#30434
Anonim
Pasif

Burada EA’yı nasıl yorumlayacağımızla ilgili konuşuyorduk. Birçok şeyler yaptık. EA’daki öykülere baktık. Reform hareketine baktık. Orijinal anlamlarına kendimizi konsantre etmeliyiz. Biz uygulamadan önce orijinal anlamlarına bakmalıyız. Bu bize bir yetenek veriyor. Uygulama için bir yön veriyor. Yazar kendi metnini kendi izleyicisi için yazıyor. Öykü arasından baktığımızda olay hakkında konuşuyor. Bunu kendi kitlesine ulaşmak için yapıyor. Bazen arka plan veriyor. Bazen örnekler veriyor. Bazen de gölgeler vererek örtüştürüyor. Şimdi yapmak istediğimiz şey. Buradan oraya doğru hareket ediyoruz. Burada büyük bir boşluk var. yaklaşık olarak İÖ 1400 yıl önce yazdı Musa. Bu sürede çok şeyler oldu. 3000 yıl önce yazılmış bir metni bugün alıp okumamız bize ne verir. 3000 yıl önceki bir tıp kitabını alıp okumayacaklar. Bu şekilde KK’ ı okumamıza sebep ne. Tabi ki biz İsa’yı takip edenler olduğumuza göre İsa bunu böyle yaptığına göre bizimde böyle yapmamız gerekiyor. Bundan daha öte nedenler de söylememiz gerekiyor bizim. Aslında bir devamlılık var bugünün dünyası ile KK’ın dünyası arasında. Bazı değişiklikler farklı olmakla birlikte benzerlikler de var. şu yolla yorumlayalım. Aynı Tanrı’ya aynı dünyaya ve aynı insana sahibiz. Bu ne demek. Aynı Tanrı Musa’nın sahip olduğu gibi aynı Tanrı. Bu Tanrı’ya hizmet ediyoruz. Değişmez. Biz Tanrı’nın değişmezliğini söylediğimizde çok dikkat etmemiz gerekli. Çünkü Tanrı’nın değişmezliğinin olduğu belli başlı yollar var. bizim geleneğimizde üç nokta üzerinde durabiliriz. Tanrı’nın davranışı değişmez, antlaşma vaadi değişmez ve sonsuzlukta aldığı kararlar değişmez. Karakteri, antlaşma sözü ve sonsuzluktaki yasası değişmiyor. Bazen Tanrı değişmez dediğimizde insanlara uyguladığımızda sanki Tanrı hiç bir şey yapmaz gibi bir anlam ifade ediyor. Çok aktif bir Tanrı var. farklı zamanlarda farklı şeyler yapıyor. Bu nedenle biz Tanrı’nın değişmezliği hakkında bir dengede olmamız lazım. KK bize Tanrı hakkında açıkladıkça biz daha çok algılayabiliyoruz. Biz aynı Tanrı’ya sahibiz. Bugün biz İbrahim’den daha çok Tanrı hakkında biliyoruz. Musa’dan daha çok biliyoruz. Çünkü daha fazla vahiy verildi. biz Tanrı’nın çok farklı durumlarda nasıl davrandığını biliyoruz. Aynı Tanrı’ya sahip olmamız noktasında bir devamlılık arz ediyor. Bu nedenle geçmişte davranış biçiminden beklentimiz İbrahim’in günlerinden bu yana şimdiki davranış biçimiyle tutarlı olmuş olacak. Tanrımız bir tarafta şeytan bir tarafta melek değil. EA’da öfke YA’da merhamet Tanrısı olacak değil. Bu devamlılık da bunu görmek durumundayız. İkinci devamlılığı dünya. Aynı dünya da olmamızla neyi anlatmak istiyoruz. Aynı fiziksel dünyada yaşıyoruz. Çok şeyi ifade ediyor. Onların dünyası hakkında anlayabileceğimiz anlamına geliyor bu. Çünkü biz kendi dünyamızı anlıyoruz. Mesela Elişa nehirde balta ile bir mucize yapmıştı. Bunun bir mucize olduğunu nasıl anlıyorsunuz. Fiziksel dünya aynı. Bu öyküyü okuduğunuzda kimse size bunun bir mucize olduğunu söylemeyecek. Buna benzer şeyler bütün KK’ta ve bugün bizim etrafımızda olan olaylar KK’ı daha iyi anlamamızı sağlayacak. Başka bir örnek: EA günlerinde olan şeyler hala bugün bizi etkiliyor. Mesela 10 emir. Şu anda bütün dünya tarafından biliniyor. Bu bugüne kadar gelen tarihin etkisi. Çünkü hala aynı dünyada yaşıyoruz. Birçok açıdan bugünkü dünyamız o güne benziyor. Bizim bugünkü günlerimizde tarih kendi kendini devam ettiriyor. Sizin yaşamınızda devam eden şeyler var. İbrahim’in hayatında da devam eden şeyler vardı. Tarih sürekli olarak aynı olmaya devam ediyor. Bu diğer bir nokta ki bu eski kitap bugün bize hala nasıl konuşabilir. Ana neden çünkü biz hala aynı insanlarız. Kişi nedir KK’a göre. Tanrı’nın suretidir. Günaha düşmüştür. Bazıları bu düştükleri günahtan kurtulacaklardır. Bu EA’daki ve bugündeki durumdur. İki durumda aynıdır. Bu insanların hayatında anlayacağınız şeyler. Mesela Tanrı İbrahim’e oğlunu kurban etmesi için söylediğinde hiçbir şey söylemedi duygusal anlamda. Neden söylemedi. Siz insansınız o duyguların ne olacağını zaten biliyorsunuz. Kendi oğlunuzu kurban etmenin neler hissettireceğini biliyorsunuz. Bu şekilde düşünmek zor değil. Bir takım psikolojik şeyleri görebilirsiniz. Bunları KK yazarları açıklamıyorlar. Çünkü kişiler bunu anlayabilirler. Demek ki aynı Tanrı aynı dünya ve aynı insanlar. Bu bizim için anlama ilişki kurmaktır. Fakat bunlar yakınlık sebebi olduğu gibi uzaklık sebebidir de. Nasıl oluyor. Biz aynı Tanrı’ya sahibiz. Biz Tanrı hakkında daha fazla biliyoruz. Verilen vahiylerdeki değişimlerde dikkatli olmamız anlamına geliyor. Aynı dünyada yaşıyoruz. Kültürel değişiklikler var. kültürler arasındaki değişimlerden ötürü aynı insanlar var. ama farklılıklar var. o günün kişileri ile bu günün kişileri arasında farklılıklar var. burada iki gerçekle karşılaşmış oluyoruz. İki gerçek bize bir şey anlatıyor. Biz bu anlamdan uzaklaşıp modern uygulamaya doğru gittikçe yani uygulama yaparken çok dikkatli olmamız gerekiyor. Tam olarak uygulama yapamazsak esas uygulamayı kaçırabiliriz. Bir mermi alıp çekiçle bu mermiye vurursanız bu mermiye mermiyi patlatırsınız. Mermi her tarafa doğru patlayacak. Güç her yöne gidecek, patlama her yönde olacak. Bunu bir silahın içinde düşünün. Dairesel bir çemberin içinde duruyor mermi. Silahın içinde küçük bir bölüm var. genelde bu mermi onun içine sıkışıyor. Orada bir ateşleyici var. o vurduğu zaman mermiye bir açı dışında her tarafı kapalı olduğu için merminin bütün enerjisi tek bir yöne doğru gidiyor. Enerji merminin açık olan gittiği yöne doğru gidiyor. Silahın çıkış noktası mermiye bir yön veriyor otomatik olarak. Silah tarafından yönlendirilerek mermi bu tarafa doğru gidiyor. Bu orijinal anlam demek. Dünyada olan her şey her tarafa doğru gidiyor. Sonsuzlarca bir irtibatsızlık var. bütün olaylarda böyle. Mesela Kızıl denizi geçtikleri zaman KK bu olayın önemli olduğunu söylüyor ama fazlaca anlatmıyor. Şunu düşünün. Kızıl denizde bir balıkçısınız. Bir gün İsrailliler karşıya geçecek diye Kızıl Deniz açıldı. Bu nedenle siz uzun bir süre balık yakalayamıyorsunuz. Neredeyse çocuklarınız açlıktan ölecek. Karınız sizi terk ediyor. Kızıl Deniz konusundaki bu önemli noktayı KK anlatmıyor. Ona bağlantılı olan bir çok olay var. yazarlar ne yapıyorlar tarihi yazarken. İster KK yazarları isterse KK yazarı olmasın her yana patlamış bir olayı alıyorlar. Silahın ucunda bir yerde tutuyorlar. İçeri sıkıştırıyorlar. Ve enerji tek yöne gidiyor. Olayın kendileri için en önemli olan tek bir yönü hakkında konuşuyorlar. Amaçlanan hedef kitleye bu hitap ediyor. İşte orijinal anlam bu. Esas anlamın yerine gelmesi için bunu kullanmış oluyoruz. Yazar tarafından belirlenen orijinal hedef. Hedef odaklı yazıyorlar. Burada bir problem var. havada uçtuğu süreç. Rüzgar esiyor çok büyük rüzgar esiyor. Hedeflenen esas kitleye giderken sürekli gitmeye devam ediyor. 2.hedefi vurmasını istiyoruz. İşte bu ikinci hedef modern Hıristiyanlar. Zor olan taraf şu. Rüzgar, yağmur, kar, buz kurşun farklı yönlere gitmeye başlıyor. Tabi ki bu etraf da değişen atmosfer kurşunun gitmesi gereken yönünü etkiliyor. Şimdi şunu hayal edin. Lazer silahları var. hedefi odaklıyor ve bu hedefe göre kurşun hareket ediyor. Çok uzak bir noktadan hedeflenebiliyor bu silah. Mermi lazerle hedef noktasına doğru gidiyor. İçinde akılı bir mikro çip var. hedefe doğru uzaktan giderken kendini yönlendiriyor. Hedefi vurmak için kendi kendini yönlendiriyor.