle başkalarının elinden çektiği acıdırBunun böyle olma nedeni büyük olasılıkla bir taraftan zulmün Mesih’e güvenenlere özgü olması; bir taraftan da böyle bir muameleye maruz kalmanın intikam duygularını uyandırmasıdır. İnanlıların zulüm konusunu Tanrı’nın tasarısı çercevesinde anlamaları ve hangi karşılığın hem acı vereni hem de acı çekeni eğiteceğini öğrenmeleri önemlidir.

    ACIYI AMAÇLAMAK

    Yeni Antlaşma’daki en çarpıcı ifadelerden biri, İbraniler bölümünde bulunur. Yazar, inanlıların imanları nedeniyle yaşadıkları acıları sıraladıktan sonra ( 11. bölüm ), en iyi örnek olarak İsa’yı gösterir: ” O kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı…” ( 12:2 ).Seslendiği topluluğa, Tanrı’nın iyi bir baba gibi sevdiklerini terbiye ettiğine ilişkin Eski Antlaşma öğretisini hatırlatmasının ardından yazar şu dikkate değer iddiada bulunur : ” Terbiye edilmek uğruna acılara katlanmalısınız ” ( 12:7 ). Katlanmak sözcüğü burada ” direnmek” ya da ( imanını )” sürdürmek ” şeklinde de çevrilebilir. Disiplin ” eğitim azabı ” olarak ele alındığında söz konusu ayeti şu şekilde de okuyabiliriz:” Terbiye edilme acısı uğruna imanını sürdür. ” Bu mümkün mü ? Seven bir Baba’nın çocukları olduğumuz sürece, açıkca evet !Bu, söz konusu düşünceye ilişkin tek ifade de değil. İlk mektubunda Petrus, “….iyilik edip acı çektiğinizde dayanırsanız, Tanrı’yı hoşnut edersiniz” ( 2:20 ) diye yazıyor. Bir sonraki ayette ise şunları söyleyerek başlıyor: ” Nitekim benim için çağrıldınız.” ve Mesih’i örnek vererek sözlerini sürdürüyor. Yapıcı ıstırap ya da terbiye amacını taşıyan acı, ruhsal yaşamın esaslarındandır.

    Bu düşünce Pavlus tarafından da güçlü biçimde savunulur. Romalılar 8:17’de, Pavlus acıyı sonsuzluğu miras almanın koşulu sayarak inanlılara şu çağrıyı yapar : “…. Mesih’le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı’nın mirascılarıyız, Mesih’le ortak mirasçılarız. ” Filipililer 1:29’da ise Pavlus şöyle der: ” … Mesih uğruna size yalnız Mesih’e iman etmek değil… Mesih uğruna acı çekmek ayrıcalığı da verildi. ” ( T. E. SCHMIDT )

    Rabbin sevgisi ve esenliği sizinle olsun.hac5

    #29000
    Anonim
    Pasif

    Yeni antlaşma yazarları, bir taraftan acı çekmenin işim özünü oluşturduğunu vurgulayan bu ve benzeri ifadelerde bulunurken, bir taraftan da sadist tabiatlı bir Tanrı izlenimi vermekten kaçınmaya özen gösterdiler. Acı insanı bir hedefe yöneltiyor. Pavlus, Rom. 5:3-5’te şöyle diyor:

    Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrı’nın beğenisini, Tanrı’nın beğenisi de umudu yaratır. Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür .

    Bu ayetler de aynı tarzda sürüp gidiyor. İbraniler 12:7’yi 12:11’de acının merkeziliği izler:

    Terbiye edilmek başlangıçta hiç tatlı gelmez, acı gelir. Ne var ki, böyle eğitilenler için bu sonradan esenlik veren doğruluğu üretir.

    Benzer şekilde, 1. Petrus 2:20’nin ardından Mesih’in örnek acısının amacını ortaya koyan şu ayet gelir: Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye… ” ( 2:24 ) { “İyi Olan Kim ” }

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.hamdolsun

    #29090
    Anonim
    Pasif

    Kendi çağımızdan örnekler bulmak zor değildir. Örnek olarak işini yaparken İsa’yı izlemeye çalışan bir iş adamını düşünelim. Üstleri, bir müşterinin çıkarı için verilerle oynamasını isteyeceklerdir. Önce tatlı dille ikna etmeye çalışırlar, sonra sıkıştırırlar ve en sonunda da aşağılarlar. Ama o her defasında bu kirli işe bulaşmamakta direnir. Çok daha yüce bir düzenin başındaki Kişiye hesap vereceği düşüncesiyle her türlü hırpalanmayı sessizce sineye çeker. Peki ya sonuç ? Övgü mü ? Yukarıdaklerin yaptıklarına pişman olması mı, işlerinde yepyeni bir ahlaki anlayış rüzgarı mı ? Tersine ” takım ruhuna ” uyum sağlayamadığı için dışlanır ve işinde yükselme olanağı elinden alınır.

    Bu olay acının itaate, itaatin de daha fazla acıya yol açtığını gösteriyor. Bu işadamı şimdi nasıl tepki gösterecek ? Daha büyük bir acı ve daha büyük bir itaat söz konusu. Bu bir kısırdöngü. Ya da daha doğrusu, çekilen acı ve itaatle inanlıyı yükselten ve onu İsa örneğine ve Tanrı’nın karakterine daha da yaklaştıran bir tür sarmal bu. ( T. S. )

    Rabbin sevgisi ve esenliği sizinle olsun.:elsalla:

    #29222
    Anonim
    Pasif

    Yalnızca iki çıkış yolu var. Biri acıdan kaçınmak, ki bunun anlamı er ya da geç giderek artan ölçüde tanrı’dan da kaçın mak demektir. Çünkü Tanrı ya acıyı istedi ya da acıyı kullanmak istedi. Bu yüzden, acıyı reddetmek Tanrı’yı reddetmek olabilir. Acının imanla ilişkisini yadsımak nihai itaatsizliktir.

    Çemberi kırmanın ikinci yolu ise ölümdür, ki bu da acının son aşamasıdır. Bu durum, Tanrı’nın olayları nasıl mizahi bir yaklaşımla biçimlendirdiğine bir başka örnek sayılabilir. Çünkü onun yolu, ölümle acıdan sonsuza dek kurtuluşu sağlarken, itaatsizlik ederek acıdab kaçınmaya kalkışmanın sonu, acının pençesine düşmek, lanetlenmek olmaktadır. ( T. S. )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.hac5

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • ‘Acıyı Amaçlamak’ konusu yeni yanıtlara kapalı.