#30423
Anonim
Pasif

Yuh.21:25 “İsa’nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek tek yazılsaydı, sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı.”
Adem’den Yusuf’a kadar olan zamanı bir düşünün. Musa bize Kahin’in karısının nereden geldiğini, insanlar nasıl kentler inşa ettiğini tek tek yazamaz. Musa bize o günlerde dünyada 4 kişi olduğunu söylüyor. Adem, Havva, Habil ve Kahin. Nasıl bir eş buldular. Nasıl bir kent inşa ettiler. Biz bunları Hitler gibi soruyoruz. Musa sanki bunları yazarken bizi düşünmüştü. Sanki direkt bize konuşuyordu. Musa orada bize konuşmuyordu. Musa İsraillilere yazıyordu. Tamamen farklı sorularımız var. Onların sorulardan bahsedelim. Çünkü Musa o günkü sorulara cevap verdi. Bunu yapmak için bir kere Türk havasından çıkıp ayağınıza sandaletleri giymeniz lazım. Köle olan bir halkın içinden olmalısınız. En azından sizden önceki anneniz ya da babanızın köle olması lazım. Mısır’ı terk etmeniz gerek. Musa denen adamı izlemelisiniz. Onun nasıl bir adam olduğunu hatırlayın. Amerika’da şöyle diyoruz Musa için. Ağzında gümüş kaşıkla doğmuş bir tip. Sarayda büyümüş firavunun çocuğuydu. İsrailliler Mısır’dan atılmışlardı. Tekrar geri geldi ve size dedi ki tekrar gitme zamanı ve siz gidiyorsunuz. Mısır’ı terk ettiğiniz her günde bir problemden başka bir probleme koşuyorsunuz. Çölde ölüyor bütün soy. Sadece Kalev ve Yeşu kalıyor. Musa orada ve sizi genç nesil olarak sizi yönlendiriyor. Size diyor ki gidin ve büyük duvarların arkasındaki devlere karşı savaşın. Demir arabaları var. Tanrı size bu demir arabaları vermeyecek ve size duvarlarda vermeyecek. Rampalar, merdivenler ya da duvarları devirecek mancınıklar da vermeyecek. Size bir takım çılgın şeyler söyleyecek. Ürdün ırmağını geçeceksiniz ve Gilgal denen bir yere geleceksiniz. Gilgal’dan baktığınızda oldukça uzakta Eriha’yı görebilirsiniz. Orada büyük bir kent var. Orduya kılıçlarınızı bileyin diye emrediyor. Neden? Sünnet olacaksınız. Ne? Ordunuzu sünnet mi edeceksiniz düşman orduları oradayken. Bu gerçekten çılgınca. Onları Musa’nın çağırdığı savaş böyle bir savaştı. Daima Tanrı’nın çağrısında anlamsızlıklar var. Sizin kaptanınız İsa diyor ki Gidin ve dünyayı benim adıma fethedin. Nasıl? Şeytan kendi halkına silahlarını veriyor. Tanrınız size ne veriyor? Aslında aynı şeyi söylüyor. Sünnet olun diyor, yüreklerinizi sünnet edin. Sizin savaş aletiniz ne? Pavlus aslında söylüyor bu silahları. Ruh’un kılıcı, Tanrı’nın sözü, elimizde kalkanlar.
Efes.6:11-17 “Iblis’in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı’nın sağladığı bütün silahları kuşanın. Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır. Bundan dolayı, kötü günde dayanabilmek, gerekli olan her şeyi yaptıktan sonra yerinizde durabilmek için Tanrı’nın bütün silahlarını kuşanın. Böylece, belinizi gerçekle kuşatmış, göğsünüze doğruluk zırhını takmış ve ayaklarınıza esenlik müjdesini yayma hazırlığını giymiş olarak yerinizde durun. Bunların hepsine ek olarak, Şeytan’ın bütünateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını elinize alın. Kurtuluş miğferini ve Tanrı sözü olan Ruh’un kılıcını alın.”
Dünyayı fethetmek için bu ruhsal silahlara sahibiz. Bunları düşündüğümüzde çok çılgınca gelecek. Mesela bizim fiziksel yaşamımız tehdit altında olduğunda bunlar çok çılgınca gelecek. İşte İsrailliler aynı durumdaydılar. Musa bir kitap yazdı. Yaratılış kitabını yazdı. İsraillilerin ne çeşit soruları vardı. Bu kitap neden yazıldı? Hangi sorulara cevap olsun diye yazıldı? Mısır’ı neden terk etmek zorundaydık? Ailelerimiz güvenmişti sana ama çölde öldüler? Neden Tanrı bizi seçti? Neden bu problemlerin içine düştük? Atalarını merak ettiler? Bir vatanımız olacak mı? Gelecek hakkında ne olacak? Tanrı’nın vaatleri hakkında sordular? Musa birçok farklı şeyler hakkında yazabilirdi. Bugün Yaratılış’ta ne okuyorsak Musa onları seçti? Çok az şeyler seçti aslında. Yazdığı ve seçtiği şeylere güvenebiliriz. İsrail’in ihtiyacı olan şeyleri seçti Musa ve bunlar hakkında yazdı. Neden Mısır’ı terk ettiler? Neden Moav diyarında kalmıyoruz da Kenanlılarla savaşmak zorundayız? Neden Tanrı’nın Sözüne itaat etmemiz lazım? Musa bu sorulara cevap verdi. Mesela Yar.1 bu bölümle ilgili Darwin hakkında soru soruyor modern insanlar. Dünya kaç yaşında? Burada yazan tarihler gerçekten harfi mi yoksa sembolik mi? Bunlar bizim sorularımız bunlar İsrail’in soruları değil. Darwin’i okumadılar. Ne zaman dinleneceğiz? Amacımıza ne zaman ulaşacağız? Musa bunu nasıl yapar. Yaratılış hakkında yazıyor. Tanrı’nın yaşamlarında ne yaptığını göstermek istedi onlara. Onlara bir şey anlatmak istedi. Mısır’dan çıkarken onlara bir şeyler anlatmak istedi. Güzel değildi.
Yar.1:2 “Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.”
Dünaya nasıldı? Şekilsiz, karanlık ve boş.