ANASAYFA Forum DUYURU PANOSU, SORU, MESAJ, HABERLER, (NEWSBOARD) Misafir Ziyaretçiler 4 farklı İncil’den hangisi en doğru?

  • Dieses Thema hat 4 Teilnehmer und 3 Antworten.
Ansicht von 4 Beiträgen - 1 bis 4 (von insgesamt 4)
  • Autor
    Beiträge
  • #26808
    klaus
    Verwalter

    Bildiğim kadarıyla 4 farklı İncil bulunmaktadır. Hristiyanlığı öğrenmek isteyen bir kişi sizce bu İncillerden hangisini okumalıdır? Ve mezhep farklılıklarının bu İncillerle bir alakası var mıdır? Sorduğum sorular komik ya da saçma gelebilir, fakat aklım karışık bu yüzden bağışlayın beni. Esen kalın…

    #28116
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili misafir kardesim önce problem olarak gördügün seyi sundugun icin sana tesekkür ederim. Düsünmek arastirmak da zahmetli övülmeye deger özelliklerdir dogrusu. Arastirdikca kazanacaksin kaybetmeyeceksin Sana aciklamaya calisayim : Dört incil dört ayri sahitliktir. Bilirsin dört sahit bir saahitten daha fazla degerlidir. Farklilik!örnegin bir trafik kazasini dört ayri kisiden dilnliyorsun: biri mavi arabanin durumundan bahsediyor Bir digeri hem mavi hem kirmizi arabanin durumunu ve önceki kisinin deginmedigi mavi arabaninsöförünün hastanelik oldugundan Biri bir trafik polisini anlatirken digeri ücünden birden bahsediyor Dört incilin farkliligi böyle: Birbirlerinin kopyasi olmaktan uzak dört ayri sahitlik ve önemli nokta bu farkliliklarin birbirini yalanlar nitelikte olmamasi. Farklilik var ama birbirleriyle celismiyorlar birbirlerini yalanlamiyorlar Birbirinin kopyasi olmadiklari da ortada Kaza örnegindeki sahitlerin durumu nasil dürüst ve farklilik olmasina karsin birbirini yalanlamayan birbirini tamamlar nitelikteyse incillerde de durum ayni Birbirini yalanlar nitelikte gördügün birsey bulursan lütfen bize sun bunun celiski degil farklilik oldugunu sana gösterelim aciklayalim Rabimize Sükürler olsun ki bir kisi degil dört kisi incilde ayni yönde sahitligini yapiyor :Gözlerimizle gördük ellerimizle dokunduk ve bu yazdigimiz olaylarin icinde bizzat yasadik Hamdolsun sahitliklerine Hamdolsun

    #34721
    Anonym
    Inaktiv

    Hoşgelmişsin ‚misafir‘ kardeşimiz :-)… İnciller’in doğru veya yanlış yazılmış olanı yoktur. Dört olmalarının nedeni değişik havarilerin bildiklerini anlatmalarındandır. Her insan bir olayı değişik bir açıdan görür, dolayısıyla uslüp veya olayları naklediş şekli hafiften değişik olabilir. Ama esasları itibarıyla değişik olamaz elbet, eğer dürüstlük varsa. İnciller’in hepsini okursanız eğer esasın hepsinde aynı olduğunun farkına varacaksınız hemen. Öğretinin esası hepsinde aynıdır, kaldı ki olayların anlatımı da yaklaşık olarak tümden aynıdır.

    Hristiyan cemaati bu metinleri seçtiği yıllar (ki bu varlığının ilk üç yüz yılının içersinde tamamen şeffaflığa kavuşmuş bir olaydır) İncil oldukları iddiasında bulunan onlarca metin dolaşıyordu. Kilise babaları herşeyi ince dokuyup sık elediler, dua edip neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda Ruh’ül Kudüs tarafından aydınlanmayı dilediler. Seneler süren bir sürecin ürünü olarak alındı nihai kararlar. Tabi, Hristiyan cemaatinin içersinde öğretinin yaşar bir durumda olduğundan hangi metinlerin sahih olduğunun saptanması zor değildi ama buna rağmen metinlerin incelenmesine de dayalı bir elemenin gerekliliğini göz ardı etmediler hiç.

    O yıllarda öğretiyi saptırmış sürüyle meclisler de vardı… hepsi de kendilerine saygınlık kazandırmak amacı ile sözde sahih bir metin ortaya atıveriyorlardı. Bunların hepsinin büyük bir itinayla incelenmesi gerekti.

    Aslında mesajın esasının var olan hangi metinlerde ortak olduğunu saptamak bu günlerde bile iyi niyetli, ön yargısız biri için çok kolaydır (apokrif denen resmi olanların dışında kalan incillerin çoğu bugüne dek muhafaza edilmişlerdir). Resmi olarak kabul edilmiş dördünün dışında kalan bazılarındaki hayat yaklaşımı da uzak değildir resmilerinkine ama uslupları değişik olduğundan Yeni Ahit cildine dahil edilmemişlerdir. Havari Tomas’a atfedilen İsa Mesih’in deyişlerinden oluşan Tomas İncil’inin, mesela, içeriği görüş itibarıyla Yeni Ahit’teki dört İncil’inkinden pek de değişik değildir ama belki de uslüp itibarıyla biraz değişik olduğundan resmi bir metin olarak kabul edilmemiştir.

