#31879
Anonim
Pasif

Vakit gazetesinin ölen gençlerle alâkalı yaptığı haberi, teessüfle karşıladım. Şık değildi. Lâkin, haber de vurgulanan mevzuyu es geçmemek lâzım. Doğrudur. Kimi müslümanlar “Hristiyan âdetidir” diyerek yılbaşı kutlamalarına katılmayı uygun görmezler. Fakat, Filistinde insanlar, kadın ve çocuklar İsrail bombaları ile parçalanıp can verirken, adı ve kültürel kökeni ne olursa olsun bir eğlenceye dalmak, bencilliğimizin ne derecelere ulaştığını göstermektedir.

Bu işin Müslümanlıkla, Hristiyanlıkla alâkası yoktur. Mazlumdan kültür kimliği sorulmaz. İnsan yolda giderken karıncaya basmamak için ayağını dikkatli atarken, mazlum sivil halkın inim inim inlediği bir ortam da “Kutlama” yapmak, bana tuhaf geliyor. İllâ da yapılması gerekiyorsa, orada ölen insanların anısına daha ölçülü davranmak icâp etmez mi ?

Gençlerin ölümü, yılbaşı kutladıkları için “Allah’ın bir cezası” değildir. Olacak, olur. Allah eğer birilerini cezalandıracaksa, sivil halk üzerine uçaklarla, tank ve toplar ile saldıranlardan başlamalı değil mi ?

Vakit gazetesinin yaptığı yanlışa gösterdiğimiz tepki kadar; Filistinlilere, ya da dünyanın neresinde olursa olsun tüm mazlumlara yapılan eziyete karşı tepki koyacak bir düzeyde değilsek; bu tepkimizi basit bir eğlenceden vazgeçerek gösteremiyorsak, gazeteden evvel kendi insanlığımızın sorgulanması gerekmez mi ?

3- Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!
Göklerin Egemenliği onlarındır.

4- Ne mutlu yaslı olanlara!
Onlar teselli edilecekler.

5- Ne mutlu yumuşak huylu olanlara!
Onlar yeryüzünü miras alacaklar.

6- Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara!
Onlar doyurulacaklar.

7- Ne mutlu merhametli olanlara!
Onlar merhamet bulacaklar.

8- Ne mutlu yüreği temiz olanlara!
Onlar Tanrı’yı görecekler.

9- Ne mutlu barışı sağlayanlara!
Onlara Tanrı oğulları denecek.

10- Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere!
Göklerin Egemenliği onlarındır.
Luka 6/3-10