#29112
Anonim
Pasif

Son yıllarda, tapınma sanatındaki birçok eksiklikler tamamlanıyor, cansız ve kuru olan nitelikler tazeleniyor. Ancak tapınma anlayışımız ve uygulamamız söz konusu olduğunda, yetkinliğe eriştiğimizi düşünmek saflık olur. Herhalde en büyük gelişme, anlayışımızın uygulamamızı geçmiş olmasıdır. Ne yazık ki imanlıların büyük bir kısmı, kendi kiliselerindeki gelenek, kültür ve önyargı gibi nedenlerle ölü ve kuru tapınma biçimlerine mahkum olmuştur.

Övgü Piyangosu

Sanırım kendimizi geliştirebileceğimiz alanlardan biri de Tanrı’nın belli zamanlardaki belli amaçlarına uygun düşecek övgü ve tapınmayı sunmaktır. Tapınmamızın doğası ve içeriği rastlantılara dayanmamalıdır. Kilisede sık sık birinin kalkıp ” Haydi 86. ilahiyi söyleyelim ” gibi bir istekte bulunduğunu duyuyoruz. Kişinin o ilahiyi seçmesinin tek nedeni, en sevdiği ilahi olmasıdır. Bazen, tapınma önderi bile ilahileri kafadan seçebiliyor. Hemen şunu ekleyelim: Böyle seçilen ilahiler, tanrısal bir esin de olabilir.Ama genellikle ilahilerin ve ezgilerin seçilmesi, belli alışkanlık biçimlerine göre oluyor. Yeni, farklı, melodisi güzel ya da sevilen ilahiler özellikle seçiliyor. Oysa kendimize sürekli şunu sormalıyız: ” Neden bu ezgiyi seçiyoruz ? ” Elbette bu soru, eleştirici ve yıkıcı bir tutumla sorulmamalıdır. Amacımız tapınmamızı, Tanrı’nın aramızda yaptığı işlere uygun bir biçime sokmaktır. ( G. K. )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:bayraksalla: