Re: Yol Ayrımı
Sevgili Aria, hepimiz biliriz, birine aşık olmak vardır, bir de onla evlenip hayatı paylaşmak vardır. Aşık olmak güzeldir ama… aşkın bütünleşmesi için evliliğe gidilmesi gerekir. İşte Vaftiz olmak da öyledir, bir bakıma. Hz. İsa Mesih’in öğretisine sempati duymak vardır ama bir de fiilen müridi olup meclisine katılmak vardır ki… bu Kilise cemaati mensubu olmaktır. Kararın tümden, manen ve alenen alınmasıdır Vaftiz. ‘İşte ben artık burda kalmayı istiyorum’ demektir Vaftiz olmak.
Hristiyanlık’ta şifalanış sadece ruhu değil, vücudu da içerdiğinden Vaftiz’in insanın varlığının tümünü kapsayan bir prosedürü vardır. Kilise’deki tüm ayinler vücuda da hitap eder. İnsan bütünlüğüne kavuşacaksa vücudu da buna dahil olmalı. Hiç bir şey kutsanıştan muaf kalmamalı. Nitekim, tarihin sonundaki diriliş vücutların da dirilişi olacaktır. Ama artık ölümlülüğe tabi olmaktan kurtarılmış olacaklardır. Semalar Saltanatı’nda yaradılmış olandan zerre kadar bir şey dışarıda kalmayacaktır. Hatta… şeytan bile orda olacaktır ama… isyanının doğurduğu gafletten farkında olamayacak ve ızdırap çekecektir. Cehennem Cennet’in tersten yaşanışından başka bir şey değildir. Özü sevgi olan Tanrı herhangi bir kimseye ızdırap çektirsin diye cehennem diye bir yer yaratmamıştır çünkü.
Tabi, Hristiyanlık’ta Vaftiz’in derin bir İllahiyat izahı vardır. Ama şöyle konuya bir giriş olarak bu üstte not edildiği şekilde algılanabilir.
Esenlikler…

