    Forumda daha başka seferler de ifade etmiş olduğum gibi, İnciller’in sahih olup olmadığı salt insani, nefsi yollarla anlaşılabilecek bir şey değildir kesinlikle. Ruh’ul Kudüs’ün insana bunu ifşa etmesi gerekir. Yoksa insan neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamaz. Ruh’ul Kudüs’ün insana bir şeyi vahyetmesi de insanın duru niyetine bağlı bir şeydir. Ruh’ul Kudüs, Tanrı’nın ruhu yani, insanda en ufak bir niyet kirliliği gördü mü hiç yaklaşmaz. İllahi Paklık ruhudur nitekim.

    Hz. İsa Mesih müridlerinin cemaati, Kilise yani, Yeni Ahit metinlerinin derlenmesinden önce de vardı. Derlenmişlerse de zaten bu cemaat içersinde derlenmişlerdir, bugünkü bütünlüklerine vardırılmışlardır. Kilise’yi oluşturan, yaşatan, manen diri tutan Ruh’ul Kudüs’tür… Tanrı’nın bizzat kendisidir. Metinler sadece Ruh’ul Kudüs’ün bahşettiği tespitlerin mümkün mertebe yazıya dökülüşüdür bir bakıma. Ezberlenmelerinin kendiliğinden hiç bir faydası yoktur. Hristiyanlık tarihinde nice ümmiler vardır ki azizlik mertebesine varmışlardır.

    Şahsen İnciller’i okumaya niyetliyseniz Matta İncil’inden başlamanızı salık veririm. Aralarında Sami hayat görüşünün belki de en ağır bastığı İncil’dir. Ondandır ki bu İncil’in tarihsel anlatı şeklinde bir tarzı vardır (Yuhanna İncil’i mesela zamanın Yunan kültürel ortamının tarzıyla yazılmış olduğundan daha bir İllahiyatçıca anlatısı vardır). Hz. İsa Mesih efendimiz’in dünyevi hayatındaki olaylar hakkında malümatlanmakla başlamak ise en iyisi olur sanırım. Ama, şüphesiz, Ruh’ul Kudüs esti mi insana… bu tür kurallar da aşılır nice şaşılacak şeyler vuku bulur. Bakarsınız insan en hassas anlamlara değinen İllahiyat anlatılarından girer konuya. Belli olmaz… iyi niyet oldu mu mucizeler kapısı da açıktır nasıl olsa… :-)

    Hristiyanlık’ta insanın varlıksal bütülüğüne varması (kurtuluşu yani) herhangi bir metnin (her ne kadar kutsal sayılırsa sayılsın o metnin içeriği) varlığına veya okunuşuna bağlı değildir, neticede. Metnin okunması gerekir elbet (şart olmamasına rağmen – ama insanın imkanının olması durumunda okumaması da küstahlıktır elbet… dolayısıyla da günahtır) ama insanı kurtaracak olan metnin okunması değildir. Metnin büyülü bir kurtarıcılığı yoktur. Önemli olan insanın gönül temizliğidir ve bu temizliğe bağlı olarak Ruh’ul Kudüs’ün kendisini ziyaret etmesidir. Zaten, dediğimiz gibi, bu ziyaret ediliş metnin sağlıklı olarak anlaşılmasının olmazsa olmazıdır.

    Sevgiler…

    #34718
    Anonym
    Inaktiv
    Misafir;17678 wrote:
    Bildiğim kadarıyla 4 farklı İncil bulunmaktadır. Hristiyanlığı öğrenmek isteyen bir kişi sizce bu İncillerden hangisini okumalıdır? Ve mezhep farklılıklarının bu İncillerle bir alakası var mıdır? Sorduğum sorular komik ya da saçma gelebilir, fakat aklım karışık bu yüzden bağışlayın beni. Esen kalın…

    Sevgili misafir üyemiz

    Hristiyanlikta tek bir Incil vardir ve bu dört bölümden olusur.Matta,Markos,Luka ve Yuhanna bu Incil’in dört bölümünün yazarlaridir.Kutsal Ruhyani Tanri esiniyle uluslara iletmislerdir.

    Hristiyanligi ögrenmek isteyen her bir kisi bu Incil’in dört bölümünü de okumalidir hatta bu yetmez , Tevrat ve Zebur da olmak üzere peygamberlerin yazilarinin da bulundugu ve bizlerin komplesine Kutsal Kitap dedigimiz Kutsal Yazilari okumalidirlar.

    Hristiyanlikta farkli mezheplerin bulunmasinin Kutsal Kitap ile alakasi yoktur.Yorum ve ögreti farkliliklarindan dolayi degisik mezhepler vardir.Islamiyet te de farkli mezhepler vardir ama Kuran birdir.Bu da böyle birsey..

    Sevgili Misafir üye siz en iyisi foruma üye olup forumdaki zengin bilgilerden faydalaniniz.Ozaman kafaniz karismayacak ve cok önemli seyler ögreneceksiniz.Tabi gercegi ariyor ve gercekten birseyler ögrenmek istiyorsaniz…

    Sevgiler..

Ansicht von 4 Beiträgen - 1 bis 4 (von insgesamt 4)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.